CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç"

CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç"

ABD ile İran arasında savaşı durdurmaya yönelik geçici anlaşma imzalanırken, Reuters'a konuşan üst düzey İsrailli yetkililer anlaşmayı "İsrail için korkunç" olarak nitelendirdi. Peki ABD ve İran, savaşı sona erdirecek mutabakatta neler olduğunu söylüyor? İşte ayrıntılar...

ABD ve İran, savaşı durdurmayı amaçlayan 60 günlük bir çerçeve anlaşması üzerinde uzlaştı. Anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi öngörülüyor. Ancak İsrail yönetimi anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetleri, füze programı ve bölgedeki vekil güçlerine verdiği destek konularını çözmediğini savunuyor.

İsrailli yetkililer, anlaşmanın İsrail'in hareket alanını kısıtlayacağını ve Netanyahu hükümetinin bu mutabakattan memnun olmadığını belirtiyor.

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

ÇİN'DEN İSRAİL'E SERT MESAJ: LÜBNAN'IN EGEMENLİĞİ İHLAL EDİLEMEZ

Çin, ABD ile İran arasında varılan ve İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarının da durdurulmasını hedefleyen ön barış anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırılarını sürdürmesi üzerine taraflara itidal çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, "Çin, Lübnan ile İsrail arasındaki durumdan derin endişe duyuyor. Lübnan'ın egemenliği ve güvenliği ihlal edilmemelidir" dedi.

BARIŞ ANLAŞMASI İMZALANMADAN BOMBALAR SUSMADI

Lin, "İlgili tüm tarafları söylem ve eylemlerinde itidalli olmaya, barış seçeneğini korumaya, ateşkes anlaşmalarını samimiyetle uygulamaya, kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesi hayata geçirmeye ve Orta Doğu genelinde barış ve istikrar için uygun koşullar oluşturmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Lübnan'ın güneyinde görev yapan bir gazeteci, pazartesi günü İsrail'e ait bir top mermisinden saçılan şarapnel parçaları nedeniyle yaralandı. Bu olay, İran ile ABD'nin Lübnan da dahil olmak üzere birçok cephede askeri operasyonların sona erdirilmesini öngören anlaşmayı duyurmasının ardından bildirilen ilk yaralanma vakası oldu.

Söz konusu anlaşmanın imza töreninin cuma günü İsviçre'de düzenlenmesi planlanıyor.

ATEŞKES ÇAĞRILARINA RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR

Çin'in açıklaması, İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarını sürdürmesinin uluslararası toplumda yarattığı rahatsızlığın son örneği olarak değerlendiriliyor. Pekin yönetimi, bölgede kalıcı istikrarın ancak ateşkes taahhütlerine uyulmasıyla mümkün olacağını vurguluyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI: TÜM DÜNYANIN ÇIKARI BARIŞTA

Öte yandan Lin Jian, Çin'in Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirterek, "İlgili taraflarla iletişim halindeyiz ve Hürmüz Boğazı'nda bulunan Çin gemileri ile mürettebatının güvenliğini korumaya devam edeceğiz" dedi.

Lin ayrıca, "Hürmüz Boğazı uluslararası deniz ulaşımı için önemli bir geçiş noktasıdır. Güvenli ve serbest geçişin yeniden sağlanması tüm tarafların çıkarınadır" değerlendirmesinde bulundu.

GÖZLER CENEVRE'DE: ABD-İRAN MUTABAKATI İÇİN KRİTİK TÖREN ÖNCESİ GERİ SAYIM

ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakat için gözler cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenmesi planlanan imza törenine çevrildi.

A Haber muhabiri Fakhur Rahman, Pakistan yönetiminin anlaşma sürecini önemli bir diplomatik başarı olarak gördüğünü ve tören organizasyonunda rol üstleneceğini aktardı. Rahman, İran'ın egemenliğine saygı, İsrail'in Güney Lübnan'dan çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması gibi başlıklarda taraflar arasında anlayış oluştuğunu belirtirken, olası yeni bir İsrail-Lübnan geriliminin süreci yeniden riske atabileceğine dikkat çekti.

Pakistanlı yetkililer ayrıca tören öncesinde İran'dan üst düzey bir teşekkür ziyaretinin gerçekleşebileceğini ifade ediyor.

SİYONİST YETKİLİ: ANLAŞMA İSRAİL İÇİN KORKUNÇ!

Reuters'ın katardığına göre Katil İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu, Donald Trump ile birlikte yürüttüğü savaşın İran’daki din adamları yönetimini devireceğine ve kendisini yaklaşan seçimler öncesinde, Orta Doğu’yu yeniden şekillendirecek ABD-İsrail ittifakının mimarı olarak güçlendireceğine bahis oynamıştı.

Ancak bunun yerine, ABD Başkanı Trump savaşın içinden çıkmaya çalışırken, İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı Netanyahu Trump ile bir çatışmaya girmiş durumda. Her iki liderin hedefleri de gerçekleşmemişken, İsrail’in askeri operasyonları Lübnan’da sıkışıp kalmış durumda.

"İSRAİL İÇİN KORKUNÇ!"

Şimdilik İsrailli yetkililer, eleştirilere karşı hassas olduğu bilinen en önemli müttefiklerini kızdırmamak için kamuoyu önünde temkinli davranıyor.

Ancak özel görüşmelerde hayal kırıklığı açıkça hissediliyor. İsrailli üst düzey bir yetkili, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı samimi değerlendirmede, ön anlaşmanın "İsrail için korkunç" olduğunu söyledi.

"Başbakandan Genelkurmay Başkanına kadar İsrail liderliğinde bunun aksini düşünen hiç kimse yok."

 

CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç" - 1

 

 

"İSRAİL'İN HEDEFLERİ YERİNE GELMEDEN..."

Washington, ateşkes süresince önümüzdeki 60 gün boyunca tam kapsamlı şartların müzakere edileceğini ve bu görüşmelerde özellikle İran’ın nükleer programı konusunda ABD ve İsrail’in kaygılarının ele alınacağını söylüyor.

Ancak Reuters’a konuşan İsrailli yetkililer, anlaşma kapsamındaki müzakere sürecinin uzatılmasının muhtemel olduğunu düşündüklerini belirtti. Bu durum, İsrail’in"hedefleri tamamlanmadan" saldırı yapmasını engelleyebilir.

Netanyahu ile Trump, İran destekli Hizbullah’a karşı Lübnan’da yürütülen operasyonların sınırlandırılması konusunda defalarca karşı karşıya geldi. Çünkü çatışmaların durdurulması İran’ın temel taleplerinden biri.

NETANYAHU-TRUMP KAVGASI

Ayın başında Trump, İran ile anlaşma arayışında olduğu sırada Beyrut’a saldırmaması için Netanyahu’ya öfkeli bir telefon görüşmesinde emir verirken onu "tamamen çıldırmış" olarak nitelendirdi.

Netanyahu o gün saldırıları iptal etti. Ancak bir hafta sonra Beyrut’un güney banliyölerini vurdu. Bu saldırı İran’ın İsrail’e füze atmasına yol açtı ve Trump’ın her iki tarafı da kamuoyu önünde azarlamasına neden oldu.

ABD ile İran’ın geçici anlaşmayı duyurmasından saatler önce İsrail, Lübnan’dan İsrail’e roket atılmasının ardından pazar günü Beyrut’u yeniden vurdu. Trump ise bu saldırıları "küçük ve önemsiz" olarak tanımladı.

 

CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç" - 2

 

 

KATİL, KAVGAYI KABUL ETT,

Katil Netanyahu, İsrail’in "güçlü ve kararlı" şekilde ayakta kaldığını, sağlam ve akıllı bir liderlik tarafından yönetildiğini söyledi. Pazartesi gecesi işgal altındaki Kudüs’te düzenlediği basın toplantısında Trump ile zaman zaman fikir ayrılıkları yaşadıklarını kabul etti.

"Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı odur, İsrail’in başbakanı benim. Çoğu zaman aynı görüşte oluruz, bazen ise daha az aynı görüşte oluruz. İsrail’in güvenlik çıkarlarından ben sorumluyum."

Sonbahardaki seçimleri kaybetmesi beklenen Netanyahu, kamuoyu yoklamalarının İsrail halkının Trump’ın İsrail’in güvenliğine bağlılığı konusunda giderek daha şüpheci hale geldiğini göstermesi nedeniyle Trump’a karşı daha fazla meydan okumaya istekli olabilir.

Obama döneminde ABD’nin İsrail Büyükelçisi olarak görev yapan ve şu anda Atlantic Council düşünce kuruluşunda çalışan Dan Shapiro, "Bu, çıkarların oldukça belirgin şekilde ayrıştığı bir an" dedi.

Shapiro, "Trump ile açık bir kavgaya girmemek için anlaşmaya doğrudan karşı çıkmamaya çalışacaktır. Ancak İsrail’in bu anlaşmayla bağlı olmadığını ve kendi haklarını saklı tuttuğunu belirtecektir" ifadelerini kullandı.

İSRAİL, ABD-İRAN ANLAŞMASIYLA BAĞLI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR

ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının cuma günü İsviçre’de imzalanması bekleniyor. Kesin şartlar hemen açıklanmasa da arabulucu Pakistan, anlaşmanın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde saldırıların kalıcı olarak durdurulmasını öngördüğünü bildirdi.

Netanyahu ise İsrail’in güney Lübnan’daki askerlerini tutacağını ve Hizbullah saldırılarına karşı "hareket özgürlüğünü" koruyacağını söyledi.

"İran bizim oradan çekilmemizi istedi ancak ben kararlı durdum. Kendi hareket özgürlüğümüzü koruyoruz ve kuzeydeki vatandaşlarımızı korumak için güvenlik bölgesini muhafaza ediyoruz."

Geçici anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak; ancak Tahran’ın nükleer programının geleceği, nihai bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla yürütülecek 60 günlük müzakerelere bırakılacak.

Netanyahu ve Trump’ın savaşın başında gerekçe olarak gösterdiği diğer iki konu — İran’ın füze programının sınırlandırılması ve bölgesel silahlı gruplara verdiği desteğin sona erdirilmesi — bu görüşmelerin gündeminde yer almıyor gibi görünüyor.

 

CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç" - 3

"İSRAİL HAZIRLIKSIZ YAKALANDI"

Üç İsrailli yetkili, İsrail’in 60 günlük anlaşmanın 90 güne uzatılmasını oldukça muhtemel gördüğünü ve ABD’nin daha kapsamlı bir anlaşma müzakere ederken bölgedeki askeri varlığını koruyacağını söyledi.

Diğer iki İsrailli yetkili ise Trump’ın geçen hafta ilk kez İran ile anlaşmanın yakın olduğunu söylemesi karşısında İsrail’in hazırlıksız yakalandığını belirtti. Ayrıca İsrail’in müzakereleri etkileme konusunda çok az başarı elde ettiğini kabul ettiler.

Yetkililerin tamamı kamuoyuna konuşma yetkileri olmadığı için isimlerinin açıklanmaması şartıyla konuştu.

ANALİST: "NETANYAHU BU ANLAŞMAYI İSRAİL HALKINA SATAMAZ"

Netanyahu, Demokrat başkanlar Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde Washington ile sık sık karşı karşıya gelmişti. Buna karşın uzun süredir İsrail kamuoyuna, Cumhuriyetçi Trump ile ilişkileri yönetme konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu anlatıyordu.

Trump’ın ilk başkanlık döneminde İsrail, Washington’dan önemli politika değişiklikleri elde etti. ABD büyükelçiliği işgal altımdaki Kudüs’e taşındı ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn arasında diplomatik ilişkiler kurulmasını sağlayan Abraham Anlaşmaları desteklendi.

İran konusunda ise Trump, Obama döneminde müzakere edilen ve İsrail’in uzun zamandır fazla yumuşak bulduğu nükleer anlaşmadan çekildi.

2019 seçimleri sırasında Netanyahu, Tel Aviv ve işgal altındaki Kudüs’te kendisi ile Trump’ın gülümseyerek el sıkıştığını gösteren dev seçim afişleri kullanmıştı.

Ancak şimdi ABD-İran anlaşması, Netanyahu’nun Trump ile yakın ilişkisinin onu diğer başbakan adaylarından ayırdığı yönündeki tezini zayıflatıyor. Bunu, Tel Aviv yakınlarındaki Bar-Ilan Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Jonathan Rynhold dile getirdi.

Rynhold, "(Netanyahu) bu anlaşmayı İsrail halkına satamayacak" dedi.

"Umut edebileceği en iyi senaryo, tarafların bir anlaşmaya varamaması ve 60 gün sonra savaşın İsrail’in lehine olacak şekilde yeniden başlamasıdır."

İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün cuma günü yayımladığı ankete göre Yahudi İsraillilerin yalnızca yüzde 41’i Trump’ın güvenliklerini temel bir öncelik olarak gördüğüne inanıyor. Bu oran mart ayında yüzde 64’tü.

"TRUMP GÖREVDEYKEN ZOR"

Netanyahu’nun Enerji Bakanı Eli Cohen ise İran’ın nükleer ve füze kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışması halinde İsrail’in tek başına hareket etmeye hazır olacağını söyledi. Ancak bunun Trump görevde olduğu sürece gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu da ekledi.

 

CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç" - 4

 

Cohen, İsrail devlet televizyonu Kan’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Eğer İran nükleer ve balistik füze programlarını yeniden canlandırmaya çalışırsa, biz orada olacağız ve harekete geçeceğiz."

ANLAŞMA NASIL AŞAMALI OLARAK UYGULANACAK VE SONRASINDA NELER OLACAK?

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, her iki tarafın da tüm askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan ettiğini söyledi.

Tüm taraflar, savaşı sona erdirmeye yönelik mutabakat zaptının cuma günü İsviçre'de imzalanacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, mutabakatın daha sonra kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Hem İran hem de ABD, mutabakat imzalanır imzalanmaz Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını ve ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın kaldırılmaya başlanacağını belirtti.

Taraflar ayrıca, özellikle İran'ın nükleer programı ve ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımlar gibi daha karmaşık anlaşmazlık konularına ilişkin müzakerelerin sonraki 60 gün boyunca yürütüleceğini ifade etti.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE İRAN LİMANLARINA UYGULANAN ABLUKA

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın cuma günü yeniden açılacağını ve İran limanlarına uygulanan ablukanın kaldırılması talimatını verdiğini söyledi.

Üst düzey bir İranlı yetkili, mutabakatın imzalanmasının ardından boğazın "tüm ticari gemilere" açılacağını belirtti.

İran'ın yarı resmî Fars Haber Ajansı, mutabakat kapsamında boğazdan geçen deniz trafiğinin İran tarafından, Umman ile koordinasyon içinde düzenleneceğini bildirdi.

İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI

Her iki taraf da İran'ın ne nükleer silah üreteceğini ne de edineceğini kabul ettiğini açıkladı. Tahran yönetimi bu taahhüdü onlarca yıldır tekrar tekrar dile getiriyor.

Üst düzey İranlı yetkili, nihai bir anlaşmaya kadar İran'ın nükleer faaliyetlerini donduracağını, uranyum zenginleştirme çalışmalarını ilerletmeyeceğini ve nükleer tesislerini genişletmeyeceğini söyledi.

Aynı yetkili, ABD'nin gelecekte yapılacak kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunu ülke içinde seyreltebilmesini kabul ettiğini belirtti.

Trump cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer materyal stokunun çıkarılması konusunda aciliyet bulunmadığını ve ABD'nin bunu "her şey sakinleştiğinde" alacağını söyledi.

Trump, yapılacak herhangi bir anlaşma kapsamında İran için güçlü bir denetim mekanizması kurulacağını ifade etti ancak ayrıntı vermedi.

ABD Senatörü Lindsey Graham ise İran'ın nükleer programına ilişkin herhangi bir nihai anlaşmanın Kongre tarafından incelenmesi ve onaylanması gerektiğini söyledi.

YAPTIRIMLAR VE MALİ ETKİLER

Üst düzey İranlı yetkili, ABD'nin nihai bir anlaşmaya varılana kadar İran'a yeni yaptırımlar uygulamamayı kabul ettiğini söyledi.

Yetkili ayrıca ABD'nin belirli bir süre boyunca İran petrolüne yönelik yaptırımları askıya alacağını ve nihai anlaşmanın ardından tüm ABD ve Birleşmiş Milletler yaptırımlarının üzerinde uzlaşılan bir takvim çerçevesinde kaldırılacağını belirtti.

Aynı yetkili, ABD'nin İran'a ait dondurulmuş 25 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılmasını kabul ettiğini; bunun doğrudan nakit transferleri, bölge ülkeleri arasındaki iş birliği ve finansman kredi hatları yoluyla gerçekleştirileceğini söyledi.

Yetkili, Washington'ın bölgesel müttefikleriyle koordinasyon içinde İran için bir yeniden yapılanma ve kalkınma planı hazırlayacağını, bunun da 60 gün içinde Tahran ile müzakere edilip karara bağlanacağını ekledi.

Trump ise İran'a doğrudan nakit para verilmeyeceğini ancak yaptırımların kaldırılmasının mümkün olabileceğini söyledi.

LÜBNAN

Şahbaz Şerif, tüm askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona ermesinin Lübnan'ı da kapsayacağını söyledi.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekretaryası, Lübnan da dahil olmak üzere askeri operasyonların pazartesi gecesi itibarıyla kalıcı olarak durdurulacağını açıkladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının tamamen durdurulması gerektiğini ve çerçeve anlaşmanın uygulanmasından ABD'nin sorumlu olduğunu söyledi.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze'de ele geçirdiği güvenlik bölgelerinde kalacağını ve Başbakan Benjamin Netanyahu'nun bunu Trump'a açık şekilde ilettiğini belirtti.

Mutabakat duyurulmadan önce Trump, Lübnan da dahil olmak üzere bölgeye barış getireceğini söylemişti.

Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sona ermesi ve İran destekli Lübnanlı grup Hizbullah'ın da İsrail'e yönelik saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti.

ABD VE İRAN ATEŞKES ANLAŞMASI İMZALADI AYRINTILAR HALA BELİRSİZ

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Körfez'deki savaşı sona erdirmeye yönelik ön anlaşmanın ABD ve İran tarafından imzalandığını söyledi. Ancak anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmadı ve her iki ülke de kalıcı bir ateşkesin hâlâ müzakere edilmesi gerektiğini belirtti.

Anlaşma, nisan ayında ilan edilen kırılgan ateşkesi 60 gün daha uzatacak ve ABD ile İsrail'in şubat ayında İran'a saldırmasından bu yana İran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak.

Müzakereciler, sonraki aşamada İran'ın nükleer programının geleceği gibi zorlu meseleleri ele alacak.

"ANLAŞMA TAMAMEN İMZALANDI"

Trump, büyük ekonomilerden oluşan G7 zirvesi için Fransa'ya varmasının ardından yaptığı açıklamada, "Anlaşma tamamen imzalandı" dedi.

Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance'in cuma günü Cenevre'de düzenlenecek resmî imza törenine katılacağını söyledi.

PETROL FİYATLARI 10 MART'TAN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEDE

Petrol fiyatları, İran ile Umman arasındaki dar su yolu olan ve dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınmasının ardından görülen seviyelerin de altına inerek 10 Mart'tan bu yana en düşük düzeyine geriledi.

Bu anlaşma, şimdiye kadar çatışmayı sona erdirmeye yönelik atılan en önemli adım olarak görülüyor. Çatışmalar çoğunluğu İran ve Lübnan'da olmak üzere en az 7 bin kişinin ölümüne yol açtı ve küresel enerji piyasalarını altüst etti.

"NİHAİ ANLAŞMA HENÜZ ŞEKİLLENMEDİ"

Ancak anlaşma hakkında hâlâ çok şey bilinmiyor ve hükümlerinin nisan ayında ilan edilen ateşkesten farklı olup olmadığı da netlik kazanmış değil.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD-İran mutabakat zaptını çatışmaları durdurma yönünde "önemli bir adım" olarak nitelendirdi. Ancak kalıcı bir ateşkese yönelik nihai anlaşmanın "henüz şekillenmediğini" vurguladı.

Vance, CNN'e yaptığı açıklamada imzalanan mutabakatın yalnızca yaklaşık bir buçuk sayfa uzunluğunda olduğunu ve bu nedenle "oldukça genel bir belge" niteliği taşıdığını söyledi.

"ÇOK ÖNEMLİ BİR YAPTIRIM HAFİFLETME PAKETİ"

ABD'li yetkililer, ayrıntıların önümüzdeki iki gün içinde açıklanacağını belirtti.

Vance ayrıca anlaşmanın İran için "çok önemli bir yaptırım hafifletme paketi" içerdiğini ifade etti.

ABD ve İranlı yetkililer, anlaşmanın yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve ABD askerî üslerine ev sahipliği yapan komşu Körfez ülkelerinin finanse edeceği 300 milyar dolarlık bir yeniden yapılanma fonunun oluşturulması yoluyla İran'a önemli ekonomik faydalar sağlayabileceğini söylüyor.

İRAN'A ŞART: NÜKLEER SİLAH VE HİZBULLAH

İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD'li yetkililer, İran'ın bu avantajlardan yararlanabilmesi için hiçbir zaman nükleer silah geliştirmeyeceğine dair ABD taleplerini kabul etmesi ve Lübnan'daki Hizbullah gibi milis gruplara verdiği desteği kesmesi gerektiğini söyledi.

İran, 2015 yılında ABD ve diğer ülkelerle imzaladığı anlaşma kapsamında nükleer programını önemli ölçüde sınırlandırmayı kabul etmişti.

Trump ise ilk başkanlık döneminde ABD'yi bu anlaşmadan çekmişti.

Söz konusu anlaşma İran'ın milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığını geri kazanmasına imkân tanımıştı. Trump ise bunu sık sık eleştirerek İran'a "nakit para dolu paletler gönderildiğini" söylemişti.

SAVAŞIN HEDEFİ NEYDİ? NE OLDU?

Trump'ın 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırıları başlatırken açıkladığı hedeflerin çok azını gerçekleştirebildiği görülüyor.

İran'ın teokratik yönetimi hâlâ görevde bulunurken, Trump'ın İran'ın balistik füze programını tamamen sökmesi ve Hizbullah gibi bölgesel milis gruplara desteğini sonlandırması yönündeki talepleri de karşılanmış değil.

Yeni anlaşma ayrıca İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceği konusunu da çözüme kavuşturmuyor. Trump, bu stokun yok edilmesini ya da İran dışına çıkarılmasını istediğini söylüyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ NASIL ÇÖZÜLECEK?

Nükleer silah geliştirme niyetleri olduğunu her zaman reddeden İranlı yetkililer ise, Trump yönetimiyle nükleer program konusunda yürütülen ve Trump'ın şubat ayında savaşı başlatmasıyla kesintiye uğrayan diplomatik görüşmelere yeniden dönmeyi kabul ederek çok fazla taviz vermediklerini savunuyor.

Son anlaşma İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kaldırsa da bu yalnızca savaş öncesi durumun yeniden tesis edilmesi anlamına geliyor. Deniz taşımacılığı şirketleri ise güvenliğin tamamen sağlandığından emin olunmadan trafiğin yeniden başlamayacağını belirtiyor.

İran, boğaz üzerindeki kontrolü Umman ile birlikte sürdürmeyi planladığını ima etti.

ABD ise boğazın 60 gün boyunca ücretsiz geçişe açık olacağını ve bu hükmün nihai anlaşmanın da bir parçası olmasını beklediğini açıkladı.

NETANYAHU: "KARARLILIĞIMI KORUDUM"

ABD'nin müttefiki İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında Lübnan'da süren çatışmalar, anlaşmanın önündeki en önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor.

Yaklaşık 1,2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan saldırılar konusunda İran, anlaşmanın Lübnan'daki tüm düşmanlıkların tamamen sona erdirilmesini gerektirdiğini söyledi.

Ancak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in güney Lübnan'daki güçlerini tutacağını ve Hizbullah saldırılarına karşılık verme hakkını koruyacağını açıkladı.

Netanyahu düzenlediği basın toplantısında, "İran bizim oradan çekilmemizi istedi ama ben kararlılığımı korudum" dedi.

Aynı toplantıda Trump ile çatışma konusunda görüş ayrılıkları yaşadıklarını da kabul etti.

İSRAİL'İN LÜBNAN'DAN ÇEKİLMESİ ŞARTLAR ARASINDA MI?

İsrail, İran ile yürütülen barış görüşmelerine doğrudan katılmadı.

Bir ABD yetkilisi, İsrail'in mart ayında Hizbullah'ın savaşa katılmasının ardından işgal ettiği Lübnan'dan çekilmesinin anlaşmanın şartlarından biri olmadığını söyledi.

Lübnan'ın anlaşmaya dâhil olup olmadığı konusu, nisan ayındaki ateşkes anlaşmasında da tartışma konusu olmuştu.

Güvenlik kaynakları, pazartesi günü anlaşmanın açıklanmasının ardından Lübnan'daki çatışmaların azaldığını ancak tamamen sona ermediğini söyledi.

Lübnan devlet medyası, İsrail'e ait bir insansız hava aracının güney Lübnan'daki Kefr Tebnit kasabasında bir aracı vurduğunu ve sürücünün öldüğünü bildirdi.

Netanyahu ise İsrail güçlerinin dört "militanı" öldürdüğünü söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail saldırılarının derhal durması gerektiğini ifade etti.

Özel görüşmelerde ise İsrailli yetkililerin anlaşmaya bakışı olumsuz.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin