CANLI | Netanyahu ile Trump İran ateşkesi nedeniyle karşı karşıya: "İsrail'in için korkunç"
ABD ile İran arasında savaşı durdurmaya yönelik geçici anlaşma imzalanırken, Reuters'a konuşan üst düzey İsrailli yetkililer anlaşmayı "İsrail için korkunç" olarak nitelendirdi. Peki ABD ve İran, savaşı sona erdirecek mutabakatta neler olduğunu söylüyor? İşte ayrıntılar...
ABD ve İran, savaşı durdurmayı amaçlayan 60 günlük bir çerçeve anlaşması üzerinde uzlaştı. Anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi öngörülüyor. Ancak İsrail yönetimi anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetleri, füze programı ve bölgedeki vekil güçlerine verdiği destek konularını çözmediğini savunuyor.
İsrailli yetkililer, anlaşmanın İsrail'in hareket alanını kısıtlayacağını ve Netanyahu hükümetinin bu mutabakattan memnun olmadığını belirtiyor.
İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR
CANLI ANLATIM
ÇİN'DEN İSRAİL'E SERT MESAJ: LÜBNAN'IN EGEMENLİĞİ İHLAL EDİLEMEZ
Çin, ABD ile İran arasında varılan ve İsrail'in Lübnan topraklarındaki askeri operasyonlarının da durdurulmasını hedefleyen ön barış anlaşmasına rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik hava saldırılarını sürdürmesi üzerine taraflara itidal çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, "Çin, Lübnan ile İsrail arasındaki durumdan derin endişe duyuyor. Lübnan'ın egemenliği ve güvenliği ihlal edilmemelidir" dedi.
BARIŞ ANLAŞMASI İMZALANMADAN BOMBALAR SUSMADI
Lin, "İlgili tüm tarafları söylem ve eylemlerinde itidalli olmaya, barış seçeneğini korumaya, ateşkes anlaşmalarını samimiyetle uygulamaya, kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesi hayata geçirmeye ve Orta Doğu genelinde barış ve istikrar için uygun koşullar oluşturmaya çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Lübnan'ın güneyinde görev yapan bir gazeteci, pazartesi günü İsrail'e ait bir top mermisinden saçılan şarapnel parçaları nedeniyle yaralandı. Bu olay, İran ile ABD'nin Lübnan da dahil olmak üzere birçok cephede askeri operasyonların sona erdirilmesini öngören anlaşmayı duyurmasının ardından bildirilen ilk yaralanma vakası oldu.
Söz konusu anlaşmanın imza töreninin cuma günü İsviçre'de düzenlenmesi planlanıyor.
ATEŞKES ÇAĞRILARINA RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR
Çin'in açıklaması, İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarını sürdürmesinin uluslararası toplumda yarattığı rahatsızlığın son örneği olarak değerlendiriliyor. Pekin yönetimi, bölgede kalıcı istikrarın ancak ateşkes taahhütlerine uyulmasıyla mümkün olacağını vurguluyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI: TÜM DÜNYANIN ÇIKARI BARIŞTA
Öte yandan Lin Jian, Çin'in Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirterek, "İlgili taraflarla iletişim halindeyiz ve Hürmüz Boğazı'nda bulunan Çin gemileri ile mürettebatının güvenliğini korumaya devam edeceğiz" dedi.
Lin ayrıca, "Hürmüz Boğazı uluslararası deniz ulaşımı için önemli bir geçiş noktasıdır. Güvenli ve serbest geçişin yeniden sağlanması tüm tarafların çıkarınadır" değerlendirmesinde bulundu.
GÖZLER CENEVRE'DE: ABD-İRAN MUTABAKATI İÇİN KRİTİK TÖREN ÖNCESİ GERİ SAYIM
ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakat için gözler cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenmesi planlanan imza törenine çevrildi.
A Haber muhabiri Fakhur Rahman, Pakistan yönetiminin anlaşma sürecini önemli bir diplomatik başarı olarak gördüğünü ve tören organizasyonunda rol üstleneceğini aktardı. Rahman, İran'ın egemenliğine saygı, İsrail'in Güney Lübnan'dan çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılması gibi başlıklarda taraflar arasında anlayış oluştuğunu belirtirken, olası yeni bir İsrail-Lübnan geriliminin süreci yeniden riske atabileceğine dikkat çekti.
Pakistanlı yetkililer ayrıca tören öncesinde İran'dan üst düzey bir teşekkür ziyaretinin gerçekleşebileceğini ifade ediyor.
SİYONİST YETKİLİ: ANLAŞMA İSRAİL İÇİN KORKUNÇ!
Reuters'ın katardığına göre Katil İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu, Donald Trump ile birlikte yürüttüğü savaşın İran’daki din adamları yönetimini devireceğine ve kendisini yaklaşan seçimler öncesinde, Orta Doğu’yu yeniden şekillendirecek ABD-İsrail ittifakının mimarı olarak güçlendireceğine bahis oynamıştı.
Ancak bunun yerine, ABD Başkanı Trump savaşın içinden çıkmaya çalışırken, İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı Netanyahu Trump ile bir çatışmaya girmiş durumda. Her iki liderin hedefleri de gerçekleşmemişken, İsrail’in askeri operasyonları Lübnan’da sıkışıp kalmış durumda.
"İSRAİL İÇİN KORKUNÇ!"
Şimdilik İsrailli yetkililer, eleştirilere karşı hassas olduğu bilinen en önemli müttefiklerini kızdırmamak için kamuoyu önünde temkinli davranıyor.
Ancak özel görüşmelerde hayal kırıklığı açıkça hissediliyor. İsrailli üst düzey bir yetkili, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı samimi değerlendirmede, ön anlaşmanın "İsrail için korkunç" olduğunu söyledi.
"Başbakandan Genelkurmay Başkanına kadar İsrail liderliğinde bunun aksini düşünen hiç kimse yok."

"İSRAİL'İN HEDEFLERİ YERİNE GELMEDEN..."
Washington, ateşkes süresince önümüzdeki 60 gün boyunca tam kapsamlı şartların müzakere edileceğini ve bu görüşmelerde özellikle İran’ın nükleer programı konusunda ABD ve İsrail’in kaygılarının ele alınacağını söylüyor.
Ancak Reuters’a konuşan İsrailli yetkililer, anlaşma kapsamındaki müzakere sürecinin uzatılmasının muhtemel olduğunu düşündüklerini belirtti. Bu durum, İsrail’in"hedefleri tamamlanmadan" saldırı yapmasını engelleyebilir.
Netanyahu ile Trump, İran destekli Hizbullah’a karşı Lübnan’da yürütülen operasyonların sınırlandırılması konusunda defalarca karşı karşıya geldi. Çünkü çatışmaların durdurulması İran’ın temel taleplerinden biri.
NETANYAHU-TRUMP KAVGASI
Ayın başında Trump, İran ile anlaşma arayışında olduğu sırada Beyrut’a saldırmaması için Netanyahu’ya öfkeli bir telefon görüşmesinde emir verirken onu "tamamen çıldırmış" olarak nitelendirdi.
Netanyahu o gün saldırıları iptal etti. Ancak bir hafta sonra Beyrut’un güney banliyölerini vurdu. Bu saldırı İran’ın İsrail’e füze atmasına yol açtı ve Trump’ın her iki tarafı da kamuoyu önünde azarlamasına neden oldu.
ABD ile İran’ın geçici anlaşmayı duyurmasından saatler önce İsrail, Lübnan’dan İsrail’e roket atılmasının ardından pazar günü Beyrut’u yeniden vurdu. Trump ise bu saldırıları "küçük ve önemsiz" olarak tanımladı.

KATİL, KAVGAYI KABUL ETT,
Katil Netanyahu, İsrail’in "güçlü ve kararlı" şekilde ayakta kaldığını, sağlam ve akıllı bir liderlik tarafından yönetildiğini söyledi. Pazartesi gecesi işgal altındaki Kudüs’te düzenlediği basın toplantısında Trump ile zaman zaman fikir ayrılıkları yaşadıklarını kabul etti.
"Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı odur, İsrail’in başbakanı benim. Çoğu zaman aynı görüşte oluruz, bazen ise daha az aynı görüşte oluruz. İsrail’in güvenlik çıkarlarından ben sorumluyum."
Sonbahardaki seçimleri kaybetmesi beklenen Netanyahu, kamuoyu yoklamalarının İsrail halkının Trump’ın İsrail’in güvenliğine bağlılığı konusunda giderek daha şüpheci hale geldiğini göstermesi nedeniyle Trump’a karşı daha fazla meydan okumaya istekli olabilir.
Obama döneminde ABD’nin İsrail Büyükelçisi olarak görev yapan ve şu anda Atlantic Council düşünce kuruluşunda çalışan Dan Shapiro, "Bu, çıkarların oldukça belirgin şekilde ayrıştığı bir an" dedi.
Shapiro, "Trump ile açık bir kavgaya girmemek için anlaşmaya doğrudan karşı çıkmamaya çalışacaktır. Ancak İsrail’in bu anlaşmayla bağlı olmadığını ve kendi haklarını saklı tuttuğunu belirtecektir" ifadelerini kullandı.
İSRAİL, ABD-İRAN ANLAŞMASIYLA BAĞLI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR
ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının cuma günü İsviçre’de imzalanması bekleniyor. Kesin şartlar hemen açıklanmasa da arabulucu Pakistan, anlaşmanın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde saldırıların kalıcı olarak durdurulmasını öngördüğünü bildirdi.
Netanyahu ise İsrail’in güney Lübnan’daki askerlerini tutacağını ve Hizbullah saldırılarına karşı "hareket özgürlüğünü" koruyacağını söyledi.
"İran bizim oradan çekilmemizi istedi ancak ben kararlı durdum. Kendi hareket özgürlüğümüzü koruyoruz ve kuzeydeki vatandaşlarımızı korumak için güvenlik bölgesini muhafaza ediyoruz."
Geçici anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak; ancak Tahran’ın nükleer programının geleceği, nihai bir anlaşmaya ulaşılması amacıyla yürütülecek 60 günlük müzakerelere bırakılacak.
Netanyahu ve Trump’ın savaşın başında gerekçe olarak gösterdiği diğer iki konu — İran’ın füze programının sınırlandırılması ve bölgesel silahlı gruplara verdiği desteğin sona erdirilmesi — bu görüşmelerin gündeminde yer almıyor gibi görünüyor.

"İSRAİL HAZIRLIKSIZ YAKALANDI"
Üç İsrailli yetkili, İsrail’in 60 günlük anlaşmanın 90 güne uzatılmasını oldukça muhtemel gördüğünü ve ABD’nin daha kapsamlı bir anlaşma müzakere ederken bölgedeki askeri varlığını koruyacağını söyledi.
Diğer iki İsrailli yetkili ise Trump’ın geçen hafta ilk kez İran ile anlaşmanın yakın olduğunu söylemesi karşısında İsrail’in hazırlıksız yakalandığını belirtti. Ayrıca İsrail’in müzakereleri etkileme konusunda çok az başarı elde ettiğini kabul ettiler.
Yetkililerin tamamı kamuoyuna konuşma yetkileri olmadığı için isimlerinin açıklanmaması şartıyla konuştu.
ANALİST: "NETANYAHU BU ANLAŞMAYI İSRAİL HALKINA SATAMAZ"
Netanyahu, Demokrat başkanlar Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde Washington ile sık sık karşı karşıya gelmişti. Buna karşın uzun süredir İsrail kamuoyuna, Cumhuriyetçi Trump ile ilişkileri yönetme konusunda benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu anlatıyordu.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde İsrail, Washington’dan önemli politika değişiklikleri elde etti. ABD büyükelçiliği işgal altımdaki Kudüs’e taşındı ve Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn arasında diplomatik ilişkiler kurulmasını sağlayan Abraham Anlaşmaları desteklendi.
İran konusunda ise Trump, Obama döneminde müzakere edilen ve İsrail’in uzun zamandır fazla yumuşak bulduğu nükleer anlaşmadan çekildi.
2019 seçimleri sırasında Netanyahu, Tel Aviv ve işgal altındaki Kudüs’te kendisi ile Trump’ın gülümseyerek el sıkıştığını gösteren dev seçim afişleri kullanmıştı.
Ancak şimdi ABD-İran anlaşması, Netanyahu’nun Trump ile yakın ilişkisinin onu diğer başbakan adaylarından ayırdığı yönündeki tezini zayıflatıyor. Bunu, Tel Aviv yakınlarındaki Bar-Ilan Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Jonathan Rynhold dile getirdi.
Rynhold, "(Netanyahu) bu anlaşmayı İsrail halkına satamayacak" dedi.
"Umut edebileceği en iyi senaryo, tarafların bir anlaşmaya varamaması ve 60 gün sonra savaşın İsrail’in lehine olacak şekilde yeniden başlamasıdır."
İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün cuma günü yayımladığı ankete göre Yahudi İsraillilerin yalnızca yüzde 41’i Trump’ın güvenliklerini temel bir öncelik olarak gördüğüne inanıyor. Bu oran mart ayında yüzde 64’tü.
"TRUMP GÖREVDEYKEN ZOR"
Netanyahu’nun Enerji Bakanı Eli Cohen ise İran’ın nükleer ve füze kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışması halinde İsrail’in tek başına hareket etmeye hazır olacağını söyledi. Ancak bunun Trump görevde olduğu sürece gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu da ekledi.

Cohen, İsrail devlet televizyonu Kan’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Eğer İran nükleer ve balistik füze programlarını yeniden canlandırmaya çalışırsa, biz orada olacağız ve harekete geçeceğiz."