CANLI | İsrail'den barış planına ilk darbe: Siyonistlerin Lübnan planı ortaya çıktı

CANLI | İsrail'den barış planına ilk darbe: Siyonistlerin Lübnan planı ortaya çıktı

ABD ile İran arasında bölgesel krizin sona erdirmesi beklenen mutabakatın en kritik maddelerinden biri İsrail'in Lübnan'dan çekilmesiydi. Ancak İsrail işgal güçlerinin, anlaşmaya rağmen Lübnan'da uzun süreli bir askeri varlığa hazırlandığı ortaya çıktı. Tel Aviv yönetiminin anlaşma metnini dahi göremediği yönündeki iddialar, taraflar arasındaki gerilimi daha da artırdı.

ABD ve İran arasında aylardır süren gerilimin ardından taraflar kapsamlı bir mutabakat üzerinde uzlaşırken, anlaşmanın bölgedeki çatışmaları sona erdirecek yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor. Tarafların İsviçre'de imzalaması planlanan mutabakatın; İran'ın nükleer programı, yaptırımların hafifletilmesi, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve bölgesel güvenlik düzenlemeleri gibi birçok başlığı kapsadığı belirtiliyor.

İranlı yetkililer, anlaşmanın yalnızca Washington ile Tahran arasındaki ilişkileri değil, Lübnan başta olmak üzere bölgedeki çatışma alanlarını da kapsayan geniş bir barış çerçevesi oluşturacağını savunuyor. ABD yönetimi de mutabakatı Orta Doğu'da yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımlıyor.

Ancak İsrail cephesinden gelen açıklamalar, anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda endişeleri artırdı.

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

İSRAİL'DEN ANLAŞMAYI BALTALAMA HAZIRLIĞI

İsrail işgal güçlerinin, ABD ile İran arasında savaşın sona ermesini öngören anlaşmaya rağmen Lübnan'daki varlığını uzun süre sürdürmeye hazırlandığı bildirildi.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre ordu, siyasi liderlikten talimat gelmesi halinde "uzun bir süre Lübnan'da kalmaya hazır" durumda bulunuyor.

Haberde, Washington ile Tahran'ın cuma günü İsviçre'de anlaşmayı imzalamaya hazırlandığı bir dönemde, İsrail işgal güçlerinin Lübnan'da ortaya çıkabilecek "tüm senaryolara" karşı hazırlık yaptığı belirtildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail'in Güney Lübnan'a yönelik saldırılarının ve kuzey İsrail yönüne açılan ateşlerin devam ettiğini aktardı.

Söz konusu haber, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun'un ABD ile İran arasında varılan mutabakatın, Lübnan da dahil olmak üzere bölgede askeri gerilimin sona erdirilmesine yönelik taahhütler içerdiğini açıklamasından saatler sonra yayımlandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de salı günü yaptığı açıklamada, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin Washington ile yapılan anlaşmanın "ayrılmaz bir parçası" olduğunu belirterek, bunun İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini de kapsayacağını söyledi.

Bölgede gerilim, şubat ayının sonlarında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla tırmandı. Saldırılarda 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, Tahran yönetimi de Körfez ülkeleri ve İsrail'e yönelik saldırılarla karşılık verdi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri kısıtladı.

BİNLERCE CAN KAYBI 1 MİLYON YERİNDEN EDİLENLER

Washington ile Tahran, Pakistan'ın arabuluculuğunda 8 Nisan'da geçici ateşkese varırken, daha sonra çatışmaları sona erdirecek bir çerçeve anlaşma üzerinde uzlaştıklarını duyurdu. Söz konusu anlaşmanın 19 Temmuz'da İsviçre'de resmen imzalanması bekleniyor.

İsrail, 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Resmi verilere göre saldırılarda binlerce kişi hayatını kaybetti veya yaralandı, 1 milyondan fazla kişi ise yerinden edildi.

İsrail, Güney Lübnan'da bazılarını onlarca yıldır, bazılarını ise 2023-2024 dönemindeki önceki savaştan bu yana elinde tuttuğu bölgeleri işgal etmeyi sürdürüyor. Mevcut saldırılar sırasında İsrail güçleri Lübnan topraklarında 10 kilometreden fazla ilerledi.

JD VANCE: TRUMP'IN HEDEFİ REZA PEHLEVİ'Yİ İRAN'IN BAŞINA GETİRMEK DEĞİLDİ

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın hiçbir zaman Reza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri olarak göreve getirmeyi hedeflemediğini belirterek, ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşmasının daha geniş kapsamlı bir bölgesel barış planının parçası olduğunu söyledi.

Vance, YouTube'da yayınlanan Megyn Kelly programında yaptığı açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı hiçbir zaman amacının Reza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri yapmak olduğunu söylemedi" dedi.

Trump'ın yaklaşımını açıklayan Vance, "Başkanın söylediği şey şuydu: Eğer İran halkı ayağa kalkmak isterse bu harika olur, ancak bu onların kendi meselesidir. Bu, halk ile hükümetleri arasındaki bir konudur" ifadelerini kullandı.

ABD'nin temel hedefinin İran'ın nükleer programını sona erdirmek olduğunu belirten Vance, bunun diplomatik yollarla ya da gerektiğinde askeri yöntemlerle gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Vance, ABD-İran anlaşmasını "bölgesel bir barış anlaşması" olarak nitelendirerek, bunun yalnızca İran'ı değil, Körfez ülkelerini, İsrail'i ve Lübnan'ı da kapsayan daha geniş bir düzenlemeyi içerdiğini ifade etti.

"İran yükümlülüklerine uyarsa Orta Doğu için gerçekten dönüştürücü bir anlaşma ortaya çıkacak. Ancak uymazsa herhangi bir ekonomik avantaj elde edemeyecek" diyen Vance, anlaşmanın ekonomik teşvikler karşılığında davranış değişikliği öngördüğünü vurguladı.

Anlaşmanın sık sık Marshall Planı ile karşılaştırılmasına da karşı çıkan Vance, iki önemli fark bulunduğunu söyledi.

"Birincisi, Marshall Planı büyük ölçüde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilmişti. Bu anlaşmada ise Amerikan vergi mükelleflerinin parası kullanılmıyor" diyen Vance, ikinci farkı ise şöyle açıkladı:

"Bu anlaşmada faydalardan yararlanabilmeniz için davranışlarınızı değiştirmeniz gerekiyor."

MUTABAKAT ZAPTINI KELİME KELİME OKUYACAK

İran'ın anlaşmanın sunduğu avantajlardan yararlanmak istemesi halinde uranyum zenginleştirme faaliyetleri, doğrulama mekanizmaları ve uluslararası denetimlerin masada olacağını belirten Vance, bu unsurların anlaşmanın temel şartları arasında yer aldığını söyledi.

ABD ile İran arasında pazar günü elektronik ortamda bir mutabakat zaptı (MOU) imzalanmıştı. Anlaşma; tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesini, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlatılmasını öngörüyor.

Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de yapılması planlanıyor.

Öte yandan Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamada, imzalanan mutabakatın tam metnini kamuoyuyla paylaşacağını belirterek, düzenleyeceği basın toplantısında metni "kelime kelime" okuyacağını söyledi.

İRAN ORDUSUNDAN İSRAİL'E UYARI: GÜNEY LÜBNAN'DAKİ SALDIRILAR SÜRERSE ASKERİ KARŞILIK VERİLEBİLİR

İran ordusu, İsrail'in Güney Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde "askeri bir karşılıkla" karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Tahran yönetimi, İsrail güçlerini son iki gün içinde yürürlükteki ateşkesi 84 kez ihlal etmekle suçladı.

İran resmi haber ajansı ISNA'nın aktardığı açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı Hatemü'l-Enbiya Merkez Karargâhı, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın sona erdiğini duyurmasına rağmen İsrail'in Güney Lübnan'daki askeri operasyonlarını sürdürdüğünü belirtti.

Açıklamada, İsrail güçlerinin son iki gün içinde ateşkesi 84 kez ihlal ettiği ve Lübnan'da can kayıplarına yol açan saldırılarına devam ettiği ifade edildi.

İran askeri yetkilileri, İsrail'in Güney Lübnan'daki "saldırganlığını" durdurmaması halinde İran Silahlı Kuvvetleri'nin "güçlü bir karşılık" vereceği uyarısında bulundu.

İRAN: ABD İLE MUTABAKATTA DONDURULMUŞ VARLIKLARA ERİŞİMİ GARANTİ ALTINA ALAN HÜKÜMLER YER ALIYOR

İran Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Hemmati, ABD ile imzalanması planlanan mutabakat zaptında (MOU) yer alan dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına ilişkin maddelerin, bu fonlara erişimi güvence altına alacak şekilde hazırlandığını açıkladı.

Tasnim Haber Ajansı'na konuşan Hemmati, söz konusu düzenlemelerin hazırlanmasında geçmiş anlaşmalardan ve önceki deneyimlerden çıkarılan derslerin dikkate alındığını söyledi.

Hemmati, mutabakat metninde ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına yönelik yükümlülüklerinin açık şekilde tanımlandığını ve bu taahhütlerin uygulanmasını sağlayacak mekanizmaların yer aldığını belirtti.

İRAN FONLARA ULAŞABİLECEK Mİ?

"Her uluslararası anlaşmada olduğu gibi nihai değerlendirme, uygulama süreci ve gerekli doğrulama mekanizmalarının işlemesine bağlı olacaktır" diyen Hemmati, anlaşmanın başarısının pratik sonuçlarla ölçüleceğini ifade etti.

İran Merkez Bankası Başkanı, mutabakatın imzalanarak yürürlüğe girmesinin ardından hem varlıkların gerçekten serbest bırakıldığının hem de İran'ın bu fonlara fiilen erişip kullanabildiğinin doğrulanması için teknik ve bankacılık işlemlerinin yürütüleceğini kaydetti.

Serbest bırakılacak fonların İran Merkez Bankası'nın varlıkları olmaya devam edeceğini vurgulayan Hemmati, bu kaynakların yönetimi, tahsisi ve kullanımına ilişkin kararların bankanın yasal yetkileri, ekonomik koşullar ve ülkenin döviz öncelikleri doğrultusunda alınacağını söyledi.

İran ve ABD'li yetkililerin, aylardır devam eden bölgesel çatışmaları sona erdirmek ve iki ülke arasındaki gerilimi azaltmak amacıyla yürütülen müzakerelerin ardından, cuma günü İsviçre'de söz konusu mutabakatı imzalaması bekleniyor.

İSRAİL'İN ABD-İRAN MUTABAKAT METNİNİ GÖRME TALEBİNE WASHINGTON'DAN RET İDDİASI

İsrail'in, ABD ile İran arasında varılan ve cuma günü İsviçre'de imzalanması beklenen mutabakatın tam metnini görmek için Washington'a başvurduğu, ancak ABD yönetiminin bu talebi reddettiği öne sürüldü.

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Tel Aviv yönetimi anlaşmanın imzalanmasına günler kalmasına rağmen mutabakatın ayrıntılarına hâlâ erişebilmiş değil.

Haberde, anlaşma metninin kamuoyuna açıklanmadığına dikkat çekilirken, İran basınında mutabakatın içeriğine ilişkin çeşitli bilgilerin yer almasına rağmen ABD'nin İsrail'in metni inceleme talebine olumsuz yanıt verdiği iddia edildi.

Basına yansıyan bilgilere göre 14 maddeden oluşan mutabakatta; İsrail güçlerinin Güney Lübnan'dan çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması gibi kritik başlıklar bulunuyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dün düzenlediği basın toplantısında anlaşmanın içeriğine ilişkin belirsizliğe işaret ederek, "Anlaşmanın ne olacağını hâlâ bilmiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

ABD-İRAN ANLAŞMASI İSRAİL'DE RAHATSIZLIK YARATTI

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran'ın bir mutabakata vardığını duyurmuş, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de anlaşmayı doğrulayarak mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının derhal kaldırılacağını söylemişti.

Özellikle mutabakatın Lübnan dosyasını da kapsadığının ortaya çıkması İsrail'de tartışmalara yol açtı. Başbakan Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz, anlaşmada aksi yönde hükümler bulunsa dahi İsrail'in Güney Lübnan'da işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmeyeceğini savunmuştu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin