İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi

İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi

Reuters'ın aktardığına göre İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı için yürütülen müzakerelerde Tahran'a yeni yetkiler verilmesini içeren teklif masaya geldi. İran ise ABD'nin yeni bir saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarını hedef alacağı mesajını bölge başkentlerine iletti. İran Meclis Başkanı Galibaf, ABD yönetiminin İran ile gerilimdeki tutumuna yönelik eleştirisinde, "Zorbalık, bozulan sözler ve yalan haberleri kaldıraç olarak kullanmak başarısız bir stratejidir. Gerçekleri kabul edin ve taahhütlerinizi yerine getirin. Daha fazla tiyatroya ihtiyacımız yok" dedi.

SON 24 SAATTE NELER YAŞANDI?

İran-ABD hattında son 24 saatte diplomasi trafiği hız kazandı. Reuters'ın haberine göre İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde önemli ilerleme sağladı. ABD Başkanı Donald Trump diplomatik çözümü tercih ettiğini açıklarken, Hürmüz konusunda anlaşmanın yakın olabileceği mesajını verdi. ABD Hazine Bakanlığı ise Irak merkezli Fly Baghdad ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımları kaldırdı.

İran cephesinde Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile yürütülen görüşmelerde "temel mutabakata" ulaşıldığını açıkladı. Reuters'ın aktardığına göre Tahran ayrıca, ABD'nin yeni bir saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki kritik enerji altyapılarını hedef alacağı uyarısını bölge ülkelerine iletti.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

İRAN BASINI: HÜRMÜZ BOĞAZI GİRİŞİNDE DÜŞMAN HEDEFLERİNE SALDIRI DÜZENLENDİ

İran basınında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası'ndan patlama sesleri duyuldu.

Tesnim Haber Ajansı, ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, yerel saatle 21.40 sularında duyulan patlama seslerinin "Hürmüz Boğazı'nın girişinde düşman hedeflerine yapılan operasyondan" kaynaklandığını yazdı.

Haberde, söz konusu saldırıya ilişkin kamuoyunun bilgilendirileceği aktarıldı.

 

TRUMP: SAVAŞ YAKINDA BİTECEK

ABD Başkanı Donald Trump İran ile savaşa ilişkin, "Bence savaş çok yakında bitecek, İran'ın daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum" dedi.

 Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir Başkanlık Kararnamesi imza töreninin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İran'la müzakerelerin iyi şekilde devam ettiğini anlatan Trump, net ifadeler kullanmaktan kaçınsa da anlaşmaya yakın oldukları mesajını verdi.

ABD Başkanı, "Savaş biter bitmez benzin fiyatları düşecek ki bence çok yakında bitecek. (İran'ın) Daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum." değerlendirmesini yaptı.

Müzakereleri yakından takip ettiğini ve kendisinin de dahil olduğunu aktaran Trump, anlaşmanın ne zaman imzalanacağı sorusuna, "Bence işler çok iyi gidiyor. Müzakerelerde ben de yer alıyorum. Bence gayet iyi gidiyoruz. (Anlaşma) Yakında gerçekleşebilir." yanıtını verdi.

Trump, müzakerelerin, Hürmüz Boğazı ile ilgili kısmında, İran'la anlaşmanın tamamlanmaya yakın olduğu yönündeki haberleri de değerlendirerek, bu konuda Tahran'la tam olarak anlaştıklarını henüz söyleyemeyeceğini ancak sürecin devam ettiğini dile getirdi.

Abluka yoluyla boğazı ABD'nin kontrol ettiğini savunan Trump, yine de İran'ın boğazdan geçen gemilere ateş açabileceğini ya da deniz mayınlarının tankerlere çarpabileceğini söyledi.

TRUMP'TAN RUSYA VE UKRAYNA'YA MESAJ

ABD Başkanı, Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda da güncel durumu değerlendirerek, Joe Biden yönetiminin, Ukrayna'ya zamanında çok fazla silah ve mühimmat verdiğini savundu.

ABD olarak sadece Ukrayna'ya değil birçok ülkeye çok fazla silah ve mühimmat gönderdiklerini anlatan Trump, ihtiyaç duymaları halinde bunların bazılarını geri alabileceklerini belirtti.

Trump, İran'la ilgili ihtiyaç duydukları mühimmatlar konusunda bir sıkıntı yaşamadıklarını savunarak, bu stokları günlük olarak tedarik edip yerine koyduklarını kaydetti.

İRAN'DAN ABD'YE REST: DAHA FAZLA TİYAROYA İHTİYACIMIZ YOK

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD yönetiminin İran ile gerilimdeki tutumuna ilişkin eleştiride bulundu.

Galibaf sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın adını vermeden Washington’ın politikalarını "tiyatro diplomasisi" olarak nitelendirdi.

Galibaf ABD tutumuna yönelik paylaşımında, "’Büyük bir saldırı geliyor... Bekleyin, boş verin, müzakere etmek istiyorlar.’ Bu tekrar eden bir tiyatro diplomasisi döngüsüdür. Zorbalık, bozulan sözler ve yalan haberleri kaldıraç olarak kullanmak başarısız bir stratejidir. Gerçekleri kabul edin ve taahhütlerinizi yerine getirin. Daha fazla tiyatroya ihtiyacımız yok" ifadelerini kullandı.

 

İRAN'DA ÇATIŞMA: 2 KİŞİ ÖLDÜ

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Sistan-Beluçistan'da terör saldırısı düzenlemeyi planladığı öne sürülen bir grubun etkisiz hale getirildiği belirtildi.

Açıklamada, komşu ülkelerden İran'a silah ve mühimmatla giriş yaptığı iddia edilen grupla Devrim Muhafızları arasında çatışma çıktığı ve 2 örgüt mensubunun öldürüldüğü kaydedildi.

Öldürülen kişilerin hangi örgüte mensup olduğu veya kimlik bilgilerine ilişkin açıklama yapılmadı.

VANCE, İRAN KONUSUNDA ASKERİ, EKONOMİK VE DİPLOMATİK TÜM ARAÇLARIN KULLANILACAĞINI BELİRTTİ

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yaşanan gerilimin çözümü için askeri, ekonomik ve diplomatik tüm araçların kullanılacağını söyledi.

Vance, Fox News kanalına verdiği demeçte İran ile yürütülen müzakerelerde yaşanan zorluklara değindi.

İranlıların "zor insanlar" olduklarını ve Tahran yönetiminin "karmaşık bir yapıya" sahip olduğunu belirten Vance, ülke içinde hem savaşın sona ermesini isteyen hem de çatışmaların sürmesi gerektiğini savunan kesimler bulunduğunu ifade etti.

Vance, ABD'nin hedefinin İran'la yaşanan gerilimi ülke çıkarları doğrultusunda sonuçlandırmak olduğunu ve İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi.

Sürecin zaman alacağını vurgulayan Vance, "Bu meselenin istediğimiz şekilde sonuçlanmasını sağlamak için askeri, ekonomik ve diplomatik tüm araçlarımızı devreye sokacağız." dedi.

VANCE, NETANYAHU İLE GERİLİM YAŞANDIĞI İDDİALARINI REDDETTİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile başkent Washington'da gerçekleştirdiği görüşmede "gerilim yaşandığı" yönündeki iddiaları reddeden Vance, görüşmenin "samimi bir ortamda" geçtiğini belirtti.

ABD ile İsrail'in yakın müttefik olduğunu vurgulayan Vance, iki ülkenin zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayabildiğini ancak bu konuların doğrudan ele alındığını ifade etti.

Axios platformunun haberinde, Netanyahu'nun, Vance'in İsrail'e yönelik kamuoyu önündeki eleştirilerinden rahatsızlık duyduğu ve bu konuyu Washington'daki baş başa görüşmede gündeme getirdiği iddia edilmişti.

Vance, son dönemde İsrail'e yönelik eleştirel açıklamalarıyla dikkati çekmişti.

Temmuz ayında, İsrail hükümetine yakın isimlerin, İran ile yürütülen müzakere sürecine verdiği destek nedeniyle kendisini hedef aldığını savunan Vance, bazı İsrailli yetkililerin ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya karşı çıktığını öne sürmüştü.

İRANLI YETKİLİ, HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN İRAN'A YÖNELİK TEHDİTLER SONA ERENE KADAR KAPALI KALACAĞINI SÖYLEDİ

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Birinci Sekreteri Behnam Saidi, Umman ile uzlaşının Hürmüz Boğazı'nın açılması anlamına gelmediğini ve Boğaz'ın İran'a yönelik tehditler sona erene kadar kapalı kalacağını söyledi.

İran devlet televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Kulübü'ne (YJC) konuşan Saidi, Umman ile yapılan müzakerelerin yalnızca gemilerin ve deniz araçlarının seyahat şekli ve güzergahlarının belirlenmesiyle ilgili olduğunu ifade etti.

Umman ile uzlaşının Hürmüz Boğazı'nın açılacağı anlamına gelmediğini dile getiren Saidi, "Hürmüz Boğazı, Amerikalılar denizi tehdit etmeyi ve abluka altına almayı bırakıp bölgeden ayrıldıklarında ve savaşın sona erdiği ilan edildiğinde görüşülüp müzakere edilecektir. Bu nedenle (şu aşamada) Hürmüz Boğazı'nın açılması için bir neden yoktur." ifadelerini kullandı.

Saidi, "Umman, İran'ın Amerikalıların Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine ve orada bulunmasına izin vermeyeceğini aklında tutmalıdır." dedi.

İRAN İLE ABD ARASINDAKİ ÇATIŞMALAR VE TAHRAN İLE MASKAT'IN HÜRMÜZ BOĞAZI GÖRÜŞMELERİ

İran ve ABD arasında 14 Haziran'da Pakistan arabuluculuğunda varılan mutabakatın ilk aşamasında ABD'nin İran'a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın bu stratejik su yolundan geçişlerden 60 gün boyunca ücret almayacağı kararlaştırılmıştı.

ABD, mutabakatın imzalanmasının ardından İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmamış ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Umman karasularından alternatif rota belirlemişti. ABD'nin bu adımlarını mutabakatın ihlali sayan İran, Boğaz'dan geçişleri kısıtlayarak "izinsiz geçiş yapmaya çalışan" bazı gemileri vurmuştu. Mutabakata rağmen iki ülke arasındaki gerginlik, 8 Temmuz'da Hürmüz Boğazı çevresinde şiddetli çatışmaların başlamasına yol açmış ve yaklaşık 2 hafta devam etmişti.

İran, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan Umman ile Boğaz'da gemiler için güvenli geçiş yolları belirlenmesi amacıyla yeniden görüşmelere başlamıştı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 5 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Umman ile müzakerelerin son aşamaya girdiğini ve müzakere edilen güzergahın 2 ila 4 ay sürmesi beklenen "geçici bir güzergah" olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmasının ABD'nin tutumuna bağlı olacağını söylemişti.

İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİNİN ATEŞKESE RAĞMEN LÜBNAN'IN GÜNEYİNE DÜZENLEDİĞİ SALDIRILARDA 4 KİŞİ YARALANDI

İsrail işgal güçlerinin, ateşkese ve devam eden müzakerelere rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı beldelere gece saatlerinde düzenlediği hava ve topçu saldırılarında 4 kişi yaralandı.

Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda İtalya'nın başkenti Roma'da yürütülen 7. tur müzakereleri devam ederken ve var olan ateşkese rağmen İsrail ordusu, gece saatlerinde Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) Sur kentine 5 kilometre uzaklıktaki Burc Şimali beldesindeki Melab Mahallesi'ne 3 hava saldırısı düzenledi. Ardından İsrail savaş uçakları aynı noktayı 4'üncü kez vurdu.

Saldırılarda yaralanan 4 kişi Sur'daki hastanelere kaldırılırken, beldeden Sur kentine doğru göç hareketi yaşandı.

İsrail savaş uçakları ayrıca Sur'a bağlı Mansuri ile Mecdel Zun beldeleri arasındaki ortak araziye 3 hava saldırısı düzenledi. Saldırılarla eş zamanlı olarak Mansuri beldesi topçu atışları ve tank ateşiyle hedef alındı.

İSRAİL'İN LÜBNAN'DAKİ SALDIRILARI VE ATEŞKES SÜRECİ

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.



Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.



Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 333 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

Öte yandan Washington'da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından ise 26 Haziran'da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

TRUMP'IN "İRAN'DA AZALAN MÜHİMMATA İLİŞKİN YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİĞİ" GEREKÇESİYLE HEGSETH'E SERT ÇIKTIĞI İDDİASI

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik saldırılarda kullanılan füzelerin azaldığı konusunda "yanlış yönlendirildiği" gerekçesiyle ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'e sert çıktığı iddia edildi.

Washington Post'un haberine göre, ismi paylaşılmayan kaynaklar konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, Trump'ın geçen hafta Camp David'de yaptığı kabine toplantısı marjında Hegseth'ten İran'a karşı kullandıkları askeri mühimmata ilişkin bilgi vermesini istediğini belirtti.

Kaynaklar, Trump'ın, "mühimmatın son derece azaldığı konusunda yanlış yönlendirildiği" gerekçesiyle Hegseth'ten açıklama talep ettiğini öne sürdü.

Trump'ın "mühimmat konusunun çözüldüğünü düşündüğünü" dile getirdiğini aktaran kaynaklar, özellikle uzun menzilli güdümlü füzelerle hava savunmasında kullanılan önleyici füzelerin sayılarının az olmasının, İran'a ek saldırılar düzenlenmemesinin sebebi olduğunu iddia etti.

Kaynaklar, Trump'ın sert çıkışına karşı Hegseth'in kendini savunduğunu ve mühimmatların azalmasından Savunma Bakan Yardımcısı Stephen Feinberg'i sorumlu tuttuğunu ileri sürdü.

Bu kaynaklar, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının uzun sürmesinin ve yol açtığı maliyetin, Trump'ın Hegseth'e olan güvenini sarstığını savundu.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Washington Post'a yaptığı açıklamada "Bu yüzde 100 yalan haber. Hiçbir zaman (bu olay) olmadı. Başkan Trump, Bakan Hegseth'e son derece güveniyor." ifadelerini kullanarak iddiaları reddetti.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell ise yaptığı açıklamada "Bakan Hegseth, kimseyi mühimmat durumuyla ilgili yanlış yönlendirmedi ve Bakan Yardımcısı Feinberg'i suçlamadı. Azalan mühimmat, iç anlaşmazlıklar ve Bakan'ın İran'a yönelik tutumuna ilişkin iddialar aynı şekilde kurmacadır." dedi.

Wall Street Journal gazetesinin 27 Temmuz'daki haberinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in, "azalan mühimmatı" gerekçe göstererek İran'a yönelik olası kapsamlı saldırılar konusunda endişelerini dile getirdikleri öne sürülmüş, Trump ise iddiaları yalanlayarak "ülkesinin dünyada herkesten çok mühimmatının bulunduğunu" savunmuştu.

CNN'e konuşan kaynaklar ise ABD'li komutanların, Pentagon'un mühimmat stokunun "tehlikeli derecede düşük" olduğu uyarısında bulunduğunu ve ordunun, kritik bir füze savunma sistemine ait önleyici füzelerin neredeyse yüzde 80'ini tükettiğini öne sürmüştü.

TAHRAN'DAN KÖRFEZ ÜLKELERİNE TEHDİT: BÖLGE ATEŞ TOPUNA DÖNEBİLİR

Reuters'ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İran, ABD'nin topraklarına yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde Basra Körfezi ülkelerindeki kritik enerji altyapılarını hedef alacağı uyarısında bulundu. Reuters'a konuşan beş kaynağa göre Tahran, Washington'un bölgedeki en yakın müttefiklerini hedef alma tehdidiyle olası bir askeri müdahalenin maliyetini artırmayı amaçlıyor.

Habere göre söz konusu uyarı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 28 Temmuz'da İran'ın enerji ağı ve altyapısını hedef alabileceklerini söylemesinin ardından yürütülen yoğun diplomatik temaslar sırasında iletildi.

Reuters'a konuşan iki üst düzey İranlı yetkili, iki Körfez ülkesi kaynağı ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi kıdemli bir bölgesel diplomat, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar'daki mevkidaşlarıyla, ayrıca Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüştüğünü aktardı. Kaynaklar, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemedi.

Kıdemli bölgesel diplomata göre Arakçi, ABD'nin Körfez'deki müttefiklerinden Trump üzerinde etkilerini kullanarak yeni bir saldırıyı engellemelerini istedi. Arakçi, İran'ın hedef alınması halinde ABD'nin bölgedeki askeri varlıkları ile Körfez genelindeki enerji tesislerine misilleme yapılacağını iletti.

 

İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi - 1

 

Diplomat, Arakçi'nin tüm görüşmelerde aynı mesajı verdiğini belirterek şu ifadeleri aktardı:

"Misillemeye hazırız. Ancak daha geniş çaplı bir tırmanmayı ve bölgesel yıkımı önlemenin en iyi yolu diplomatik bir çözüm bulmaktır."

Reuters'a konuşan Körfez kaynaklarından biri ise İran'ın mesajının son derece net olduğunu belirterek, "ABD İran'ın altyapısını hedef alırsa, İran da Körfez'deki enerji tesislerini ve diğer bölgesel hedefleri vuracak" dedi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ ZOR BİR DENGEYLE KARŞI KARŞIYA

Reuters'ın haberine göre Tahran, daha geniş çaplı bölgesel yıkım ihtimalini gündeme getirerek Washington üzerindeki baskıyı artırmaya çalışıyor. Bu durum, hem ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan hem de ekonomileri enerji ihracatına dayanan Körfez ülkelerini Washington ile Tahran arasında hassas bir denge kurmak zorunda bırakıyor.

Habere göre Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da daha sonra Trump ile görüşerek askeri müdahalenin ertelenmesini, müzakerelere dönülmesini, ateşkes sağlanmasını ve diplomatik çözüm aranmasını istedi.

Reuters'a konuşan bir başka Körfez kaynağı, İran'ın uyarısının tüm Körfez ülkelerine yönelik olduğunu ancak mesajın ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Katar üzerinden iletildiğini söyledi. Haberde, İran'ın son yıllarda eski bölgesel rakibi Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Körfez ülkeleriyle ilişkilerini yeniden normalleştirdiği hatırlatıldı.

 

İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi - 2

 

"BÖLGE ATEŞ TOPUNA DÖNEBİLİR"

Reuters'a göre Katar, Umman ve Suudi Arabistan da Washington'a Tahran ile yeniden müzakere masasına oturma çağrısı yaptı. İranlı bir yetkili, ABD'nin yeni saldırılar düzenlemesi halinde bunun "bölgeyi bir ateş topuna çevirebileceği" uyarısının da bu temaslarda dile getirildiğini söyledi.

Trump ise 2 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, "hızlı şekilde anlaşma sağlanabilmesi şartıyla" İran'a yönelik planlanan saldırıyı iptal ettiğini duyurmuştu.

SUUDİ ARABİSTAN: DİPLOMASİYE FIRSAT VERİLMELİ

Reuters'a konuşan ilk Körfez kaynağı, "Suudi Arabistan, daha fazla tırmanmanın yalnızca daha fazla yıkım getireceğine inanıyor. Bu nedenle Trump'a diplomasiye şans vermesi çağrısında bulundu." ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Riyad'ın, ülkesine yönelik herhangi bir saldırıya askeri karşılık vereceğini de Washington'a ilettiği belirtildi.

Suudi Kraliyet Divanı'na yakınlığıyla bilinen analist Ali Şihabi ise Reuters'a yaptığı değerlendirmede, "Krallık, ölçülü askeri karşılıklar ile Hürmüz Boğazı'nda İran üzerindeki baskının birlikte yürütülmesinin pratik bir diplomatik çözüme ulaşmanın en güçlü yolu olduğuna inanıyor." dedi.

İRAN'IN HEDEF LİSTESİ GENİŞ

Reuters'ın aktardığına göre İran yönetimi uzun süredir Körfez'deki ABD askeri üslerinin kapatılmasını ve Körfez ülkelerinin Washington ile istihbarat paylaşımını sonlandırmasını talep ediyor.

İranlı yetkililerden biri, yeni bir ABD saldırısı halinde yalnızca enerji tesislerinin değil; rafinerilerin, elektrik şebekelerinin, su altyapısının, ulaşım ağlarının ve petrol sahalarının da hedef alınabileceği mesajının verildiğini söyledi.

Aynı yetkili, "Düşman İran'ın altyapısını tehdit etmeyi sürdürüyor. İran zarar görürse çok daha büyük zarar verecektir." ifadelerini kullandı.

Yetkili ayrıca, 2019 yılında Suudi Arabistan'ın Abkayk ve Hurays tesislerine düzenlenen ve ülkenin ham petrol üretiminin yarısından fazlasını geçici olarak durduran saldırılara atıf yaparak, "Suudiler Aramco saldırısını hâlâ unutmadılar." dedi.

"TRUMP İKİ ZOR SEÇENEKLE KARŞI KARŞIYA"

Reuters'ın değerlendirmesine göre İran, Körfez ekonomileri açısından hayati önemdeki altyapıları hedef alma tehdidiyle hem Washington'u hem de Arap müttefiklerini yeni bir saldırının ağır ekonomik ve stratejik sonuçları olacağına ikna etmeye çalışıyor.

Üst düzey İranlı bir yetkiliye göre Trump'ın önünde iki zor seçenek bulunuyor: Küresel enerji arzını da etkileyebilecek daha büyük bir çatışmayı göze almak ya da Washington'un kesin zafer olarak sunamayacağı bir diplomatik anlaşmayı kabul etmek.

Kıdemli bölgesel diplomat ise Reuters'a yaptığı değerlendirmede, anlaşmanın önündeki en büyük engellerden birinin ABD'nin İran'ın "kazanan taraf" görüntüsü vermesini istememesi olduğunu söyledi.

Diplomat, "ABD, savaşı kazandığını gösterecek bir sonuca ihtiyaç duyuyor." ifadelerini kullandı.

REUTERS MUTABAKAT ZAPTINI YAZDI: MASADAKİ TEKLİF, KÖRFEZ'E GİRİŞ YAPAN GEMİLERİN DENETİMİNİN İRAN'A VERİLMESİNİ ÖNGÖRÜYOR

Reuters'ın diplomatik ve bölgesel kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için yürütülen müzakerelerde masadaki tekliflerden biri, Körfez'e giriş yapan gemilerin denetiminin İran'a verilmesini öngörüyor. Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı kaynak ile iki bölgesel yetkili, bunun şimdiye kadar Tahran'a sunulan en büyük tavizlerden biri olduğunu söyledi.

ABD yönetimi öneriye ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik anlaşmanın yakın olduğunu söylese de Washington, dünyanın enerji ticareti açısından en kritik deniz geçidinin kontrolünün İran'a bırakılmasını kabul etmeyeceğini daha önce birçok kez dile getirmişti.

Reuters'a göre, Körfez'e giriş yapan gemiler üzerinde İran'a yetki verilmesi, ABD ve İsrail'in şubat ayında başlattığı savaşın ardından bölgedeki güç dengesinin Tahran lehine önemli ölçüde değiştiği anlamına gelecek. Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı tüm gemilere açık bulunuyor ve geçişlerden herhangi bir ücret alınmıyordu.

 

İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi - 3

 

İRAN VE UMMAN ARASINDA "ÖNEMLİ İLERLEME"

Reuters'ın aktardığına göre, bölgede diplomatik temaslar sürerken İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'nın kuzey ve güney geçiş hatlarının yönetimine ilişkin ikili görüşmeler yürütüyor. İran, müzakerelerde "önemli ilerleme" kaydedildiğini açıklarken, hem Körfez'e giriş hem de çıkış yapan ticari gemilerin İran kara sularından geçeceğini duyurdu.

Öte yandan Reuters'ın daha önce aktardığı bilgilere göre İran, ABD'nin topraklarına yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde Körfez ülkelerindeki kritik enerji altyapılarını hedef alacağı uyarısında bulundu.

Reuters'a konuşan Körfez kaynaklarından biri, "İran'ın mesajı son derece netti. ABD İran'ın altyapısını hedef alırsa, İran da Körfez'deki enerji tesislerini ve diğer bölgesel hedefleri vuracak." dedi.

Haberde ayrıca İran'ın son dönemde ABD'nin bölgedeki müttefiklerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediği, Hürmüz Boğazı'ndan izni olmadan geçmeye çalışan ticari gemileri de hedef aldığı belirtildi.

 

İran-ABD krizinde kritik eşik! Tahran'dan Trump'a rest: Tiyatro diplomasisi - 4

 

TRUMP: ANLAŞMAYI TERCİH EDERİM

ABD Başkanı Donald Trump, Las Vegas'ta destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada diplomatik çözümü tercih ettiğini söyledi.

Trump, "Anlaşma yapmayı tercih ederim çünkü insanları öldürmek istemiyorum. Gerçekten insanları öldürmek istemiyorum ama bir noktada bunu yapmak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı.

İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaşta şu ana kadar 3 bin 400'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, ABD ise 18 askerinin öldüğünü duyurdu.

ANLAŞMADA HALA ÇÖZÜLMEYEN BAŞLIKLAR VAR

Reuters'a konuşan İranlı ve bölgesel kaynaklar, Hürmüz Boğazı konusunda önemli ilerleme sağlanmasına rağmen birçok kritik başlığın henüz çözülemediğini belirtti. Kaynaklar ayrıca Trump'ın anlaşmanın çok yakın olduğu yönündeki açıklamalarına da temkinli yaklaştı.

Bölgesel kaynaklardan biri, "Hürmüz üzerinde İran'a bir tür kontrol verilmesi konusunda taviz zaten verilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Diğer bölgesel kaynak ise "kontrol" kavramının nasıl tanımlanacağına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmediğini söyledi. Kaynağa göre Körfez ülkeleri, gemi denetimlerinin bölge ülkelerinin gözetiminde yapılmasını ve olası geçiş ücretlerinin zorunlu değil gönüllülük esasına dayanmasını istiyor.

İRAN GEÇİŞ ÜCRETİ TALEP EDİYOR

Reuters'a konuşan üst düzey İranlı yetkiliye göre Tahran, Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilerden taşıdıkları yükün değerinin yüzde 5 ila yüzde 7'si arasında geçiş ücreti alınmasını talep ediyor.

Umman tarafı yaklaşık yüzde 3'lük bir ücret üzerinde dururken, Washington ise hiçbir ücret alınmaması gerektiğini savunuyor.

İranlı üst düzey kaynak, masadaki anlaşma taslağının Körfez'e giriş yapan gemiler üzerinde İran'a kontrol yetkisi verdiğini, ancak Körfez'den çıkan gemiler konusunda İran'ın ne ölçüde yetkili olacağının hâlâ müzakere edildiğini söyledi.

İRAN: TEMEL MUTABAKATA ULAŞILDI

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, hazırlanan düzenlemenin ticari gemilerin hem giriş hem de çıkış yönünde İran kara sularından geçmesini öngördüğünü söyledi.

Garibabadi, Umman ile yürütülen görüşmelerde "temel mutabakata" ulaşıldığını belirterek, "Bu ilerleme artık sonuçlandırılma aşamasına geldi." dedi.

İranlı yetkili ayrıca ABD'den, haziran ortasında varılan ve askeri operasyonların derhal durdurulmasını öngören mutabakata yeniden bağlı kalmaya hazır olduklarına ilişkin mesajlar aldıklarını öne sürdü.

Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ön koşulunun da bu taahhütlerin yerine getirilmesi olduğunu savundu. Bununla birlikte son günlerde ABD ile doğrudan herhangi bir görüşme yapılmadığını ifade etti.

TRUMP ÜZERİNDEKİ SİYASİ BASKI ARTIYOR

Reuters'ın değerlendirmesine göre, savaşın başında İran'ın "koşulsuz teslim olacağını" ve ülkenin yeni liderini kendisinin onaylayacağını söyleyen Trump, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde ABD kamuoyunun savaşa karşı çıkması nedeniyle çatışmayı sona erdirecek bir çıkış yolu bulması yönünde ciddi baskı altında bulunuyor.

Haberde, Temmuz ayında iki hafta süren yoğun hava saldırılarına rağmen ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini kıramadığı belirtildi.

Reuters'ın daha önce aktardığı bilgilere göre ABD'li komutanlar temmuz ayında Trump'a bazı mühimmat türlerinde kritik seviyeye gelindiği uyarısını yaptı. Reuters ayrıca ABD Ordusu'nun uzun menzilli hassas güdümlü füzelerinin büyük bölümünü tükettiğini bildirmişti.

Öte yandan Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları durdurduğunu ve müzakerelerin çatışmayı sona erdirebileceğini açıklamasının ardından son iki günde ham petrol fiyatlarında sert düşüş yaşandığı belirtildi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin