Trump'tan Tahran yönetimine ağır sözler: "Önce yalvardılar, sonra vazgeçtiler"

Trump'tan Tahran yönetimine ağır sözler: "Önce yalvardılar, sonra vazgeçtiler"

ABD ile İran arasındaki gerilim hattında diplomasi trafiği hız kesmeden sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce İran ile Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmaya varıldığını açıklamıştı. Ancak bu gelişmenin ardından yeni bir açıklama yapan Trump, bu kez Tahran yönetimini hedef alarak, "İran yönetimi inanılmaz derecede iki yüzlü. Önce görüşme için yalvarıyorlar, ardından vazgeçiyorlar." ifadelerini kullandı.

ABD-İran hattında son 24 saatin en kritik gelişmesi, Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları askıya aldığını açıklaması oldu. Trump, İran ve Tahran'la temas halindeki Orta Doğu ülkelerinin bir anlaşmanın ana hatları üzerinde uzlaştığını ve Washington'dan saldırı düzenlememesi için süre istediğini belirtti. Trump, hızlı şekilde anlaşmaya varılması şartıyla bu talebi kabul ettiğini duyurdu. Anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması ve İran'ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesini kapsaması bekleniyor.

Diplomasi trafiğinin perde arkasında Suudi Arabistan'ın da devreye girdiği öne sürüldü. Axios'a göre Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Trump'a İran'a yönelik geniş çaplı yeni saldırı planlarından duyduğu endişeyi iletti ve gerilimin düşürülmesini istedi. İran ise olası ABD veya İsrail saldırısına kararlı şekilde karşılık vereceği uyarısını sürdürürken Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu bölge yetkilileriyle temaslarda bulundu.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE 2-3 AĞUSTOS 2026 TARİHLERİNDE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN GELİŞMELER

CANLI ANLATIM

TRUMP'IN İRAN PLANI VE ABD'NİN ASIL GÜNDEMİ: "HER ŞEY BENZİN FİYATLARI İÇİN!"

ABD medyasında çıkan haberleri ve İran cephesindeki yansımaları canlı yayında değerlendiren A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz, "Bu tip yazıları çok gördük biz Amerika Birleşik Devletleri'nde ama şu an itibarıyla ben, en azından İran'daki kaynaklarıma dayanarak ki çok önemli kaynaklarım olduğunu biliyorsun Tahir ben böyle bir ihtimale yer verileceğini zannetmiyorum. Çünkü Devrim Muhafızları'nın bu konudaki hassasiyetlerini ve daha önce çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini biliyoruz" ifadelerini kullandı. New York Post'un Beyaz Saray'a yakınlığına değinen Sapmaz, "Amerikan ana akım medyasında bu tip haberler yayarak bir anlamda Donald Trump'ın pazarlık gücünü arttırma niyeti taşıyabilir diye düşünüyorum" sözleriyle medyanın stratejik rolüne işaret etti.

İRAN'IN İÇİNDEKİ EKONOMİK ÇIKMAZ VE HALKIN ÖFKESİ

İran'daki saha bilgilerini paylaşan ve ekonomik krize değinen İrfan Sapmaz, "İçeride ekonomik bir sıkıntı olduğunu oradaki kaynaklarıma dayanarak çok söyledim. Geçtiğimiz günlerde üst düzey görüşmeler yapmış önemli bir kaynağım, Tahran'dan döndüğünde oradaki durumun ekonomik anlamda gerçekten çok iyi olmadığını aktardı. New York Post'un bu haberi; ekonomi krizi, enflasyon, elektrik ve su kıtlığı nedeniyle halkın öfkesinin arttığını gösteriyor ancak İran şartlarında iktidarı etkisiz hale getirmek çok da kolay değil" dedi. Trump'ın geçmişteki stratejilerini hatırlatan Sapmaz, "Donald Trump bunu baştan bu yana yapmaya çalışmıştı. İçerideki unsurlara verdikleri 'ayaklanacağız' sözleri yerini bulmadı, Trump artık bunların ikna edici olmadığını çok iyi biliyor" şeklinde konuştu.

TRUMP-NETANYAHU İLİŞKİSİNDE YENİ DÖNEM

Netanyahu’nun Beyaz Saray ziyaretindeki gözlemlerini aktaran İrfan Sapmaz, "Netanyahu'nun son ziyaretinde bir şeyin altını çizmiştim; daha önceki gelişinde Durum Odası'nda haritalar serilir, toplantılar yapılırdı. Ama Donald Trump son ziyaretinde Durum Odası'na gitmeye, Netanyahu'nun vereceği bilgilere ihtiyaç bile duymadı. Artık bunlar Trump'ı tatmin etmiyor" ifadelerini kullandı. Trump'ın öngörülemez yapısına dikkat çeken Sapmaz, "Donald Trump 'İran'ı vuruyorum' mesajı atsa, 9 dakika 59 saniyeye kadar bekleyelim, son saniye iptal edebilir derim. Bunu geçmişte yaşadık; dünya diken üzerindeyken tam saldıracakken vazgeçtiğini ve Suudi Arabistan Prensi ile görüşerek ikna edildiğini söylediğini biliyoruz" sözleriyle Trump'ın tarzını özetledi.

ABD HALKININ ASIL GÜNDEMİ: BENZİN VE YAŞAM STANDARTLARI

ABD içindeki asıl önceliğin ekonomi ve benzin fiyatları olduğunu vurgulayan İrfan Sapmaz, "Şu anda Trump'ın gözü kulağı Amerikan halkının ne diyeceğinde. Kamuoyu yoklamalarında İran konusu %17-27'lere düşmüş vaziyette. Ben burada sürekli arabama benzin dolduruyorum ve gözüm tabelalarda. En ucuz istasyonları arayarak buluyorum, şu an en düşük benzin 4 Dolar civarında. Uzmanlar kara operasyonu yorumları yapıyor ama ben Amerikan toplumunun gündemine bakıyorum" dedi.

ARABA VE KREDİ SİSTEMİNİN SİYASETE ETKİSİ

Amerikan halkı için benzinin hayati önemini anlatan İrfan Sapmaz, "Benzin deyip geçmeyelim, 350 milyonluk bir coğrafyada her evde 2-3 araç var. Burada kredi notunuz iyiyse 5 dakikada 100 bin dolarlık lüks araçları çok düşük peşinat ve aylık 300-350 dolarlık taksitlerle alabiliyorsunuz. Böyle bir sistemde, özellikle yaz tatillerinde milyonlarca insan yollara dökülürken benzin fiyatları çok kritiktir. Donald Trump'ın birinci önceliği de bu yüzden benzin fiyatlarını indirmektir" ifadeleriyle analizini tamamladı.

TRUMP'TAN İRAN'A SERT TEPKİ: "İKİ YÜZLÜLÜK YAPIYORLAR!"

ABD Başkanı Donald Trump, müzakereler konusunda İran'ın tutarsız açıklamalar yaparak "ikiyüzlü" davrandığını ve Hürmüz Boğazı'nın ABD tarafından kontrol edildiğini​​​​​​​ savundu.

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, bugün başlaması planlanan İran müzakerelerine değindi.

Trump, İran'ın önce ABD ile görüşmek için kendilerine "yalvardığını", sonra ise kamuoyu önünde "sadece Umman ile görüştüklerini" ifade ederek tutarsız davrandığını savundu.

ABD Başkanı, "İran yönetimi inanılmaz derecede ikiyüzlü. Bir görüşme talep ediyorlar, hatta yalvarıyorlar, görüşmeler başlıyor ve yakın gelecekte de yenileri planlanıyor, sonra da açıkça ve gururla (ABD ile) hiçbir görüşme yapmadıklarını, hiçbir şeyin konuşulmadığını ve sadece Umman ile müzakere ettiklerini söylüyorlar." ifadesini kullandı.

Trump ayrıca, İran'ın aksi yöndeki açıklamalarına karşın Hürmüz Boğazı'nın Amerikan donanması tarafından kontrol edildiğini ve İran bir anlaşmaya imza atana kadar kendilerinin istemediği hiçbir geminin boğazdan geçemeyeceğini belirtti.

Trump, paylaşımının sonunda İran'ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olamayacağı söylemini yineledi.

ABD Başkanı, dünkü açıklamasında İran ile müzakerelerin bugün yeniden başlayacağını ve planlanan saldırıları durdurduğunu ifade etmişti.

PEZEŞKİYAN: GERİLİMİN ARTMASINI İSTEMİYORUZ

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölgede gerilim ve güvensizliğin artmasını istemediklerini, buna karşın ulusal güvenlik, milli çıkarlar ve toprak bütünlüğünün savunulması konusunda tüm imkanların kullanılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Pezeşkiyan, Ulusal Aile Hekimliği ve Sevk Sistemi Projesi'nin ikinci fazının açılış töreninde konuştu.

Ülkenin gücünün temel unsurları arasında toplum sağlığının iyileştirilmesi ve ulusal dayanıklılığın artırılmasının yer aldığını dile getiren Pezeşkiyan, sağlıkta adaletin sağlanmasının etkin yönetim ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli şartlarından biri olduğunu belirtti.

Konuşmasında bölgesel konulara da değinen Pezeşkiyan, "İran, bölgede gerilim ve güvensizliğin artmasını istemiyor. Ancak ülkenin güvenliği, milli çıkarları ve toprak bütünlüğünü savunma konusunda tüm imkanlarını kullanacaktır." ifadelerini kullandı.

İRAN: HÜRMÜZ'DE İNSANSIZ HAVA ARACI DÜŞÜRÜLDÜ

İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Hürmüz Boğazı üzerinde Reaper insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı.

İran medyası İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) dayandırarak verdiği haberinde, Hürmüz Boğazı üzerinde uçan bir MQ-9 Reaper insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Haberde, insansız hava aracının boğaz üzerinde faaliyet gösteren bir savunma sistemi tarafından vurulduğu kaydedildi. İnsansız hava aracının nereden geldiği bilinmediği aktarılan haberde, ancak Reaper insansız hava araçlarının ABD Hava Kuvvetleri tarafından kullanıldığı ifade edildi.

 

TRUMP: HÜRMÜZ'DE ANLAŞMA SAĞLANDI

 ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin 3 Ağustos Pazartesi günü yeniden başlayacağını ve bir anlaşmanın sağlanması konusunda iyimser olduğunu belirtti.

ABD Başkanı Trump, New Jersey'den Washington'a dönerken uçakta basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Trump, planlanan saldırıyı rafa kaldırdıktan sonra ABD-İran görüşmelerinin 3 Ağustos Pazartesi günü yeniden başlayacağını açıkladı.

ABD Başkanı ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın "nükleer silahsızlandırılması" konusunda yakında bir anlaşmaya varılabileceğine dair iyimserliğini dile getirdi.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve İran ile yapılan görüşmelerin kendisini bu hafta sonu planladıkları "büyük çaplı saldırıyı" durdurmaya sevk ettiğini anlatan Trump, "Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük saldırı olacaktı. Ancak bizden bunu yapmamamızı istediler. Lütfen bunu yapmayın dediler; komşuları da aynı şeyi söyledi." şeklinde konuştu.

"Şu anda yaptığımız şey, onlarla müzakereler yoluyla görüşmek. Yarın öğleden sonra başlayacak ve sonra neler olacağını göreceğiz." yorumunu yapan Trump, bir anlaşma yapmak ve birçok "insanın hayatını kurtarmayı" çok istediğini söyledi.

Trump, İran'la anlaşma konusunda iyimser olduğuna işaret ederek, "Bunu yapmamızı istemediler ve açıkçası Suudi Arabistan da istemedi. Hürmüz Boğazı ve nihayetinde (İran'ın) nükleer silahsızlanması ile ilgili bir anlaşmanın çok yakında sağlanacağını düşünüyorlar." değerlendirmesini yaptı.

PEZEŞKİYAN: MUTABAKAT ZAPTI DIŞ İLİŞKİLERİMİZİN MERKEZİ OLACAK

 İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından mutabakat zaptına ilişkin açıklamada bulundu.

Mutabakat zaptının Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin desteği ile imzalandığına dikkati çeken Pezeşkiyan, "Mutabakat zaptının gelecekte dış ilişkilerimizin merkezi olacağına inanıyorum. Düşmanın, yükümlülüklerine bağlı kalmasını sağlamak için çaba harcamalıyız. Mutabakat sayesinde ülkemiz ve bölgemizin güvenliği daha da güçlenecektir." ifadelerini kullandı.

BEKAYİ: İRAN'A YÖNELİK BİR SALDIRIYA DESTEK SAĞLAYANLAR SONUCUNA KATLANACAK

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bir televizyon programında İran-ABD arasındaki gerginliğin uluslararası alandaki yansımasına ilişkin açıklama yaptı. Bekayi, İran'ın son 24 saat içinde İngiltere, Ukrayna ve Bulgaristan ile diplomatik temaslar gerçekleştirdiğini belirterek, tüm tarafların İran'a karşı herhangi bir çatışmanın parçası olmayacaklarını belirttiğini söyledi.

Sözcü Bekayi, İran'ın sorumluluğunun yeni bir muhtemel askeri gerilimin sonuçları konusunda uyarıda bulunmak olduğunu savunarak, "İran'a yönelik bir saldırıya destek veren veya saldırgan bir ülkeye askeri üs, tesis ya da lojistik destek sağlayan her ülke, saldırının sorumluları arasında yer alacak ve eylemlerinin sonuçlarını kabul etmek zorunda kalacaktır" dedi.

İran'ın tutumunun meşru müdafaa hakkı ve uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını savunan İranlı sözcü, Tahran ile Maskat arasında yeni bir deniz güzergahına ilişkin herhangi bir anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılıp açılmayacağı meselesinden ayrı olduğunu belirtti. Bekayi, uluslararası su yolunun gelecekteki durumunun bölgesel güvenlik gelişmeleri ve ABD'nin atacağı adımlarla bağlantılı olduğunu söyledi.

GALİBAF'TAN ABD'YE MESAJ: "İMZASINA SADIK KALMALI"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD-İran arasında imzalanan mutabakat zaptına ilişkin, "Bence bu mutabakat zaptı, gelecekteki dış ilişkilerimizin ağırlık merkezi olacaktır. Düşmanı, imzaladığı şeye bağlı kalmaya zorlamak için çaba göstermeliyiz" dedi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD-İran arasındaki gerilimde Tahran yönetiminin mevcut ve gelecekteki muhtemel tutumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Galibaf sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda taraflar arasındaki mutabakat zaptına yönelik İran'daki görüş birliğine dikkat çekerek, "İmzalanan mutabakat zaptı, İran İslami Şura Meclisi üyelerinin kolektif bilgeliğinin sonucudur ve tüm üyeler bunu desteklemektedir" ifadelerini kullandı.

Galibaf, "Bence bu mutabakat zaptı, gelecekteki dış ilişkilerimizin ağırlık merkezi olacaktır. Düşmanı, imzaladığı şeye bağlı kalmaya zorlamak için çaba göstermeliyiz. Ülkenin, bölgenin ve müttefiklerimizin güvenliği, bu mutabakat zaptı sayesinde güçlenecektir" dedi.

Taraflar birbirlerini karşılıklı olarak haziran ayında imzalanan mutabakat zaptını ihlal etmekle suçluyor. Washington yönetimi daha önce İran'ı Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırılar düzenlemek ve gemilerden yasa dışı şekilde geçiş ücreti almakla suçlamıştı.

Tahran yönetimi ise boğazdaki deniz trafiğinin yönetiminde söz sahibi olması gerektiğini vurgulamıştı. İran, ABD'nin boğazda Tahran'ın belirlediği güzergahlara alternatif rotalar oluşturmasının mutabakat zaptında yer alan maddelere aykırı olduğunu savunmuştu.

ARAKÇİ'DEN HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI: UMMAN İL EMÜZAKERELERDE SON AŞAMADAYIZ

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı’na ilişkin müzakerelerde son aşamada olduklarını bildirdi.

İran resmi haber ajansı İRNA'ya göre, Arakçi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.

Arakçi, Umman ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin müzakerelerde son aşamada olduklarını açıkladı.

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Hürmüz Boğazı’nın statüsünün savaş öncesi dönemdeki gibi olmayacağını söyleyerek, "İran ile Umman arasındaki müzakereler sonuçlandırılma aşamasında olup, son safhasına geçmektedir. İran ile Umman arasındaki görüşmeler iki taraflıdır ve diğer tarafı ilgilendirmiyor." ifadesini kullandı.

Bekayi, ülkesinin, ABD'nin tehditleri karşısında pozisyon değiştirmeyeceğine atıf yaparak, "ABD'liler eğer maceracılık peşinde koşarsa kesin bir cevap alırlar." dedi.

İSRAİL 5 LÜBNAN ASKERİNİ YARALADI

İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırıda 5 Lübnan askeri yaralandı. Lübnan ordusu, askerlerin sivillere eşlik ettiği sırada İsrail saldırısının hedefi olduğunu açıkladı.

Lübnan ordusundan pazar günü yapılan açıklamaya göre saldırı, ülkenin güneyindeki Bint Cübeyl bölgesine bağlı Kefra beldesinde gerçekleşti.

Askerlerin, Lübnan ordusuna ait bir araçla sivillere eşlik ettiği sırada İsrail saldırısına maruz kaldığı bildirildi.

Saldırıda 5 Lübnan askerinin hafif şekilde yaralandığı belirtildi.

Lübnan ordusu, saldırının nasıl gerçekleştirildiğine veya kullanılan silahın türüne ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

İsrail işgal güçlerinden ise saldırıya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

GÜNEY LÜBNAN'DA PATLAMALAR PEŞ PEŞE GELDİ

Lübnan'ın resmi haber ajansı NNA da İsrail güçlerinin güneydeki saldırılarına ilişkin yeni bilgiler paylaştı.

Ajansa göre İsrail işgal güçleri, Nebatiye bölgesindeki Kunin beldesinde patlayıcılar infilak ettirdi.

Patlamaların sesi Güney Lübnan'daki birçok bölgeden duyuldu.

Gece yarısından kısa süre sonra Bint Cübeyl bölgesindeki Haddasa beldesinin çevresinde de patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İSRAİL İHA'LARI BEYRUT SEMALARINDA

İsrail'in işgalleri yalnızca Lübnan'ın güneyiyle sınırlı kalmadı.

Lübnan resmi haber ajansı, İsrail'e ait insansız hava araçlarının başkent Beyrut ve kentin güney banliyöleri üzerinde uçtuğunu bildirdi.

İHA'ların bölgedeki uçuşlarının ardından Lübnan tarafında güvenlik endişeleri yeniden arttı.

ANLAŞMAYA RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR

Son saldırılar, ABD'nin arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşmaya rağmen gerçekleşti.

Anlaşma, İsrail güçlerinin işgal altında tuttuğu Lübnan topraklarının tamamından aşamalı olarak çekilmesini öngörüyor.

Bunun karşılığında Lübnan ordusunun söz konusu bölgelere konuşlandırılması ve silahlı grupların silahsızlandırılması planlanıyor.

Anlaşmada adı açıkça belirtilmese de silahsızlandırılması öngörülen gruplarla Hizbullah'ın kastedildiği değerlendiriliyor.

İSRAİL LÜBNAN TOPRAKLARINDA 10 KİLOMETREDEN FAZLA İLERLEDİ

İsrail, 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığının verilerine göre İsrail saldırılarında bugüne kadar en az 4 bin 333 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 236 kişi ise yaralandı.

Devam eden saldırılar sırasında İsrail güçlerinin Lübnan topraklarında 10 kilometreden fazla ilerlediği bildirildi.

İsrail'in son olarak sivillere eşlik eden Lübnan askerlerini hedef alan saldırısı, 26 Haziran'da varılan anlaşmaya rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

İRAN BASINI: HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN AÇILMASINA YÖNELİK ANLAŞMA YAPILDIĞI İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR

İran basını, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açılması için anlaşma sağlandığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını yazdı.

Yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, İranlı müzakere heyetine yakın bir kaynak, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklama yaptı.

İsmi açıklanmayan kaynak, Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine açıldığı yönünde ortaya atılan anlaşma iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve herhangi bir anlaşma yapılmadığını ifade etti.

Öte yandan ismi açıklanmayan askeri bir kaynak da, ABD'nin "düşmanca" eylemleri sürdüğü sürece Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını, gemilerin yalnızca ilan edilen rota üzerinden ve Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin izniyle geçiş yapabileceğini belirtti.​​​​​​​

TRUMP İRAN'A YENİ SALDIRIYI DURDURDU: HIZLI ANLAŞMA İÇİN SÜRE VERDİ

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerinin durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya kısa sürede varılması halinde İran'a yönelik yeni bir saldırı düzenlemeyeceğini açıkladı.

Trump, cumartesi gecesi Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, İran ve "diğer Orta Doğu ülkelerinin" anlaşmanın tamamlanması için kendisinden süre istediğini belirtti.

Söz konusu anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın "derhal, tamamen ve eksiksiz" şekilde yeniden açılmasını ve "İran'ın nükleer tehdidinin sona ermesini" sağlaması gerektiğini vurgulayan Trump, saldırı kararından şimdilik vazgeçtiğini duyurdu.

Trump, "Bu talep üzerine, dünyanın gelecekteki yararı ve aynı şekilde başarılı ve müreffeh bir İran'ın varlığını sürdürebilmesi için, hızla bir anlaşmaya varılabilmesi şartıyla saldırıyı iptal etmeyi kabul ettim" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, İsrail'in de bu tutuma destek verdiğini belirterek, "İsrail de bu taahhütte bana katılıyor" dedi. İsrail'den konuya ilişkin henüz kamuoyuna açık bir açıklama yapılmadı.

İRAN'DAN ABD'YE "KARARLI KARŞILIK" UYARISI

Trump'ın açıklamasından önce İran yönetimi, Washington'ı yeni bir askeri müdahaleye karşı uyarmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cumartesi günü Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan üst düzey yetkililerle yaptığı ayrı telefon görüşmelerinde, ülkesine yönelik herhangi bir "saldırganlığa" kararlı şekilde karşılık verileceğini söyledi.

Arakçi'nin açıklamaları, Kuveyt ordusunun İran tarafından fırlatıldığını belirttiği ve ülkedeki bazı kritik tesisleri hedef alan düşman insansız hava araçlarının imha edildiğini duyurmasından saatler sonra geldi.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşen Arakçi, İran'ın herhangi bir saldırıya kesin şekilde karşılık vereceğini bildirdi.

Arakçi ayrıca ABD'nin "istikrarı bozucu eylemlerinin" sonuçlarını ve bölgede güvenlik risklerinin daha da artması ihtimalini görüştü.

SUUDİ ARABİSTAN DA DEVREDE

İran Dışişleri Bakanı daha sonra Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile de telefonda görüştü.

Arakçi, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik herhangi bir saldırısının ya da bölge ülkelerinin böyle bir operasyona katılmasının "orantılı bir karşılıkla" yanıtlanacağını söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın da cumartesi günü Trump ile görüştüğü bildirildi.

ABD merkezli Axios'a konuşan bir ABD'li yetkiliye göre Muhammed bin Selman, görüşmede Washington'ın İran'a yönelik planlarından duyduğu endişeyi dile getirerek Trump'tan açıklık istedi.

Beyaz Saray'dan bir yetkili de Reuters'a Veliaht Prens'in Trump ile görüştüğünü doğruladı ancak görüşmenin ayrıntılarını paylaşmadı.

İRAN'A YAKIN MEDYADAN KÖRFEZ ÜLKELERİNE AĞIR TEHDİT

İran'ın en üst düzey güvenlik kurumuyla bağlantılı Nournews ise ABD'nin İran'ın enerji altyapısını hedef alması halinde çatışmanın bütün bölgeye yayılabileceği uyarısında bulundu.

Nournews, İran'ın enerji tesislerinin vurulması durumunda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki petrol sahalarının yanı sıra Katar ve İsrail'deki doğal gaz sahalarının da İran saldırılarının hedefi olacağını öne sürdü.

Haberde son derece sert bir ifadeyle, "Hepsi küle dönecek" denildi.

TRUMP: İRANLILARA GÜVENİMİ KAYBEDİYORUM

Trump, cuma günü Camp David'de gerçekleştirilen kabine toplantısında da İran konusunda diplomatik bir anlaşma ihtimalinin hâlâ bulunduğunu söylemişti.

ABD Başkanı, damadı Jared Kushner, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da aralarında bulunduğu ABD'li müzakerecilerin İran ile anlaşmaya varabileceğine inandığını ifade etmişti.

Ancak Trump aynı toplantıda Tahran yönetimine yönelik güveninin giderek azaldığını da söylemişti.

"Verdikleri sözü çok sık bozuyorlar" diyen Trump, anlaşma sağlanamaması durumunda İran'ı "vuracağını" belirtmişti.

Tahran yönetimi de geçmişte benzer şekilde Washington'ı verdiği sözleri tutmamakla suçlamıştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİN MERKEZİNDE

İran krizinde en kritik başlıklardan biri Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.

ABD ve İsrail güçlerinin 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla savaşı başlatmasından bu yana petrol fiyatları yüksek seviyelerde seyrediyor.

Trump, İran'ın nükleer silah edinmesini engelleme hedefinin kısa vadede daha yüksek akaryakıt fiyatlarını göze almaya değer olduğunu savunuyor. Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı ekonomik baskı, Trump yönetimi üzerindeki savaşı sona erdirme baskısını da artırıyor.

Gösterge Brent petrol vadeli işlemleri temmuz ayında yüzde 24 yükseldi. Reuters'ın anketine katılan analistler, petrol fiyatlarının yılın geri kalanında daha da artmasını bekliyor.

İran'ın saldırı düzenleyebileceği endişesi, çatışmanın başlamasından bu yana gemilerin büyük bölümünü Hürmüz Boğazı'ndan uzak tuttu.

Küresel enerji arzının en önemli geçiş noktalarından biri olan boğazdaki deniz trafiğinin ciddi şekilde aksaması dünya ekonomisinde de büyük dalgalanmalara yol açtı.

KUVEYT'TE TESİSLER VURULDU

Kuveyt ordusu, cumartesi günü ülkenin kuzeyindeki bir kamu tesisinin ve Bubiyan Adası'nda bir şirkete ait sivil mülkün saldırılarda vurulduğunu açıkladı.

Düşen şarapnel parçalarının maddi hasara yol açtığı ancak saldırılarda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı bildirildi.

KIZILDENİZ'DE DE YENİ TEHDİT

Enerji sektöründeki endişeleri artıran bir başka gelişme ise Yemen'deki İran destekli Husilerden geldi.

Husiler son dönemde, Kızıldeniz'in Süveyş Kanalı'na açılan güzergâhının diğer ucunda bulunan Babülmendep Boğazı'nı yeniden tehdit etmeye başladı.

Babülmendep, özellikle Suudi Arabistan petrolünün dünya pazarlarına taşınmasında kullanılan önemli deniz güzergâhlarından biri olarak öne çıkıyor.

UMMAN AÇIKLARINDA İKİ DENİZ OLAYI

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi de cumartesi günü Umman açıklarında iki ayrı deniz olayı yaşandığına ilişkin ihbar aldığını duyurdu.

Olaylardan birinde bir tanker, kaynağı belirlenemeyen bir cismin isabet etmesi sonucu vuruldu. Saldırıda tankerin makine dairesinin hasar gördüğü bildirildi.

İkinci olayda ise başka bir tankerin kaptanı, geminin yakınında önce denizde büyük bir su sıçraması, ardından patlama gördüğünü bildirdi.

Bu olayda gemide herhangi bir hasar meydana gelmediği belirtildi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin