Berlin seçimlerinde ilk sırayı alan Sol Parti’nin adayı Elif Eralp, İsrail hükümetine yönelik eleştirileri sonrası suçlamaların hedefi oldu
Almanya'nın başkenti Berlin'de eyalet meclisi seçimlerinde ilk sırayı alan Sol Parti'nin başbakan adayı Elif Eralp, İsrail hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle "Yahudi karşıtlığı" suçlamalarının hedefi oldu. Almanya Yahudiler Merkez Konseyi ve İsrail'in Berlin Büyükelçisi, Sol Parti'nin hükümet kurmasına ilişkin endişelerini dile getirdi.
Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimlerinde ilk sırayı alan Sol Parti'nin başbakan adayı Elif Eralp, seçim zaferinin ardından İsrail politikalarına yönelik eleştirileri nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti.
Eralp'e yönelik "Yahudi karşıtlığı" suçlamaları Almanya'daki siyasi tartışmanın merkezine taşınırken, Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, seçimden bir gün sonra Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller'e Sol Parti ile hükümet kurmamaları çağrısında bulundu.
İsrail'in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor da Alman medyasına yaptığı açıklamada, Sol Parti'nin seçim başarısının Yahudi toplumu açısından ciddi endişe kaynağı olması gerektiğini savundu.
SEÇİM ZAFERİNİN ARDINDAN BASKI TARTIŞMASI
Alman medyasında da Eralp ve Sol Parti'ye yönelik eleştiriler gündeme geldi. Welt gazetesi, seçim sonrasında yayımladığı haberinde İsrail karşıtı olarak nitelendirdiği parti içindeki unsurların olası koalisyonun önünde sorun oluşturabileceğini savundu.
Sol Parti ise antisemitizm suçlamalarının siyasi rakipleri susturmak veya damgalamak amacıyla kullanılmasına karşı çıktı.
ERALP'TEN SUÇLAMALARA YANIT
Eralp, kendisine yöneltilen Yahudi karşıtlığı suçlamalarını reddetti. İsrail hükümetine yönelik eleştirilerin Yahudilere yönelik düşmanlıkla eşitlenmemesi gerektiğini savunan Eralp, Almanya'da özellikle Filistinliler ve Müslümanların siyasi temsiline ilişkin politikaların değişmesi gerektiğini söyledi.
Eralp, toplumdaki farklı kesimlerin siyasette temsil edilmesi gerektiğini belirterek, Filistinliler, Müslümanlar ve Yahudiler dahil toplumun tüm kesimlerine eşit yaklaşılması gerektiğini ifade etti.

