CANLI | Trump duyurdu: ABD-İran hattında Doha görüşmesi planı

CANLI | Trump duyurdu: ABD-İran hattında Doha görüşmesi planı

Orta Doğu'da yaşanan gerilimin ardından ABD ile İran arasında diplomasi trafiği yeniden başlıyor. ABD Başkanı Donald Trump, görüşmenin Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyururken, Beyaz Saray salı günü gerçekleştirilecek toplantıya Steve Witkoff ile Jared Kushner'in katılacağını açıkladı. Trump, görüşmeye ilişkin, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz." dedi.

Orta Doğu'da son 24 saatte hem diplomasi hem de askeri hareketlilik ön plana çıktı. ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı konusunda yeniden müzakere mesajı gelirken, Körfez'de karşılıklı saldırılar yaşandı. İsrail ise Lübnan'daki operasyonlarını sürdürdü. Bölgede ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlik devam ediyor. İşte cephe cephe son durum...

ABD CEPHESİ: Washington, İran ile Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi düşürmek amacıyla teknik görüşmelerin yeniden başlayacağını duyurdu. ABD'li yetkililer, tarafların şimdilik karşılıklı saldırıları durdurma konusunda mutabakata vardığını açıklarken, görüşmelerin Katar'da devam etmesinin beklendiği bildirildi. Başkan Donald Trump ise anlaşmanın bozulması halinde askeri seçeneğin masada olduğunu yineledi.

İRAN CEPHESİ: Tahran yönetimi, ABD'nin son operasyonlarının mutabakatı ihlal ettiğini savunurken, buna karşılık Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri unsurlarını füze ve İHA'larla hedef aldığını açıkladı. İran, diplomatik sürecin tamamen sona ermesini istemediğini belirtse de olası yeni saldırılara sert karşılık verileceği mesajını verdi.

İSRAİL CEPHESİ: İsrail işgal güçleri, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a ait olduğu belirtilen yer altı tünelleri ve askeri altyapıya yönelik yeni hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Tel Aviv yönetimi, Hizbullah'ın yeniden güç kazanmasına izin vermeyeceklerini belirtirken, operasyonların güvenlik gerekçesiyle sürdürüleceğini açıkladı.

LÜBNAN CEPHESİ: İsrail'in son saldırıları nedeniyle Lübnan'ın güneyindeki gerilim yeniden yükseldi. Beyrut yönetimi, saldırıların ateşkesi zora soktuğunu belirtirken, İran da Lübnan'daki çatışmaların sona ermemesi halinde daha geniş kapsamlı bölgesel uzlaşının risk altına gireceğini savundu.

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

TRUMP'TAN DOHA AÇIKLAMASI: BEKLEYİP GÖRECEĞİZ

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da otomobil üreticilerinin araç verilerini kilitlemesini ve belirli tamir araçlarını zorunlu kılmasını kısıtlamasına karşılık tüketicileri korumayı amaçlayan başkanlık kararnamesinin imza töreninde soruları cevapladı.

ABD ile İran heyetleri arasında Katar'ın ın başkenti Doha'da yarın yapılacak mutabakat zaptı görüşmeleriyle ilgili bir soruya Trump, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." şeklinde yanıt verdi.

Trump, yarın ABD Yüksek Mahkemesi tarafından açıklanması beklenen doğumla kazanılan vatandaşlık kararı tartışması hakkındaki soruya ilişkin, mahkemenin vereceği karara uyacağını söyledi.

Doğumla kazanılan vatandaşlık hakkının ülke için "çok kötü" olduğunu savunan Trump, "Bunu yapan tek ülke biziz. Başka hiçbir ülke doğumla kazanılan vatandaşlığı uygulamıyor. Son derece yıkıcı, çok maliyetli." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin "sosyalist adayları" desteklemesiyle ilgili bir soruya ise "Bence bu, aslında ulusumuz için büyük bir tehdit." diye cevap verdi.

Sosyal demokrat kelimesinin aslında "komünizm" olduğunu savunan Trump, "Bence bu, belki de kuruluşumuzdan bu yana ulusumuz için en büyük tehdit. Bunu söylediğimde insanlar gülecek ama akıllı insanlar 'Muhtemelen haklı.' diyecekler." şeklinde konuştu.

BEYAZ SARAY: TRUMP BARIŞ SÜRECİNİN TAMAMLANMASINI İSTİYOR

Beyaz Saray, ABD ile İran arasında yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmelerine Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in katılacağını açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Fox News kanalına mülakat verdi.

WITKOFF VE KUSHNER DOHA YOLCUSU 

Leavitt, "Özel Temsilci Witkoff ve Jared Kushner, mutabakat zaptı görüşmeleri için bu hafta Doha'ya uçacaklar. Bu üst düzey görüşmelerin yanı sıra teknik görüşmeler de yapılacak." ifadelerini kullandı.

ABD'nin ateşkesin gereğini yerine getirdiğini ancak şiddete karşı şiddetle karşılık verileceğini savunan Leavitt, "Başkan'ın talimatıyla ABD ticari gemilere yönelik saldırılara karşılık verdi ve bu devam edecek ancak umarız bunu görmeyiz. Başkan açıkça barış sürecinin işlemesini istiyor." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın toplantı talebinde bulunduğunu, toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını teyit etmişti.

ABD İLE İRAN MASADA

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "İran bir görüşme talebinde bulundu. Görüşme yarın Doha'da gerçekleşecek" dedi.

Trump bir diğer paylaşımında ise ham petrolün 69 dolar olduğunu ve düşüşe devam ettiğini ifade ederek, "Bu, İran'ın nükleer silahsızlanmasının başlamasından önceki seviyeden bile düşük" ifadelerini kullandı.

İSRAİLLİ BAKAN, TRUMP'IN AZALAN İÇ KAMUOYU DESTEĞİNE RAĞMEN İRAN'A SALDIRILARDA İSRAİL İLE HAREKET ETTİĞİNİ SÖYLEDİ

İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisinden önceki hiçbir başkanın yapmadığını yaparak iç kamuoyunda kendisine yönelik giderek azalan desteğe rağmen İran'a karşı giriştikleri savaşta kendileriyle birlikte hareket ettiğini söyledi.

Maliye Bakanı Smotrich, İsrailli gazeteci Nadav Perry'nin "All In" adlı podcast programında Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşması ve ABD ile birlikte İran'a düzenledikleri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

ABD'nin İsrail ile İran'a karşı giriştiği saldırılarla Trump'ın eski başkanların aksine Tel Aviv'e benzersiz bir destek sağladığını savunan Smotrich, şu ifadeleri kullandı:

"Trump, kendisinden önceki hiçbir Amerikan başkanının yapmadığını yaptı. Kendi kamuoyunda yalnızca yaklaşık yüzde 40 desteğe sahip olmasına rağmen, İran'a karşı bu savaşta bizimle birlikte hareket etti. Amerikalılar üzerindeki ekonomik baskının yüzde 100'ünü kaldırırken, İran üzerindeki ekonomik baskının ise yalnızca yaklaşık yüzde 20'si hafifletildi."

Trump'ın ABD iç politikasına ilişkin sorumlulukları olduğunu belirten Smotrich, "Trump, 380 milyon vatandaşı olan bir ülkenin lideri ve onlara da bakmak zorunda. Benzin fiyatları galon başına yaklaşık 2,50 dolardan 5 dolara yükseldi ve önünde ara seçimler var. Trump'ın bu ara seçimleri kazanması bizim çıkarımıza. Böylece güçlü kalmaya devam edebilir ve İsrail'in yanında durmayı sürdürebilir." dedi.

 

CANLI | Trump duyurdu: ABD-İran hattında Doha görüşmesi planı - 1

İRAN'A YENİDEN SALDIRI TEHDİDİ

Maliye Bakanı Smotrich, İsrail ordusunun İran'a her an yeniden saldırmaya hazır olduğunu da ileri sürdü.

Smotrich, "Bugün, siyasi liderliğin sadece bir karar uzağındayız. Üç veya dört saat içinde, İsrail savaş uçakları, İran'ın derinliklerinde operasyon yapabilir. Bu, daha önce hiç var olmamış bir durum ve çok önemli bir caydırıcılık seviyesi yaratıyor." dedi.

ABD-İran mutabakatından memnuniyetsizliğini sık sık dile getiren Smotrich, "Kafamızı kuma gömdüğümüz, yapay bir sakinliğin tadını çıkardığımız ve ardından bundan on yıl sonra uyanıp karşımızda bize doğrultulmuş 20 bin füzesi olan nükleer bir İran bulduğumuz gerçekliğini reddediyorum." ifadelerini kullandı.

BATI ŞERİA'YI İLHAK ADIMLARI

İşgal altında tuttukları Batı Şeria'yı ilhak için attıkları adımlara değinen Smotrich, sahadaki gerçekliği kalıcı olarak değiştirdiklerini iddia etti.

Batı Şeria'da 103 yasa dışı yerleşim yeri ve 160 kaçak yerleşim birimi kurduklarını, yaklaşık 1 milyon dönüm araziyi "devlet arazisi" adı altında gasp ettiklerini itiraf eden Smotrich, "İnsanları çileden çıkaran şey bu, başka şeyler değil. Milyarlarca yatırım yapıyor, yollar inşa ediyor ve arazi tescilini ilerletiyoruz." dedi.

Washington yönetiminin "Filistin Devleti fikrinin tamamen ortadan kaldırılmasına" onay verdiğini iddia eden Smotrich, "Amerikalıların, Başbakan Netanyahu ve (İsrail) kabinesinin onayıyla bölgedeki varlığımızı güçlendirerek bir Filistin Devleti fikrine son veriyorum." şeklinde konuştu.

"İSRAİLLİ ESİRLER BENİM SAYEMDE DÖNDÜ"

Bakan Smotrich, Gazze Şeridi'nde ateşkes ve esir takası anlaşmalarına karşı çıkmasına rağmen, İsrailli esirlerin dönmesini kendi katı tutumuna bağladı.

Smotrich, "Eğer ben olmasaydım, Gazze'deki savaş Refah operasyonundan bile önce durdurulurdu. Bazılarının beni esirleri umursamayan kalpsiz bir insan gibi göstermeye çalışmasının aksine, bence tüm esirlerin burada olması benim sayemdedir." iddiasında bulundu.

 

CANLI | Trump duyurdu: ABD-İran hattında Doha görüşmesi planı - 2

Ocak 2025'teki müzakerelerin ardından gündeme gelen ve sadece 8 İsrailli esirin serbest bırakılmasını öngören kısmi anlaşmayı kendisinin engellediğini öne süren Smotrich, "Eğer o anda bir kırmızı çizgi çekip Başbakan Netanyahu'ya bunun gerçekleşmeyeceğini söylemeseydim, Hamas ile hala bir esir daha ve ardından bir diğeri için müzakere ediyor olurduk. "sözleriyle kendini savundu.

SMOTRİCH'E "SİZ UTANÇ VERİCİ BİR İNSANSINIZ" TEPKİSİ

Aşırı sağcı Maliye Bakanı Smotrich'in iddiaları, İsrailli esirler ve yakınlarından büyük tepki topladı.

Gazze Şeridi'nden serbest bırakılan eski esirlerden Or Levy, Smotrich'i "psikolojik manipülasyon propagandası" yapmakla suçladı.

Levy, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, "Eğer size kalsaydı, bugüne kadar hiçbirimiz dönmüş olmazdık. Bezalel Smotrich, siz utanç verici bir bakansınız, utanç verici bir vatandaşsınız ve utanç verici bir insansınız" ifadelerini kullandı.

İRAN'DAN DOHA AÇIKLAMASI: BU HAFTA ABD İLE TEKNİK GÖRÜŞME PLANLANMIYOR

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, bu hafta Katar'ın başkenti Doha'da ABD ile herhangi bir teknik görüşmenin planlanmadığını açıkladı. Yetkili, buna karşın arabulucularla istişarelerin sürdüğünü belirtti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, bu hafta Doha'da ABD ile teknik düzeyde herhangi bir görüşme yapılmasının planlanmadığını duyurdu.

Yetkili, "Bu hafta Doha'da ABD ile planlanmış teknik görüşmeler bulunmuyor. Ancak arabulucularla yürütülen istişareler devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Açıklama, ABD ile İran arasında diplomatik temasların geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğü bir dönemde geldi.

HİZBULLAH, İSRAİL'İN LÜBNAN'IN GÜNEYİNE SALDIRILAR DÜZENLEYEREK ATEŞKESİ İHLAL ETTİĞİNİ BİLDİRDİ

Hizbullah, İsrail işgal güçlerinin dün Lübnan'ın güneyinde düzenlediği saldırı ve patlamalarla ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğünü belirtirken, İsrail ordusu ise Hizbullah'a ait komuta merkezlerini hedef aldığını iddia etti.

Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail işgal güçlerinin ateşkes ihlallerinin devam ettiği belirtildi.

İsrail'in Nebatiye kenti ile kentin Meyfedun beldesindeki iki binaya hava saldırıları düzenlendiği, Furun beldesinin de insansız hava aracıyla hedef alındığı ifade edildi.

İsrail işgal güçlerinin ayrıca Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl ilçesindeki Taybe ve Haddasa beldelerinde bazı konutları, Sur kentindeki Mecdel Zun beldesinde de bir evi patlattığı kaydedildi.

İhlaller kapsamında İsrail işgal güçlerinin Burç Kalavay ve Beraşit beldelerinde sivillerin yakınına ses bombaları attığı, Yukarı Nebatiye ve Kefertebnit beldelerinin üzerine de şüpheli cisimler bıraktığı aktarıldı.

Hizbullah, İsrail işgal güçlerinin saldırılarının ateşkesin "açık ihlali" olduğunu vurguladı.

Açıklamada, "Bu ihlalleri izliyor, kayıt altına alıyor ve karşılık verme hakkımızı saklı tutuyoruz." ifadesi kullanıldı.

İSRAİL AÇIKLAMASI

İsrail işgal güçleri, dün gece ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kenti ve ona bağlı Meyfedun beldesine düzenlediği saldırılarda Hizbullah'a ait 3 komuta merkezini hedef aldığını iddia etti.

İşgal güçlerinden yapılan açıklamada, hava saldırılarının "güvenlik bölgesi" adı altında işgal edilen bölgelerde konuşlu İsrail birliklerine yönelik Hizbullah saldırılarına karşı yapıldığı ileri sürüldü.

Hava saldırılarında Hizbullah'a ait 3 komuta merkezinin yanı sıra bir roket rampasının da imha edildiği iddia edildi.

İRAN'DAN KATAR'DAKİ DONDURULAN VARLIKLAR İÇİN ÇAĞRI: 6 MİLYAR DOLAR SERBEST BIRAKILSIN

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da bulunan İran'a ait 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın en az 6 milyar dolarının serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da bulunan İran'a ait dondurulmuş mali varlıklara ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre Pezeşkiyan, Katar'da tutulan toplam 12 milyar dolarlık İran varlığının en az 6 milyar dolarlık bölümünün serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

KATAR'DAKİ DONDURULMUŞ VARLIKLAR GÜNDEMDE

Pezeşkiyan'ın açıklaması, ABD ile İran arasında yeniden hız kazanan diplomatik temaslar ve bölgesel gerilimin azaltılmasına yönelik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi.

İran yönetimi, Katar'da bulunan dondurulmuş fonların bir bölümünün ülkenin kullanımına açılmasını talep ederken, söz konusu varlıklara ilişkin sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

TAYLAND'DAN TÜRKİYE'YE İRAN TAHLİYELERİ İÇİN TEŞEKKÜR

Tayland Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow, Türkiye'nin Bangkok Büyükelçisi Jülide Kayıhan ile gerçekleştirdiği görüşmede, İran'dan tahliye edilen Tayland vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine dönmelerine sağladığı destek nedeniyle Türkiye'ye teşekkür etti.

Tayland Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow, Türkiye'nin Bangkok Büyükelçisi Jülide Kayıhan ile bir araya geldi. Tayland Dışişleri Bakanlığı'nda geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye ile Tayland arasındaki ilişkilerin 2028 yılına kadar "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi hedefi ele alındı. Toplantıda, iki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin artırılması, dışişleri bakanları düzeyinde Ortak Komisyon (Joint Commission) mekanizmasının kurulması, güvenlik ve savunma sanayii alanlarında iş birliği ile ticaret ve yatırımların geliştirilmesi konuları görüşüldü.

Görüşmede ayrıca, Türk şirketlerinin Tayland'daki Doğu Ekonomik Koridoru (EEC) bölgesindeki yatırım imkanları ile ASEAN, İslam İşbirliği Teşkilatı (OIC) ve Tayland'ın güney sınır bölgelerine yönelik iş birliği imkanları da ele alındı. Taraflar, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Phuangketkeow, görüşmenin sonunda 2025 yılının sonlarında ve bu yılın başında İran'dan tahliye edilen Tayland vatandaşlarının güvenli şekilde ülkelerine dönmelerine sağladığı destek dolayısıyla Türkiye'ye özellikle teşekkür etti.

Türkiye, İsrail-İran gerilimi sırasında İran'dan ayrılan Tayland vatandaşlarının kara yoluyla güvenli şekilde tahliye edilmesine destek vermişti. İran'dan kara yoluyla Türkiye'ye geçen yüzü aşkın Tayland vatandaşı, daha sonra uçakla ülkelerine gönderilmişti.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN YÖNETİMİ İÇİN KURULAN ORTAK KOMİTE'NİN İLK TOPLANTISI UMMAN'DA YAPILDI

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı'ndaki Seyrüsefer Yönetimi İçin Umman ile kurulan Ortak Komite'nin ilk toplantısının başkent Maskat'ta gerçekleştirildiğini duyurdu.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Garibabadi, Ortak Komite'nin ilk toplantısının düzenlendiğini söyledi.​​​​​​​

Umman ziyaretine ilişkin yaptığı açıklamada Garibabadi, "Maskat'a gerçekleştirdiğimiz ziyaretle birlikte İran-Umman Ortak Hürmüz Komitesi'nin ilk toplantısını yaptık. Toplantıda, Hürmüz Boğazı'na ilişkin konular gözden geçirildi." ifadesini kullandı.

Garibabadi, toplantıda ayrıca "İslamabad Mutabakat Zaptı'nın 5. maddesi ve kıyıdaş devletlerin hakları çerçevesinde boğazın gelecekteki yönetimi" konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.

SUUDİ ARABİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI ÇİN'E GİDİYOR: GÜNDEMDE ABD-İRAN GERİLİMİ VAR

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Çin'e iki günlük resmi ziyarette bulunacak. Ziyaretin, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı nedeniyle yeniden yükselen gerilim ve Katar'da yapılacak kritik görüşmeler öncesine denk gelmesi dikkat çekti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın bu hafta Çin'e resmi ziyarette bulunacağını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Prens Faysal, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin daveti üzerine salı ve çarşamba günleri Pekin'de temaslarda bulunacak.

KRİTİK ZİYARETİN ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKTİ

Ziyaret, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı nedeniyle yeniden yükselen gerilimin ardından gerçekleşmesi bakımından önem taşıyor.

İslamabad Mutabakatı ve İsviçre'de gerçekleştirilen teknik görüşmelerin ardından taraflar, İran savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik süreci yeniden başlatmıştı.

ABD VE İRAN YENİDEN MASADA! GÖZLER DOHA'DAKİ KRİTİK ZİRVEDE

ABD ile İran arasında varılan yeni mutabakatın ardından gözler salı günü Katar'ın başkenti Doha'da yapılacak kritik görüşmelere çevrildi. Taraflar Hürmüz Boğazı'nda şimdilik gerilimi düşürme konusunda uzlaşırken, bölgede diplomasi trafiği de hız kazandı. A Haber canlı yayınında konuşan isimler, perde arkasında yürütülen temasları ve Hürmüz'deki anlaşmazlığın temel nedenlerini değerlendirdi.

GÖZLER DOHA'DAKİ KRİTİK GÖRÜŞMEDE

Program sunucusu Gökhan, "Dış siyasetin önemli haberlerinden biri gece saatlerinde Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında varılan yeni anlaşma. Bu anlaşmayla birlikte taraflar salı günü Doha'da bir araya gelecekler ve şimdilik Hürmüz'de geçiş trafiği konusunda bir problem yaşanmayacak. Ama şimdilik." sözleriyle son gelişmeleri aktarırken, hafta sonu yeniden yükselen çatışmaların ardından gelinen noktanın önemine dikkat çekti.

İSLAMABAD'DA YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

A Haber Muhabiri Fakhur Rahman ise Pakistan'ın başkenti İslamabad'dan aktardığı bilgilerde diplomatik temasların hız kazandığını belirterek, "Pakistan başkenti İslamabad'da yine yoğun bir diplomasi yaşandı. Perde arkasında Pakistan, Amerikalı makamlarla irtibata geçti. Bundan önce Bahreyn ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları Pakistanlı mevkidaşları Senatör Muhammed İshak Dar ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde son ateşkes ihlalleri ele alındı." ifadelerini kullandı.

Rahman, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Özel Temsilcisi'nin de Pakistanlı yetkililerle görüştüğünü belirterek, temsilcinin ABD ile İran arasında yeniden başlayan çatışmalar ve ateşkes ihlallerine ilişkin ciddi endişelerini dile getirdiğini, taraflar arasındaki iletişim kanallarının açık tutulmasının önemini vurguladığını aktardı.

DOHA ZİRVESİ BEKLENİYOR

Fakhur Rahman, "Yarın Doha'da ABD ve İran heyetlerinin bir araya gelmesi bekleniyor. Daha önce İsviçre'nin Bürgenstock kentinde yapılması planlanan toplantı İran tarafından iptal edilmişti." sözleriyle yeni diplomatik sürece ilişkin beklentileri paylaştı.

Rahman ayrıca Pakistan Başbakanı'nın önümüzdeki günlerde İran'a giderek cenaze törenine katılmasının beklendiğini de ifade etti.

HÜRMÜZ'DEKİ ANLAŞMAZLIĞIN MERKEZİNDE NE VAR?

Canlı yayında Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin temel nedenini de soran Gökhan, tarafların hangi konuda uzlaşamadığını gündeme taşıdı.

Bu soruyu yanıtlayan Fakur Rahman, "İran tarafından Pakistanlı makamlara aktarılan bilgilere göre ABD, Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almak istiyor. İran ise buna kesinlikle izin vermeyeceğini belirtiyor. Devrim Muhafızları'nın bu konuda belirleyici olduğu ifade edilirken, Tahran yönetimi Hürmüz'ün kontrolü ve egemenliğinin İran'da kalması konusunda tavizsiz bir tutum sergiliyor." ifadelerini kullandı.

Rahman ayrıca İran Dışişleri Bakanı'nın Pakistanlı yetkililerle yaptığı temaslarda, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun 30 gün içerisinde normale dönebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktarırken, bölgedeki gerilimin Güney Lübnan'daki saldırılar ve Hürmüz'de yaşanan gelişmelere bağlı olarak yeniden tırmanabileceğine dikkat çekti.

BÖLGEDE GÖZLER DİPLOMASİ TRAFİĞİNDE

Fakhur Rahman son olarak Bahreyn ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının önümüzdeki süreçte İslamabad'a ziyaret gerçekleştirmelerinin beklendiğini belirterek, Pakistan Dışişleri Bakanlığı'nın bu temaslara ilişkin hazırlıklarını sürdürdüğünü ifade etti.

Programın sonunda Gökhan ise bölgede tansiyonun halen yüksek olduğuna işaret ederek, her ne kadar yeni bir uzlaşı süreci başlamış olsa da gözlerin diplomasi trafiğinde olmaya devam edeceğini vurguladı.

ABD VE İRAN YENİDEN ANLAŞTI: SALDIRALAR DURACAK MÜZAKERELERE DEVAM EDİLECEK

Bir ABD'li yetkili, "Mutabakat zaptındaki (MOU) tüm başlıklara ilişkin teknik görüşmeler devam edecek. Taraflar şimdilik askeri faaliyetlerini durduracak ve gemiler Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçiş yapabilecek." ifadelerini kullandı.

Söz konusu 14 maddelik mutabakat, 17 Haziran'da imzalanmış ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılmasını öngörmüştü. İlk olarak Axios'un üst düzey bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre, taraflar arasındaki görüşmeler salı günü Katar'da yeniden başlayacak.

 

CANLI | Trump duyurdu: ABD-İran hattında Doha görüşmesi planı - 3

 

 

GEÇİCİ ATEŞKES BOZULMUŞTU

Diplomatik sürecin yeniden başlaması, son günlerde yaşanan karşılıklı saldırıların ardından geldi.

İran'a ait bir füzenin perşembe günü Hürmüz Boğazı'nda seyreden bir yük gemisini vurmasının ardından hem Washington hem de Tahran, 17 Haziran'da varılan geçici ateşkesi karşı tarafın ihlal ettiğini savunmuştu.

İran, pazar günü erken saatlerde Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın, anlaşmaya uyulmaması halinde İran'ın "varlığını sürdüremeyeceği" yönündeki sert açıklamasından kısa süre sonra gerçekleşti.

İSRAİL'İN LÜBNAN SALDIRILARI SÜRÜYOR

Öte yandan İsrail, pazar günü yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki bir köyde Hizbullah'a ait olduğu belirtilen yer altı altyapısını hedef aldığını duyurdu. İsrail'in cumartesi günü de benzer bir saldırı düzenlediği, bunun ise cuma günü Lübnan ile varılan son ateşkes anlaşmasının hemen ardından gerçekleştiği belirtildi. İran ise Lübnan'daki çatışmaların sona ermemesi halinde daha geniş kapsamlı anlaşmanın da tehlikeye gireceğini savundu.

ABD'DEN İRAN'A YENİ SALDIRI

ABD ordusu da Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerinin vurulmasının ardından İran'a yeni saldırılar düzenlediğini açıkladı. Dünyanın en önemli enerji nakliye güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı, çatışmalar boyunca büyük ölçüde İran'ın kontrolü altında kalmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Makul davranamayacağımız bir noktaya gelebiliriz ve çok başarılı şekilde başlattığımız işi askeri olarak tamamlamak zorunda kalabiliriz." ifadelerini kullandı. Trump paylaşımında ayrıca, "Eğer bu gerçekleşirse İran İslam Cumhuriyeti artık var olmayacak." dedi.

BARIŞ ANLAŞMASI NEDEN BOZULDU?

17 Haziran'da üzerinde uzlaşılan 14 maddelik geçici barış anlaşmasının amacı, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in başlattığı çatışmaları durdurmak, Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açmak ve İran'ın nükleer programı başta olmak üzere temel sorunların müzakere edilmesini sağlamaktı.

Geçen hafta İsviçre'de, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın katılımıyla arabuluculuk görüşmeleri yapılmış, Washington da Tahran'a yönelik bazı yaptırımları kaldırmıştı. Ancak buna rağmen çatışmalar yeniden başlamış ve şiddetlenmişti.

İRAN'DAN ABD ÜSLERİNE SALDIRI

Trump'ın açıklamalarından yaklaşık bir saat sonra Kuveyt ordusu, hava savunma sistemlerinin füze ve İHA saldırılarına karşı devreye girdiğini duyurdu. Bahreyn de sirenlerin çaldığını açıkladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, donanma ve hava kuvvetlerinin Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerini hedef alan füze ve İHA operasyonları düzenlediğini bildirdi.

Devrim Muhafızları, ABD'nin saldırılarının ateşkesi ihlal ettiğini ve bunun "tüm diplomatik sürecin tamamen durmasına yol açacağını" savundu. Ayrıca bölgedeki ABD üslerinin "önümüzdeki günlerde cehennemi yaşayacağı" tehdidinde bulundu.

ABD: CAN KAYBI YOK

Reuters'a konuşan bir ABD'li yetkili, İran'ın ABD tesislerini hedef aldığını doğrularken, şu ana kadar ABD personeli arasında can kaybı yaşanmadığını ve üslerde büyük çaplı hasar oluşmadığını söyledi. Yetkili, gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade etti.

BAHREYN VE KATAR'DAN AÇIKLAMALAR

Saatler sonra Bahreyn'de sirenler yeniden çalarken, İran saldırısında Muharrak vilayetindeki bir konutun zarar gördüğü, ancak can kaybı yaşanmadığı açıklandı. Bahreyn, İran'ın hesap vermesi amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanmasını istedi.

Kuveyt ise iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini, herhangi bir hasar veya can kaybı meydana gelmediğini bildirdi.

Öte yandan Katar, kaybolan bir gemide bulunan vatandaşlarından birinin askeri operasyonlar sırasında isabet eden şarapnel nedeniyle hayatını kaybettiğini, bir kişinin de yaralandığını açıkladı. Katar İçişleri Bakanlığı olayın yerini ve sorumlularını ise paylaşmadı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin