SALİH TUNA

Öldü artık

Konvansiyonel medya da çok matah değil ama şu "sosyal medya" nedir arkadaş!
Tezviratından pornografik tecessüsüne, bunu TT yapalım şunu linç edelim kampanyalarından haber dillerine kadar ikrah ettim.
Hele ki trolleri...
Nasılsa mahut mecra her duruma müsait ya kaptırıp gidiyorlar.
Bir haber patlattılar mı diyelim, sosyal medya davulcuları "hadi yayalım" diye anında başlıyorlar yaygaraya.
İçlerinden helal süt emmiş biri kalkıp dese ki, "tamam yayalım da, aslı astarı nedir; doğru mudur yanlış mıdır" uzaylı /çaylak muamelesi yaparlar:
"Ne yapacaksın aslını astarını, yalansa silersin. Taş attın da kolun mu yoruluyor..." Son 10 yıl boyunca Münir Özkul'u kaç kez öldürdüler, sayısı belli değil.
Öldürmekle de kalmadılar.
Hayatı filmleri faslından cenaze törenine, vasiyetinden taziyelere kadar bir yığın "hikâye" uydurdular.
Haberleri yalanlanınca da kuru bir özür bile dilemeden hiçbir şey olmamış gibi (dahası, yeni bir haber yakalamışçasına) yayımladılar.
Herkesi de yanılttılar.
Bundan 2-3 yıl mukaddem Zuhal Topal canlı yayında Münir Özkul'a rahmet dileyince Münir Özkul'un vefalı kızı Güner Özkul "ölmedi ulan ölmedi" yollu feveran etmişti.
Kaç kez babasının ölmediğini söylemek zorunda kaldığını eminim o da bilmiyordur.
Haberlerini yalanlamaktan Güner Hanım bezdi usandı fakat onlar yalan yazmaya doymadılar.
Zerre miskali utanmaları da yok.
Tam aksine işi "kültür - fizik" haline dönüştürdüler. Hem de "Münir Özkul öldü mü, ölmedi mi" başlıklı haberler yapacak kadar.
Ulan arkadaş bu nasıl dert, bu ne menem meraktır?
"Öldü" dediğin kaç yaşında olursa olsun, insandır. Ölüm de her gün inen mücmel ayettir.
Sorgulamıyor, hayatınızı gözden geçiremiyorsanız, hiç değilse "ölüme" saygınız olsun.
Nasıl demişti "Esenlik Bildirisi"nde İsmet Özel, "Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşı saygısız..." Tek dertleri "tık" almak.
Şimdiye değin Münir Özkul'dan kaç "tık" kazandılar acaba?
Okurlara da saygıları yok.
Bir "tık" uğruna zırt pırt "öldü" haberini verdiğiniz insan çocukluğumuz, hiç ölmeyecek olan hatıralarımızdı.
Gözünüzü "tık" doyursun, öldü artık!
Münir Özkul'u tiyatroda (Ortaoyuncular'da) 88'de Ferhan Şensoy'un "İstanbul'u Satıyorum" ve 90'da "Soyut Padişah"ta izlemiştim.
Herkes gibi sinemada Mahmut Hoca olarak da Yaşar Usta olarak da!
Bu yazıyı yazdım ya sosyal medya trolleri sağda solda fakire sallayacaklardır.
Sallasınlar...
Yaşar Usta gibi söyleyeyim:
"Gözümde pul kadar bile değeriniz yok..."
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.