MEHMET BARLAS

Cumhuriyetimiz bir yenilginin mi yoksa bir zaferin mi sonucudur?

Bugün Cumhuriyetimizin ilanının 96'ncı yıldönümü... Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye Cumhuriyeti'ne olan bağlılığımızı yine seslendireceğiz ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü hem saygı ve sevgi hem de özlemle anacağız.
Yenilgi ve zafer
Türkiye Cumhuriyeti, 1'inci Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilip dağılmasının sonucu olarak mı kurulmuştur?
Ya da Türkiye Cumhuriyeti Kurtuluş Savaşı'nda Türk halkının kazandığı zaferin sonucu olarak mı kurulmuştur?
Düşünün ki Cumhuriyeti kuran kadrolar da, Cumhuriyet'in ilk dönemini etkileyen her alandaki isimler de sonuçta Osmanlı'dan Cumhuriyet'e aktarılan birikimlerin, başarıların ve bunalımların sahipleridir.
Ankara romanı
Cumhuriyet'in ilanından 96 yıl sonra bu kadrolardan bugüne kimse kalmadı. Ama onların yazdıkları romanları okuyarak, onların yaşadıkları müthiş değişim sürecinde neler hissettiklerini anlayabiliriz.
Örneğin 1889 doğumlu Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 1934 yılında yayınlanan "Ankara" romanı, o kuşakların hissettiklerini anlamak konusunda bizlere ışık tutabilir.
Selma'nın serüveni Romanın kadın kahramanı Selma'nın eşi bir bankada şeftir.
Ankara'ya geldikleri dönemde Kurtuluş Savaşı başlar. Ateşli bir vatansever olan Binbaşı Hakkı Bey'e âşık olan Selma eşinden ayrılıp Hakkı Bey ile evlenir. Ancak Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra Hakkı Bey bir arsa spekülatörüne ve çıkarcı bir kişiye dönüşür.
Selma ondan da ayrılır ve öğretmenliğe başlar. Bu arada idealist bir kişi olan Neşet Sabit'le evlenir.
1943 kutlamaları
"Ankara" romanının en çarpıcı bölümü romanın sonunda Ankara'nın 1943'te, yani Cumhuriyet'in 20'nci yıldönümünde yaşadıklarının hayal edilmesidir.
1934'te yazılan "Ankara"ya göre Atatürk hâlâ Çankaya'da bulunmaktadır.
Cumhuriyetin yirminci yıl kutlamalarına katılan binlerce insan, bir sel gibi Çankaya'ya akar, halk tek vücut olur.
Gerçekler
Tabii ki gerçekte 1943 yılı 2'nci Dünya Savaşı'ndan Türkiye'ye de yansıyan zorlukların ve sıkıntıların yaşandığı bir dönemdir. Ama 1934'te yazılan bir romanda bunlar bilinemez.
Evet... Bizler bütün o yılları yaşadık ve şimdi 2019'da Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşayacağına inanıyoruz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.