MEHMET BARLAS

Lozan’ı hâlâ kutsuyoruz ama Lozan’dan bu yana her şey çok değişti

Lozan Antlaşmasının yıldönümünde, özellikle dış siyasette hiçbir şeyin ebedi olmadığını hatırlamamız gerekiyor. Lozan tabii ki hâlâ Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu belgeleyen en önemli uluslararası hukuk metnidir. Ama bugün Lozan'dan kalanlara bakarsanız, pek fazla bir şey kalmadığını da görürsünüz.
Değişenler
Lozan'da 12 Adalar İtalya'nındı, 1947 Roma Antlaşması'ndan beri Yunanistan'ındır 12 Adalar... Kıbrıs İngiltere'nindi, şimdi değil. Boğazlar'ın statüsü 1936'da Montreux Antlaşması ile değişti. Azınlıklar sorunu Türkiye ile Yunanistan'ın anlaşmalarına göre 1924'ten başlayarak çözümlendi. Hatay 1938'de Türkiye'nin oldu.
Misak-ı Milli meselesi
Lozan Antlaşmasını TBMM'de anlatan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa "Bu suretle Misak-ı Milli'yi de gerçekleştirdik" deyince Kocaeli mebusu Sırrı Bey oturduğu yerden "Doğru söylemiyorsun" diye bağırır. Mustafa Kemal de Sırrı Bey'e "Sen Misak-ı Milli'yi nereden bileceksin" deyince Sırrı Bey "Misak-ı Milli'yi Meclis-i Mebusan'dayken ben yazdım" cevabını verir.
Yenilikler
Bütün bunlar tarih oldu. Osmanlı'nın topraklarını paylaşıp kukla devletler kurduranlar da, değiştiler. O zaman İsrail yoktu, şimdi var. O zaman Amerika içine kapanmaya karar vermişti. Şimdi ise kabuğuna sığamıyor. Her yerde ve özellikle Ortadoğu'da fazlasıyla var. Ayrıca PKK falan da var Ortadoğu'da.
Geleceği kestirmek
Tabii ki bizi bundan sonrası daha fazla ilgilendiriyor. Örneğin Suriye'nin geleceğinde ne tür gelişmeler olacak acaba? Amerika Fırat'ın doğusundan çekilecek mi? Ya da bie Güvenli Bölge kurulması için Türkiye bu bölgeye müdahale mi edecek.
Bu arada Ankara ile Beşar Esad'ın diyaloga girme çabalarında ne tür aşamalar yaşanabilir? Türkiye-Rusyaİran- Irak eksenine sonunda Beşar Esad Suriye'si de katılırsa, bunun ciddi sonuçları olmaz mı?
Bağımsızlık kutsaldır
Evet... Özellikle dış siyasette hiçbir şey ebedi değildir. Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin geçirdiği aşamalar gözden geçirilince, bu söylediğimizin doğruluğu daha iyi görülür. Ancak bağımsızlık ve egemenlik hakları gibi kavramlar her dönemde çok değerlidirler.
Bunlar da zamana göre farklı ölçülerde değerlendirilseler bile, bir ülkenin bağımsız olması ile sömürge olması asla aynı şey değildir. Lozan'ın yıldönümü bana bunları düşündürdü.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.