HASAN BASRİ YALÇIN

İngiltere ve Türkiye yakınlaşması sürecektir

Boris Johnson'ın istifası çoğunlukla İngiltere'nin iç siyaset meselesi. Hatta büyük oranda Muhafazakâr Parti'nin kendi iç işleyişiyle ilişkili. Önünde arkasında çok büyük sebepler aramaya gerek yok. Ama bir yanıyla da Johnson tipi siyasetçilere yönelik Batı medyasında oluşturulan havadan bağımsız olarak görülemez. Trump'a yönelik nasıl bir medya baskısı kurulmuşsa benzeri Johnson için de işledi. Muhafazakâr Parti içinde şimdi yapılacak düzenlemelerle Johnson'ın topladığı geniş halk desteği parti elitlerinin eliyle daha klasik Batı siyaseti çerçevesinde kullanılacak.
Buradan İngiltere'nin dünya siyasetindeki konumuyla ilgili büyük sonuçlar çıkarmak da doğru olmaz. İngiltere ABD'ye yakın tutumunu sürdürecektir. Avrupa ile mesafeli ilişkisi de sürecektir. Türkiye ile ilişkileri de büyük bir değişime uğramaz. Başlamış olan yakınlaşma süreci devam edecektir. Türkiye için kazanca dönüştürülebilecek alanlar mevcuttur.
İngiltere belli bir süredir Türkiye ile yakınlaşma arayışında. Bunun temelinde İngiltere'nin dış politikaya her zaman daha rasyonel bir zeminden yaklaşması yatmaktadır. Avrupalılar veya Amerikalılar gibi duygusal zeminlerden hareketle Türkiye'yi göz ardı etme eğilimi İngiltere'de zaten yoktu. Ancak bir yıl öncesine kadar İngiltere de Batılı başkentlerin havasına uymak durumunda kalmış Türkiye'ye belli bir mesafe koymuştu. Ancak özellikle Brexit'le birlikte İngiltere NATO üyesi olup AB üyesi olmayan Türkiye ile doğal bir yakınlık inşa etmeye başladı. Ukrayna Savaşı'nın ardından da İngiltere Türkiye'yi daha da kıymetli bir partner olarak görmeye başladı. Biden yönetiminin de Türkiye ile F-16 için masaya oturmuş olması İngiltere'nin Türkiye'ye yakınlaşmasının önünü bütünüyle açtı.
Muhafazakâr partinin başına kim geçerse geçsin bu eğilimin süreceğini öngörebiliriz. İngiltere AB'den bağımsız ve Atlantikçi klasik çizgisine döndüğünde Türkiye açılımı gerçekleştirmesi jeopolitik zihniyetin kaçınılmaz bir sonucudur.
İngiltere'nin bu yaklaşımı Türkiye için bir fırsat olarak görülebilir. Belki terörle mücadele gibi bir alanda çok faydası olmaz. Çünkü İngiltere şartlar ne olursa olsun ABD'nin desteği kesmediği bir PYD/PKK varlığına karşı Türkiye'nin beklediği tutumu almaz. Ancak savunma sanayii alanda işbirliği geliştirmeye oldukça açık olacaktır. Dahası İngiltere'nin ABD ile sınırlanmış fakat AB'den bağımsız tutumu ilişkiler geliştikçe Batı kamuoylarında Türkiye'ye yönelik baskıcı tavırların dönüştürülmesi için de fırsat olarak görülebilir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.