HASAN BASRİ YALÇIN

Emekliler muhtırası

Bunca olan bitenden sonra 103 emekli amiral hala muhtıra gibi bir bildiri yayınlamaya cüret edebiliyorsa bu ülkenin gideceği daha çok uzun bir yol var demektir. En azından 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletin verdiği mücadeleyi görenlerin bir daha böyle bir işe kalkışamayacağını düşünmüş olabilirsiniz. Yanılıyorsunuz. Zerre kadar ders almamışlar. Alacak gibi de görünmüyorlar.
Darbeci zihniyet Cumhuriyet tarihimizin en temel sorunlarından biri olmuştur. 60 Darbesi'nin ardından kronik bir hastalık haline dönüşmüş ve ülkeye büyük zararlar vermiştir. Sadece demokratikleşmeyi aksatmamış, türlü insan hakları sorunlarına yol açmış, ekonomik büyümeyi çökertmiş ve ülkenin güçlü bir uluslararası aktör olmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Bunlar bilmediğimiz gerçekler değil.
O nedenle lafa gelince herkesin darbe lanetleme sırasına giriyor. Ama üzülerek görüyoruz ki, işin aslı öyle değil. Millette temsili olmayanlar devleti hukuk dışı yöntemlerle ele geçirme hevesinden hiçbir şey kaybetmiyor. İster FETÖ'cü olsun ister 9 Martçı ister NATO'cu ister Rusçu... Hiç fark etmez.
Birileri Türk ordusunu ele geçirerek Türkiye'yi kontrol edebileceği fikrini bırakmıyor. Halbuki normalleşen bir sivil asker ilişkisinin ne kadar faydalı olabileceğini hep beraber gördük. Son dört yılın içinde Türk ordusu destanlar yazdı. Şu an dünyanın en hareketli ve başarılı ordusu olduğunu bile söyleyebiliriz.
Suriye'de, Libya'da Karabağ'da Türk ordusunun ve dolayısıyla Türkiye'nin bileğini bükemeyenler eski bir fitneyi tekrar devreye sokuyor. Türk ordusunun Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunmasından rahatsız olanlar onu başka ülkelerin çıkarlarının bekçisi haline getirmek veya en azından felç edip hareketsiz bırakmak istiyor. Çünkü asker siyasetin içine sürüklendikçe ve profesyonel etikten koptukça asıl işlevini yerine getiremez. Türkiye düşmanları da bunu istiyor. İçeride buna su taşıyan birileri hep bulunur. Darbeyi yapar sonra da nereye bağlı olduklarını açıklayıverirler. İşte yapılmak istenen tam da bu. Bu milletin ordusunu, Peygamber ocağını bu milletten koparma yoludur darbecilik.
Geçen hafta tam da bunu yazmıştım. 2020 yılında yayınlanan RAND raporunda bu durum açıkça dile getiriliyordu. Türk ordusunun eğitim sistemine müdahil olup Amerika'ya yakın subaylar yetiştirilmesi isteniyordu. Milli Savunma Üniversitesi'nin müfredatının buna göre şekillendirilmesi gerektiği söyleniyordu. Başlangıç fişeği oradan atıldı. Ondan sonra da irtica haberlerinden tutun da Atatürkçülük vurgusuna kadar ezberlediğimiz ne kadar eski hikâye varsa hepsi yeniden piyasaya sürüldü.
Bu emekliler muhtırasını da farklı görmüyorum. İçindeki isimlerin kim olduğunun bir önemi yok. Asıl önemli olan işlevi. Orduyu siyasetin içine sürükleyen her türlü muhtıra denemesi darbeci zihniyetin ve dış bağlantı olduğunun göstergesidir. O dış bağlantıyı da yakında görürüz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.