Ekrem Kızıltaş
Ekrem Kızıltaş

Üzüm yemek…

Fon krizi, fon yolsuzluğu, fon vurgunu, fon felaketi… Adına ne derseniz deyin, Eylül itibariyle başlayan bir problemle karşı karşıyayız.
Bir yanda bu işi organize edenler ve onlarla birlikte iş tutanlar; suni değer artışı için operasyon yapılan şirketleri değerlendirme aşamasında sahtecilik yapanlar, bir yanda ise hiçbir şeyden habersiz olarak sadece para yatırıp mağdur olanlar söz konusu.

Toplamda 455 bin kişi ile ilgili problemin çözümü için çalışmalar sürüyor. Kestirmeden sonuç alabilmek mümkün değil. Ucu nereye varırsa varsın ve kime dokunursa dokunsun gerekenin yapılacağı, kesin…

Şimdi yazılacaklar; 'et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen' yani 'tekrar etmek güzeldir, 180 kere dahi olsa!' deyişine haklılık kazandırmak için değil.

Ancak yel değirmeninin su ile değil sadece rüzgar ile çalıştığı tekrar tekrar anlatıldığı halde, hâlâ 'anladık yel değirmeni, ama bunun suyu nereden geliyor birader?' diyenler sebebiyle konunun özetlenmesi, önemli.

Yaşananlarla ilgili ilk adımların 2021'de atıldığını ve ileride ortalığı karıştırmak amacıyla kurulduğu anlaşılan bir fonun kapalı devre olarak bilinçli bir şekilde şişirildiğini artık biliyoruz.
FETÖ mensupları ve benzeri bazı sicilli Türkiye düşmanlarının, fonlar üzerinden yapılacak bu melanet girişim konusunda önceden bilgi sahibi olduklarını söylemek, hiç mübalağa olmaz.

Yapılanları görmezden gelen ya da itibarsızlaştırmaya çalışanların, daha sonra patlatılması hesaplanan bir krizin erken patlatılması sebebiyle mi rahatsız oldukları, araştırılmaya değer bir husus.

Böyle bir şeyin aslında hiç yaşanmaması gerektiği, açık. Ancak, mevzuatın kötü niyetlilere karşı çok da korunaklı olmadığını gösteren örneklerden biri ile karşı karşıyayız.

Mevzuat, fon yönetenlerin katılımcıları mağdur edecek işlere tevessül etmemeleri konusunda çok net idi. Toplanan paraların içi boş kuruluşlara yatırılmaması ve satın alınan bazı kuruluşların içleri boşaltılarak değerlerinin şişirilmemesi gerekiyordu yani.


Ancak, mevzuatın arkasını dolaşma meraklılarının, sınırları net olarak çizilmeyen alanlar üzerinden bazı girişimlerde bulunduklarının anlaşılmasıyla, 28 Ağustos'ta 'fonların bir kuruluşa ancak belli oranda para yatırabileceği' hükmü devreye sokuldu. Bunu takiben de 16 Eylül'de ortalık karıştı.


Konu ilk fark edildiğinde müdahale edilseydi, mesela borsada bir panik yaşanır mıydı, bilmiyoruz. Müdahale etmesi gerekenlerin kasıt ve ihmalleri olup olmadığı ise, yargının işi. Bu hususta gerekenlerin yapıldığını ve yapılacağı, net…

Soruşturmalarda 23 olan tutuklu sayısı, Eylül sonu 45'e, 3 Ekim sonu 85'e ve son tutuklamalarla 116'ya çıktı. Adli kontrol uygulananların sayısı 195, 42 firari de aranıyor…

Yapılacak en iyi iş, sürekli yalanlar üretip iftiralar atan ve dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olanlara itibar etmeyip 'haydi oradan!' demek…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin