Olmaz ki…
Adam, Prof. Dr. Unvanı da olan bir milletvekili. Ama kim üfledi ise, araştırıp soruşturmadan iki bakanımızla ilgili iftiralarda bulundu. Yalan olduğu ortaya çıkınca en azından bir özür dilemesi beklenirken, onu bile yapmadı.
Partisinin genel başkanı ve sözcüsünün de iftiracı milletvekilinden kalır yanları yok. Genel Başkan, eline belge ve bilgi gelen milletvekillerine, 'koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek' derken; parti sözcüsü de 'Belirlenen ve söylenen isimler var. Teyit ettiğimiz zaman durmuyor, sizinle paylaşıyoruz. Yeni Parti'den hiç kimse birisine iftira atmaz' açıklamasında bulunuyor.
Oysa, teyit ettirmeden salladıklarının iftira olduğu çok net.
Fon krizi konusunda yaşanan gelişmelerle ilgili tavırları, Yeni Partililerin üzüm yemek değil bağcıyı dövmeye çalışmak niyetinde olduğunu açıkça gösteriyor.
Fon krizinin, SPK mevzuatındaki eksikliklere yönelik tedbirlerin 28 Ağustos'ta uygulanması ile 16 Eylül'de çıktığı ve böylelikle daha büyük zararlara mani olunduğu, herkesin malumu.
Başlangıcı 2021 olan kapalı devre fonları 2025'e kadar kontrollü bir şekilde şişirip borsaya açanların, mevzuattaki boşluklardan yararlanarak yüksek miktarda vurgun yapma niyetleri, konunun bir tarafı.
Muhtemelen ülkenin seçim sath-ı mailine gireceği günlerde patlatmayı umdukları krizle, vurgun yanında siyasi bazı sonuçlar da kotarmayı hedefleyenlerin, SPK mevzuatındaki boşlukları doldurmak için atılan adımlar sebebiyle açığa düştüklerini söylemek abartı sayılmaz.
Krizle bağlantılı olarak fonların kapatıldığı ve gerek ilgili isimler ve gerekse krizde dahli olanlara yönelik gözaltı, tutuklama, mal varlıklara el koyma ve dondurma gibi tedbirlerin süratle gerçekleştirilmesi, yetkililerin gerekeni yapma konusundaki kararlılıklarının göstergesi.
Birilerinin dokunulmaz zannettiği isimler başta olmak üzere olaya karıştıkları tespit edilenlerle ilgili uygulamalar, kim olursa olsun fon vurguncuları ile ilgili zerre kadar farklı muamele olmayacağının delili.
Olayla ilgili sosyal medya üzerinden estirilen yalan rüzgarları, artık alıştığımız bir husus. Ancak, başta Yeni parti mensupları olmak üzere güya muhalefet yapanların, mübalağa ve özellikle de yalanlarla dolu açıklamalarını görüp de 'olmaz ki' dememek mümkün değil.
Her nasılsa ellerine geçirdikleri listelerdeki isim benzerlikleri üzerinden karalama kampanyası başlatanlar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a yönelik iftiraları ile, daha ilk adımlarında duvara tosladılar.
En azından bir özür beklenirken, genel başkan ve sözcülerinin 'tüy dikmek' deyimini hatırlatan açıklamaları, ana muhalefet partisi mensuplarının ne kadar sığ olduklarını bir kez daha gösterdi.
Herkes gibi Yeni Parti mensupları da yöneticilerine, 'bu kadarı da olmaz ki…' diye başlayan cümleler kurmalı…