Okuryazarlıkta küresel tablo: 739 milyon kişi temel okuryazarlıktan yoksun

Okuryazarlıkta küresel tablo: 739 milyon kişi temel okuryazarlıktan yoksun

Dünya genelinde 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık düzeyinde değil. UNESCO, 8 Eylül Dünya Okuryazarlık Günü kapsamında dijital dönüşümün fırsatlarının yanı sıra yeni eşitsizlikler doğurabileceğini vurguluyor.

Dünyada okuma yazma bilmeyen milyonlarca kişi için teknolojiye erişim de yeni bir engel oluşturuyor. Okuryazarlık oranları son yıllarda yükselse de 739 milyon genç ve yetişkin hala temel düzeyde okuma yazma becerisine sahip değil. Yapay zekanın eğitimde giderek daha fazla kullanılması ise bu tabloya yeni bir boyut ekliyor.

UNESCO verilerine göre 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık düzeyine ulaşamadı. (A Haber Grafik Ekibi)UNESCO verilerine göre 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık düzeyine ulaşamadı. (A Haber Grafik Ekibi)

8 EYLÜL DÜNYA OKURYAZARLIK GÜNÜ

UNESCO'nun 1966 yılında aldığı karar doğrultusunda 8 Eylül, Dünya Okuryazarlık Günü olarak kutlanıyor. Bu özel gün, okuryazarlığın bireyler ve toplumlar açısından önemine dikkat çekmek ve yaşanan sorunlara yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Bu yıl Dünya Okuryazarlık Günü'nün 60'ıncısı düzenlenecek. Etkinlikler, 8-9 Eylül tarihlerinde Meksika'da gerçekleştirilecek. Programın teması ise "İnsanlar, Gezegen ve Refah için Okuryazarlık" olarak belirlendi.

Etkinlikler kapsamında UNESCO'nun "Okuryazarlık için Küresel İttifak Stratejisi" taslağının oluşturulması planlanıyor. Ayrıca 6 "Uluslararası Okuryazarlık Ödülü" sahibine ödülleri takdim edilecek.

Dünyada yetişkin okuryazarlık oranı yüzde 88'e yükselirken 739 milyon kişi geride kaldı.Dünyada yetişkin okuryazarlık oranı yüzde 88'e yükselirken 739 milyon kişi geride kaldı.

OKURYAZARLIK ORANI YÜKSELDİ ANCAK AÇIK KAPANMADI

Okuryazarlık, yalnızca okuma ve yazma becerisinden ibaret görülmüyor. UNESCO'ya göre bu beceri, insanların bilgiye ulaşmasının yanı sıra diğer temel hak ve özgürlüklerinden yararlanmasının da önünü açıyor.

Okuryazarlık düzeyindeki artış, dünya genelindeki tabloyu geçmişe göre önemli ölçüde değiştirdi. 1975 yılında yetişkinlerin yüzde 65'i okuma yazma biliyordu. Bu oran günümüzde yüzde 88'e yükseldi. Ancak artışa rağmen dünya genelinde yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin hâlâ temel okuryazarlık düzeyinde bulunmuyor.

Sorunun bölgelere göre dağılımı ise dikkat çekiyor:

Bölge
Okuryazar olmayan yetişkin sayısı
Sahra Altı Afrika
225 milyon
Güney Asya
347 milyon

Okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor.Okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor.

KADINLAR DAHA BÜYÜK PAYA SAHİP

Okuryazarlık sorunu cinsiyet açısından da eşit dağılmıyor. Okuryazar olmayan yetişkin nüfusun yüzde 63'ünü kadınlar oluşturuyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde çocukların okuma becerileri de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerde her 10 çocuktan 4'ü, okuma becerisinde asgari düzeye ulaşamıyor.

Bu veriler, temel okuryazarlık becerisinin hala dünya genelinde çözülmesi gereken önemli sorunlardan biri olduğunu gösteriyor.

Yapay zekaya erişim, teknolojik altyapı ve dil avantajlarına sahip kişilerle sınırlı kalabiliyor.Yapay zekaya erişim, teknolojik altyapı ve dil avantajlarına sahip kişilerle sınırlı kalabiliyor.

YAPAY ZEKA YENİ BİR EŞİTSİZLİK OLUŞTURABİLİR

Dijitalleşmeyle birlikte okuryazarlığın kapsamı da değişiyor. UNESCO, yapay zeka dahil teknolojik gelişmelerin eğitim anlayışını ve okuryazarlık politikalarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekiyor.

Yapay zeka, eğitimde karşılaşılan bazı sorunların aşılmasına ve öğretim süreçlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek bir araç olarak görülüyor. Aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 doğrultusunda eğitim alanındaki ilerlemeyi hızlandırma potansiyeli taşıyor. Ancak bu fırsatların herkese aynı ölçüde ulaşmadığına da dikkat çekiliyor.

UNESCO'nun 2025 tarihli raporunda, yapay zekanın birçok alanı dönüştürdüğü ancak bu dönüşümün "adaletsiz" gerçekleştiği belirtildi. Raporda, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin internete erişemediği vurgulandı. En gelişmiş yapay zeka modellerine erişimin ise yalnızca gerekli teknolojik altyapıya, dil avantajına ve ücretli abonelik imkanına sahip kişilerle sınırlı kalabildiği ifade edildi.

Yapay zekaya erişim, teknolojik altyapı ve dil avantajlarına sahip kişilerle sınırlı kalabiliyor.Yapay zekaya erişim, teknolojik altyapı ve dil avantajlarına sahip kişilerle sınırlı kalabiliyor.

TEKNOLOJİYE ERİŞİM KADAR TEMEL BECERİLER DE ÖNEMLİ

Yapay zekanın eğitimde yaygınlaşması, teknolojiye ulaşabilenler açısından yeni imkanlar sunarken erişemeyenleri geride bırakma riski taşıyor. Bu nedenle UNESCO, teknolojik dönüşümün yalnızca yenilikler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor.

Örgüte göre yapay zekanın eğitim alanında ortaya çıkardığı mevcut ve gelecekteki değişimlerin farklı bakış açılarıyla ele alınması gerekiyor. Bu süreçte etik ilkelerin gözetilmesi ve ortak çözümler geliştirilmesi çağrısı yapılıyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin