Tandırdan sofraya uzanan yüzyıllık gelenek: Van’da hayat böyle başlıyor

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Tandırdan sofraya uzanan yüzyıllık gelenek: Van’da hayat böyle başlıyor

Van’ın Gürpınar ilçesinde hayat sabahın ilk ışıklarıyla tandır ateşi eşliğinde başlıyor. Kadınların imece usulü hazırladığı ekmekler, bölgeye özgü Norduz koyunu ve doğal üretimle birleşerek yüzyıllardır süregelen bir geleneği yaşatıyor.

Van'ın geniş coğrafyasında, sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hayat, sadece bir günlük rutin değil kuşaktan kuşağa aktarılan köklü bir geleneğin devamı niteliğinde. A Haber ekranlarında yayınlanan Anadolu Diyarı programı, bu hafta rotasını Gürpınar'a çevirdi.

İzleyiciyi tandırın başından hayvancılığın kalbine uzanan dikkat çekici bir yolculuğa çıkaran program, muhabir Nazlı Timur'un anlatımıyla ekrana taşındı. Bu hikaye bölgenin yalnızca doğal güzelliklerini değil yaşamın özünü oluşturan emeği ve üretimi de gözler önüne serdi.

TANDIR BAŞINDA YÜKSELEN BİR KÜLTÜR

Gürpınar'ın Yolduştu köyünde gün tandırın başında başlıyor. Kadınlar, yıllardır değişmeyen bir ritüelin parçası olarak hamur yoğuruyor, ateşi harlıyor ve ekmeği sabırla pişiriyor. Saatler süren bu zahmetli süreç aslında yalnızca bir üretim değil dayanışmanın ve birlikte yaşamanın da simgesi.

Bir köy sakininin sözleri bu emeği açıkça özetliyor. Hamur yoğurma yaklaşık bir saat sürerken, pişirme süreci iki saat içinde tamamlanıyor. Ancak işin asıl zorluğu tandırı yakmakta gizli. Buna rağmen kadınlar el birliğiyle çalışmanın bu süreci keyifli bir geleneğe dönüştürdüğünü ifade ediyor.

Üstelik bu ekmekler sadece günlük tüketim için değil. Köydeki misafir yoğunluğuna göre bir ila iki hafta boyunca tazeliğini koruyabiliyor. Bu da tandır ekmeğini sadece bir besin değil aynı zamanda sosyal hayatın merkezine yerleştiriyor.

Van’ın Gürpınar ilçesinde hayat sabahın ilk ışıklarıyla tandır ateşi eşliğinde başlıyorVan’ın Gürpınar ilçesinde hayat sabahın ilk ışıklarıyla tandır ateşi eşliğinde başlıyor

NORDUZ KOYUNU: BÖLGENİN SESSİZ GÜCÜ

Gürpınar'ın öne çıkan bir diğer değeri ise hayvancılık. Özellikle bölgeye özgü olan Norduz koyunu hem biyolojik özellikleri hem de ekonomik katkısıyla dikkat çekiyor.

Yetiştiricilere göre bu koyun türü koç başlı yapısı ve uzun bacaklarıyla diğerlerinden kolayca ayrılıyor. En dikkat çekici farklardan biri ise kaburga sayısı: Norduz koyununda bu sayı 13'e kadar çıkıyor. Bu özellik onu yalnızca yerel değil bilimsel açıdan da özel bir tür haline getiriyor.

Yaklaşık altı ay süren süt verme dönemi ve yüksek verimi sayesinde Norduz koyunu bölge ekonomisinin temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor.

Gürpınar'da üretim tamamen doğanın ritmine göre şekilleniyor. Süt sağımından peynir yapımına kadar tüm süreçler geleneksel yöntemlerle ilerliyor. Bölge halkı dışa bağımlı olmadan kendi gıdasını üretmenin avantajını yaşıyor.

Bir genç üreticinin sözleri bu yaşam biçimini net şekilde ortaya koyuyor. Hayvan başına ortalama 10 kilo süt elde ediliyor ve bu süt, peynirden yoğurda, kaymaktan diğer ürünlere kadar tamamen yerinde işleniyor.

Öte yandan kuzuların nisan ayına kadar yalnızca anne sütüyle beslenmesi bölgedeki doğal döngünün ne kadar korunmuş olduğunu gösteriyor. Bu görüntüler bereketin ve sürdürülebilir yaşamın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kadınların imece usulü hazırladığı ekmekler, bölgeye özgü Norduz koyunu ve doğal üretimle birleşerek yüzyıllardır süregelen bir geleneği yaşatıyorKadınların imece usulü hazırladığı ekmekler, bölgeye özgü Norduz koyunu ve doğal üretimle birleşerek yüzyıllardır süregelen bir geleneği yaşatıyor

YARIM ASIRLIK USTALIKTAN GELEN LEZZET

Programın en dikkat çeken duraklarından biri ise mesleğine ömrünü adamış bir çiğ köfte ustası oldu. 80 yaşındaki usta tam 50 yıldır aynı tutkuyla çiğ köfte yoğurmaya devam ediyor.

Her sabah namaz sonrası işe başlayan usta işin sırrını basit ama etkili bir şekilde anlatıyor: Gerçek çiğ köfte makinede değil elde yoğrulmalı. Yorgunluk ise bu işin kaçınılmaz bir parçası ama aynı zamanda en büyük motivasyon kaynağı.

Onun için bu meslek sadece bir geçim kapısı değil aynı zamanda bir yaşam biçimi.

BU YAŞAM MODELİ NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?

Van'ın Gürpınar ilçesinde yaşanan bu günlük hayat aslında modern dünyanın hızla kaybettiği değerleri hatırlatıyor. Üretimin merkezinde insanın olduğu, emeğin değer gördüğü ve doğayla uyum içinde sürdürülen bir yaşam modeli.

Mobil uygulamalarımızı indirin