Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: İhraç polis tutuklandı | Whatsapp ve Instagram hesaplarına müdahale etmiş
Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı tutuklandı. Tutuklama sevk yazısına ahaber.com.tr ulaşırken bu kapsamda Ulusal Kriminal Büro Adli Bilimler Laboratuvarı'nın raporu, HTS kayıtları ve banka hareketleri doğrultusunda Ertok'un, Doku'ya ait bir SIM kartı kullanarak sosyal medya hesaplarına erişim sağladığı tespit edildi.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden 4'ü adliyeye sevk edildi.
(Fotoğraf: DHA)
İHRAÇ POLİS TUTUKLANDI
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. bugün adliyeye sevk edildi.
Tutuklama sevk yazısına ahaber.com.tr ulaştı
Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok'un 'Delilleri Karartma ve Suçluyu Kayırma' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelilerden gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok'un, Doku'nun kaybolduktan 13 gün sonra sim kartını kullandığı ve yaklaşık 3 saat boyunca kullanıp veri transferi yaptığı soruşturma dosyasına girmişti.
DOKU'YA AİT BİR SIM KARTI KULLANARAK SOSYAL MEDYA HESAPLARINA ERİŞİM SAĞLADI
Savcılığın sevk yazısına ahaber.com.tr ulaştı. Bu kapsamda Ulusal Kriminal Büro Adli Bilimler Laboratuvarı'nın raporu, HTS kayıtları ve banka hareketleri doğrultusunda şüphelinin, Doku'ya ait bir SIM kartı kullanarak sosyal medya hesaplarına erişim sağladığı öne sürüldü.
Dosyada, söz konusu hattın 17 Ocak 2020 tarihinde Ankara Sincan'dan sinyal verdiği ve aynı tarihte Doku'nun Instagram hesabına giriş yapılarak çeşitli işlemler gerçekleştirildiği belirtildi. Ertesi gün ise aynı hat üzerinden WhatsApp uygulamasının kurulmasına yönelik aktivasyon mesajı alındığı tespit edildi.
Şüphelinin ifadesinde, SIM kartı bir cihaza takarak Doku'nun hem Instagram hem de WhatsApp hesaplarına giriş yaptığını kabul ettiği aktarıldı. Savcılık, bu işlemlerle hesap içeriklerinin silinmiş olabileceğini ve bunun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma" suçlarını oluşturduğunu değerlendirdi.
Ayrıca şüphelinin eski polis memuru olması nedeniyle delillere müdahale etme ihtimali bulunduğu, soruşturmanın ise halen devam ettiği vurgulandı.
Tutuklama sevk yazısına ahaber.com.tr ulaştı (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA İKİNCİ TUTUKLAMA
Gülistan Doku soruşturmasında, Antalya'da gözaltına alınan olay zamanı da İl Özel İdaresi'nde görevli olan Erdoğan Elaldı, savcılık ifadesinin ardından mahkemeye sevk edildi. Gülistan Doku'ya son temas eden kişi olduğu belirtilen Elaldı 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı.
2 ŞÜPHELİ ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILDI
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan şüphelilerden Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal'ın savcılık ifadesi tamamlandı. Gültürk ve Önal çıkarıldıkları mahkemece yurt dışı yasağı konularak adli kontrolle serbest bırakıldı.
AİLELER ARASINDA ADLİYE ÖNÜNDE ARBEDE YAŞANDI
Gülistan Doku'nun ailesi ile 2 şüphelinin yakınları arasında adliye binası önünde kavga çıktı. Yumruklaşmanın yaşandığı kavga, polislerin araya girmesiyle sonlandırıldı. Doku ailesi, taraflardan şikayetçi oldu.
GÜLİSTAN'IN ABLASI AYGÜL DOKU: ARTIK DAYANAMIYORUZ
Gülistan'ın ablası Aygül Doku, kavga sonrası yaptığı açıklamada, "Kız kardeşimi, bütün aile üyelerimi tahrik etti. 'Siz kimsiniz, bizim sayımız çok' dedi. Sayın savcımızdan biran önce Tuncay Sonel'in yakalanmasını ve bu olayın çözülmesini istiyoruz. Bir kızımızı kaybettik. Aile bireylerimizden başka birini kaybetmeye tahammülümüz yok. Savaş'ın kardeşi kız kardeşimi tenhada sıkıştırıp, 'Sen beni tanımıyor musun?' diyor. Bu kadar cüretkarlık, bu cesaret nereden geliyor bunlara. Biz yaralı bir aileyiz. Biz neden bunları yapmıyoruz. Biz saldırmayı bilmiyor muyuz? Biz artık dayanamıyoruz. Artık bir çözümün bulunması lazım" dedi.
TUTUKLAMA SEVK YAZILARI AHABER.COM.TR'DE
Hazırlanan sevk yazısında, şüphelinin HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu verilerine göre, Doku'nun son sinyal verdiği Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde yaklaşık 1 saat boyunca bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Devamında şüphelinin, Doku'nun erkek arkadaşı olduğu belirtilen Zeinal Abakarov'un ikameti ve çalıştığı kafe çevresinde de sinyal verdiği kaydedildi.
Ayrıca şüphelinin, olay saatinden kısa süre önce Şükrü Eroğlu ile telefon görüşmesi yaptığı, bu görüşmenin ardından bölgeden ayrılana kadar başka kimseyle iletişim kurmadığı ifade edildi.
Savcılık, şüphelinin savunmasında suçlamaları reddettiğini ancak mevcut delillerin "kasten öldürme" suçuna ilişkin kuvvetli şüphe oluşturduğunu vurguladı. Soruşturmanın devam ettiği ve delillerin henüz tam olarak toplanmadığı gerekçesiyle, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirilerek tutuklama talep edildi.
GÖRÜNTÜ İNCELEME RAPORUNDA "EKSİK KAMERA KAYITLARI" TESPİTİ YER ALDI
Raporda, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, 5 Ocak 2020'de saat 12.21'de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınmayan Gülistan Doku'nun bulunması çalışmaları kapsamında 304 saat 34 dakikalık kamera kayıtlarının ayrıntılı olarak incelenerek dosya kapsamında detaylı bir görüntü inceleme raporunun oluşturulması talimatı alındığı belirtildi.
Farklı noktalardan sabit ve hareketli kameraların görüntüleri ile plaka tanıma sistemi kayıtlarının incelendiği ifade edilen raporda, kamera kayıtlarının yapılan ayrıntılı incelemesinde dosyanın aydınlatılmasına katkı sağlayacağı değerlendirilen hususlara işaret edildi.
Raporda, Gülistan Doku ve arkadaşı Zeinal A. ile Mustafa Türkay Sonel ve bazı arkadaşlarının 4 ve 5 Ocak 2020'de kameralara yansıyan bazı görüntülerinden fotoğraflara yer verildi.
Raporda, 20.52'de Gülistan Doku'nun çalıştığı kafeden ayrılan 6 erkeğin bir otomobilin arkasında toplandıkları, bu kişilerden bazılarının dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Umut A. ve Uğurcan A. olduklarının teşhisinin yapıldığı kaydedildi.
KAMERA OPERATÖRÜ STANDART DIŞINA ÇIKMIŞ
Güvenlik kamera kayıtlarında 22.32'de kamera operatörünün standart dışına çıkarak 15 Temmuz Bulvarı'ndan dönen iki aracı yakınlaştırarak takip ettiği ve bu araçların park halindeki 19 AU 212 plakalı aracın olduğu sokağa dönüş yaptığı belirtilen raporda, 22.33'te 19 AU 212 plakalı aracın önündeki iki kişiden birinin stadyum yönüne hareket ettiği, 22.34'te kamera operatörünün yeniden rutin hareketlerinin dışına çıkarak boş alanı çektiği, 22.35'te kamera operatörünün standarda döndüğü ve 22.54'te SUV aracın olduğu değerlendirilen bölgede hiçbir aracın bulunmadığı ifade edildi.
Doku'nun 5 Ocak 2020'de 11.01'de kaldığı evden ayrılarak Zeinal A'nın çalıştığı kafeye 11.06'da geldiği ve 11.11'de kafe önünde ayakta konuşmaya başladıkları ifade edilen raporda, Doku'nun 11.19'da kafeden ayrılarak yolun karşısına geçtiği, 11.20'de Valilik karşısındaki minibüs durağında beklemeye başladığı, 11.29'da Elazığ istikametine devam eden minibüse bindiği, minibüsün 11.39'da Elazığ istikametinden dönüş yaparak akaryakıt istasyonuna girdiği ve 11.47'de buradan çıkarak Tunceli merkeze devam ettiği kaydedildi.
Raporda, Sarı Saltuk Köprüsü üzerinde oturur şekilde kafasında kapüşon olan kişinin Gülistan Doku olduğu değerlendirilen, tarih ve saati belli olmayan araç içi kamera görüntüsünün ekran fotoğrafı da yer aldı.
MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN KULLANDIĞI DEĞERLENDİRİLEN ARAÇ KAFENİN ÖNÜNDE
Mustafa Türkay Sonel'in kullandığı değerlendirilen 06 SNL 10 plakalı aracın 5 Ocak 2020'de saat 12.18'de Gülistan Doku'nun çalıştığı kafenin önüne park ettiğine dair görüntü kaydının fotoğrafının bulunduğu raporda, aracın 12.53'te buradan hareket edip 13.09'da Valilik Konutu'na giriş yaptığı bilgisi yer aldı.
Raporda, kamera kayıtlarının incelenmesi neticesiyle ilgili şunlar kaydedildi: "Dosya kapsamında şüpheli şahıslar Engin Y. (Zeinal'ın üvey babası) ve Zeinal A'nın ikametinin karşısında bulunan işletmeden 4 Ocak 2020'de kayıt alınmış iken 5 Ocak 2020'deki kaydın alınmadığı, eksik kamera kayıtlarının bulunduğu (19 AU 212 plakalı aracın 4 Ocak 2020'de eve dönüş saatini gösterir kaydı), kayıp Gülistan Doku'nun çalıştığı kafeden sadece 30 dakikalık kaydın alındığı, kafe içerisinde bulunan üst kat ve diğer kamera kayıtlarının olmadığı, kamera kayıtlarının bazılarının konu ile ilgili olarak alınmadığı (150 saatlik kamera kaydı) tespit edilmiştir."
Gülistan Dokunun kaybolduğu o gece neler yaşandı? GÜLİSTAN DOKU'NUN KAYBOLDUĞU O GECE NELER YAŞANDI? SIM KARTININ İZİ SÜRÜLDÜ
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli'ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturmada özel ekip kurulmasını talep etti. Soruşturmada Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi. Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında Doku'nun erkek arkadaşı Zeynel A. ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu M.T.S.'nin de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14'üncü şüpheli için kırmızı bülten talebinde bulunulacağı öğrenildi.
Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun yürüttüğü çalışmalarda, sim kartın ve telefonun IMEI numarasının izi sürüldü. BTK'den gelen veriler doğrultusunda, sim kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı saptandı. IP adresi ve cihazın IMEI numarasından yola çıkan ekipler, telefonun 13 gün sonra polislikten ihraç edilen Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını belirledi. Şüpheli sıfatıyla dosyaya giren ve operasyonla gözaltına alınan Gökhan Ertok'un HTS kayıtları ve banka dökümanları üzerinde yapılan incelemede, dönemin valisi Tuncay Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği tespit edildi. Savcılık, şüphelinin Gülistan Doku'nun sanal medya hesabına 'şifremi unuttum' yöntemiyle tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ulusal Kriminal Dairesi uzmanlarının incelemesi sonucu, Ertok'un hesaba girerek sanal medyadaki arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin, ayrıca yaklaşık 3 saat boyunca veri transferi yaptığı belirlendi.
"SANAL MEDYA HESABINA GİRDİM, TELEFONA TAKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM"
Ankara'da JASAT ekiplerince gözaltına alınan ve ifade işlemleri için Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'na getirilen Gökhan Ertok, ön mülakatta Gülistan Doku'nun sanal medya hesabına girdiğini, ancak sim kartı bir telefona taktığını hatırlamadığını öne sürerek avukat talep etti. Tunceli Barosu'nun, Gülistan Doku dosyasındaki şüphelileri savunmama kararı alması üzerine, şüpheli için Elazığ'dan avukat görevlendirildi.
AVUKAT ÇİMEN: SIM KART SİBER ÇETEYE TESLİM EDİLMİŞ
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, yaptığı açıklamada Gülistan Doku'ya ait sim kartın bir siber çeteye teslim edildiğini belirterek, "Gülistan Doku dosyasında ısrarla bir üst düzey kamu görevlisinin dosyayı örtbas ettiğini belirtmiştik. Geldiğimiz bu aşamada üst düzey kamu görevlisinin Tuncay Sonel olduğunu daha önce de savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile hakkında şikayetlerimiz söz konusu olmuştu. Tuncay Sonel, Gülistan Doku'ya ait sim kartı, kaybolduğu tarih olan 05.01.2020 tarihinden sonra devam eden günlerde, 18.01.2020'de bir siber çete ile iletişime geçip, kendisine görevi ile ilgili teslim edilen Gülistan Doku'nun sim kartını teslim edip, sanal medya hesabında birilerinin silinmesini sağlamıştır. Şu an bunu gerçekleştiren kişi Gökhan Ertok, bize mail vasıtasıyla ulaşmıştı. Rumuz kullanmıştı ama kendisinin olduğu anlaşılıyordu. Eylemini de belirtiyordu. Eylem ide dosyamızla örtüşüyordu. Gülistan'a ait SIM kart, Tuncay Sonel tarafından bir siber çeteye teslim ediliyor. Ve bu çete tarafından Gülistan'a ait veriler siliniyor. Bu hususta hiçbir tereddüt yok" dedi.

KAN DONDURAN TECAVÜZ VE HAMİLELİK DETAYI
Bu ifadeye göre, olaydan bir süre önce Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş'ın sık sık alkol ve uyuşturucu kullandıkları, Gülistan Doku'nun rızası dışında Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından darp edilerek tecavüze uğradığı ve bu olay neticesinde hamile kaldığı iddiası oldu. Bilirkişi raporlarında da 27 Aralık 2019'da ifadede adı geçen isimlerin Gençlik Merkezi civarında aynı anda baz verdiği tespit edildi.
"UZİ İE KAFASINDAN VURARAK GÜLİSTAN'I ÖLDÜRDÜ"
İfadede Gülistan Doku'nun nasıl öldürüldüğüne dair somut iddiaları da yer aldı. Gizli tanık, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in "Uzi veya Akrep" tarzı bir silahla Gülistan'ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınındaki Rostan-Dinar bölgesinde kafasından vurarak öldürdüğü cesedin ise Vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü anlattı.
Umut Altaş'ın babası Celal Altaş ise konuya ilişkin ifadesinde "Oğlumdan edindiğim bilgilere göre Mustafa Türkay o dönem silahla geziyormuş. Bu silahın Uzi yada normal tabanca olup olmadığını bilmiyorum bu konuyu oğlum birkaç kez söylemişti. Hatta bir seferinde polis K noktasında atış bile yapmışlar." ifadesini kullandı. Celal Altaş ifadesinde oğlu Umut Altaş'ın Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz ile yakın arkadaş olduğunu; oğlunun Gülistan'la ilişkisinin düzeyini bilmediğini iddia etti.
"BEN BU SİLAHLA BİRİSİNİ VURDUM"
Celal Altaş, Gülistan Doku vakası hakkında oğluna yönelttiği sorularda Umut Altaş'ın cevabını şu sözlerle aktardı: "Umut konusunda da kendisi ile defalarca ABD de iken telefonla konuştuğumuzda sordum, bana "tanımıyorum, bilgim yok, birşeye de tanık olmadım" dedi. Fakat yine birgün yaklaşık yine 3-4 ay evvel oğlum ile telefonla koştuğumuzda ısrarlı bir şekilde bişeye tanık oldun mu bir şey biliyor musun diye sorduğumda "Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum" demişti. Başka bir konuşmada ise "Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım" demişti. Hatta bu konuşma esnasında sinirle telefonu kapattı. Para istemesini uyuşturucu almak için olabilir ama neden tehdit edildiğini anlamadım. Ben de oğlum somut bir şey gördün mü tanık oldun mu diye sorduğumda sadece bunları söylemişti."









