
"ONUN TERÖRÜ KOYNUNDAYMIŞ"
Yetkililerden yardım isteyen Emrullah Çitil'in ablası Zekiye Gülbahar ise, şu ifadeleri kullandı:
"Benim kardeşim dağlarda terörist kovalıyordu. Onun terörü koynundaymış. Benim kardeşime sahip çıkın. Aylardır ne yiyebiliyoruz ne içebiliyoruz ne de uyuyabiliyoruz. Benim kardeşimi çocuğu kucağındayken haince sırtından vurdu. Kanı yavrusunun üzerine sıçradı. O mesleğine o kadar aşıktı ki vatanını, bayrağını o kadar çok seviyordu. Yasemin, kardeşimin bıyıklarına kadar kıskanıyordu. Bir evin tek oğluydu Emrullah, o bizim her şeyimizdi. O bizim çınar ağacımızdı, çınarımızı soldurdular. Bizim kardeşimiz devlet elinde olmasa da şehit oldu. Çocuğumuzu istiyoruz. O ailenin psikolojik sorunları var ve çocuğumuz orada çok zarar görecek. Tek bir dileğimiz var o da kardeşimin davasına sahip çıkılmasıdır. Sorumluların en ağır cezayı almalarını istiyorum. Allah'ımıza havale ettik ama devletimize güveniyoruz. O kadının cezasını çekmesini ve kardeşimin kanının yerde kalmamasını diliyorum. Yeğenimi alıp kardeşimizin yerine koymak istiyoruz. Eğer şehit olsaydı içimiz bu kadar yanmayacaktı. Bu vatan ve bayrak için şehit olmayı çok istiyordu. Burada kurulu bir düzeni ve işi vardı. Ama o 'vatanım ve bayrağım için dağlarda mücadele edeceğim, vatanımı koruyacağım, bayramı indirmeyeceğim' diye polis oldu. Ama onun terörü koynundaymış. Onun teröristi evindeymiş. Lütfen yardım edin."

'EN SONUNDA ÇEKİP VURACAĞIM, NERDE YATTIĞINI BİLECEĞİM VE KAFAM RAHAT EDECEK'
Emrullah'ın kardeşi Rabia Çitil ise, Yasemin Çitil'in aşırı derecede kıskanç olduğunu ve ağabeyini bu nedenle bunalttığını belirterek, şunları söyledi:
"Sürekli her şeyi sorun eden, saçının şeklinden kıyafetine kadar karışabilen bir insandı. Ağabeyimin yanında giyim tarzım hakkında beni uyarır onun yanında kıyafetlerime, oturmama dikkat etmemi söylerdi. Annem ağabeyime sarıldığı zaman bile rahatsızlık duyardı. Hatta ağabeyimi kendi öz oğlundan bile kıskanırdı. Ağabeyim boşanmak istedi ve boşanma davası açtı bu süreçte özel hareket polisliği eğitimine gitmişti. Yasemin, ağabeyimin yanına gidip gönlünü almaya çalışarak sensiz ölürüm, yaşayamam gibi kelimelerle ağabeyimi ikna etti. 5 Kasım 2020 tarihinde onları ziyarete gitmiştik. Aralarında kıskançlık yüzünden çıkan bir problem vardı ve Yasemin bana 'en sonunda çekip vuracağım, nerde yattığını bileceğim ve kafam rahat edecek' demişti. Bu sözü unutamadım. Ağabeyimin vefat haberini aldığımda aklıma ilk bu sözler geldi. Yasemin, ağabeyimin en büyük zaafı olan merhametinden faydalandı. Bir problem olduğu zaman ağlardı, sızlanırdı, intihar etmeye çalışırdı ve 'sensiz yaşayamam' derdi. Oğlu olduktan sonra da 'benden ayrılırsan oğlunun yüzünü göremezsin' şeklinde tehditler ediyordu."

"BABASININ CENAZESİNE BİLE GÖNDERMEDİLER"
Yeğenini özlediklerini söyleyen Rabia Çitil, "Olaydan sonra Samsun'a ağabeyimin özel eşyalarını almaya gittiğimizde saatinden yüzüğüne kadar her şeyini almışlardı. Şu an hatıra olarak evimizde saklayabileceğimiz hiçbir şey yok. Yeğenemi babasının cenazesine bile göndermediler. Babasının cenazesine katılsın bir hatırası olsun istedik. Biz ağabeyimin anılarına sarılmak istiyoruz" dedi.