
EFSANE 6 : CORONA VİRÜSLE SAVAŞMAK İÇİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİREBİLİRSİNİZ
Giderek artan sayıda kanıt, ABD'de 36 milyar dolarlık bir endüstri haline gelen vitamin takviyelerinin en iyi ihtimalle aşırı abartıldığını ve en kötü ihtimalle de büyük bir para israfı olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılara göre, özellikle hap şeklinde olan vitaminler, vitaminlerin gerçek kaynağı olan sebze ve meyvelerden daha pahalı ve sağlıksız bir alternatif oluşturuyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Harvard Üniversitesi'nden Dr. Robert Shmerling, "Sağlıklı bir yetişkinin gıda ve vitemin takviye alması gerektiğine dair hiçbir kanıt yok" dedi.
Bununla birlikte takviyeler, genel sağlık için yararsız olmanın yanı sıra, "bağışıklığı güçlendirici" faydalar iddialarına rağmen Covid-19'u önlemede veya tedavi etmede etkili değildir. Uzmanlara göre tek istisnayı D vitamini oluşturuyorç Kanıtlar, D vitaminin virüslere ve diğer kötü niyetli mikroplara karşı vücudun savunma yeteneğinde çok önemli bir rol oynayabileceğini giderek daha fazla gösteriyor.

EFSANE 7: HİDROKSİKLOROKİN, COVİD-19'U TEDAVİ EDEBİLİR VEYA İYİLEŞTİREBİLİR
Sıtma ve otoimmün hastalıklar için bir ilaç olan hidroksiklorokin, laboratuvar ortamında bazı antiviral özelliklere sahip olduğu için pandeminin başlangıcında yeni tip corona virüse karşı işe yaradığı düşünülüyordu.
Ancak, ABD Başkan Donald Trump gibi savunucularına rağmen, işe yaramadığına dair giderek artan bir kanıt var. Araştırmalar, ilacın Covid-19 nedeniyle hastaneye yatırılan hastalara hiçbir fayda sağlamadığını ve plasebodan daha iyi olmadığını buldu.Bununla birlikte çalışmalar ilacın Covid-19 önlemeye yardımcı olmadığını da gösterdi.
Haziran ayında FDA, corona virüs hastaları için hidroksiklorokinin acil kullanım yetkisini iptal etti. Ajans, gerekçe olarak ilacın kullanımının ciddi kalp sorunlarına neden olabileceğini gösterdi.

EFSANE 8: YÜZ MASKELERİ İŞE YARAMAZ VEYA ZARARLIDIR
Uzmanlara göre maske takmak, insanların corona virüsün yayılmasını yavaşlatmak için alabilecekleri en iyi önlemlerden biri. Yine de, aksi yöndeki çok güçlü kanıtlara rağmen, bazı insanlar maskelerin etkisiz veya zararlı olduğu konusunda ısrar etmeye devam ediyor. Bunların bir kısmı salgının başlarında sağlık yetkililerinden gelen tutarsız mesajlardan kaynaklanıyor. Ancak, ilk tavsiye sınırlı sayıda bulunan maskelerin sağlık çalışanlarına verilmesini sağlakmaktı ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu tavsiyeyi daha sonra tersine çevirdi. Ancak maskeler hakkındaki yanlış bilgiler hala çok yaygın.
Örneğin, sosyal medya platformlarında yasaklanan "Plandemic" adlı film , maske takmanın enfeksiyonu kötüleştirebileceğini iddia etti. Uzmanlar bunun doğru olmadığını söyledi.
EFSANE 9: ÇOCUKLAR YENİ TİP CORONA VİRÜSTEN ETKİLENMEZ
Araştırmacılar, nadir durumlarda çocukların Covid-19 ile bağlantılı görünen şiddetli ve yaşamı tehdit eden bir enflamatuar hastalık geliştirebileceğini buldular. Bununla birlikte, çocuklar Covid-19 ölümlerinin küçük bir yüzdesini oluştururken, son araştırmalar, çocukların daha zayıf bir antikor tepkisine sahip olduğunu ve bu nedenle Covid-19'a yetişkinlerden daha az şiddetli bir reaksiyon gösterdiğini ileri sürüyor.
Öte yandan, çocuklar kendileri hastalanmasalar bile virüsün öğretmenler, ebeveynler ve büyükanne ve büyükbabalar gibi daha savunmasız topluluklara yayılmasına katkıda bulunabilir.

EFSANE 10: ASEMPTOMATİK VAKALAR COVİD-19'U YAYMIYOR
Bilim insanları dünyadaki Covid-19 hastalarının yüzde 70'inin asemptomatik olduğunu ve bu kişilerin virüsü toplumda sessizce yaydığını daha önce birçok kez ortaya koydu.
Sağlıklı görünen insanların, öksürüğü veya ateşi olan insanlardan daha fazla sorun oluşturabileceği mantığına aykırı görünebilir, ancak veriler açık... NTV'de yer alan habere göre, Amerikan Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (CDC) Kasım ayında yayınladığı bir raporda, enfeksiyonlardaki en büyük artışın büyük ölçüde virüsü yayan ancak hastalık belirtileri göstermeyen insanlar nedeniyle görüldüğü ifade edildi.
Daha da kötüsü, insanların ne kadar süre bulaşıcı kaldığına dair tutarlı bir anlayışa sahip değiliz. Örneğin 70'li yaşlarındaki bir kadın, semptomları olmamasına rağmen 100 gün boyunca pozitif test yapmaya devam etti ve uzmanlar, o zamanın çoğunda bulaşıcı olduğunu düşünüyor.