Her yıl 20 bin kişide görülüyor! Güneşe cildinizi böyle etkiliyorsa dikkat! Cilt kanseri belirtileri...
Vücudun dış dünya ile temasını sağlayan, onu dış tehditlerden koruyan ve aynı zamanda sağlık göstergesi olan cilt, ne yazık ki bazen kendi içinde bir tehdit barındırabiliyor. Cilt kanseri derideki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişiyor ve erken fark edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Her yıl mayıs ayı, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" olarak anılıyor. Bu ay boyunca, toplumun bilinç düzeyini artırmaya yönelik bilgilendirme çalışmaları ve eğitim etkinlikleri düzenleniyor. Özellikle yaz aylarına girerken güneşin zararlı etkilerine karşı alınabilecek önlemler tekrar gündeme taşınıyor.
Cilt Kanseri Türleri: Melanom ve Diğerleri
Cilt kanserleri temel olarak iki grupta inceleniyor:
Melanom:
Cilde rengini veren melanosit hücrelerinin anormal çoğalmasıyla oluşur. Nadir görülse de hızlı yayılma eğilimi gösterir. Bu nedenle diğer türlere kıyasla daha tehlikelidir. Erken evrede tespit edilmediğinde yaşam kaybına yol açabilir.
Melanom Dışı Cilt Kanserleri:
Genellikle güneşe maruz kalan deri bölgelerinde ortaya çıkar. Bazal hücreli ve skuamöz hücreli karsinom gibi alt türleri bulunur. Yayılma riski düşük olmakla birlikte tedavi edilmediğinde çevre dokulara zarar verebilir.
Türkiye'de Cilt Kanseri Verileri
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de melanom dışı cilt kanserlerinin görülme sıklığı erkeklerde yüz binde 23,4; kadınlarda yüz binde 15,5 olarak kayıtlara geçmiştir. Her yıl yaklaşık 20 bin kişi bu tür kanserle tanışmaktadır.
Melanom vakaları ise daha seyrek görülmekle birlikte önemlidir. Erkeklerde yüz binde 1,9; kadınlarda ise yüz binde 1,2 oranında rastlanmaktadır. Türkiye'de yıllık ortalama 1.500 kişiye melanom tanısı konmaktadır. Bu rakamlar, erken teşhis ve düzenli cilt kontrollerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Risk Faktörleri Neler?
Cilt kanserinde en büyük pay, ultraviyole (UV) ışınlarına aittir. Güneş ışınlarına uzun süre ve korumasız şekilde maruz kalmak, cilt hücrelerinin DNA'sına zarar vererek kanser gelişimini tetikleyebilir. Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arası, güneşin en dik geldiği ve zararlı ışınların en yoğun olduğu zaman dilimidir.
Bununla birlikte riski artıran diğer unsurlar arasında şunlar yer alıyor:
📍Solaryum kullanımı
📍Çocukluk çağında geçirilen şiddetli güneş yanıkları
📍Ailede veya kişide cilt kanseri öyküsü
📍Açık tenli ve kolay yanan cilt yapısı
📍Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı
📍Zararlı kimyasallarla uzun süreli temas
📍Tropikal ve yüksek irtifalı bölgelerde yaşamak
Unutulmamalıdır ki cilt kanseri yalnızca güneş gören bölgelerde değil vücudun güneşe maruz kalmayan kısımlarında da gelişebilir.
Cilt Kanserinden Korunmak Mümkün
Cilt kanseri tamamen önlenebilir olmasa da, bazı basit ama etkili önlemlerle risk önemli ölçüde azaltılabilir:
Güneş koruyucu kullanmayı alışkanlık haline getirin. Geniş spektrumlu ve en az SPF 30 içeren kremler tercih edin.
Gölgeyi tercih edin. Özellikle güneşin dik geldiği saatlerde doğrudan maruziyetten kaçının.
Koruyucu giysiler kullanın. Uzun kollu kıyafetler, geniş siperlikli şapkalar ve UV filtreli güneş gözlükleri tercih edin.
Solaryumdan uzak durun. Yapay bronzlaşma yöntemleri de UV maruziyeti yaratır.
Cildinizi tanıyın. Ayna karşısında ayda bir kez tüm vücudunuzu inceleyin. Ben, leke ya da yaralarda şekil, renk, büyüklük değişikliği fark ederseniz hekime başvurun.