Ebola salgını hızla yayılıyor! Batı ülkeleri yardım bütçelerini kesti, küresel risk kapıda
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde başlayan ve Uganda'ya kadar yayılan Ebola salgını, ABD ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkelerin insani yardım bütçelerinde yaptığı kesintiler nedeniyle daha da büyüme riskiyle karşı karşıya. Uzmanlar, zayıflayan uluslararası destek ve yetersiz sağlık altyapısı nedeniyle salgının aylarca sürebileceği uyarısında bulunuyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda başlayan ve komşu ülke Uganda'nın başkenti Kampala'ya kadar yayılan Ebola salgını, bu kez yalnızca virüsle değil ciddi bir finansman kriziyle de mücadele ediyor.
The Guardian'ın haberine göre Doğu Afrika'nın bazı bölgelerinde etkisini sürdüren Ebola salgınında şimdiye kadar en az 240 kişi hayatını kaybetti. Enfekte olanların yaklaşık yarısının yaşamını yitirdiği virüsün Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletinde başlayan salgınla birlikte yayılmayı sürdürdüğü belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu salgın ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin insani yardım bütçelerinde yaptığı büyük kesintilerin ardından yaşanan ilk büyük Ebola krizi olarak öne çıkıyor. Özellikle USAID bütçelerindeki sert daralma nedeniyle önceki salgınlarda kullanılan hızlı müdahale altyapısının büyük ölçüde zayıfladığı belirtiliyor.
YARDIM KESİNTİLERİ SALGINLA MÜCADELEYİ ZORLAŞTIRDI
Salgının merkezi konumundaki Ituri eyaleti hem yoğun madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü hem de silahlı gruplar arasındaki çatışmaların sürdüğü bir bölge olarak dikkat çekiyor.
Yerinden edilen binlerce kişinin kalabalık kamplarda yaşamaya çalışması virüsün yayılmasını kontrol altına almayı daha da zorlaştırıyor. Virüsün KDC'nin farklı bölgelerine ve Uganda'nın başkenti Kampala'ya kadar ulaştığı belirtiliyor.
ABD'nin KDC'ye yönelik dış yardımları da ciddi şekilde geriledi. 2024 yılında yaklaşık 1,4 milyar dolar olan yardım miktarının 2026 yılında şu ana kadar yalnızca 21 milyon dolar seviyesinde kaldığı ifade ediliyor.
LABORATUVAR EKSİKLİĞİ VAKA TAKİBİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da görev yapan Alima adlı sivil toplum kuruluşunun Ebola Müdahale Koordinatörü Dr. Papys Lame, salgının resmi olarak ilan edilmeden önce uzun süre toplum içinde fark edilmeden yayılmış olabileceğini söyledi.
Ebola belirtilerinin sıtma ve tifo gibi bölgede yaygın görülen hastalıklarla benzerlik göstermesi nedeniyle vaka tespitinin zorlaştığını belirten Lame, laboratuvar imkanlarının yetersiz olmasının da süreci güçleştirdiğini ifade etti.
Uzmanlar, resmi rakamların ötesinde çok daha fazla vaka olabileceğinden şüphe duyuyor.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA HAYATINI KAYBEDİYOR
Salgınla mücadele eden sağlık çalışanları da büyük risk altında bulunuyor.
Bunia Evanjelik Tıp Merkezi'nde görev yapan en az 5 doktor ve hemşirenin Ebola nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilirken, çok sayıda sağlık çalışanının da virüse yakalanmış olabileceği değerlendiriliyor.
Dr. Lame, sağlık ekiplerinin koruyucu önlemler almaya devam ettiğini ancak bölgede çalışmanın büyük cesaret gerektirdiğini söyledi.
YEREL HALKLA GÜVEN SORUNU BÜYÜYOR
Salgınla mücadeledeki en büyük engellerden biri de yerel halk ile yardım ekipleri arasındaki güven sorunu olarak gösteriliyor.
Bazı toplulukların virüsün varlığına inanmadığı ya da hastalığın yardım kuruluşları tarafından bölgeye getirildiğini düşündüğü belirtiliyor. Bu durum sağlık ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırıyor.
Virüsün cenazelerden bulaşmasını önlemek amacıyla uygulanan sıkı defin kuralları da zaman zaman tepkilere yol açıyor.
Rwampara bölgesinde Ebola şüphesiyle hayatını kaybeden genç bir futbolcunun cenazesini almak isteyen bir grubun Ebola merkezini ateşe verdiği aktarıldı.
HANTAVİRÜSE AŞI SİNYALİ: "TEDAVİSİ YOK"