Türkiye'de saklı tarih: MÖ 190 civarında yapılmış! Turistler akın ediyor
Pamukkale'nin bembeyaz travertenlerinin ardında gizlenen Hierapolis antik kenti, hem tarihi zenginliği hem de efsaneleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. 2 bin yılı aşan geçmişiyle, kehanet dumanlarından Roma ihtişamına kadar uzanan sırlarla dolu bu antik şehir, zamanda yolculuğa çıkarıyor. Türkiye'de saklı tarih olan bu kente turistler akın ediyor.
Türkiye'nin en etkileyici arkeolojik hazinelerinden biri olan Hierapolis Antik Kenti, Denizli'de Pamukkale travertenlerinin hemen üzerinde yer alıyor. M.Ö. 190 yılında Bergama Kralı II. Eumenes tarafından bir sağlık merkezi olarak kurulan bu tarihi kent, hem Roma hem de Bizans dönemlerinde büyük önem kazanmış, şifa arayanların uğrak noktası haline gelmiştir. Bugün ise eşsiz kalıntıları, mitolojik efsaneleri ve nefes kesen manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Pamukkale'nin Zirvesinde Saklı Bir Antik Kent
Hierapolis, yalnızca antik kalıntılarıyla değil, sağlık ve inanç turizmiyle de dikkat çekiyor. Romalılar ve Bizanslılar döneminde Yahudi ve Hristiyan toplulukların yoğun olarak yaşadığı kent, MS 1334'teki yıkıcı bir deprem sonrası terk edilmiştir. Büyük sarsıntı sonrası ayakta kalan bu yapılar, kentin görkemli geçmişini gözler önüne seriyor.
Ziyaret sırasında ilgi çeken ilk duraklardan biri, 12 bin kişilik kapasitesiyle Roma Tiyatrosu. İmparator Hadrianus ve Septimius Severus dönemlerinde inşa edilen bu anıtsal yapı, VIP locası ve sahne dekorlarıyla hala etkileyici bir görünüme sahip.
Havari Aziz Philip Şehitliği
Tiyatronun ötesindeki patikalar, sizi daha az bilinen ama oldukça önemli bir noktaya, Havari Aziz Philip Şehitliği'ne ulaştırır. Sekizgen yapısıyla dikkat çeken bu tarihi alan, Aziz Philip'in şehit edildiği yer olarak kabul edilir. Bölgeye ulaşırken 5. yüzyıldan kalma Bizans Kapısı'ndan geçilir ve Dor düzenindeki sütunlar eşliğinde yolculuk yapılır.
Hierapolis'te Zaman Yolculuğu
Apollon Tapınağı da Hierapolis'in ruhani atmosferini yansıtan önemli yapılardandır. Tapınağın kehanet merkezi, Plutonium olarak bilinen ve yeraltı tanrısı Hades'e ithaf edilen bir mağaranın yanında bulunur. Bu noktada çıkan zehirli gazlar, yalnızca rahiplerin sırrını bildiği gizemli bir tecrübeyle ilişkilendirilir.