Kendi paramızla dijital esaret! 158 milyar liralık 'sessiz işgal'
Türkiye'den yılda 158 milyar lira kazanan küresel platformlar, "eğlence" maskesi altında topladıkları verileri yabancı istihbarat servislerine servis ediyor. Uzmanlar, hem paramızın hem de sırlarımızın yurt dışına aktığı bu düzeni "milli güvenlik sorunu" ilan ederek "Dijital Vatan Savunması" çağrısı yaptı. Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu da, bugünkü köşesinde konuya ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Geleneksel savaşların yerini giderek gayri nizami harp yöntemlerine bıraktığı günümüz dünyasında, yabancı dijital medya platformları artık yalnızca birer iletişim aracı değil; ülkelerin iç güvenliğini, toplumsal huzurunu ve siyasi istikrarını hedef alan stratejik aktörler haline geldi. Hem ülkemizde hem de tüm dünyada bir 'dijital işgal' hâkim. Milyarlarca insanın verilerini toplayan, bu verileri işleyen ve başta reklam sektörü olmak üzere istediği amaçlar doğrultusunda kullanan dijital mecralar, Türkiye'deki reklam pazarını da ele geçirdi. Google, Instagram, WhatsApp, YouTube, Facebook, TikTok ve X gibi platformlara, 2024 yılında Türkiye'den reklam aracılığıyla yaklaşık 158 milyar TL aktarıldı.

Bu durum bir yandan ulusal ve yerel medyayı zarara uğratırken diğer taraftan uzmanlar, dijital medya platformlarının 'milli güvenlik sorunu' olduğunu vurguluyor. Bu platformlar, küresel düzeyde Türkiye aleyhine yürütülen faaliyetlerde de başrolü oynuyor. Ayrıca Türkiye'de yayın yapan medya kuruluşları RTÜK tarafından denetlemeye tabi tutulurken, dijital medya platformları tabiri caizse istedikleri gibi at koşturuyor, dezenformasyonun yayılmasına ve kaos ortamının zemininin oluşturulmasına destek veriyor.

VERİLER SIZDIRILIYOR
'Big data'da kayıtlı bulunan milyonlarca insana ait en detaylı veriler, yabancı dijital platformları elinde tutan kişi ve kuruluşlar tarafından siyasi ve istihbari amaçlar doğrultusunda kullanılıyor. Bu verilerle, seçimlerde manipülasyon, siyasi haberlerde algı yönetimi, afetlerde dezenformasyon yapılıyor. Kişilerden elde edilen bilgilerle, kişinin tercihleri analiz edilerek ona özel siyasi ve gündeme ilişkin bilgiler ön plana çıkarılarak tercihlere doğrudan yön verilmesi hedefleniyor. Platformlar, Türkiye aleyhine yürütülen tüm dış destekli operasyon ve manipülasyonlarda başrolü oynarken, yabancı istihbarat servisleri bu bilgileri 'toplumsal haritalandırma' çalışmalarıyla Türkiye'de kaosu körüklemek için kullanıyor.




