Mustafa Denizli 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını anlattı!
15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi Başkan Erdoğan liderliğinde halk tarafından bastırıldı. FETÖ'cü teröristler tarafından 251 kişi şehit edildi. Darbe girişimini bizzat yakından gören ünlü teknik direktör Mustafa Denizli, yaşadıklarını işte bu sözlerle anlattı: "Türkiye'nin beklemediği bir anda böyle alçakça bir darbe girişimiydi. Ben diğer darbeleri de görmüş biri olarak şunu söyleyebilirim ki, teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde halka rağmen hiçbir darbe başarılı olamaz. 15 Temmuz'da da halkımız demokrasisine sahip çıktı."
Ünlü teknik direktör Mustafa Denizli, çok özel açıklamalarda bulundu. "Altay'ın başına geçtiğim ilk günden beri Süper Lig'e çıkacağımızı biliyordum" diyen Denizli, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını da anlattı...

ALTAY'DAN ALDIĞINIZ ÜCRETİ ÇEŞİTLİ VAKIFLARA BAĞIŞLADINIZ. HANGİ VAKIFLAR BUNLAR?
Mehmetçik Vakfı ile Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı'na bağışta bulundum. Ben bu ülkede doğdum ve paramı bu ülkeden kazandım. Tabii ki ülkemizi en zorlu koşullarda canı pahasına koruyan askerlerimize ve gazi-şehit ailelerine elimden gelen desteği veririm. Biz onlara çok şey borçluyuz.
Mustafa Bey sadece bu sene değil, daha önceki yıllarda da böyle vakıflara bağışta bulunduğunuzu duyduk... Doğru mu?
Evet. Futbolculuk yıllarımdan beri böyle vakıflara bağışlarda bulunurum. Çok öğrenci de okuttum. Hatta okuttuğum çocukların birçoğu bugün mimar, doktor ve bürokrat oldu. Onların hayatına bir nebze de olsa dokunabilirsem ne mutlu bana.

HİSLERİMLE KARAR ALMIYORUM
Yerli teknik direktör deyince akla gelen birkaç isimden birisiniz. Başarılı olmanızın sırrı nedir?
Allah'a şükürler olsun bir teknik adamın yaşayabileceği tüm başarıları yaşadım. Teknik direktörlük, yönetme sanatıdır. Takıma ruh katmak için üstüne kafa yorarım. Uykumda bile düşünürüm, strateji çizerim. Futbolcularımın performansını yükseltmek, uyumlu bir takım yaratmak için çeşitli metotlar uyguluyorum. Futbolcularımın beni sevmesini beklemem ama bana inanmalarını beklerim. Hiçbir zaman hislerimle karar veren bir teknik direktör olmadım. Yani beni sevmediğini bile bile çalıştığım futbolcular oldu. Kararlarımı bireyselleştirmeden, takımın yararını gözeterek verdim her zaman.





