ATSO Başkanı Ali Bahar'ın ölümünde sır perdesi aralanıyor: Kaza mı cinayet mi?
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar’ın geçtiğimiz Temmuz ayında kendi teknesinde hayatını kaybetmesine ilişkin davada şok edici gelişmeler yaşanıyor. İlk etapta feci bir kaza olarak kayıtlara geçen olay, Ali Bahar’ın eşi Şebnem Bahar’ın mahkemedeki iddialarıyla bambaşka bir boyut kazandı. Eşinin bir tartışma sonrası denize itilmiş olabileceğini öne süren Şebnem Bahar, sanıkların madde kullandığına dair duyumlarını mahkeme heyetiyle paylaştı. Dosyaya giren otopsi raporundaki alkol ve anestezik madde ayrıntıları ise kafalardaki soru işaretlerini artırdı.
Olay, 18-19 Temmuz 2024 tarihlerinde Antalya'nın Kemer ilçesinde meydana geldi. ATSO Başkanı Ali Bahar, yanındaki iki arkadaşıyla birlikte teknesiyle denize açılmış, geceyi teknede geçirmişti. 19 Temmuz sabahı marinaya dönüş yolunda, iddiaya göre teknedeki bir minderin denize düşmesi üzerine Bahar, minderi almak için suya atladı. O sırada tekneyi kullanan arkadaşı M.S.C.'nin manevra yapması sonucu Bahar, motor pervaneleri arasında kalarak feci şekilde can verdi. Ancak davanın ikinci duruşmasında ortaya atılan iddialar, "kaza" senaryosunu temelinden sarstı.
ŞEBNEM BAHAR'DAN ŞOK İDDİALAR: "DENİZE İTİLMİŞ OLABİLİR"
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasına katılan Şebnem Bahar, eşinin ölümüne ilişkin anlatılanlara inanmadığını belirterek, sanık Y.C.Ç. hakkında, "Sanığın adli kontrolünün kaldırılmasını istemiyorum, yurt dışına kaçacağını düşünüyorum. Sanığın teknede madde kullandığını ve bu durumu çevresindeki arkadaşlarına anlattığını öğrendim. Madde etkisindeyken eşimle aralarında bir tartışma çıkmış olabilir ve bu itiş kakış sırasında eşim tekneden aşağı düşmüş olabilir" ifadelerini kullandı. Bahar, olayın bir kaza değil, bir cinayet olma ihtimali üzerinde durduklarını sözlerine ekledi.
foto: ahaber.com.tr
OTOPSİ RAPORUNDAKİ KRİTİK AYRINTILAR
Hazırlanan iddianamede Ali Bahar'ın vücudunda 2.55 promil alkol tespit edildiği bilgisi yer alırken, asıl dikkat çeken ayrıntı vücutta bulunan anestezik madde oldu. Bölgesel uyuşturma için kullanılan bu maddenin neden vücutta bulunduğu gizemini korurken, davanın seyri açısından bu verinin kritik önem taşıdığı belirtiliyor. Sanıklar M.S.C. ve Y.C.Ç. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, Şebnem Bahar'ın avukatları davanın kasten öldürme üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
MAHKEME KRİTİK KAYITLARI BEKLİYOR
Duruşmada mahkeme heyeti, olayın yaşandığı gün 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarlara ilişkin ses kayıtlarının istenmesine karar verdi. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nden yeni bir bilirkişi raporu talep edildi. Sanıkların tutuksuz yargılandığı dava, eksik dosyaların tamamlanması ve yeni delillerin incelenmesi amacıyla 21 Eylül 2026 tarihine ertelendi. ATSO Başkanı Ali Bahar'ın ölümüyle ilgili sis perdesinin, gelecek olan bu raporlar ve ses kayıtlarıyla dağılması bekleniyor.