Modern çağın sinsi tuzağı: "Yatakta çürüme" akımı gençliği esir alıyor

Modern çağın sinsi tuzağı: "Yatakta çürüme" akımı gençliği esir alıyor

Sosyal medyada hızla yayılan ve "Bed Rotting" olarak bilinen "yatakta çürüme" akımı, özellikle Z kuşağı arasında alarm veriyor. Gençlerin saatlerce hatta tüm gün boyunca yataktan çıkmadan dijital içerik tüketmesi, uzmanlara göre basit bir dinlenme yöntemi değil; tükenmişlik, sosyal izolasyon, anksiyete ve depresyona uzanan tehlikeli bir sürecin işareti olabilir.

Son yıllarda sosyal medyada hızla yayılan ve "Bed Rotting" olarak adlandırılan "yatakta çürüme" akımı, yeni nesli tehdit etmeye devam ediyor. Gençlerin tüm gününü yatakta, ellerinde telefon veya tabletle hiçbir şey yapmadan geçirmesi olarak tanımlanan bu durum, kimileri tarafından "dinlenme" ve "şarj olma" olarak görülse de uzmanlar madalyonun öteki yüzüne dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu pasif yaşam biçimi, aslında sinsi bir tükenmişlik sendromunun ve psikolojik çöküşün habercisi olabilir.

GENÇLİĞİN YENİ ROTASI: HİÇBİR ŞEY YAPMAMAK

Z kuşağı arasında adeta bir salgın gibi yayılan bu akımda, bireyler saatlerce yataktan çıkmayarak vaktinin tamamını dijital dünyada tüketiyor. Sokaktaki vatandaşlar ve gençler bu duruma farklı pencerelerden bakarken, bir genç, "15 saat falan yatakta kalabiliyorum, hiçbir şey yapasım gelmiyor" ifadelerini kullanarak akımın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Kimileri bu durumu bir hak olarak görse de, bir başka vatandaş, "Şimdiki yeni nesil her şeyin kolayına kaçıyor. Tembellik bu, yeni nesil biraz daha tembelliğe alıştı" sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Klinik Psikolog Şehadet Ekmen PeynirciKlinik Psikolog Şehadet Ekmen Peynirci

"BU BİR DİNLENME DEĞİL, DONMA TEPKİSİ"

Gençlerin "kendimi şarj ediyorum" diyerek savunduğu bu eylem, klinik ortamda çok daha farklı bir tabloya işaret ediyor. Konuyla ilgili önemli uyarılarda bulunan Klinik Psikolog Şehadet Ekmen Peynirci, "Eğer ki bu durum gerçekten bir tükenmişliğe doğru gidiyorsa, kişi artık sosyal çevresiyle uzaklaşmaya başlar. Kişi çok fazla başarısızlık yaşadığı, hayal kırıklığı olduğu ve yoğun stres altında kaldığı zaman bazen bunu yönetemiyor. Yönetemediği zaman da 'donma tepkisi' veriyor; yani 'ben şu an mücadele edemeyeceğim' diyor" ifadelerini kullandı.

Modern çağın sinsi tuzağı: "Yatakta çürüme" akımı gençliği esir alıyor - 1

SOSYAL MEDYANIN "SÜREKLİ ÜRET" BASKISI TETİKLİYOR

Modern dünyanın ve sosyal medyanın insan üzerinde kurduğu kusursuzluk ve sürekli üretim baskısı, gençleri adeta köşeye sıkıştırıyor. Psikolog Peynirci, modern dünyanın bizden beklediği sürekli üretkenlik halinin zihni yorduğunu belirterek, "Kişi, eğer bir şey üretmezse değersiz olacağını öğrenmeye başlıyor. Zihin böyle çalışmadığı için de bir noktada durmaya ihtiyaç duyuyor. Ancak bu durma hali, saatlerce ekrana bakarak gerçekleşemez" sözleriyle aktardı. Uzmanlar, zihnin anıları işlemesi ve kendini yenilemesi için gerçek bir boşluğa ve sessizliğe ihtiyacı olduğunu vurguluyor.

Modern çağın sinsi tuzağı: "Yatakta çürüme" akımı gençliği esir alıyor - 2

ÇÖZÜM SOSYAL HAYATA KATILIMDA

Yatakta çürüme akımının beraberinde anksiyete ve depresyonu getirebileceği uyarısı yapılırken, aileler de kendi yöntemleriyle bu durumun önüne geçmeye çalışıyor. Çocuğunu bu akımdan korumak isteyen bir veli, "Kendi çocuklarımızı telefona alıştırmıyoruz, evdeki bilgisayardan uzak tutuyoruz. Kızımı hem okula hem dershaneye gönderiyorum ki çocuk evde boş kalmasın. Kendimce böyle bir çözüm üretiyorum" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, kişinin kendi ritmini ve dengesini şaşırdığı noktada başkalarını referans alarak yaşamasının, sistemi tamamen çökertebileceği konusunda hemfikir.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin