ABD ve İran neden anlaşamadı? Trump kara operasyonuna hazırlanıyor iddiası
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında İslamabad’da yürütülen ateşkes görüşmeleri sonuç vermedi. Donald Trump yönetimi Hürmüz Boğazı için abluka kararı aldı. Peki taraflar masaya hangi şartlarla oturdu, neden uzlaşamadı? Hürmüz’de oluşan çift taraflı baskı yeni bir krizi mi tetikleyecek? İşte detaylar...
ABD ve İran arasında İslamabad'da gerçekleştirilen ateşkes görüşmelerinin sonuçsuz kalmasıyla Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim tırmanıyor.
TRUMP'TAN STRATEJİK PAZARLIK TAKTİĞİ Mİ?
Donald Trump liderliğindeki ABD yönetiminin Hürmüz Boğazı'na abluka kararı alması ve bölgedeki mayın temizleme çalışmaları, yeni bir savaşın habercisi mi yoksa stratejik bir pazarlık taktiği mi? Uzmanlar, bu krizin odağında sadece İran'ın değil, küresel güç Çin'in de olduğunu vurguluyor. Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, Washington'ın asıl hedefinin ne olduğu sorusu gündemdeki yerini koruyor.

ATEŞKES MASASINDA NEDEN UZLAŞILAMADI?
İslamabad'da 21 saat süren kritik görüşmelerden beklenen sonuç çıkmadı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, "Kırmızı çizgilerimizin ne olduğunu, hangi konularda esneklik gösterebileceğimizi ve hangi konularda gösteremeyeceğimizi çok net bir şekilde ortaya koyduk. Bunu olabildiğince açık yaptık ve onlar da bizim şartlarımızı kabul etmemeyi tercih ettiler" ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeili Baghaei ise, "Birçok konuda mutabakat sağladık, gerçek bu. Ancak iki veya üç önemli konuda görüşler birbirinden uzaktı ve sonuçta bir anlaşmaya varılamadı" sözleriyle masadaki tıkanıklığı doğruladı.
Uluslararası Terör ve Güvenlik Uzmanı Bülent Atasever, bölgedeki aktörlerin çeşitliliğine dikkat çekerek, "Burada bir Meksika açmazı meselesinden bahsediyoruz. Körfez ülkeleri, İsrail ve ABD'nin varlığıyla gerçekten çok zor görüşmelerin ilerlediğini unutmamak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'Yİ MASAYA OTURTAN GERÇEK SEBEP MÜHİMMAT STOKLARI MI?
Güvenlik Uzmanı Dr. Eray Güçlüer, ABD'nin masaya oturma gerekçesini sarsıcı bir iddiayla açıkladı. Güçlüer, "ABD neden ateşkes masasına oturdu? Bunun üç sebebi var: Trump'ın iç kamuoyu önünde yalnız kalması, dünyadan izole olması ve mühimmat stoklarının bitmesi. Eğer ABD'nin mühimmat stokları yüzde 30 seviyesine inmemiş olsaydı, ABD ateşkes masasına oturmazdı" sözleriyle Washington'ın askeri darboğazda olduğunu belirtti. Sürecin tam bir çöküşten ziyade bir pazarlık taktiği olduğunu söyleyen uzmanlar, tarafların birbirine üstünlük kuramadığı bir yıpratma harbi yaşandığını ifade ediyor.
HÜRMÜZ'DE MAYIN OPERASYONU VE KARA HAREKATI SİNYALİ
Hürmüz Boğazı'nda sular durulmuyor. ABD Başkanı Donald Trump, "Onları askeri olarak zaten yendik. Donanmaları bitti yani. Bizim mayın temizleyen gemilerimiz orada, boğazı temizliyoruz" açıklamasını yaptı. Ancak Dr. Eray Güçlüer, mayın operasyonunun farklı bir amacı olduğunu savunarak, "İran'ın döşemiş olduğu mayınlar gemi trafiğini kontrol etmek için değil, İran'a yönelik olası bir amfibi harekatı önlemek için döşenmiştir. Bu durum, ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara harekatının işaretlerini veriyor" ifadelerini kullandı.
ABD'li üst düzey bir komutan ise, "Mayınları, depolama tesislerini ve deniz mühimmat depolarını bulup imha etmeye devam ediyoruz. Denizdeki hedefleri de vurmaya devam edeceğiz ve bu baskı sürecek" diyerek operasyonun genişleyeceği sinyalini verdi.

ASIL HEDEF ÇİN Mİ?
Krizin küresel boyutu, Washington-Pekin hattındaki çekişmeyi de gün yüzüne çıkarıyor. Bülent Atasever, "Trump yönetiminin İran cephesinden daha ziyade bunu Çin'e karşı yapmakta olduğunu düşünüyorum. Ekonomik bir savaşa çoktan girdiğimizi düşünmemiz lazım" sözleriyle asıl hedefin Çin olduğunu belirtti.
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu ise, "Bugünkü ablukayı Çin için kaldırmayı, Çin'e gittiğinde bir pazarlık marjı olarak sunabilir. Trump'ın kafası böyle çalışıyor" dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun ise ABD'nin hamlelerine sert tepki göstererek, "ABD'nin askeri konuşlandırmasını artırması ve hedefli abluka eylemi çelişkileri daha da kötüleştirecek, gerilimleri artıracaktır. Bu tehlikeli ve sorumsuz bir davranıştır" sözleriyle Washington yönetimini uyardı. Uzmanlara göre, Hürmüz'deki her hamle küresel güçlerin birbirine mesaj verdiği dev bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda.
