Lübnan’da 40 günlük cephe günlüğü: Ata Gündüz Kurşun ölümün gölgesindeki gerçeği anlattı

Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Lübnan’da 40 günlük cephe günlüğü: Ata Gündüz Kurşun ölümün gölgesindeki gerçeği anlattı

A Haber muhabiri Ata Gündüz Kurşun, kameramanı Hüseyin Kurşun ile birlikte, İsrail saldırılarının gölgesindeki Lübnan’da geçirdikleri 40 günü A Haber canlı yayınında anlattı. Sınır hattındaki yıkımdan Beyrut’taki çarpıcı tezatlara kadar sahada yaşananları aktaran Kurşun, savaşın insani kriz boyutunu ve ölümle burun buruna geldikleri anları gözler önüne serdi.

A Haber Muhabiri Ata Gündüz Kurşun ve Kameraman Hüseyin Kurşun, İsrail saldırılarının hedefindeki Lübnan'da geçirdikleri 40 günlük zorlu görev sürecini ve cephede tanıklık ettikleri sarsıcı olayları paylaştı. Sınır hattından başkent Beyrut'taki tezat yaşamlara kadar bölgenin içinde bulunduğu kaosu aktaran Kurşun, savaşın en acı yüzünü ve Lübnan halkının çaresizliğini A Haber ekranlarında izleyicilerle buluşturdu.

ZOR ZAMANLARDA OMUZ OMUZA BİR MÜCADELE

Savaş muhabirliğinin zorluklarına ve ekip ruhuna değinen Ata Gündüz Kurşun, "Öyle zor zamanlarda, öyle tahmin etmeyeceğimiz illerde, ilçelerde, köylerde bir araya geliyoruz ki birbirimizin ailesi oluyoruz. Birbirimize sırtımızı dayıyoruz, yeri geliyor canımızı emanet ediyoruz. En korktuğumuz anlarda birbirimizden destek alıyoruz," ifadelerini kullandı. Mesleğin getirdiği bu dayanışmanın kıymetini vurgulayan Kurşun, cephe gerisindeki insani bağların önemine dikkat çekti.

SINIR HATTINDA İSRAİL VAHŞETİ

İsrail'in sınır kasabalarını haritadan silme stratejisini yerinde gözlemleyen Kurşun, "Bint Jbeil kasabası, sınıra 3,5 kilometre uzaklıkta. Şu anda İsrail o sınır hattındaki kasabaları bu şekilde haritadan siliyor," sözleriyle bölgedeki yıkımın boyutlarını aktardı. Sınırın sıfır noktasında yaşanan insani dramı ve sistematik yıkımı çarpıcı örneklerle dile getirdi.

ÖLÜMLE BURUN BURUNA: OTEL SALDIRISI

Lübnan'daki görevi sırasında kaldıkları otelin vurulma anını anlatan Ata Gündüz Kurşun, "Gittiğimizin dördüncü günüydü, gece saatlerinde bir patlama sesiyle uyandık. Otelin içini duman kaplamış, koridorlardan çığlıklar yükseliyordu. Kaldığımız otelin dördüncü katını vurdular, biz on dördüncü kattaydık. Orada dört kişi hayatını kaybetti," diyerek ölümle burun buruna geldikleri o anları anlattı. Kameraman Hüseyin Kurşun'un o anları gizli saklı kaydettiğini belirten Kurşun, saldırı sonrası yaşanan paniği ve can pazarını bizzat yaşadıklarını ifade etti.

"ÇOCUĞUMUZU ALIN TÜRKİYE'YE GÖTÜRÜN"

Bölgedeki çaresizliğin en acı örneğini annelerin feryatlarıyla aktaran Kurşun, "Beyrut'ta çadırlarda kalan aileler var. Oradaki bazı anneler bize, 'Çocuğumuzu alın Türkiye'ye götürün. Biz yaşayamıyoruz, bari çocuklarımız güvenli bir şekilde yaşasın' dediler," sözleriyle bölgedeki annelerin evlatları için duyduğu büyük endişeyi dile getirdi. Bu talebin bir basın mensubu olarak kendisini çok etkilediğini belirten Kurşun, bölgedeki insani krizin derinliğine vurgu yaptı.

foto: ahaber.com.tr foto: ahaber.com.tr

200 METRE ARAYLA İKİ FARKLI DÜNYA

Lübnan'daki toplumsal ve ekonomik tezatlığı "Nirvana" olarak tanımlayan Kurşun, "Lübnan farklı psikolojilerin zirve yaptığı bir ülke. Bir tarafta bombalar patlıyor, 80 kilometre ötede Beyrut'ta restoranlar, gece kulüpleri açık. Derme çatma naylon çadırların sadece 200 metre ötesinde lüks yatların olduğu marina var ve orada hayat tüm hızıyla devam ediyor," ifadelerini kullandı. Bölgedeki mezhepsel ayrışmalara da değinen Kurşun, İsrail'in bu farklılıkları kaşıyarak toplumları karşı karşıya getirmeye çalıştığını sözlerine ekledi.

Mobil uygulamalarımızı indirin