Gençliği bekleyen 4 büyük tehlike! Prof. Dr. Acar Baltaş’tan kritik uyarı: Korkmalıyız, devamı gelecek
A Haber canlı yayınında konuşan Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, Türkiye’yi sarsan şiddet olaylarının münferit olmadığını belirterek gençliği tehdit eden dört kritik tehlikeyi açıkladı. Baltaş, aile yapısındaki bozulma, ekran bağımlılığı ve toplumsal çözülmenin daha büyük krizlerin habercisi olduğunu söyledi.
Türkiye'yi yasa boğan vahşet haberlerinin ardından, A Haber ekranlarına konuk olan Psikolog Prof. Dr. Acar Baltas, Cansın Helvacı'nın moderatörlüğünde toplumun kanayan yarasına parmak bastı. Yaşananları sadece "münferit birer olay" olarak görmenin büyük bir hata olacağını vurgulayan Baltaş, aile yapısından eğitim sistemine, dijital bağımlılıktan toplumsal çürümeye kadar ezber bozan uyarılarda bulundu. Ünlü profesör, "Korkmalıyız, çünkü devamı gelecek" diyerek tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi.
AİLE YAPISINDAKİ BOZULMA KRİZİN TEMELİNDE
Baltaş, yaşanan olayların kökeninde aile içi iletişim kopukluğunun bulunduğunu belirterek, "Bu olay, sadece yolunu şaşırmış iki gence atfedilemez. Mesele aile yapısıyla ilgilidir; kuş yuvada gördüğünü işler" ifadelerini kullandı.
Çocukların çok erken yaşta ekranla tanıştığını vurgulayan Baltaş, ailelerin farkında olmadan süreci hızlandırdığını belirterek, "Ekranların içine gömülmüş bir hayat yaşıyoruz" sözleriyle aktardı. Özellikle sosyal ortamlarda çocukların ekranla susturulmasının ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi.
foto: ahaber.com.tr
GENÇLİĞİ TEHDİT EDEN DÖRT BÜYÜK TEHLİKE
Baltaş, okullarda ve sokaklarda büyüyen riskleri net şekilde sıralayarak, "Bugün okullarda dört tane devasa problem var: Uyuşturucu, ekran bağımlılığı, kumar ve zorbalık. Gençler bu dört büyük problemle karşı karşıya kalmışken sadece cezaların ağırlaştırılmasıyla bu işin çözülmesini beklemek gerçekçi değil" sözleriyle aktardı.
Dijital oyunların şiddeti sıradanlaştırdığına dikkat çeken Baltaş, sanal dünyadaki "can" kavramının gerçek hayattaki etkisini zayıflattığını ifade etti.
SABIRSIZLIK TOPLUMSAL DERİNLİĞİ YOK EDİYOR
Modern yaşamın getirdiği hızın ciddi bir kültürel erozyona yol açtığını belirten Baltaş, "Sabrın ortadan kalkması toplum dokusunu tahrip eden en tehlikeli şeydir. Bir ekrana baktığınızda 5 saniye bekleyemiyorsanız, hayat yüzeyselleşiyor demektir. Yüzeysel olan bir şeyin ise özüne varamazsınız; ne arkadaşlığın ne de aşkın derinliği kalıyor" ifadelerini kullandı.
Baltaş'a göre, dijitalleşme sadece alışkanlıkları değil, insan ilişkilerinin temelini de dönüştürüyor.
foto: ahaber.com.tr
AİLELERDE YANLIŞ EMPATİ DİSİPLİNSİZLİĞE YOL AÇIYOR
Ailelerin çocuk yetiştirme biçimine de değinen Baltaş, aşırı empati yaklaşımının disiplin eksikliğini artırdığını belirterek, "Fazla empati, ne yazık ki disiplinsizliği beraberinde getiriyor. Bugün orta ve üst düzey ailelerdeki en büyük sorun fazla empatiyken, diğer kesimlerde aile içi şiddet ön plana çıkıyor" sözleriyle aktardı.
Çocukların mahremiyetine saygı adı altında kontrolün bırakılmasının ciddi bir hata olduğunu vurgulayan Baltaş, ebeveynlerin aktif rol alması gerektiğini belirterek, "Ergenlik dönemi beyinde karar verme ve frene basma süreçlerinin henüz olgunlaşmadığı bir dönemdir. Annenin, babanın 'çocuğumun özel alanına saygı duyuyorum' diyerek takibi bırakması, sorumluluktan kaçmaktan başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
foto: ahaber.com.tr
SIKÇA SORULAN SORULAR
Soru: Acar Baltaş gençler için en büyük riskleri neler olarak açıkladı?
Cevap: Uyuşturucu, ekran bağımlılığı, kumar ve zorbalık olmak üzere dört temel risk olduğunu belirtti.
Soru: Ekran bağımlılığı çocukları nasıl etkiliyor?
Cevap: Sosyal gelişimi zayıflatıyor, sabırsızlığı artırıyor ve şiddeti normalleştiren içeriklere maruz bırakıyor.
Soru: Aileler çocuklarını takip etmeli mi?
Cevap: Baltaş'a göre evet. "Özel alan" gerekçesiyle kontrolü bırakmak sorumluluktan kaçmak olarak değerlendiriliyor.
Toplumda giderek artan bu risklerin nasıl yönetileceği sorusu gündemdeki yerini korurken, uzmanların uyarıları yeni politikalar ve aile içi farkındalık ihtiyacını daha da görünür hale getiriyor. Önümüzdeki süreçte bu dört büyük tehlikeye karşı hangi adımların atılacağı merak konusu.

