Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
Murat Akıncı Murat Akıncı | ahaber.com.tr - Özel Haber
Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm

Türkiye, 14–15 Nisan 2026’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan iki okul saldırısıyla sarsıldı. Şanlıurfa Siverek’te bir lisede gerçekleşen saldırıda 16 kişi yaralanırken, saldırgan intihar etti. Kahramanmaraş Onikişubat’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda ise bir öğrenci 9 kişiyi öldürdü. Her iki saldırganın da PUBG: Battlegrounds bağımlısı olduğu bilgisi tartışmaları dijital şiddet ve oyunlar üzerine yoğunlaştırdı. Prof.Dr. Ali Murat Kırık konuya ilişkin ahaber.com.tr'ye konuşurken aileleri uyardı. Kırık çocuklardaki hangi davranışların kırmızı alarm olduğunu tek tek sayarken, oyun bağımlılığı konusunda atılması gereken adımları paylaştı.

Türkiye, 14 ve 15 Nisan 2026 tarihlerinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırılarıyla büyük bir şok yaşadı.

İLK SALDIRI ŞANLIURFA'DA

İlk olay, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede gerçekleşti. Bir öğrencinin ateş açması sonucu 16 kişi yaralanırken, saldırgan olayın ardından yaşamına son verdi.

Şanlıurfa'daki saldırıda 16 kişi yaralandı (AA)Şanlıurfa'daki saldırıda 16 kişi yaralandı (AA)

KAHRAMANMARAŞ'TAKİ SALDIRIDA 9 ÖLÜ

İkinci saldırı ise Kahramanmaraş'ta yaşandı. Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda bir öğrencinin silahla sınıflara girerek ateş açması sonucu 9 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırganın da olay sırasında öldüğü bildirildi.

Kahramanmaraş'taki saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti (AA)Kahramanmaraş'taki saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti (AA)

İKİ SALDIRGAN DA PUBG BAĞIMLISI

Yetkililer, her iki saldırının da bireysel olduğunu açıkladı. Öte yandan saldırganların gençler arasında çok yaygın olan PUBG oyununun bağımlısı olduğu ortaya çıktı.

Yaşanan saldırılarla birlikte ailelerde büyük bir tedirginlik yaşanırken gençlerin şiddet içerikli dijital içeriklerle ilişkisi, oyun bağımlılığı, kimlik gelişimi ve sosyal çevre etkileri gibi başlıklar kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor.

Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm - 3

Bunun yanında Telegram gibi kapalı dijital grupların etkisi, algoritmaların yönlendirdiği içerik akışları ve aile-çocuk iletişimindeki değişim de bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Yaşanan saldırıların teknolojik boyutunu ve ailelerin ne gibi tedbirleri alabileceğini Prof.Dr. Ali Murat Kırık'a sorduk.

Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm - 4

İşte Kırık'ın ahaber.com.tr'ye yaptığı özel açıklamalar...

1) Bu olayda iki saldırganın da aynı oyuna bağımlı olması sizce tesadüf mü? PUBG: Battlegrounds gibi savaş oyunları çocukların psikolojisini nasıl etkiler?

Bunu tek başına "oyun yaptı" diye açıklamak kanaatimce doğru olmaz, ama tamamen tesadüf demek de yüzeysel kalır. PUBG: Battlegrounds gibi yoğun çatışma, hayatta kalma ve rakip eliminasyonu üzerine kurulu oyunlar özellikle çocuklarda sürekli tetikte olma, ödül odaklı düşünme ve şiddeti bir "çözüm modeli" gibi görme riskini artırabiliyor. Özellikle denetimsiz ve uzun süreli kullanımda gerçek hayat ile oyun arasındaki sınır bulanıklaşabiliyor. Oyunlardaki şiddetin dozunun artması ve rekabet hırsı maalesef reel hayata da bu tip örneklerde olduğu gibi sirayet ediyor.

Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm - 5

2) Geçmişte genelde batı toplumlarında özellikle ABD'de olan bu tarzda saldırılar yaşanan kültürel erezyon ile de birlikte Türkiye'de de görülüyor. Burada değerlerinden kopan çocukların yaşadığı bir kimlik krizinden bahsedebilir miyiz?

Bunu doğrudan kültürel erozyonla açıklamak bence daha gerçekçi bir çerçeve sunuyor. Amerika Birleşik Devletleri'de yıllar önce ortaya çıkan bu tür şiddet örüntülerinin, dijitalleşmeyle birlikte küresel bir modele dönüşmesi artık kaçınılmaz hale geldi. Türkiye'de de benzer vakaların görülmesi, sadece bireysel değil, kültürel bağların zayıflamasıyla da ilgili. Geleneksel değer sisteminin, aile yapısının ve sosyal denetim mekanizmalarının zayıfladığı yerde gençler daha kırılgan hale geliyor.

Bu noktada "kimlik krizi" çok belirgin bir hale geliyor. Kendini ait hissedemeyen, yön bulmakta zorlanan gençler, bu boşluğu dijital dünyadan, oyunlardan ve çevrimiçi topluluklardan doldurmaya çalışıyor. Ancak bu alanlar çoğu zaman sağlıklı bir kimlik sunmak yerine güç, şiddet ve görünür olma üzerinden sahte bir aidiyet üretiyor. Bu da kültürel erozyonun dijital ortamda hızlanmasına ve daha görünür hale gelmesine neden oluyor.

3-) Dijital algoritmayla ilgili ne gibi tedbirler alınabilir?

  • Dijital algoritmaların gençleri zararlı içeriklere çekmesini azaltmak için öncelikle platformlara ciddi sorumluluk yüklenmeli.
  • Yaş doğrulama sistemleri daha sıkı hale getirilmeli, çocuklara önerilen içerikler filtrelenmeli.
  • Şiddet–cinsellik içeren içeriklerin otomatik olarak sınırlandırılması sağlanmalı.
  • Aileler de çocukların ne izlediğini ve oynadığını takip etmeli, ekran sürelerini sınırlandırmalı.

4) Aile bağları zayıflayan ve dijital platformların algoritmalarıyla zombileşen gençleri nasıl geri kazanacağız?

Aile bağları zayıflayan gençleri geri kazanmak zor ama mümkündür. Daha fazla iletişim kurmak, birlikte vakit geçirmek ve çocuğun dijital dünyasını tamamen yasaklamak yerine anlamaya çalışmak önemli bir adımdır. Genç kendini değerli hissettiğinde, dijital platformların etkisi doğal olarak azalır.

5) Normal şartlarda +16, +17 ve +18 yaş sınırlarının bulunması gereken şiddet içerikli oyunların oynanması Türkiye'de 9-10 yaşlarına kadar düştü. Bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Yaş sınırı olan oyunların küçük yaşlara kadar inmesi önlenebilir bir durumdur. Bu noktada özellikle son dönemde tartışılan 15 yaş altına yönelik dijital düzenlemeler önemli bir adım olabilir. 15 yaş altındaki çocukların şiddet içerikli oyunlara erişiminin sınırlandırılması, hem yasal hem de teknik olarak uygulanabilir. Bu tür bir çerçeve, çocukların gelişim düzeyine uygun içeriklere yönlendirilmesini sağlar.

Ancak yasa tek başına yeterli değildir. Ailelerin ebeveyn kontrol araçlarını kullanması, çocukların hangi oyunları oynadığını bilmesi ve süreyi dengelemesi gerekir. Yani çözüm; yasal düzenleme, platform denetimi ve aile kontrolünün birlikte işlemesiyle mümkün olur.

Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm - 6

6) Telegram gruplarına üye olan çocuk ve gençlerin yaş sınırı gözetilmeksizin şiddet, cinsellik ve pornografi içeriklerine maruz kalıyor ve bu gruplarda şiddet eylemleri övülerek bir kimlik vaad ediliyor. Bu durumun önüne nasıl geçilebilir?

Telegram gibi platformlarda çocukların zararlı içeriklere maruz kalması engellenebilir. Bu noktada sadece ailelerin değil, kurumların da sorumluluk alması gerekir. Özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) daha aktif denetimler yaparak, yaş sınırı ihlali olan grupları ve zararlı içerikleri tespit edip erişim engelleri uygulayabilir. Platformların da içerik kontrol mekanizmalarını güçlendirmesiyle birlikte, bu riskler ciddi şekilde azaltılabilir.

7) Oyun oynayan her çocuk için risk var mı, yoksa belirli bir profil mi daha tehlikede?

Oyun oynayan her çocuk risk altında değildir. Aksine, doğru içerikler ve dengeli kullanım ile oyunlar eğitici ve geliştirici olabilir. Risk daha çok kontrolsüz kullanımda ortaya çıkar; bu yüzden önemli olan dengeyi sağlamaktır.

Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı: Bu davranışlar kırmızı alarm - 7

8) Bu çocuklar genelde önceden sinyal verir mi? Hangi davranışlar "kırmızı alarm"dır?

Çocuklar genellikle bazı işaretler verir ve bu durum erken fark edilirse önlem almak kolaydır. Davranış değişikliklerini takip eden aileler, zamanında müdahale ederek olası riskleri büyük ölçüde önleyebilir. Özellikle ailelerin, tablet, telefon ve bilgisayar gibi elektronik araçları denetlemeleri önemlidir.

Bu çocuklar genelde bazı açık işaretler verir. Örneğin ani öfke patlamaları yaşaması, küçük şeylere aşırı tepki vermesi, içine kapanması, arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaşması, derslere ilgisinin düşmesi ve uyku düzeninin bozulması önemli sinyallerdir.

Ayrıca şiddet içeriklerine aşırı ilgi duyması, sürekli agresif oyunlar oynaması, konuşurken "yok etmek", "vurmak" gibi ifadeleri sık kullanması ve empati kurmakta zorlanması da kırmızı alarm olarak görülmelidir. Bu tür davranış değişimleri ciddiye alınmalıdır.

9) Aileler hangi noktada "bu artık normal değil" demeli? Aileler çocuklarının oyun kullanımını nasıl dengelemeli?

Aileler çocuklarının davranışlarını gözlemleyerek neyin normal neyin olmadığını rahatlıkla ayırt edebilir. Dengeli süre kullanımı, içerik kontrolü ve açık iletişim ile oyun kullanımı sağlıklı bir seviyede tutulabilir.

10) Okullara bu noktada ne görev düşüyor?

Okullar bu süreçte önemli bir destek mekanizmasıdır. Dijital bilinçlendirme eğitimleri, rehberlik hizmetleri ve öğrencilere yönelik farkındalık çalışmalarıyla çocuklar daha güvenli bir dijital ortamda yetiştirilebilir.

Mobil uygulamalarımızı indirin