Türkiye Yüzyılı'nın savunma destanı: Dosta güven düşmana korku

Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Türkiye Yüzyılı'nın savunma destanı: Dosta güven düşmana korku

Türkiye, savunma sanayiinde yerli ve milli üretimle tarihi bir eşiği daha geride bıraktı. ROKETSAN tesislerinin açılışı ve yeni sistemlerin seri üretime geçmesiyle, mühimmat ve hava savunmada dışa bağımlılık azalıyor. Artan bölgesel gerilimler karşısında Türkiye, hem askeri hem ekonomik alanda küresel güç olma yolunda ilerliyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen ROKETSAN stratejik üretim tesisleri açılışı ve seri üretim teslimat töreni, Türkiye'nin savunma sanayiindeki küresel gücünü bir kez daha tescilledi. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki gerilimin tırmandığı, bölgesel savaş riskinin arttığı bir dönemde; mühimmat, hava savunma sistemleri ve uzun menzilli füzelerin yerli imkânlarla üretilmesi, Türkiye'nin jeopolitik konumunu tahkim eden en kritik hamle olarak değerlendiriliyor.

KÜRESEL KAOSUN ORTASINDA STRATEJİK TAHKİMAT

Dünya genelinde artan istikrarsızlık ve Ortadoğu merkezli çatışmalar, savunma sanayiinde kendi kendine yetebilmenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Canan Tercan, "Dünya çok büyük bir kaos içerisinde ve kaosun gün geçtikçe arttığını görüyoruz. Ortadoğu'da başlayan şiddetin daha da ileri gideceği aşikâr. Özellikle İran üzerinden başlayan süreç şu anda Lübnan'da devam ediyor; ancak Akdeniz havzasına yayılır mı, başka hangi ülkelere sıçrar, bu hala büyük bir soru işareti" ifadeleriyle A Haber ekranlarında küresel risklere dikkat çekti. Tercan, Türkiye'nin bu dönemde kapasite artırmasının hayati olduğunu belirterek, "Bu dönemde Türkiye'de yapılan böyle büyük atılımlar tabii ki sadece Türkiye tarafından değil, dünya tarafından da ciddi anlamda takip ediliyor" şeklinde konuştu.

YUNANİSTAN VE DÜNYA TÜRKİYE'NİN GÜCÜNÜ KONUŞUYOR

Türkiye'nin savunma sanayiinde katettiği mesafe, komşu ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada yankı bulmaya devam ediyor. Dr. Canan Tercan, "Birkaç gün önce Yunan basınının Türkiye hakkında konuştukları vardı, Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu Yunanlılar artık kendi içlerinde tartışmaya başladılar. İsrail, Yunanistan ve dünyanın pek çok coğrafyasında yakından takip edilen bir Türkiye var" sözlerini kaydetti. Türkiye'nin ihracat başarısına da değinen Tercan, "Türkiye, savunma sanayii atılımlarıyla birlikte dünyanın en önemli ihracatçısı ülkelerinden biri haline geldi. Bu durum Türkiye'nin konumunu hem ekonomik hem de jeopolitik olarak besleyen, bölgede daha fazla söz sahibi yapan bir süreci beraberinde getirdi" değerlendirmesinde bulundu.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

ÇELİK KUBBE VE İNSANSIZ HAVA ARAÇLARINA KARŞI YERLİ KALKAN

Başkan Erdoğan'ın "Çelik Kubbe" vurgusuyla dikkat çektiği hava savunma mimarisi, SİPER ve HİSAR gibi sistemlerle daha da güçleniyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla değişen savaş konseptine Türkiye'nin hızla uyum sağladığını belirten Dr. Canan Tercan, "Artık dünyada savaş konsepti insansız hava araçlarıyla birlikte değişti. Türkiye, yeni gelişmeler ışığında yeni sistemler üretmeye devam ediyor. Örneğin Korkut, örneğin Gürz; insansız hava araçlarına dönük bu gibi kabiliyetler, özellikle alçak irtifadan gelen ve radarların kolayca tespit edemediği çoklu sürü saldırılarını engellemede son derece mahir olduğumuzu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Tercan ayrıca yeni nesil sistemlere dair, "Bir de Ejderha çıktı; artık sinyal göndererek bile havadan gelen dronları engelleyebilme kabiliyetine sahibiz" diyerek teknolojik üstünlüğün altını çizdi.

SAVUNMADA DIŞA BAĞIMLILIĞIN SONU VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIK

Haberin detaylarında, savunma sanayiinin sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik bir güç çarpanı olduğu vurgulandı. Dr. Canan Tercan, "Dün petrolünüz, doğalgazınız varsa kıymetliydiniz. Bugün savunma sanayiiniz kuvvetliyse ve siz bunu ihraç edebiliyorsanız, teknolojiyi yakaladıysanız tamam; o zaman diğerleri zaten lokomotif olarak geliyor" sözleriyle yeni dünya düzenindeki güç dengesini tarif etti. Körfez'deki ABD üslerinin alçaktan gelen kamikaze dronlara karşı yaşadığı zafiyetleri hatırlatan Tercan, "Mühimmatı kendiniz üretebiliyorsanız ve yüksek miktarda depolayabiliyorsanız bu çok kıymetli. Çünkü almaya kalktığınız zaman size satmayabiliyorlar. Türkiye kendi ihraç eden bir ülke olduğu için daha fazla önem kazandı" diyerek yerli üretimin stratejik değerini vurguladı.

AVRUPA VE AFRİKA SİYASETİNDE SAVUNMA SANAYİİ ETKİSİ

Türkiye'nin savunma kapasitesi, diplomatik masada da elini güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor. Dr. Canan Tercan, "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye ne kadar ihtiyacı olduğunu ve Macron'un dizayn etmeye çalıştığı yeni savunma mimarisinde Türkiye'nin ne kadar önemli bir pozisyonda olması gerektiğini konuşuyoruz. Afrika dediğimizde yine Türkiye konuşuluyor çünkü savunma sanayii olarak orada olan Türkiye, oradaki ülkelerle de yakın ilişkiler kuruyor" dedi. Tercan son olarak, "Savunmanız kuvvetliyse sadece kendi coğrafyanızda değil, dünya coğrafyasında da barışı tesis edebilecek ülkelerden biri oluyorsunuz. Amerika'nın karşısında güç olarak muhatap kabul ettiği, masaya oturduğu ülke Türkiye" ifadeleriyle Türkiye'nin küresel ölçekteki yeni konumunu özetledi.

Türkiye Yüzyılı'nın savunma destanı: Dosta güven düşmana korku - 1

Mobil uygulamalarımızı indirin