Savaş ABD'nin imajını yerle bir etti! Trump öfkeden deliye döndü: ABD ordusunda vicdani ret rekoru

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hedeflere ulaşılamaması Washington’da kriz yarattı. Hürmüz Boğazı açılamazken, İsrail’in sahadan çekilmesi ABD’yi yalnız bıraktı. Başkan Donald Trump’ın sert çıkışları dikkat çekerken, Amerikan ordusunda “İsrail için ölmek istemiyoruz” diyerek yapılan vicdani ret başvurularında yüzde 1000 artış yaşandı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı topyekûn saldırıların üzerinden bir ay geçmesine rağmen hedeflenen hiçbir askeri ve siyasi başarıya ulaşılamaması Washington'da deprem etkisi yarattı. Bölgedeki prestiji sarsılan ve Hürmüz Boğazı'nda düğümü çözemeyen ABD, İsrail'in sahadan çekilmesiyle İran ile baş başa kaldı. Hedeflerine ulaşamayan ABD Başkanı Donald Trump'ın kontrolsüz öfkesi diplomatik nezaketi rafa kaldırırken, Amerikan ordusu içerisinde "İsrail için ölmek istemiyoruz" diyen askerlerin vicdani ret başvurularında yüzde 1000'lik tarihi bir artış yaşandı.
STRATEJİK HEDEFLER ÇIKMAZA GİRDİ: HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILAMIYOR
İran'a yönelik başlatılan savaşta bir ay geride kalırken, saldırıların ana gerekçesi olan rejim değişikliği ve nükleer programın durdurulması hedefleri hayalden öteye geçemedi. ABD ve İsrail'in stratejik öneme sahip Hark Adası ve Hürmüz Boğazı'na yönelik hamleleri de sonuçsuz kaldı. Konuyu değerlendiren İran Uzmanı Dr. Hurşit Dingil, "İran'da belirli bir hedefe ulaşamamak, hem siyasi hem askeri hedefe ulaşamamak beraberinde bu şekilde bir reaksiyon geliştirmesine neden oluyor," sözleriyle sahadaki tıkanıklığın Washington'daki yansımasına dikkat çekti.
Dingil ayrıca, dünyanın en yüksek askeri teknolojisine sahip gücü olan ABD'nin içine düştüğü durumu, "Amerika gibi bir güç için bir ayı geçen sürede Hürmüz Boğazı'nı açamamak çok ciddi bir sorun. Bu, Amerika'nın küresel hegemon iddiasının test edildiği bir sınama alanıdır. Burayı açamamaları, bundan sonra çok kutupluluk tartışmalarını daha da derinleştirir," ifadeleriyle aktardı.
(foto: ahaber.com.tr)
İSRAİL KAÇTI, ABD İRAN İLE BAŞ BAŞA KALDI
Savaşın seyrinde yaşanan en dikkat çekici gelişme ise İsrail'in sahadaki varlığının zayıflaması ve yönünü Lübnan'a çevirmesi oldu. Dış Politika Uzmanı Doç. Dr. Cantürk Caner, İsrail'in geri çekilmesiyle ABD'nin bölgede yalnızlaştığını belirterek, "İsrail ABD'nin imajını yerle bir etti ama asıl imajı bozan, fiyakasını bozan İran oldu. Trump'ın artık asabının bozulduğunu görüyoruz. Hem dünya Amerika'ya meydan okuyor hem Batı ittifakı hem de İran meydan okuyor. İsrail alacağını aldı, yapacağını yaptı ve kaçtı," dedi. Caner, ortaya çıkan tablonun tamamen ABD aleyhine döndüğünü vurgulayarak, "Amerika ile İran baş başa kalmış bir görüntü içerisinde ve bütün öfke Amerika'ya dönmüş durumda," değerlendirmesinde bulundu.
(foto: AA)
TRUMP'IN ÖFKESİ VE SAVAŞ SUÇU YARGILAMASI KAPIDA
Askeri komuta kademesinde yaşanan istifalar ve zorla görevden almalarla sarsılan Beyaz Saray'da, Başkan Donald Trump adeta öfke krizleri geçiriyor. Dr. Hurşit Dingil, Trump'ın saldırgan üslubunun aslında bir maskenin düşüşü olduğunu belirterek, "Trump şu an Amerika'nın ta kendisini, gerçek Amerika'yı ortaya koymuş oluyor. Demokrat da olsa Cumhuriyetçi de olsa Amerika'nın gerçek yüzü bu şekildedir," ifadelerini kullandı. Öte yandan başarısızlığın faturasının ağır olacağını belirten Doç. Dr. Cantürk Caner ise, "Büyük ihtimalle Kasım'daki seçimlerde Trump'ın başkanlığı ciddi anlamda sorgulanacaktır. Belki de savaş suçu sebebiyle bir azil süreci bile başlayabilir," sözleriyle Trump'ın siyasi geleceğinin tehlikede olduğunu hatırlattı.
(foto: ahaber.com.tr)
ABD ORDUSUNDA VİCDANİ RET İSYANI: ARTIŞ YÜZDE BİNLERE ULAŞTI
Cephede yaşanan başarısızlık ve sivil kayıplar, Amerikan ordusundaki genç askerler arasında büyük bir huzursuzluğa yol açtı. Özellikle İran'ın Minab kasabasındaki bir ilkokula düzenlenen saldırı, Amerikan askerleri için dönüm noktası oldu. "İsrail için ölmek istemiyoruz" seslerinin yükseldiği orduda, vicdani ret başvuruları rekor kırdı. Vicdan ve Savaş Merkezi verilerine göre, yıllık ortalama 50-80 olan başvuru sayısı, 2026 Mart ayı itibarıyla sadece üç haftada 500'ü aşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1000 artış gösterdi. Psikolog Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kuş, bu durumu, "Bu bir kahramanlık olarak görülmesin; bu askerlerin kendilerini koruma mekanizması olarak da yorumlanabilir. Kendilerinde ortaya çıkabilecek psikolojik rahatsızlıkları önlemek istiyorlar. Çünkü Amerika'da 2008 yılından bu yana travma sonrası stres bozukluğuyla ilgili programlar kurulmuş durumda, bu aslında yeni bir olay değil," sözleriyle analiz etti.


