Beyaz Saray’da "paralel şirket" dönemi: 50 yıllık bürokrasi tasfiye ediliyor!

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Beyaz Saray’da "paralel şirket" dönemi: 50 yıllık bürokrasi tasfiye ediliyor!

Amerika Birleşik Devletleri’nin kalbi Beyaz Saray, İran savaşı üzerinden patlak veren devasa bir iç hesaplaşmayla çalkalanıyor. Trump yönetimi içindeki "şahinler" ve "ılımlılar" arasındaki kavga, Savaş Bakanı Hegseth’in koltuğunu sallarken; Hürmüz Boğazı’ndan enerji koridorlarına, Çin’in yükselişini durdurma hamlelerinden içerideki bürokratik tasfiyelere kadar uzanan kirli bir strateji deşifre edildi. A Haber ekranlarında konuyu değerlendiren uzmanlar, ABD imparatorluğunun gerileme dönemine girdiğini devletin 50 yıllık kıdemli askerlerini, sadakata dayalı bürokratlarını ve bilim adamlarını tasfiye etmeye kadar uzanan kirli bir stratejiyi deşifre etti.

ABD'nin iç siyasetinde ve Ortadoğu'daki enerji koridorlarında yaşanan gerilim dorukta! Beyaz Saray'da savaş bakanı tartışmaları, Trump'ın İsrail ve İran politikaları, JD Vance'in "savaş istemeyen" duruşu ve Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker'in analizleriyle sıcak çatışmanın perde arkası aralandı. İşte Amerika'da hegemonya kavgası ve olası senaryolar…

BEYAZ SARAY'DA JD VANCE VE HEGSETH ÇATLAĞI

Beyaz Saray içindeki siyasi ayrışmaya dikkat çeken Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "JD Vance bu savaşın çıkmaması ve İran'a saldırılmaması gerektiğini savunan taraftaydı. Ancak Trump, Savaş Bakanı Hegseth'e 'sen bizi bu savaşa soktun' diyerek faturayı ona kesmeye başladı. Hegseth'i göndermekle bu işten kurtulamaz diye düşünüyorum. Amerika'da Trump'ın bedel ödemesini isteyen bir yaklaşım var siyasi aktörlerde; bedeli ödeyenin bizzat Trump olması hedefleniyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

AMERİKAN HALKININ DESTEĞİ YERLE BİR: %35'LİK KRİTİK EŞİK

Savaşın toplumsal tabandaki karşılığını değerlendiren Mahmut Övür, "Şu anda savaşa destek Amerikan halkı nezdinde %35'lerde seyrediyor. Vietnam'dan bugüne kadar bütün savaşların başında destek bir hayli yüksekti, başarısız olunsa bile halk başlangıçta arkasındaydı. Ancak bugün Amerikan halkı bu savaşı istemiyor" sözleriyle halkın tepkisini dile getirdi.

KÜRESEL HEGEMONYANIN ENERJİ SAVAŞLARI VE TARİHSEL GERÇEKLER

ABD'nin geçmiş savaşlarının temel motivasyonunu analiz eden Mahmut Övür, "Amerika bu savaşları niye çıkardı? Vietnam'a, Afganistan'a niye gitti? Hepsinde küresel hegemonyanın etkili olduğu bir süreç yaşandı. Vietnam'ı kaybetti ama bölgede etkili oldu, dünyayı yönetmeye başladı ve petrol-dolar sistemiyle parası rezerv birime dönüştü. Afganistan ise Sovyetlerin yıkılmasının motivasyon kaynağı oldu" şeklinde konuştu. Bölgenin enerjinin merkezi olduğunu belirten Övür, "ABD burada ne yapmaya çalışıyor? Ben Amerika ile İsrail'in artık tamamen örtüştüğünü düşünüyorum. İsrailsiz Amerika, Amerikasız İsrail olamaz. Gazze'deki soykırım Amerikasız yaşanabilir miydi? Mümkün değil" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DÜNYANIN SÜPER GÜCÜ GERİLEME DÖNEMİNDE Mİ?

ABD'nin dünya çapındaki prestij kaybına değinen Mahmut Övür, "İsrail son 1-2 yılda dünyanın nefret edilen ülkesi haline dönüştü. Ben Amerika imparatorluğunun da Körfez'i ele geçirmek uğruna kendisini aşağı doğru çekmeye başladığının başlangıcı olarak yorumluyorum bu süreci. Amerika irtifa kaybeden bir güç ve dünya ticareti açısından petrolün %60, jet yakıtının %100 artmasıyla aslında istediği kaosu yarattı. Bu durum Çin'i etkiledi, Avrupa Birliği kan ağlıyor. Ancak bu süreci uzatması, kendi düşüşüne bir çivi çakmak anlamına gelecektir" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

HÜRMÜZ BOĞAZI: AMERİKAN RÜYASININ SONU MU?

Küresel güç mücadelesinin kilit noktasının Hürmüz olduğunu vurgulayan Mahmut Övür, "Ünlü bir yatırımcının dediği gibi; Hürmüz Boğazı Amerikan imparatorluğunun sonunu getirecek. Su kanallarına hakim olduğunuz zaman dünyayı yönetirsiniz. Trump Amerikası buraya son bir darbe vurmaya çalışıyor. Bu sadece Trump'ın değil, arkasındaki güçlerin dünyayı yeniden dizayn etme politikasıdır" sözleriyle tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

YENİ AMERİKA'NIN SALDIRGAN POLİTİKASI: GRÖNLAND VE VENEZUELA

Trump'ın sadece "çılgın" bir lider olmadığını, bir ekolü temsil ettiğini belirten Mahmut Övür, "Amerika gerilediğini fark ettiği için daha saldırganlaşıyor. Durduk yere Grönland'ı, Kanada'yı, Venezuela'yı istemesi sadece çılgınlıktan değil, 'Yeni Amerika'yı temsil etmesinden kaynaklanıyor. Trump gitse başkası gelse gene aynısını yapacaklar çünkü Çin'in yükselişini durdurmanın başka yolu yok. Enerji koridorlarını kesmek zorundalar" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD İÇİNDE BÜROKRATİK TASFİYE VE ŞİRKETLERİN YÖNETİMİ

ABD içindeki derin bürokratik savaşa işaret eden Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Trump Amerikası kendi içinde de bir değişime yol açıyor. Bu sadece basit bir iktidar kavgası değil. Devletin 50 yıllık kıdemli askerlerini, sadakata dayalı bürokratlarını, bilim adamlarını tasfiye ediyorlar. Küresel şirketlerin CEO'ları bakanlık koltuklarını kapıyor. Amerika artık paralel bir şirket gibi yönetiliyor. Yeni Amerika'ya ayak uyduramayanlar tasfiye ediliyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PETROL REZERVLERİ VE İRAN ÜZERİNDEKİ KİRLİ HESAP

İran'ın enerji potansiyelinin ABD iştahını kabarttığını belirten Uğur Özgöker, "Venezuela dünyada petrol rezervinde birinciydi; Amerika gitti tereyağından kıl çeker gibi operasyonunu yaptı ve Amerikan petrol şirketleri oraya girdi. İran ise dünyada ikinci rezerv sahibi ancak ambargolar nedeniyle 400 milyar dolarlık bir hasıla yapabiliyor, Türkiye'nin çok altında bir ekonomisi var. ABD, İran'ın petrolünü serbestleştirerek buraya çökmek istiyor" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

TRUMP VE NETANYAHU'NUN SİYASİ BEKA KAVGASI

Seçimler ve zafer hikayesi ihtiyacına dikkat çeken Uğur Özgöker, "Trump'ın bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Kasım ayında Senato'yu kaybetmemek için nükleer uranyumun %20'nin üzerine çıkmamasını ve petrolün serbestleştirilmesini bir zafer olarak sunmak zorunda. Eğer bu zafer gelmezse Trump kesin kaybeder. Netanyahu ise kendisini kurtarmak için 'İran liderlerini öldürdüm, tehdidi bitirdim' yalanını satmaya çalışacak" şeklinde konuştu.

"YEMEZSE YENİLECEK": TRUMP'IN NETANYAHU KARARI

İki lider arasındaki gerilime değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, "Trump, Netanyahu'yu yiyemez mi? İşte yiyecek, yemek zorunda! Yiyemezse kendi gidecek. Eğer savaş başarısız biterse İran zafer kazanmış, Trump ise kaybetmiş olacak. Bu yüzden Trump ateşkes yapmayacak, savaşa devam diyecek. Çünkü şu anda masadan kalkarsa bu büyük bir yenilgi olur. Trump'ın siyasi geleceği bir başarı hikayesine bağlı" sözleriyle Beyaz Saray'daki gerilimin temel nedenini açıkladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin