ABD ve İsrail'in İran planı çöktü: Nükleer tehdit kapıda

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ABD ve İsrail'in İran planı çöktü: Nükleer tehdit kapıda

İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan bölgesel savaş, ABD Başkanı Donald Trump ve Binyamin Netanyahu'nun hesapladığı gibi gitmedi. İran yönetiminin savaşı bölgeye yayarak ABD üzerindeki baskıyı artırmasıyla Washington'ın "rejimi devirme" planı suya düştü. Trump, çareyi sözde bir barış planı sunmakta bulurken, hedefine petrol taşımacılığının kalbi Hürmüz Boğazı ve Hark Adası'nı koydu. Uzmanlar, sahada istediğini alamayan ABD ve İsrail'in nükleer silah kullanmaktan dahi çekinmeyeceğini belirterek, Orta Doğu'yu bekleyen büyük radyoaktif felakete karşı uyarılarda bulunuyor.

Orta Doğu'da bölgesel savaş devam ederken, ABD - İsrail'in planlarının tahmin ettikleri gibi yürümemesi, bölgedeki yeni stratejileri merak konusu haline getirdi. Uzmanlar konuyu A Haber ekranlarında analiz etti.

REJİM DEĞİŞTİRME HAYALİ SUYA DÜŞTÜ

Bölgedeki sıcak gelişmeleri sahadan aktaran muhabir Mehmet Geçgel, "İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş, ne Trump'ın ne de Netanyahu'nun beklediği gibi ilerlemedi. İran yönetimi, savaşı bölgeye yayarak Amerika üzerindeki baskıyı artırdı, Trump'ın barış planı ise taviz olarak yorumlandı" ifadelerini kullandı. Sürecin arka planındaki stratejik iflası değerlendiren Askeri Stratejist Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe ise, "ABD'nin siyasi hedefi İran rejimini devirmek ya da kendine müzahir, yakın bir ismi iş başına getirmekti. Savaşın ilk günlerinde rejim değiştirme mesajları veren Trump, amacına ulaşamayınca ve bunun İran'da gerçekleşmeyeceğini anlayınca 15 maddelik bir barış planıyla geri adım atmak zorunda kaldı" sözleriyle aktardı.

Fotoğraf: ahaber.com.trFotoğraf: ahaber.com.tr

BARIŞ KILIFI ALTINDA BALİSTİK TEHDİT

Trump'ın sunduğu barış planının aslında bir boyun eğdirme stratejisi olduğunu belirten Prof. Dr. Gökçe, "Hint Okyanusu açıklarındaki bir adaya yönelik saldırıyla 4 bin, 5 bin kilometre menzilli balistik füzelerin varlığının görülmesi Amerika'nın aklını başına getirdi. Çünkü İran'ın elinde bu füzeler varsa, Avrupa'nın başkentleri de dahil olmak üzere Amerika'nın Afrika, Asya veya Uzak Doğu'daki hiçbir kritik noktası artık güvenli değildir ve saldırı sınırının içine girmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran'ın seçimler öncesi küçük bir zafer kazanarak ABD'ye mesaj verdiğini dile getiren Gökçe, "İran tarafı her ne kadar inkar etse de barışa yaklaşılıyormuş gibi bir izlenim uyandırılmaya çalışılıyor. Buradan da savaş devam ettiği vakit İran'ı suçlamayı düşünüyorlar" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: ahaber.com.trFotoğraf: ahaber.com.tr

HEDEF HÜRMÜZ BOĞAZI VE HARK ADASI

Rejimi devirme hedefinden uzaklaşan ABD'nin yeni rotasını harita üzerinden okuyan Güvenlik Stratejileri Uzmanı Doç. Dr. Yunus Emre Tansü, "İran rejimini deviremeyeceğini anlayan Trump, bu sefer Hürmüz Boğazı'nı açık bulundurmayı yeni siyasi hedef olarak belirledi. İlk operasyonda bu işi bir iki haftada çözmeyi hedefleyen ABD yönetimi başarısız olunca, önceliği enerji yolu olan Hürmüz kanalını kontrol altına alıp Körfez'deki etkinliğini artırmaya verdi" sözleriyle aktardı. Tansü, ABD'nin petrol üssü Hark Adası'na yönelik planları hakkında ise, "Buraya 3 bin ila 5 bin kişiyle asker çıkarmayı, hava indirme yapmayı düşünüyorlar. Ancak Hark Adası Bahreyn'den ve Kuveyt'ten çok daha yakın. Kuveyt'i, Bahreyn'i, Katar'ı vuran İran, Hark Adası'ndaki Amerikan askerlerine ne kadar karşı koymayacak? Bu durum Trump'ı ikilemde bırakıyor, bu yüzden İran'ı uzlaşarak müzakereye çekmek istiyor" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: ahaber.com.trFotoğraf: ahaber.com.tr

ORTA DOĞU'DA RADYOAKTİF FELAKET ALARMI

Sahada istediklerini elde edemeyen ve büyük bir çaresizlik içine düşen ABD ve İsrail ikilisinin nükleer tesislere saldırmaya devam etmesinin bölgeyi bir felakete sürüklediğine dikkat çeken Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aslan, "ABD ve İsrail hedeflediği başarıya ulaşma noktasında her türlü yolu deneyecektir. Benim tahminim, hem nükleer santrallere saldırmayı hem de nükleer silah kullanmayı hiçbir zaman tereddüt etmezler" ifadelerini kullandı. Çevre ve insan sağlığına yönelik korkunç tehlikenin altını çizen Aslan, "Bütün Orta Doğu, İsrail'in radyoaktivitesine maruz kalacak. Şu anda bölgede sarı alarm düzeyinde nükleer kirlenmeyle karşı karşıyayız. İki, hatta üç noktada nükleer sızıntı yaşanıyor ve bu atmosfere karışıyor. Bu nükleer kirlenme, kanser ve solunum yoluyla radyoaktiviteye bağlı hastalıkların hızla yayılmasına yol açacaktır" sözleriyle bölgeyi bekleyen karanlık tabloyu özetledi.

Mobil uygulamalarımızı indirin