Körfez barut fıçısına döndü | Hark Adası'nda kanlı senaryo: Yanlış hamle binlerce askeri tabuta sokabilir

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Körfez barut fıçısına döndü | Hark Adası'nda kanlı senaryo: Yanlış hamle binlerce askeri tabuta sokabilir

Kuveyt’ten İran’ın can damarı Hark Adası’na uzanan 200 kilometrelik hatta tansiyon zirveye tırmanırken, bölgedeki askeri hareketliliğin perde arkası aralanıyor. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla ve Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, A Haber ekranlarında harita üzerinde tek tek anlatı. ABD’nin muhtemel bir operasyon senaryosuna ilişkin değerlendirmede bulunana Fazla, "ABD tek hava indirme ile sıcak temas anında binlerce askerini kaybedilebilir" diye konuştu. ABD’nin amfibi bir harekatın fitilini ateşleyebileceği belirten Sohtaoğlu ise 5 Nisan tarihine dikkat çekerek "zafer illüzyonu" uyarısında bulundu.

Kuveyt'ten İran'ın kalbindeki Hark Adası'na uzanan 200 kilometrelik kritik hat, askeri stratejilerin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. 3.000 ila 5.000 askerle yapılacak bir hava indirme harekâtının ne kadar mümkün olduğu tartışılırken, sahadan gelen değerlendirmeler operasyonun zorluklarını ve olası kayıpları çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, bölgenin hem coğrafi hem de askeri açıdan "yüksek riskli bir tuzak alanı" olduğunu vurguladı. USS Tripoli ve modernize edilmiş dev hücum gemisi USS Boxer'ın bölgeye gelişiyle amfibi bir harekatın fitilinin ateşlenebileceğini belirten Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ise 5 Nisan tarihine dikkat çekerek "zafer illüzyonu" uyarısında bulundu.

STRATEJİK HEDEF HARK ADASI: ADIM ADIM FELAKET SENARYOSU

Körfez'deki gerilimin merkez üssü olan ve Kuveyt'e yaklaşık 200 kilometre mesafede bulunan Hark Adası'nın askeri açıdan ne anlam ifade ettiğini değerlendiren Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, "Hark Adası'na baktığımızda; 8 kilometre uzunluğunda, 4 kilometre genişliğinde ufak bir alan görüyoruz. Ancak burada çok sayıda depo, tesis, yükleme istasyonu, terminal ve ufak bir yerleşim alanı ile bir meydan bulunuyor. Bu bölgeye hava indirme yoluyla asker indirdiğinizde, orada çok fazla tuzak ve mayınlama olması muhtemeldir" ifadelerini kullandı. Fazla, olası bir harekâtın başlangıcında yaşanacak dehşet anlarına dikkat çekerek, "Normal şartlarda buraya uçarbirlik harekâtı ile gelmeniz gerekir. Hava indirme yaptığınızda, paraşütle inen askerler yere ulaşana kadar İran'ın bölgede bekleyen askerlerinin hedefi olur. Ayrıca kıyıdan kullanabilecekleri gemisavar füzeleri de mevcuttur. Dolayısıyla buraya tek başına bir hava indirme yapıldığında, daha başlangıç aşamasında 3.000-3.500 civarındaki askerin en az yarısını kaybedersiniz. Burayı elde etmek o kadar kolay değil" sözleriyle bölgedeki ateş hattının ne kadar tehlikeli olduğunu vurguladı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

GÖKYÜZÜNDE SAVAŞ UÇAKLARI: A-10, F-35 VE F-22'LER SAHNEDE

Harekâtın başarıya ulaşması için hava unsurlarının kritik rolüne değinen Hüseyin Fazla, "Harekâttan önce bölgeyi bombalamanız lazım. Bombalama için en fazla A-10 uçakları etkin kullanılabilir ancak bölgede F-35, F-22 ve F-18 gibi savaş uçakları da mevcut. Ancak burayı bombaladığımız zaman risk tamamen ortadan kalkmaz. Uçaklar kalktı ve buraları bombalıyor diyelim. Herhangi bir yere havadan asker indirmeden önce, yerde askerlerinize zarar verebilecek unsurları olabildiğince yok etmeniz lazım" şeklinde konuştu. Yerdeki gizli tehlikelerin havadan temizlenmesinin zorluğuna işaret eden Fazla, "Onlara yerdeki İran askerleri zarar verebilir. Ayrıca yerdeki mayınların havadan çeşitli yöntemlerle patlatılması gerekir ancak hepsini temizleyebilecek tam bir yöntem yoktur" dedi.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PETROL TERMİNALİ VE TRUMP'IN "İYİLİK" MESAJI

Adanın ekonomik stratejisine de değinen Hüseyin Fazla, "Buradaki en büyük tehlike; devasa depolama tesisleridir. Orası bir terminal sonuçta; İran petrolünün neredeyse %90'ı oradan sevk ediliyor. ABD'nin kısa süre önce Hark Adası'nı bombaladığını ve askeri hedeflerin %90'ını vurduğunu iddia etti ama Hark Adası'ndaki enerji tesislerine ve altyapısına dokunmadılar. Trump, bunun 'İran'ın iyiliği için' olduğunu söylemişti" ifadelerini kullandı. Stratejik önceliğin adayı ele geçirmekten ziyade kontrol etmek olduğunu belirten Fazla, "ABD'nin icra edeceği genel bir harekât içerisinde Hark Adası'nı ele geçirmek stratejik bir zorunluluktur ancak burası birinci hedef olamaz. Burası bir açıdan kolay bir hedef; genel olarak hava indirme yerine helikopterlerle komandoları ve özel kuvvet askerlerini bölgeye sevk edersiniz. Sevk etmeden önce de bölgeyi günlerce 'savunma baskısı' dediğimiz yöntemle bombalamanız gerekir" sözleriyle askeri taktiğin detaylarını paylaştı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"ADAYI ELE GEÇİRMEK DEĞİL, HAVAYA UÇURMAK MANTIKLI"

Operasyonun mantığını sorgulayan Emekli Tuğgeneral Hüseyin Fazla, "Şöyle ki; ben komutan olsam adayı almak yerine adayı havaya uçururum. Adayı ele geçirmenin tek esprisi, İran'ın terminaline el koymaktır. O tesisleri vurduğunuzda adanın bir önemi kalmaz. Oraya asker indirip boş yere kayıp vermenin stratejik bir kazanımı olmaz. Kaldı ki siz buraları havaya uçurmazsanız, şehirde bulunan Devrim Muhafızları Donanması hücumbotlarla size saldırabilir. Adayı bir şekilde ele geçirseniz bile orada tutunmanız kolay değildir" şeklinde çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Fazla ayrıca, "Özetle; ele geçirmekle kontrol etmek aynı şey değil. Petrolü alıp kendiniz kullanmayacaksanız, yapılacak her türlü askeri harekât sonrasında ada büyük oranda kullanılamaz hâle gelir. Bu da hem İran'a hem ABD askerlerine zarar verir, stratejik bir kazanç sağlamaz" diyerek savaşın yıkıcı sonuçlarına işaret etti.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD 5. FİLO VE GERALD FORD GEMİSİNDEKİ KRİZ

ABD'nin bölgedeki askeri varlığındaki zayıflıklara da değinen Fazla, "5. Filo'nun karargâhı orada ama ellerinde İran'la savaşabilecek unsurların çok azı bulunuyor ve muhtemelen onları da koruma altına aldılar" dedi. Modern savaş gemilerindeki lojistik aksaklıkları da aktaran Hüseyin Fazla, "Gerald Ford gemisinin çamaşırhane bölümünde yangın çıkması ve 600 askerin yatacak yerinin kalmaması nedeniyle gemi Girit'teki ABD deniz üssüne bakım için götürüldü. Lojistik üs olarak kullanılıyor ancak tamirinin bir yılı bulabileceği söyleniyor" diyerek ABD ordusunun yaşadığı teknik zorlukları deşifre etti.

AMFİBİ ÇIKARMA İMKÂNSIZ MI? COĞRAFİ ENGELLER VE "DİK YARLAR"

Hark Adası'nın coğrafi yapısının büyük çaplı bir çıkarmaya izin vermediğini belirten Fazla, "Amfibi çıkarma için kumsal bir alana ihtiyacınız var; çıkarma gemilerinin altı düz olduğu için kıyıya yanaşabilmesi lazım. Ancak Hark Adası'nın yapısı buna pek müsait değil; kıyıları çok girintili çıkıntılı ve dik yarlar var. Ada daha çok gemilerin yanaşabileceği bir terminal şeklinde düzenlenmiş. Sadece İran tarafında bir liman var; oraya girmeye çalışmak ise arkanızı emniyetsiz bırakmak anlamına gelir. Düşmanı arkanızda bırakarak çıkarma yapamazsınız. Dolayısıyla Hark Adası'na hava indirme uygun olmaz, çıkarma ise çok zayıf kalır. En mantıklısı uçarbirlik harekâtıdır ama ondan önce adayı tamamen havaya uçurmanız gerekir" ifadelerini kullandı.

1971'DEN KALAN MİRAS: ÜÇ STRATEJİK ADA VE İRAN EGEMENLİĞİ

Bölgedeki diğer stratejik adalarla ilgili tarihi sürece de değinen Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Hüseyin Fazla, "Bu üç ada da oldukça stratejik. 1971'de İngilizler burayı terk ederken arkalarında bir problem bıraktılar. O zamandan beri İran ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında bir ihtilaf konusu. İran daha güçlü olduğu için bu adalar üzerinde egemenlik kurmuş durumda" diyerek bölgedeki tarihsel gerilimin bugüne yansımalarını anlattı.

DEV HÜCUM GEMİLERİNDEN AMFİBİ ÇIKARTMA HAZIRLIĞI!

Ortadoğu satranç tahtasında hamleler sertleşiyor, dev savaş makineleri Hürmüz Boğazı'na doğru harekete geçti! Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, ABD'nin Hark Adası ve çevresinde kurduğu kirli planın şifrelerini A Haber ekranlarında tek tek deşifre etti. USS Tripoli ve modernize edilmiş dev hücum gemisi USS Boxer'ın bölgeye gelişiyle amfibi bir harekatın fitilinin ateşlenebileceğini belirten Sohtaoğlu, 5 Nisan tarihine dikkat çekerek "zafer illüzyonu" uyarısında bulundu. İşte derin su limanlarından S-300 bataryalarına, çöl fırtınalarından 6 boyutlu satranç hamlelerine kadar bölgedeki o nefes kesen askeri taktiklerin tüm detayları!

HARK ADASI'NDA DEV YIĞINAK: ASKERİ GÜÇ SINIRLARI ZORLUYOR

Bölgedeki askeri hareketliliğin sivil bir ada için oldukça fazla olduğunu vurgulayan Mete Sohtaoğlu, "Burası Hark Adası ve Hark Adası için zaten hemen hemen A Haber'de ilk defa gündeme getiren televizyon kanalları ve programlar burasıydı. Burada Umman Denizi'ne konuşlanmış uçak gemisi, devasa bir askeri güç, Körfez bölgesindeki güç... Bir Hark Adası'nı alabilmek için –ki sivil nüfusun olduğu da bir yer, içeride çalışanlar ve ailelerin olduğu, bir tek helikopter pistinin olduğu bir yer için– bu fazla. Askeri güç olarak da fazla" ifadelerini kullandı.

1991 TAKTİĞİ GERİ Mİ DÖNÜYOR? ABD'DEN "ALDATMA" HAMLESİ

ABD'nin bölgedeki asıl niyetini gizlediğini ve bir şaşırtma harekatı yürütebileceğini belirten Sohtaoğlu, "Şimdi bizim takip ettiğimiz en azından iki tane gemi var. Bir tanesi USS Tripoli demiştik. Umman Denizi'nde şu an. 1991'de Kuveyt'e yönelik bir harekatta da Saddam Hüseyin döneminde Irak ordusunu şaşırtmak için sanki Kuveyt'e bir çıkarma yapacak gibi ABD ordusu yığınak yapmıştı, fakat tam tersi çölden girmişti. Şimdi burada da aynı bir aldatmaca var. ABD aldatıyor" sözleriyle tarihi bir benzerliğe dikkat çekti.

USS BOXER YOLDA: F-35'LERLE DONATILMIŞ DEV YÜZEN HASTANE

Modernize edilen ve amfibi çıkarma yeteneği artırılan USS Boxer gemisinin detaylarını paylaşan Mete Sohtaoğlu, "USS Boxer isminde aynı bu Tripoli gibi aynı sınıfta bir hücum gemisi var. USS Boxer gemisi modernize edildi ve üzerinde yeni F-35 uçaklarının inip kalkabileceği şekilde şu an yolda. Varış tarihi de aşağı yukarı 5 Nisan olarak gözüküyor. Bu üç tane futbol sahası büyüklüğünde, içinde 6 tane hastanesi olan cerrahi askeri müdahale yaralanmalar için, 600 yataklı bir hastanesi olan bir gemi. Sadece personeli 1200 ama 2000 tane de özel amfibi çıkarma eğitimli asker var" şeklinde konuştu.

DERİN SU LİMANI ÇABAHAR: ABD'NİN ASIL HEDEFİ Mİ?

Körfez'deki sığ suların dev gemiler için risk teşkil ettiğini, bu yüzden derin limanların kritik olduğunu belirten Sohtaoğlu, "Burası ABD savaş gemilerinin hiçbir deniz gücünün girip manevra yapabileceği bir derinliğe sahip değil. Bu gördüğünüz sahil bölgeleri ortalama 20-30 metre. Ama daha açıklara gittiğiniz zaman şu gördüğünüz alan 1000 metre derinliğe kadar iniyor. Çabahar Limanı Çin'in en az 60-70 milyar dolarlık altyapı yaptığı yer ve ABD'nin savaş gemilerinin konuşlanabileceği tek liman burası. ABD'nin bütün bu propagandasına rağmen hedef alacağı yer Konarak-Çabahar arasındaki 50-70 kilometrelik bir sahil şeridi" ifadelerini kullandı.

İRAN SAVUNMASI ALARMDA: S-300'LER KRİTİK NOKTALARA KONUŞLANDI

İran'ın olası bir indirme harekatına karşı hava savunma hattını böldüğünü aktaran Sohtaoğlu, "İran ne yaptı? S-300 hava savunma sistemlerini bakın nereye konuşlandırdı? İran, Bavar-373 ve S-300'lerini olası gördüğünüz bu bölgelere konuşlandırdı. Hark, Keşm ve diğer Ebu Musa Adaları'nı koruyabilmek için savunmasını da böldü" sözleriyle Tahran'ın karşı hamlelerini anlattı.

DOĞA OLAYLARI VE ASKERİ TAKVİM: 15 NİSAN KRİTİK EŞİK

Bölgedeki hava koşullarının askeri operasyonlar için son bir pencere sunduğunu vurgulayan Mete Sohtaoğlu, "Körfez'de bir harekat yapıyorsanız havaya bakacaksınız. 5 Nisan gibi buradaki bulutlanma mesafesi %10 olacak, yani görüş net ve açık. Sıcaklıklar Körfez bölgesinde 34-35 dereceden hızlı bir şekilde artmaya başlayacak. O yüzden ABD'nin 10-15 Nisan'a kadar bu bölgede bir vakti var. Çünkü hava sıcaklıklarının 52-53 dereceye çıkmasıyla beraber çöl fırtınalarının başlaması, uçak motorlarının içerisine ince toz kumlarının girmesi gibi birçok etmen devreye girecek" şeklinde konuştu.

6 BOYUTLU SATRANÇ VE HİBRİT ANLAŞMA BEKLENTİSİ

İranlı yetkililerin ABD hamlelerine karşı tetikte olduğunu ve nisan ortasında diplomatik bir sürpriz yaşanabileceğini ifade eden Mete Sohtaoğlu, "İran Parlamento Başkanı Muhammed Kalibaf'ın yayınladığı bir mesaj var; '6D satranç oynuyorlar' diye. Bu, karşınızdakinin 5 yıl sonrasını, 10 yıl sonrasını hesap ettiğini bildiğiniz anlamına gelir. Hibrit bir anlaşma haberi Pakistan'dan, İslamabad'dan nisan ortası gelebilir. Nisanın ortasında belki bir hibrit modelli anlaşma Türkiye'nin, Pakistan'ın ve Suudi Arabistan'ın desteğiyle ete kemiğe bürünebilir" sözleriyle değerlendirmelerini noktaladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin