İbadetin anahtarı: Dua | Kullukta duanın yeri nedir?

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi | ahaber.com.tr - Özel Haber
İbadetin anahtarı: Dua | Kullukta duanın yeri nedir?

On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in gölgesi üzerimize düşerken, İslam alemi bu mübarek ayı dua ve ibadetle ihya ediyor. A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Sahur Vakti programına konuk olan Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve Prof. Dr. Ekrem Demirli, duanın önemine ve toplumda duanın manevi zarafetini masaya yatırdı. Ramazan'ın bir "gönül seferberliği" olduğunu vurgulayan Erbaş, "Ramazan ayı Kur'an'ın indirildiği aydır ve bu mübarek ayda dualarımıza yoğunlaşmamız lazım. Cenab-ı Allah'a kulluğumuzu gösteren en önemli ifade duadır" dedi.

On bir ayın sultanı Ramazan rahmetin, mağfiretin ve bereketin kapılarının sonuna kadar açıldığı müstesna bir zaman dilimi olarak gönüllerimize huzur getiriyor. Oruçla nefisler terbiye edilirken, yardımlaşma ve dayanışma ruhu zirveye çıkıyor. Bu mübarek ayın en güçlü anahtarı olan dua, dökülen niyazlarla umut olur, şifa olur, huzur oluyor. A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Sahur Vakti programına konuk olan 18. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve İstanbul Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli, duanın önemine ve duanın kabul şartlarına ilişkin bilgiler aktardı.

"DUA İBADETLERİN ANAHTARIDIR"

Duanın ibadetlerin merkezi rolüne dikkat eden Ali Erbaş, "Bütün ibadetlerin anahtarı duadır. Rabbimiz, dua ettiğiniz sizin Allah size ne diye değer verseydi buyuruyor. Ramazan ayı da tam dualara yoğunlaşma ayıdır. Rabbimizden yaptığımız ibadetlerimizin kabulü için ellerimizi yetiştirmek dua etmek en güzel yakarışlardan biridir. Zikir de bir duadır; zikir ifadelerinin ve cümlelerinin her biri bizim için bir duadır" ifadesini kullandı.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

HAZRETİ İBRAHİM'İN MİRASI: SALLİ VE BARİK DUALARI

Müslümanların her namazda okuduğu duaların tarihini derinliğini anlatan Ali Erbaş, "Bugün namaz kılan Müslümanlar, Hazreti İbrahim'in kabul edilmiş dualarıdır. O, 'Rabbim beni ve neslimi namaz kılanlardan eyle' diye öyle bir dua etmiş ki, bugünlerde o kabul edilmiş duanın içindeyiz. Ekrem Demirli ise bu bağın karşılığında olduğunu belirterek, "Biz de namazlarda 'Kema salleyte ala İbrahime' diyerek ona karşılık veriyoruz. Hazreti İbrahim'in duasına Cenab-ı Hak bütün Müslümanların namazını karşılık olarak takdir buyurmuş" şeklinde konuştu.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

REDDEDİLMEYEN ÜÇ DUA VE TOPLUMSAL ZARAFET

Hangi duaların daha makbul olduğuna dair Peygamber Efendimizden örnekler veren Ali Erbaş, "Üç dua vardır ki müstecabattır, yani kabul olunmasında şüphe yoktur: Mazlumun duası, yolcunun duası ve anne babasının çocuğu için yaptığı duasıdır. Bu darı, fakirin, fukaranın ve garibin dualarıyla ayakta durduğunu" kaydetti.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

"ÖLÜLERİNE SAYGI GÖSTERMEYEN DİRİLERİNE DE SAYGI GÖSTERMEZ"

İstanbul Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ekrem Demirli, ziyafet, zarafet ve ziyaret üzerinde 3Z formülüne dikkat çekerek; "İlişkilerimiz bu 3Z formülüne göre kurulu olması lazım. Çok Müslümanca bir ifade. Bunu aslında ölüsüyle ve dirisiyle dahil etmek lazım. Bizler ölülerimize de dua ediyoruz. Dolayısıyla dinimizin o zerafetini iyi anlamamız lazım. " dedi.

Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü

Allah'ın Resulü efendimiz özellikle Cuma günleri kabristanları ziyaret etmemizi buyurduğunu hatırlatan Erbaş, "Bunun sebebi nedir?, O ziyareti sadece dirilere değil ölülere de gerçekleştirmek lazım ki burada esasında şöyle bir zerafet var. Biz ölülerimizi saygı gösteren bir ümmetiz. Ölülerine saygı göstermeyen dirilerine de saygı göstermez. Bunu özellikle hatırlama ve hatırlatma diye düşünebiliriz." şeklinde konuştu.

Mobil uygulamalarımızı indirin