Hamaney ölürse rejim değişir mi? Orta Doğu’da hain planların hedefi Türkiye
İran ve İsrail savaşında 9. günde saldırılar sürerken İran Tel Aviv’i gece saatlerinde ateş yerine çevirirken İsrail ise bu sabah İsfihan’daki nükleer tesisi hedef aldı. İran’ın dini lideri Hamaney’e suikast planları ise gündemde kalmaya devam ediyor. Öte yandan Batı’nın çizdiği sözde haritaların hedefinde ise Türkiye yer alıyor. Gelişmeleri A Haber canlı yayınına katılan uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Anar Aliyev ile stratejist Dr. Mehmet Bozkuş değerlendirdi.
A Haber canlı yayınına konuk olan stratejist Dr. Mehmet Bozkuş, İsrail'in İranlı komutan Said İzadi'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerilimi canlı yayında yorumladı. Mehmet Bozkuş, İsrail'in "Ahtapot Doktrini" çerçevesinde İran içinde operasyonlar yürüttüğünü ve bunun İran'da güvenlik zafiyetini gösterdiğini belirtti.
İran'ın dini lideri olan Ali Hamaney suikastının sonuçlarına değinen Bozkuş, böyle bir hamlenin İsrail için "ters tepeceğini" ve sadece İran'ı değil, Irak, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkeleri de kapsayan geniş çaplı bir krizi tetikleyebileceğini söyledi. Mehmet Bozkuş'a göre böyle bir gelişme bölgedeki Şii nüfus arasında bir ayaklanmaya yol açarak ABD üslerini de risk altına sokabilir.
Hamaney'e suikat planı ve Batı'nın rejim senaryoları
HAMANEY SUİKASTI TERS TEPER
Stratejist Dr. Mehmet Bozkuş: Dini lider Hamaney'in hedefe konulması topyekün farklı bir perspektifi ortaya çıkartır. Eğer Ali Hamaney tüm riskler perspektifinde öldürülme noktasına getirilirse bu süreçte ki yansımaları İsrail'i de kapsar.
Bu süreçte Hamaney'in öldürülmesi, ortadan kaldırılması, Irak, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Ürdün de dahil olmak üzere ki bunların biliyorsunuz İsrail'le çok farklı anlaşmaları var. Hem Ürdün hem Birleşik Arap Emirlikleri'nin. İçerideki bir ayaklanmayla karşı karşıya kalabilecekleri riskini görmeleri gerekir. İsrail tarafı Ali Hamaney'nin öldürürse bu durum ters teper.
Ekran görüntüsü / A Haber
ÇOK BÜYÜK RİSKLER VAR! UYUYAN HÜCRELER
Çok büyük riskleri içermekte. Şia mensupları böyle bir duruma karşı çok sert tepkiler gösterecektir. Bu konuda asla ve asla inançlarından sapmayan bir İran halkı olduğunu gerçeğini ve Şia yapılanması olduğu gerçeğini görmemiz gerekir.
Biz Şia doktrini çerçevesindeki bölgedeki faaliyetlerin zayıflatılma noktasında hem Lübnan'da, hem Suriye'de, hem Irak'ta hem de Yemen'de dahil olmak üzere hatırlarsanız belli bir süredir bu suskunluk devam ediyor. Ama İran'ın da uyuyan hücrelerin bölgede hala varlığını ifade etmemiz gerekiyor.







