Orta Doğu'nun anahtarı Türkiye! Suriye İsrail'den mi korunacak? | Yeni düzenin şifreleri A Haber'de

A Haber’de yayınlanan Memleket Meselesi programında, Türkiye'nin Suriye'deki varlığı ve Orta Doğu'daki İsrail işgaline yönelik önemli konular ele alındı. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural Jane, Orta Doğu Uzmanı Mete Softaoğlu ve Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar'ın bölgedeki yeni düzenin şifrelerini aktardığı programda, "Türkiye-Suriye nasıl bir anlaşma yapacak? Türkiye Suriye'yi İsrail'den mi koruyacak? Suriye'de PKK-İsrail tehdidi nasıl biter?" soruları cevap buldu.
Türkiye'nin Suriye'deki rolü, iç savaşın başlangıcından itibaren şekillenen karmaşık bir dinamiğe dayanıyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde özellikle PKK'nın Suriye kolu olan YPG'ye karşı operasyonlar düzenleyerek bölgedeki varlığını artırak, aynı zamanda Suriye'nin geleceğiyle ilgili önemli diplomatik ve askeri adımlar attı.
"İsrail'in Orta Doğu'daki işgal politikasının önündeki en büyük engel Türkiye mi? Suriye'de PKK-İsrail tehdidi nasıl biter? Türk SİHA'ları İsrail sınırına mı gidiyor?" gibi birçok sorunun cevabı A Haber'de yanıt buldu.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural Jane | Fotoğraf: ahaber.com.tr
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural Jane: Suriye'de bir devletleşme çabası var. İlk andan itibaren sürecin oluşumu ve sonrasında Türkiye ile dirsek temasında olunduğunu gördük. Gerek MİT Başkanı Kalın, Dışişleri Bakanı Fidan ve Cumhurbaşkanımız ile birçok kez temasa geçildi.
İsrail'in Suriye'ye müdahalesi var. Suriye'yi tek parça halinde görmek istemiyorlar. İsrail söz konusu olduğunda biliniyor ki 24 saatte 5 devlete birden saldıracak kadar hukuksuzlar.
ABD her ne kadar burada askeri varlığını çekmek istese de İsrail "Türkiye Suriye'de çok güçlendi." diyerek ABD'yi sürekli rahatsız ediyor. Aslında bu bölgedeki ortak çıkarları.
Orta Doğu Uzmanı Mete Softaoğlu | Fotoğraf: ahaber.com.tr
Orta Doğu Uzmanı Mete Softaoğlu: Türkiye'nin, Irak'ın, Ürdün'ün ve Suriye'nin olduğu bir terörle mücadele koalisyonu olacak.
Lübnan ve Gazze meselesinde Rusya'nın Lazkiye'de ve Tartus'ta bulunan hava savunma sistemleri İsrail'e karşı herhangi bir füze önlemesi yapmadı. Burada İsrail ile Rusya arasında bir anlaşma olduğunu ilk defa A Haber'de dile getirmiştik.
Önümüzdeki dönemde bizim Gaziantep Kilis'ten Ürdün'e kadar uzanan M5 Karayolu'nun da açılması ve güvenliğinin sağlanması zaruri. Sadece bizim için değil Suriye için de bu durum böyle. Türkiye ve Suriye için hayati bir yol.
Lübnan sınırında Suriye ordusu güçleri ile Lübnan Hizbullah'ı çatışıyor. Bu nokta silah ve uyuşturucu kaçakçılığını noktası. Buradan giren silahlar Tartus ve Lazkiye'ye giriş yapıyor. Bunu da kesmek için operasyon yaptılar. Bununla meşgul edilen bir Şam yönetimi var.
Öte yandan İsrail işgali var. İsrail tarımda ülke genelinin yüzde 20-30'unu çıkartabileceği bir işgal girişiminde Suriye topraklarında.
Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar | Fotoğraf: ahaber.com.tr
Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar: Suriye'deki tablonun oluşmasında Türkiye'nin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı çok etkili oldu.
Suriye'nin tehditleri; PKK/PYD/YPG ve İsrail'dir. O yüzden askeri teşkilatlanmasını bu tehditlere göre yapacaklar. Stratejik iş birliği geçicidir, ancak stratejik ortaklık kalıcıdır. Suriye'nin güvenlik mimari anlamında ortaklık yapacağı tek ülke Türkiye'dir. Türkiye ile derhal ve hemen. Bu ortaklık noktasında da NATO'nun 5. Maddesine benzer bir madde konmalı. Örnek olarak "Suriye topraklarına yapılacak herhangi bir saldırı Türkiye topraklarına yapılmış sayılacaktır." diyebiliriz. Azerbaycan ile de benzer bir anlaşmamız lazım.
İkinci konu garantörlük konusudur. Türkiye şu anda KKTC'nin garantörüdür. Nahçıvan Özerk Bölgesi'nin garantörüdür. Neden Suriye'nin yeni rejiminin garantörü olmasın.
Esad rejiminden SMO'ya aktarılan bir yetenek yok. Ne deniz, ne hava, ne de kara yetenekleri var. İstihbarat yetenekleri ve askeri personel yetenekleri de yok.

