Esad zulmünün ispatı! 10 yaşındayken hapse atılan oğlunu tanıyamadı

Esad zulmünün ispatı! 10 yaşındayken hapse atılan oğlunu tanıyamadı

Suriye'de Baas rejiminin zulmü hapishaneler tahliye edilince gün yüzüne çıktı. Halepli bir baba henüz 10 yaşındayken hapse atılan oğlunu 10 yılın ardından gördüğünde tanımakta zorlandı. İşte o baba oğlunun yaşadığı dramı A Haber'e anlattı. Muhabirimiz Ahmet Nazif Vural ve kameraman Ömer Er'in özel haberi…

Baas iktidarının en büyük zulümlerinden birisi de hapishanelerde gerçekleşiyordu. Yaş fark etmeksizin, insan fark etmeksizin, ırk fark etmeksizin oraya koymuş olduğu, hapishanelere koymuş olduğu kişilere işkenceler yapıyorlardı.

Onlardan birisi. O hapishanelerinden birisi de Şam'da bulunan Sednaya Hapishanesi'ydi ve Suriye'nin birçok yerinde olan kişilerin akrabaları, aileleri orada tutuldu ne yazık ki. Oğlu hapishanede 10 yıl boyunca kalan baba A Haber'e konuştu.

Muhabirimizi Ahmet Nazif Vural: Muhammed abi. Hoş geldin abi. Selamünaleyküm.

Muhammed isimli acılı baba: Aleykümselam. Hoş bulduk.

Ahmet Nazif Vural: Abi, Sednaya'da senin kimin vardı?

Acılı baba: Hasan çocuğum vardı. Sebepsiz aldılar ve koydular içeri.

Ahmet Nazif Vural: Ne zaman koydular abi?

Acılı baba: 2010'da tam. 2010'da aldılar, gitti. Gitti. Oğlan 10 yaşında yoktu. Şimdi 20 yaşında oğlan. Hafızasını kaybetmiş. Ne anasını biliyor, ne babasını biliyor. Şu an hiç kimseyi bilmiyor. Sadece 5 ekmek istedi. 5 ekmeğe biliyor. Bir şey bilmiyor.

Oğlanı çıkardık. Baban, annen dedik ama bilmiyor. Sadece 5 ekmek istiyor. Şu anda böyle bir şey konuşmuyor artık. Konuşurdu, ekmeği de unuttu. Korku içinde yaşıyor.

10 yaşında elinden alınan oğlunu tanıyamadı! (Ekran görüntüsü / A Haber)10 yaşında elinden alınan oğlunu tanıyamadı! (Ekran görüntüsü / A Haber)

Ahmet Nazif Vural: Peki siz onda neler gördünüz? Ne zaman çıkartabildiniz onu?

Acılı baba: Arkadaşlar getirdiler. Oğlumla beraber hapiste olanlar getirdi. Aldık. Geldik buraya. Ben de burada gördüm. Bu sahada gördüm. Adam oğlunu, ciğerini bilmez mi? Saç, sakal bembeyaz olmuş. Yani zulmün içinde yaşamış. Allah Esad'ın belasını versin.

Allah razı olsun Tayyip Erdoğan'dan. Yatar kalkarım Türkiye'ye dua ederim. Ekmeğini yedik. Sofrasına oturduk. Allah razı olsun derim. Halep'te de çok büyük zulüm vardı. Ekmeği göremedik. Suyu göremedik. Karnımız aç oldu. Esad gitti. Şimdi çok rahat yaşıyoruz. Allah razı olsun. Ekmeğimizi buluyor, her şeyimizi buluyoruz. Allah razı olsun.

Çocduk konuşmayı unutmuş sadece 5 ekmek istiyor! (Ekran görüntüsü / A Haber)Çocduk konuşmayı unutmuş sadece 5 ekmek istiyor! (Ekran görüntüsü / A Haber)

Ahmet Nazif Vural: Peki abi şimdi çocuğunla iletişim kurabiliyor musun? Seni hiç tanıyor mu? Ailesinden başkalarını hiç tanıyor mu veya onunla beraber çıkan başkaları var mı buraya gelen?

Acılı baba: 20-25 kişi çıkmış beraber. Kimisi yaşlı var hafızası yerinde, kimisi hafızasını kaybetmiş. Çocuğu tedavi ettirmeye param yok. 41 yaşındayım. Oğlum benden büyük gözüküyor. Sakal, saç, bembeyaz olmuş. Ellerinin tırnaklarının kirleri. Ne diyeceğimi bilmiyorum.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin