Manifest'in kurucusu Tolga Akış tutuklandı! İfadesinde ne dedi? Ahlaksız sözlere mizah kılıfı
"Müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, tutuklandı. Öte yandan Akış'ın savcılık ifadesi de ortaya çıktı. Suçlamaları reddeden Akış, hakkındaki iddiaları gündeme getiren Mesut Adlin'in kendisine kin beslediğini öne sürerken, eşi Gizem Kaya'ya ait olduğu belirtilen müstehcen mesajlaşmaların ise eski olduğunu savundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
TUTUKLANDI
Müstehcenlik, uyuşturucu madde kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında gözaltına alınan Tolga Akış, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Akış, hakimlikteki sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
TOLGA AKIŞ İFADESİNDE NE DEDİ?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/107949 sayılı soruşturması kapsamında gözaltına alınan Tolga Akış, savcılıkta ifade verdi.
Akış'ın ifadesinin ardından hazırlanan 28 Ağustos 2026 tarihli sevk yazısında, Manifest grubunun kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli tarihlerde konserler organize ettiği ve grubun faaliyetlerinin geniş kitlelere ulaştırılmasında rol aldığı belirtildi.
Savcılık, Akış hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 226/2. maddesinde düzenlenen "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular ile tutuklama nedeninin bulunduğu değerlendirmesinde bulunarak nöbetçi sulh ceza hakimliğinden tutuklama talep etti.
SAVCILIK: "MESELE SADECE ÇIPLAKLIK DEĞİL"
Tutuklama talebine ilişkin sevk yazısında, "müstehcenlik" kavramının yalnızca çıplaklık ya da bedenin görünürlüğü üzerinden değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Savcılık, içeriklerin bütünü, sunuluş biçimi ve ulaştığı kitlenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimlerinin korunmasının da değerlendirmede göz önünde bulundurulduğu kaydedildi.
TCK'nın 226/2. maddesi kapsamında yalnızca müstehcen içeriğin üretilmesinin değil, basın ve yayın yoluyla yayımlanmasının veya yayımlanmasına aracılık edilmesinin de cezai sorumluluk doğurabileceği vurgulandı.

"ÇOCUK VE GENÇLER FİLTRELEME OLMADAN ULAŞABİLİYOR"
Savcılığın tutuklama talebinde, Manifest'e ilişkin soruşturma konusu görüntü ve paylaşımların çok sayıda kişi tarafından görüntülenerek geniş kitlelere ulaştığı belirtildi.
Özellikle çocuk ve gençlerin söz konusu içeriklere herhangi bir filtreleme mekanizması olmaksızın doğrudan ulaşabilmesinin soruşturma açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Sevk yazısında, Anayasa'nın 41. maddesinde yer alan ailenin korunması ve çocuk haklarına ilişkin hükümlere de yer verildi. Devletin çocukların korunması konusunda pozitif yükümlülüğünün bulunduğuna dikkat çekildi.
Savcılık, Akış'ın Manifest grubunun yapımcısı sıfatıyla grubun faaliyet ve eylemlerinin geniş kitlelere ulaşacak şekilde basın, yayın ve diğer iletişim araçları üzerinden kamuya sunulmasında sorumluluğu bulunduğu değerlendirmesini yaptı.
MANİFEST'İN PARA TRAFİĞİ DE SORULDU
Akış'ın savcılık ifadesinde soruşturmanın mali boyutuna ilişkin sorular da yöneltildi. Akış'a hesaplarına yurt dışından gelen paraların kaynağı soruldu.
Akış, yurt dışından yalnızca YouTube, Spotify ve Apple gibi dijital müzik servislerinden gelir elde edildiğini savundu.
Manifest'in gelir paylaşım sistemine ilişkin de bilgi veren Akış, elde edilen gelirin yüzde 60'ının grup üyelerine eşit şekilde dağıtıldığını, yüzde 40'ının ise şirket bünyesinde Manifest projesinin giderleri için kullanıldığını söyledi.
Hesaplarının suç gelirlerinin aklanmasında kullanıldığı yönündeki şüpheleri reddeden Akış, "Hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım." dedi.
Akış ayrıca gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla verdiğini belirterek banka hesapları ve telefonunun incelenmesi halinde savunmasının doğrulanacağını ileri sürdü.
Fotoğrafçı Mesut Adlin
MANİFEST ÜYELERİNE SOSYAL MEDYA KISITLAMASINI KABUL ETTİ
Akış'a, Manifest üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarından bağımsız reklam paylaşımı yapamadıkları yönündeki iddia da soruldu.
Akış, bu iddianın "kısmen doğru" olduğunu kabul etti. "Bunu projeyi korumak için getirdik." diyen Akış, grup üyelerinin sözleşmeye aykırı hareket etmeleri halinde kazançlarıyla orantılı belirli bir cezai şart bulunduğunu da doğruladı.
Böylece grup üyelerinin sosyal medya faaliyetleri üzerinde sözleşmeden kaynaklanan bir kontrol mekanizmasının bulunduğu, Akış'ın ifadesiyle savcılık tutanağına girmiş oldu.
"KİMLERLE GÖRÜŞECEKLERİNE KARIŞILDI" İDDİASINI REDDETTİ
Akış, grup üyelerinin başka kişilerle görüşmelerinin yasaklandığı yönündeki iddiaları ise reddetti.
Üyelerin kendisiyle tatile çıkmak zorunda bırakıldığı yönündeki haberleri de kabul etmeyen Akış, sosyal medyada dolaşıma giren görüntülerin yaklaşık 1,5 yıl önce gerçekleştirilen bir günlük toplu tatil sırasında çekildiğini savundu.
Hasta olan üyelerin baskı altında sahneye çıkarıldığı iddiasına da karşı çıkan Akış, Yenikapı konserinde rahatsızlanan Hilal isimli grup üyesinin iki doktordan onay alınmadan yeniden sahneye çıkarılmadığını söyledi.
KÜÇÜKÇİFTLİK PARK KONSERİ DE SORULDU
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de 6 Eylül 2025'te KüçükÇiftlik Park'ta gerçekleştirilen Manifest konseri oldu.
Akış, Manifest grubunun yedi üyesinin TCK'nın 225/1. maddesi kapsamında yargılandığı söz konusu dosyada kendisinin şüpheli olmadığını belirtti. Konserdeki dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini savunan Akış, "Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir." dedi.
Savcılık ise sevk yazısında Akış'ın grubun kurucusu ve yapımcısı olmasına, konserleri organize etmesine ve Manifest faaliyetlerinin geniş kitlelere ulaştırılmasındaki rolüne özellikle dikkat çekti.
SAVCILIK YAPIMCI SIFATINA DİKKAT ÇEKTİ
Akış savunmasında sahne performanslarının kendi yönetiminde olmadığını belirtirken, savcılık cezai sorumluluğu yalnızca sahnedeki doğrudan eylemler üzerinden değerlendirmedi.
Sevk yazısında, TCK'nın 226/2. maddesinin müstehcen olduğu değerlendirilen içeriklerin yayımlanmasına aracılık edilmesini de kapsadığına dikkat çekildi.
Bu kapsamda Akış'ın Manifest projesinin kurucusu ve yapımcısı olması, grubun konserlerini organize etmesi ve içeriklerin geniş kitlelere sunulmasındaki konumu, tutuklama talebinin dayanakları arasında gösterildi.
Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya





