Emanet’in Çiçek’i Beren Akın: Ekranda sahte şeyler izleyebiliyoruz
Emanet adlı dizide Çiçek karakterine hayat veren oyuncu ve şarkıcı Beren Akın, Bi' Başka YouTube kanalından İrem Erbaş'ın sorularını yanıtladı. Akın, günümüzde oyunculuktan ziyade görselin daha önemli olduğunu söyleyerek "Duyguları geçiremeyen oyuncular oluyor. Ekranda sahte şeyler izleyebiliyoruz. Ama bu konuda olumsuz düşünmemeye çalışıyorum. Çünkü herkesin bir kaderi var ve onun hakkıymış demek ki" dedi.
YouTube'un sevilen kanallarından Bi' Başka'ya konuk olan Beren Akın, müzisyenlikten oyunculuğa geçiş sürecini de anlattı. Liseye kadar Mimar Sinan'da müzik eğitimi alan oyuncunun, bir tiyatro oyununun orkestrasına şans eseri katılması sonucu hedefleri değişti ve oyunculuk okumaya karar verdi.
Nasılsın? Hayat nasıl gidiyor?
Güzel gidiyor. Sete gidip geliyorum. Onun dışında evdeyim.
Emanet'ten, Çiçek'ten bahsederek başlamak istiyorum. Bu rol sana nasıl geldi?
Proje bana Ağustosta geldi. Çiçek'in gidişatı başta belli değildi. Birkaç seçenek vardı. Kafamda soru işaretlerim vardı. Aslında Çiçek'i bulmakta zorlandım. Ben kötü bir karakterin yandaşı olarak girdim diziye. Ama yine de çok kötü bir profil çizmedim. İkilemdeydik. Şimdi karakterimin gidişatından memnunum. Çok seviyorum Çiçek'i oynamayı.
Set ortamı nasıl?
Günlük dizi çektiğimiz için çok yoruluyoruz. Bu yoğunluk hepimizi yorabiliyor. Ama her zaman herkesin birbirine çok saygısı ve sevgisi var. Çok keyifli geçiyor set günlerimiz. Böyle olunca da yorgunluğumuz tatlı bir yorgunluğa dönüşüyor.
"TEMPOYA ALIŞAMAMAKTAN KORKTUM"
Dediğin gibi günlük dizide oynamak çok yorucu olsa gerek. Nasıl göğüslüyorsun bunu?
Ben sakin bir insanım. Pozitif biriyim. Çok fazla yorulmam. Daha önce böyle günlük yayınlanan bir işte bulunmamıştım. Başta biraz zorlandım açıkçası. Tempoya alışamamaktan korktum. Sonrasında rutinimi oturttum. Boş günlerimi programlarımı ayarladım. Bu yüzden başlardaki gibi yormuyor beni bu durum.
Aslında müzikle ilgileniyorsun diye biliyorum. Çıkardığın şarkılar var. Müzikle ilgilenirken seni oyunculuğa iten ne oldu?
11 yaşındayken konservatuvar sınavlarına girip müzik bölümünde okumaya başladım Mimar Sinan'da. Klasik gitar okudum. 12 yaşında beste yapmaya başladım. Liseye gelene dek müzikle devam edeceğimi düşünüyordum. Okulda üniversite öğrencileriyle beraber okuyorduk, tiyatrocuları görüyorduk. Onlara özenmeye başlamıştım. Meltem Cumbul, Mustafa Alabora gibi isimler gelirdi sürekli okula. Onlarla büyüdük. Bir üst sınıfımda gitarist bir ablam vardı. O '3 Kuruşluk Opera' adlı oyunda gitar çalıyordu. Sonra o hastalanınca bana oyunda yer almam için teklifte bulundu. Kabul ettim. Tiyatro oyununun orkestrasına girdim. Bu da benim dönüm noktam oldu oyunculuğa başlamam konusunda. O dönem karar verdim liseyi bitirdikten sonra üniversitede tiyatro eğitimi alacağıma. Ve böylece serüvenim başlamış oldu. Müzik benim için daha hobi gibi bir uğraş. Ruhumun gıdası, beni besliyor.