Doğu Akdeniz’de büyük satranç: Ülkeler neden Kıbrıs’a askeri güç gönderiyor?

Orta Doğu’daki ABD-İsrail-İran gerilimi Doğu Akdeniz’e taşınırken, bölge devasa bir askeri yığınağa sahne oluyor. Kıbrıs’taki bir İngiliz üssünün İran yapımı dronla vurulmasıyla tırmanan süreçte küresel güçler savaş gemilerini ve uçaklarını bölgeye sevk ederken, Türkiye de KKTC’ye F-16 ve hava savunma sistemleri göndererek kritik bir hamle yaptı. Uzmanlar, Kıbrıs’ın stratejik önemini, enerji hatlarındaki kritik rolünü ve bölgede artan çatışma riskini A Haber’e değerlendirdi.
Bölgede sular ısınırken ABD Donanması'nın en büyük gemisi USS Gerald R. Ford Doğu Akdeniz'e indi. İngiltere bölgeye Wildcat helikopterlerini konuşlandırırken; Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya da askeri güçlerini bölgeye sevk etti.
Hollanda'nın hava savunma firkateyni göndermeye hazırlandığı, Yunanistan'ın ise 4 F-16 ve hava savunma sistemlerini bölgeye ulaştırdığı bildirildi. Türkiye ise bu hamlelere karşılık 6 F-16 ve gelişmiş hava savunma sistemlerini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne sevk ederek gövde gösterisi yaptı.
Uluslararası İlişkiler uzmanı Dr. Tolga Sakman, "İran savaşının bölgeye yayılmak üzere olduğunu görüyoruz. Hem İsrail tarafı hem İran tarafı bir şekilde bu yayılmaya destek oluyorlar. Gelinen noktada çatışmanın Doğu Akdeniz'e doğru uzaması, Orta Doğu'nun geneline yayılması halinde Türkiye de doğal olarak önce İran sınırı özelinde aldığı tedbirleri yayma ihtiyacı duydu" sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.
TÜRKİYE'DEN KKTC'DE STRATEJİK TAHKİMAT
Kıbrıs'ta atılan askeri adımlar, sadece mevcut gerilime bir yanıt değil, aynı zamanda uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enis Tulça, "Yunanistan'ın Türkiye'ye karşı uzun soluklu siyasetinin askeri boyutunun geldiği nokta ve hem Güney Kıbrıs Rum Kesimi açısından hem de Yunanistan Silahlı Kuvvetleri açısından Kıbrıs'taki risklere karşı muhtemel askeri gelişmelere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin bence bir başlangıç olarak —ki bu daha da artabilir— alınacak veya alınabilecek tedbirlerin bir başlangıç aşaması" değerlendirmesinde bulundu.
Dr. Tolga Sakman ise Türkiye'nin hem doğu ve güney sınırlarını hem de hava sahasını tahkim etmesi gerektiğini belirterek, "Hem KKTC üzerinden hem Doğu Akdeniz hem tabii ki Kuzey Kıbrıs'ın kendi güvenliği hem de yine buradan gelebilecek olan Türkiye'ye karşı bir tehdidi de daha ileride karşılamak için adım atıldı" ifadelerini kullandı.
"SABİT UÇAK GEMİSİ" KIBRIS VE ENERJİ REZERVLERİ
Kıbrıs adası, sadece askeri değil, enerji rezervleri açısından da küresel güçlerin iştahını kabartıyor. Prof. Dr. Enis Tulça, "Daha sonra ortaya çıkan 2003'lerdeki hidrokarbon ve muhtemel petrol rezervlerinden dolayı Kıbrıs'a hakim olan ülke/taraf Doğu Akdeniz'de önemli bir ağırlık kazanıyor" şeklinde konuştu.
Dr. Sakman ise adanın jeopolitik önemine dikkat çekerek, "Kıbrıs aslında Doğu Akdeniz'de sabit bir uçak gemisidir. Buranın artık özellikle Türk F-16'larının da buraya konuşlanmasıyla Türkiye'nin menzilinin daha genişlemesi için kıymetli de bir yer haline geldi. Önemli olan burada Güney Kıbrıs'ın bu konuyu Türkiye karşıtlığı için fırsata dönüştürmeye çalışmaması" sözlerini kaydetti.
İNGİLİZ ÜSLERİ VE İRAN'IN OLASI HEDEFLERİ
İran'ın bölgedeki hamleleri ve İngiliz üslerine yönelik saldırıları, gerilimin boyutunu değiştiriyor. Dr. Tolga Sakman, "İran aslında bölgede İngiliz üslerini hedef aldı. Çünkü İngiliz üsleri orada egemen üslerdir. Yani o topraklar İngiliz toprağı sayılır. Burada Güney Kıbrıs'ın da herhangi bir tasarruf yetkisi yoktur bu üsler üzerinde" açıklamasında bulundu.
Olası füze hedefleri konusunda ise Prof. Dr. Enis Tulça farklı bir noktaya dikkat çekerek, "Ben Kıbrıs'tan çok Girit'i düşünürdüm, füze hedefi düşünülürse. Çünkü Suda'da Amerikalılar geldi yerleşti biliyorsunuz son Biden döneminde. Yunanlılar ülkenin anahtarlarını Amerika Birleşik Devletleri'ne teslim etti aslında. Dolayısıyla Kıbrıs özelinde bir saldırı yapacaklarını zannetmiyorum" sözlerini aktardı.
YUNANİSTAN'IN "SİYASİ KÖRLÜĞÜ" VE TÜRKİYE'NİN CAYDIRICILIĞI
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın bölgedeki gelişmeleri Türkiye'ye karşı bir "fırsat" olarak nitelemesi ise uzmanlar tarafından sert bir dille eleştirildi. Prof. Dr. Enis Tulça, "Benim tahminim artık bu kadar silahlanmadan sonra Dendias'ın söylemek istediği; bundan sonra bir sürtüşme eğer olursa, kah Kıbrıs'ta Rum Kesimi, kah Ege'de Yunanistan, Türkiye'ye karşı artık bir savaşı, çatışmayı göze alabilir noktaya gelmişlerdir" uyarısında bulundu.
Dr. Tolga Sakman ise Dendias'ın yaklaşımlarını niteleyerek, "İsrail'le bölgeye gelen Avrupalı devletlerin yardımıyla Kuzey Kıbrıs'ın Türk askerinden temizlenmesi ihtimalini şu ortamda görüyor olması Dendias'ın aslında biraz siyasi körlüğünden kaynaklanıyor. Çünkü gerilimi sönümleyebilecek tek güçlü aktör bölgede Türkiye" ifadeleriyle Türkiye'nin bölgedeki kilit rolünü vurguladı.


