Galata’da mahşeri kalabalık: Türkiye Filistin için ayakta! Yahya Sinvar’ın izinde tarihi kıyam
2026 yılının ilk sabahında İstanbul, tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Milli İrade Platformu’nun çağrısıyla Galata Köprüsü’nde bir araya gelen yüz binlerce vatandaş, katil İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşı dünyayı ayağa kaldırdı. Türkiye’nin dört bir yanından dondurucu soğuğa rağmen İstanbul’a akın eden katılımcılar, A Haber ekipleri duaların ve haykırışların sesi oldu. İşte o tarihi yürüyüşten duygu dolu anlar ve Gazze için yükselen o büyük şuur...
Yeni yılın ilk gününde "Büyük Filistin Yürüyüşü" için Galata Köprüsü'ne akın eden mahşeri kalabalık, sadece Türkiye'ye değil tüm dünyaya bir insanlık mesajı verdi. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden alanı dolduran vatandaşlar, A Haber ekiplerine verdikleri röportajlarda acıyı ve umudu aynı anda dile getirdi. Alanı dolduran vatandaşların ortak duası ise İslam dünyasının birlik olmasıydı.
İŞTE VATANDAŞLARIN DUYGU DOLU ANLARI
BAKAN TUNÇ A HABER'DE: YARIM MİLYONDAN FAZLA İNSAN ADALET DEDİ!
Galata Köprüsü ve çevresini hınca hınç dolduran mahşeri kalabalık, sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya net bir mesaj gönderdi. Meydandaki coşkuyu ve kararlılığı A Haber mikrofonlarına değerlendiren Adalet Bakanı Yılmaz Tunç şu ifadeleri kullandı:
"Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrıda bulundu İstanbullular. Her birine teşekkür ediyoruz. Yarım milyondan fazla insan dünyaya çok büyük ve tarihi bir çağrıda bulundu. Adalet çağrısında bulundu; çocuk katliamları sona ersin, soykırım suçu işlenmesin çağrısında bulundu ve Filistin davasının savunuculuğunu milletimiz bugün İstanbul’da tüm dünyaya bir kez daha gösterdi."
"70 BİN İNSAN KATLEDİLDİ, BATI CESARET VERDİ"
7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden vahşete dikkat çeken Bakan Tunç, modern dünyanın bu sınavda sınıfta kaldığını belirtti:
"7 Ekim’den bu yana Gazze’de bir insanlık suçu, bir soykırım suçu işleniyor. Ateşkes anlaşmasına rağmen hala bu suç işlenmeye devam ediyor maalesef. 70 binden fazla insan orada katledildi ve bunun yarıdan fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Bu süreçte çocuk ve kadın haklarını savunan uluslararası kuruluşlardan maalesef ses çıkmadı. Batılı yönetimler İsrail’in yanında oldular, adeta İsrail’e bu suçu işlerken cesaret verdiler."
"DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR" VURGUSU: SİSTEM İFLAS ETTİ
Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk kurumlarının işlevsizliğini eleştiren Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o meşhur sözünü hatırlattı:
"Uluslararası ceza mahkemesinde devam eden bir soruşturma var ancak soruşturmayı başlatan başsavcı görevden alındı, yaptırıma tabi tutuldu. Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail yargılanıyor ama alınan tedbir kararları uygulanmıyor. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde o beşli yapıdan bir üye veto ettiğinde karar çıkmıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız 'Dünya 5’ten büyüktür, uluslararası sistem bir revizyona tabi tutulmalıdır' derken tam da buna işaret ediyor."
"NETANYAHU TIPKI BOSNA’DAKİ KATİLLER GİBİ MAHKUM OLACAK"
Tarihsel bir kıyaslama yaparak adaletin er ya da geç tecelli edeceğini savunan Bakan Tunç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu mesele bir asrı aşan bir mesele. Osmanlı döneminde orada insanlar huzur içindeydi. 1897’den sonra sorunlar başladı. Ama insanlık vicdanı bu noktaya gelecektir. Bu soykırım suçunu işleyenler mutlaka ama mutlaka uluslararası hukuk önünde bir yaptırıma tabi tutulacaklardır. Nasıl Bosna’da yıllar sonra o soykırımcılar kurulan uluslararası mahkemede hesap verdiler ve zindanlara atıldılar; bir gün gelecek Netanyahu ve arkadaşları da soykırım suçu işledikleri gerekçesiyle mahkum olacaklardır."
KESİN ÇÖZÜM: 1967 SINIRLARINDA ÖZGÜR FİLİSTİN
Türkiye’nin dış politikadaki dik duruşunun altını çizen Yılmaz Tunç, kalıcı barışın şifresini verdi:
"Kalıcı çözüm, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, özgür ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasından geçer. Türkiye olarak her platformda, BM kürsüleri de dahil olmak üzere bunu savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bugün İstanbul’da her yaştan, her kesimden insanımızın omuz omuza durması, bu davanın asla yalnız kalmayacağının en büyük kanıtıdır."
7'DEN 70'E HERKES MEYDANLARDAYDI
Yürüyüşe sadece yetişkinler değil, kalbi Filistin için atan çocuklar ve gençler de yoğun katılım gösterdi. A Haber muhabiri Merve İzci’nin mikrofon uzattığı küçük bir katılımcı, boykota dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Kardeşlerim için buradayım. Onlara her zaman destekte bulunuyorum. Her zaman boykota dikkat ediyorum. Onları çok seviyorum."
"SONUNA KADAR FİLİSTİN'İN ARKASINDAYIZ"
Gençlerin de büyük bir azimle yer aldığı yürüyüşte, arkadaşlarıyla birlikte sabahın erken saatlerinden itibaren meydanlara koşan bir vatandaş, Filistin davasına olan sadakatini şu sözlerle dile getirdi:
"Filistin'i desteklemek için geldik arkadaşlarımızla beraber. Sonuna kadar Filistin'i destekleyeceğiz, böyle devam ederek arkalarında duracağız."
"FİLİSTİN ÖZGÜR OLANA DEK MEYDANLARDAYIZ"
Sabah namazıyla başlayan "Büyük Filistin Yürüyüşü"nde kortej, dualar eşliğinde Eminönü Yeni Camii’ne kadar ilerledi. Kalabalığın Galata Köprüsü’nü tamamen doldurduğu o anlarda, vatandaşlar sloganları, bayrakları ve kefiyeleriyle Filistin’in yalnız olmadığını haykırdı. A Haber muhabiri Meral Dağlılar, bu tarihi yürüyüşe katılan vatandaşlara mikrofon uzatarak duygu ve düşüncelerini aldı.
"VİCDANIMIZIN SESİNİ DİNLEYEREK GELDİK"
Yürüyüşe şehit Yahya Sinvar’ın fotoğrafıyla katılan ve Kastamonu’dan geldiğini belirten bir vatandaş, kararlılığını şu sözlerle ifade etti:
"Yahya Sinvar’ın ve bütün öncü liderlerin izinden geliyoruz. Vicdanımızın sesini dinleyerek buraya, Kastamonu’dan geldik. İnsanlık görevimizi yapmaya geldik. Filistin, Arakan, Doğu Türkistan özgür oluncaya kadar biz de kanımızın son damlasına kadar meydanlardayız."
MANİSA’DAN GAZZE İÇİN GELDİLER: "İSRAİL’İ DEFEDECEĞİZ"
Manisa Turgutlu’dan yaklaşık 400 kişilik bir grup ile yürüyüşe katılan bir diğer vatandaş ise duygularını şöyle dile getirdi:
"Manisa Turgutlu’dan 300-400 kişiyle beraber geldik. Duyguluyuz tabii ki. Her zaman Filistinli Müslüman kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. İsrail’i inşallah bu topraklardan defedeceğiz. Müslüman kardeşlerimizin yanında olmak bizi buraya getiren en büyük duygu."
"BİZ BURADA ÜŞÜYORUZ AMA FİLİSTİN DAHA SOĞUK"
Dondurucu soğuğa rağmen sabahın ilk saatlerinden itibaren alanı dolduran bir anne, çocuklarıyla birlikte Gazze’deki dramı hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"İnsanlık görevimiz için, bütün Filistin için buradayız. Sabah 06:30’dan beri meydanlardayız. Mutluyuz, onurluyuz, kalabalığı gördükçe daha da mutlu oluyoruz. 'Soğuk' dediler, dedik ki Filistin daha soğuk. Biz burada donuyoruz diyoruz ama Filistin’dekiler donmaktan ölüyor. Bu yürüyüş hiçbir parti ya da başka bir amaç gözetmeksizin sadece insanlık için yapılıyor."
GENÇLERDEN GAZZE’YE TAM DESTEK
Üniversiteli gençlerin de yoğun katılım gösterdiği mitingde, Süleymaniye Camii'nden bayrağını alarak gelen bir genç:
"Az önce sabah namazını Süleymaniye Camii’nde kıldık, sonra bu bayrağı aldım geldim. Filistin maşallah, çok güzel bir atmosfer var. Her yer bayraklarla donatılmış durumda. Bu zulmün en kısa zamanda bitmesini temenni ediyoruz" diyerek dualarını paylaştı.
7’DEN 70’E BÜYÜK VİCDAN DURUŞU
Galata Köprüsü’nün Eminönü tarafında toplanan kalabalık, sadece Filistin için değil; Doğu Türkistan’dan Arakan’a kadar tüm mazlum coğrafyalar için umut kaynağı oldu. Ailece yürüyüşe katılan, medyadaki görüntülerin kendilerini çok duygulandırdığını belirten yaşlı bir amca ise: "Medyadan gördüğümüz manzaralar bizi çok duygulandırıyor. Bugün burada olmayı kendime bir görev addettim ve geldim. Allah kabul etsin" dedi.
"İNSANLIK İÇİN ÇOK ACI BİR DURUM"
Yürüyüşe Kağıthane’den katılan bir vatandaş, bölgedeki dramın dayanılmaz boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"İnsanlık için çok acı bir durum... Orada yaşananları görmek, duymak kalbimizi sızlatıyor. Bir an evvel bu zulmün durmasını, bu acının bitmesini temenni ediyoruz. Zulme karşı sessiz kalmamak için buradayız."
"BU ZULÜM EN KISA ZAMANDA BİTMELİ"
Halkın tek bir ağızdan Gazze için dua ettiği meydanlarda, sadece Türkiye’nin değil tüm insanlığın vicdanı dile geliyor. Arnavutköy’den, Kağıthane’den ve İstanbul’un her bir ilçesinden sel olup akan vatandaşlar, ortak bir temennide birleşiyor. A Haber’e konuşan katılımcılar, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirirken, Gazze’deki insanlık dramının son bulması için dünyanın artık somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor.
"KAFİRLERİ KAHR-I PERİŞAN EYLESİN"
Yeni yılın ilk gününde "Büyük Filistin Yürüyüşü" için Galata Köprüsü’ne akın eden mahşeri kalabalık, sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya bir insanlık mesajı verdi. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden alanı dolduran vatandaşlar, A Haber muhabiri Kübra Kılıç Tepeci’ye verdikleri röportajlarda acıyı ve umudu aynı anda dile getirdi. Alanı dolduran vatandaşların ortak duası ise İslam dünyasının birlik olmasıydı.
İstanbul’daki dondurucu soğuğa rağmen sabahın ilk ışıklarıyla köprüye gelen bir vatandaş, Müslümanların uyanması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Cenab-ı Allah bu ümmete uyanma şuuru nasip etsin. Rabbim kafirleri Kahhar ismiyle kahr-ı perişan eylesin. Bir an evvel Müslüman diyen kardeşlerimize uyanma nasip etsin inşallah. Biz burada üşüyoruz ama kardeşlerimiz çadırların içinde, suların içinde duruyor. Rabbim onların şehadetini kabul eylesin, Rabbim onlara yardım etsin."
MANİSA’DAN İNSANLIK ONURU İÇİN GELDİLER
Yürüyüşe sadece İstanbullular değil, Anadolu’nun her köşesinden katılım sağlandı. Manisa Soma’dan Hasbihal Derneği olarak gelen bir kadın katılımcı, Gazze’deki mücadelenin bir insanlık onuru mücadelesi olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Bugün buraya insanlık onuru için geldik. Gazze’de bir soykırım var ve biz bu soykırımın karşısındayız. Dünyanın gözü önünde işlenen bu katliam artık bitmeli. Biz Gazze’yi unutmadık. Kudüs’e sahip çıkmak istiyoruz çünkü Gazze’nin arkası Kudüs, Kudüs’ün arkasında ise Osmanlı var. Bir savaşın en acısı, o savaşın unutulmasıdır; biz unutturmayacağız."
"İSRAİL KATİLDİR, SESSİZ KALMAYALIM"
Kütahya’dan arkadaşlarıyla birlikte gelen bir üniversite öğrencisi ise soykırıma sessiz kalınmaması gerektiğinin altını çizdi. Genç katılımcı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin herkesi Gazze’ye destek olmaya çağırarak şu ifadeleri kullandı:
"İsrail katildir, masum çocukları yakarak öldürüyorlar. Bu sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın yapması gereken bir eylem. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan bütün bireylerin bu zulme karşı destek olmasını bekliyoruz. İnşallah Gazze bir gün özgürlüğüne kavuşacak ve onlar da hayırlı bir hayat yaşayacak."
İSTANBUL GAZZE’NİN SESİ OLDU
Galata Köprüsü’nde omuz omuza duran yüz binler, dualar ve tekbirlerle İsrail zulmünü lanetlerken; Gazze’deki direnişin asla yalnız kalmayacağını bir kez daha dünyaya ilan etti. Sabah namazıyla başlayan ve Eminönü’ne kadar süren bu dev yürüyüş, 2026’nın ilk büyük "Vicdan Nöbeti" olarak tarihe geçti.
YILIN İLK SABAHINDA BİR ARAYA GELDİLER!
İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu çatısı altında, Filistin'deki katliama "Dur" demek amacıyla İstanbul'daki Galata Köprüsü'nde düzenlenecek yürüyüşe katılacak olanlar sabahın erken saatlerinden itibaren ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla toplanmaya başladı. A Haber muhabiri Kübra Kılıç Tepeci bölgede son detayları aktardı.
Tepeci, "Bizler kameraman arkadaşım Hüseyin Koçak'la birlikte Ayasofya Camii'nin olduğu noktadayız. Ayasofya Camii Meydanı'ndayız. Her yıl olduğu gibi bugün üçüncüsü düzenleniyor ve Filistin'deki zulme dur demek için yine bugün yürüyüş gerçekleşecek. İlk önce sabah namazı kılınacak. Camilerde namazlar kılındıktan sonraysa Eminönü'ne doğru bir yürüyüş gerçekleşecek. Tabii vatandaşlar akın akın gelmeye başladı." dedi.
Tepeci daha sonra alana gelen vatandaşlara mikrofon uzattı. Bir vatandaşın açıklamaları şu şekilde: "Ya şöyle duygularımı ifade etmek istiyorum. Bugün bildiğiniz gibi 1 Ocak yılbaşı. Dünyanın yedi kıtasından, 200 ülkeden her yerden yılbaşı kutlamaları görüntüleri gelirken biz burada tarafımızı belli etmek için işte Ayasofya Camii'nde, Sultanahmet Meydanı'nda buluştuk. İnşallah Galata Köprüsü'nde de geçeceğiz buradan. Tarafımızı belli etmek istiyorum. Ben bugün üniversitede okuyan bir gencim neticede. Elimdeki yapabileceğim kaynaklarım sınırlı, çok fazla bir gücüm yok. Ama en azından yarın öbür gün bunu hesabını verdiğim zaman çocuklarıma, torunlarıma bunu anlatacağım zaman sizin de babanız, dedeniz burada bu mesajı veriyordu. Buradaydı. Yani elinden geleni ardına koymadı mesajını vermek istiyorum. Onun için buralardayız, burada olmaya devam edeceğiz inşallah."
