Türkiye için tarihi dönüm noktası: Terörsüz Türkiye kanun teklifi yasalaştı! Gelinen nokta "tertemiz bir tablo"
Terörsüz Türkiye sürecinin yasal altyapısını oluşturacak çerçeve düzenlemede önemli bir aşamaya gelindi. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda 467 oy ile kabul edildi. A Haber'e konuk olan isimler sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Terörsüz Türkiye sürecinin yasal altyapısını oluşturması hedeflenen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nun ardından Genel Kurul gündemine taşınarak 467 oy ile kabul edildi.
A Haber'e konuk olan milletvekilleri ve uzman isimler tarihi sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CANLI ANLATIM
"BU BİR GENEL AF DEĞİL, TERÖRÜN KÖKÜNÜ KURUTMA HAMLESİDİR!"
Türkiye, 50 yılı aşkın süredir terör belasıyla mücadele ederken TBMM Genel Kurulu'na gelen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi yasalaşarak kabul edildi. 467 oy oranıyla alınan karar doğrultusunda Ankara, yıllar süren terör prangasından kurtulurken sürecin hukuki boyutu ve kanun maddeleri A Haber'de ele alındı. Hukukçu Avukat Kadriye Güçlü Sakarya sürecin genel af niteliği taşımadığının altını çizerken şehitlerimizin failleri ya da ağır suç işleyenlerin kapsam dışı tutulacağını vurguladı.
"ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"
Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, kabul edilen kanun teklifinin genel bir af olmadığını belirtirken "Şehit olmuş binlerce Mehmetçiğimizi, kıdemli askerlerimizi, bir uzvunu kaybetmiş gazilerimizi, Aybüke öğretmenimizi ya da Eren’i unutacak mıyız? Bunları unutmayı düşünecek kadar aklımızı mı yitirdik? Elbette ki öyle değil. Ama yenilerinin olmaması için bu adımlar atılıyor" sözleriyle, sürecin temelinde şehit aileleri ve gazilerimizin titizlikle düşünüldüğünü aktardı.
"PROVOKASYONLARA GELİNMEMELİ"
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücüne ve kararlılığına dikkat çeken Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, "Türk Silahlı Kuvvetleri silahlarını bırakmıyor. Diyelim ki terör örgütü bu maddelere uymadı, biz yine TSK olarak bütün gücümüzle ayağa kalkar, yine gerekeni yaparız. Sanki TSK bu işi çözememiş de iş meclise gelmiş gibi yansıtılan sosyal medyadaki provokasyonlara kanmamak lazım" ifadelerini kullandı.
"SİLAHLARIN BIRAKILMASI DENETİM ALTINDA"
Sürecin nasıl işleyeceğine dair detayları paylaşan Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, "İlk önce MİT ve Milli Güvenlik Kurulu, yani ordu ve MİT birleşerek silahların tamamının teslim edildiğinden emin olunacak. Bütün silahların, nerede ne varsa verildiği tespit edildikten sonra adım atılacak. Bu 6 ay da sürebilir, bir sene de sürebilir" şeklinde konuştu.
"KANUN GENEL AF DEĞİL"
Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıların aksine, sürecin hukuki çerçevesini netleştiren Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, "Ağır suçlara karışmayanlar, bombalama eylemi yapmayanlar, bir şehidi şehit etmemiş olanlar için devlet 5 yıla kadar olan suçlar için '5 senelik cezanı erteliyorum' diyecek. Bu bir genel af mı? Genel afta herkes olduğu gibi geçer gider. Burada kişiye özel statü ve ayrıcalıklar var. İmralı’dakinin dışarıya çıkması ya da siyasi partinin başına geçmesi gibi çılgınca şeylere lütfen kanmayın" ifadeleriyle iddialara son noktayı koydu.
"BUNU SADECE ERDOĞAN YAPARDI"
Terörün tasfiyesi hamlesinin ancak Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde mümkün olabileceğini belirten Avukat Kadriye Güçlü Sakarya, "Bunu yapsa yapsa Recep Tayyip Erdoğan yapardı. Güçlü liderlik ancak böyle zamanlarda yapılır. Tarihi de öyle çekimserler, 'öyle mi desek böyle mi desek' diyenler değil, cesurlar yazar. Cesurların yazdığı bir akşamdayız. İnşallah 'keşke' demeyiz, 'iyi ki yapmışız' deriz" sözleriyle sürece olan inancını ve güvenini dile getirdi.
"10 YIL SONRA GELİNEN NOKTA TERTEMİZ BİR TABLODUR"
Kamuoyunda Terörsüz Türkiye yasası olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda yapılan görüşmenin ardından kabul edildi. Toplamda 467 oy çoğunluğuyla rekor kabul gerçekleşirken, 87 ret ve 7 çekimser oy aldı. A Haber'e konuk olan gazeteci Bekir Atacan, tarihi kanuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Türkiye'nin terörle mücadelede katettiği mesafe ve sınır ötesindeki son durum mercek altına aldı.
KÜRESEL GÜÇLERİN "BÖLÜNMÜŞ TÜRKİYE" PLANI ÇÖKTÜ
Gazeteci Bekir Atacan, mecliste kanun teklifinin yasalaşmasının ardından sadece Türkiye'nin değil Suriye ve Irak'ın da terör belasından kurtulacağını belirterek; "Sadece PKK değil, aslında bütün terör örgütleri bertaraf edildi. DAEŞ, ABD, Fransa, Lübnan Hizbullah'ı ve İran'ın bölgedeki destekçi güçleri ile yabancı istihbarat örgütlerinin tamamı Suriye ve Irak sınırında faaliyet içindeydi. Hedef Türkiye'yi bölmek ve eski çağına geri döndürmekti ama 10 yıl sonra bugün gelinen nokta 'tertemiz' bir tablodur" ifadelerini kullandı.
PKK'nın son kararlarla tamamen etkisiz hale getirildiğini belirten Atacan, "Sadece Türkiye değil, Suriye ve Irak toprakları da artık huzura kavuşuyor" sözleriyle bölgedeki değişime dikkat çekti.
SURİYE'DE PKK/PYD RESMEN FESHEDİLDİ
Suriye'deki yasal gelişmeleri ve örgütün tasfiye sürecini aktaran Gazeteci Bekir Atacan, "Suriye'de artık bir bütünlük ve devlet yapısı var. 10 Mart'ta Suriye'de bir yasa çıktı ve oradaki PKK/PYD feshedildi. Tüm yan örgütleriyle birlikte artık rejimle entegrasyon sürecine girecekler. Resmi olarak artık PYD, YPG veya PKK gibi yapılar bölgede yok" şeklinde konuştu. Atacan, bu durumun bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdiğini ifade ederek terör yapılanmalarının meşruiyetini yitirdiğini dile getirdi.
YABANCI GÜÇLER BÖLGEYİ TERK EDİYOR
Bölgedeki askeri hareketliliğe dair son bilgileri paylaşan Orhan Sali, "Rusların artık orada askeri bir üstünlüğü kalmadı, sadece eğitim amaçlı bulunuyorlar. Suriye ve Irak'ta şu anda doğrudan Türkiye'yi tehdit eden bir örgüt yapısı kalmadı" sözlerini kaydetti. Bu değerlendirmeye katılan Bekir Atacan ise, "Kuzey Irak'taki Alman, Fransız ve Amerikan askerlerinin de şu anda çekildikleri söz konusu. Türkiye artık bu bölgedeki tehditleri yerinde yok ediyor" ifadelerini kullandı.
TERÖR ÖRGÜTÜ İÇİN YOLUN SONU
Sincar ve Kandil'deki son durumu değerlendiren Gazeteci Bekir Atacan, "Sincar'da henüz örgüt tamamen temizlenmiş değil ancak atılan 12 maddelik yasa bunun en büyük gerekçesidir. Nitekim Dışişleri Bakanlığımız da bir açıklamada bulundu; Sincar'daki örgüt mensupları orayı terk etmek zorunda. Aynı şekilde Kandil'i de terk etmek zorundalar" sözleriyle operasyonların ve yasal sürecin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
"TÜRKİYE TERÖRÜ ZATEN BİTİRMİŞ DURUMDA"
İç Güvenlik Komisyonu’ndaki süreci aktaran Tülay Ağaoğlu, "Abdullah Güler konuştu, birtakım söz almak isteyen isimler vardı. Ondan sonra da maddelerine geçilmesi oylaması yapılacak bu teklifin ki geçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu yasanın toplumsal desteği ne durumda?" sorusunu yöneltti.
AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser, "Artık bizim milletimiz Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, inanç kesimleri farklı farklı inanca sahip insanların tamamı bu ülkede artık huzurun gelmesini istiyor. Bunun adı ne olursa olsun; terör olur, başka bir eylem olur, başka bir huzursuzluk sebebi olur, bunların hepsinin bitmesini istiyor." ifadelerini kullandı.
Toplumun bazı kesimlerinde kaygılar olsa da genel kabulün huzurdan yana olduğunu belirten Eser, "Annelerimiz, babalarımız, büyük küçük herkes, bu milletin tamamında bir huzurun gelmesini istiyor. Yasa da zaten bu amaçla çıkarılmış bir yasa." sözleriyle toplumsal beklentiye dikkat çekti.
"TÜRKİYE TERÖRÜ ZATEN BİTİRMİŞ DURUMDA"
Selman Oğuzhan Eser, "Türkiye esasında terörü zaten bitirmiş durumda. Biz esasında Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok meselenin üstesinden gelmiş durumdayız. Burada aslında hedeflenen konu teröristlere, PKK'ya ve KCK'ya bir imtiyaz, bir ayrıcalık tanımaktan ziyade biz geçmişten bugüne kadar belki 100 yıllık bir meseleyi geleceğe dönük barış temellerinde çözmeyi hedefliyoruz. Asıl hedef bu." açıklamasında bulundu. Terörün bitmesinin milletin kardeşçe yaşaması anlamına geldiğini söyleyen Eser, "Bu yasa ile iyi olanı murat etmemiz gerekiyor. Hedeflenen şey toplumsal barıştır." ifadelerini kullandı.
DÜZENLEME BİR AF MI?
Düzenlemenin hukuki çerçevesini netleştiren Selman Oğuzhan Eser, "Doğrudan eyleme, yani ölümle sonuçlanan eyleme katılmayan ve örgüt mensubu olanları topluma yeniden kazandırmayı amaçlayan bir infazda erteleme söz konusudur. Yaşadığı koşullar onları örgüt üyesi olmaya itmiş, belki birçoğunun örgüte katılma iradesi yoktu. Buradaki hedef, cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyan bu vatandaşları topluma yeniden kazandırmaktır." şeklinde konuştu.
"SİLAHLI MÜCADELE DÖNEMİ KAPANDI"
Türkiye'nin terörle mücadeledeki gücüne vurgu yapan Selman Oğuzhan Eser, "Örgüt neden silah bıraktığını beyan ediyor? Çünkü onlar da biliyorlar ki artık silahlı mücadeleyle Türkiye'nin üstesinden gelme şansları, olasılıkları yok. Dolayısıyla bunu demokratik koşullarda, özgürlükçü Türkiye ortamında; hak varsa talep edilebilecek olan, mağduriyet varsa hukuk çerçevesi sınırları içinde talep edilebileceğine inanıyorlar." dedi.
Eser, devletin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu, "Herhangi bir sorun çıktığında güvenlik güçlerimiz yine bununla mücadele edebilecek bir potansiyele sahip." sözleriyle aktardı.