Asrın yolsuzluğunda 21. duruşma tamamlandı! İBB vurguncularına sorgu vakti: Çelişkili ifadeler
Yüzyılın vurgunu olarak nitelendirilen İBB davasının 21'inci oturumu görüldü. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın altıncı haftasında hakim karşısına çıktı. Bu kapsamda itirafçının beyanları üzerine duruşmada sanıkların çelişkili savunmaları da dikkat çekti. Detayları A Haber muhabiri Kübra Kılıç Tepeci, aktardı.
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın altıncı haftasında hakim karşısına çıktı. 21'inci duruşmada sanıkların savunmaları alındı.
CANLI ANLATIM
DAVADA 21. DURUŞMA TAMAMLANDI
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı.
Savunmasında harita mühendisi olduğunu belirten Kurt, tutuklanmadan önceki aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu beyan etti.
Kurt, 2019 yılında seçimleri Ekrem İmamoğlu kazanınca bir vesileyle KİPTAŞ Genel Müdürü olarak atandığını anlatarak, "KİPTAŞ'ı devraldığımızda ciddi sıkıntılar yaşadık, piyasaya yüklü miktarda borcu vardı. Finansman planı yaptık, borçları yapılandırdık. 1 yılda kurumu yürür hale getirdik sonra borçları sıfırladık." savunmasını yaptı.
Memur olmamasına rağmen "irtikap" ile suçlandığını dile getiren Kurt, "2006 yılında askere gitmeden önce dahi arabam vardı. Hayatımın son 13 yılında üst düzey yöneticilik yapıyorum. Huzur hakkı alıyorum, standartların üzerinde bir gelirim var diye mal varlığım hakkında spekülatif beyanlarda bulunuyorlar. Ne telefonumda ne bilgisayarımda bir tane suç unsuru bulunamadı, MASAK raporu yok ama ben tutuklanmadan 20 gün önce tüm mal varlığıma el konuldu." beyanında bulundu.
Kurt, İETT'nin Vadi İstanbul olarak anılan arazisi için ihale açtığını, KİPTAŞ olarak en yüksek teklifi verip ihaleyi kazandıklarını, akabinde kendilerinin açtığı alt ihaleyi müşteki Bahattin Uçar'ın sahibi olduğu İnvest firmasının kazandığını söyledi.
Yüklenici firma sahibi Uçar'a 50 dairenin İBB personeline SPK değerinin altında satılması için baskı yaptığının iddia edildiğini ifade eden Kurt, "Uçar, bunu kabul etmediği için de bir ay boyunca satış onayı vermemişim, hak ediş ve satış onaylarını geciktirmişim. Satışa konu edilen dairelerin parası KİPTAŞ'a değil İETT'ye yatıyor. İnvest bizden ister, biz İETT'den isteriz ama aramızdaki sözleşmeye göre bizden isteme usul ve esasları var. Bahattin Bey bize yazdığı yazıları bir ay geciktirdiğimizi söylüyor. 250 bin metrekarelik bir inşaattan bahsediyoruz. Her dairenin ilk satış onayı önemlidir. Ne kadar arsa payı var, şerefiyesi nedir? Bunlar bir puantajdır. Böyle büyük bir işte yazının 1 ayda gelmesi fazla mı?" savunmasını yaptı.
Kurt, Başakşehir'de Sular Vadisi'ndeki arazinin son kiracısı Necmeddin Şimşek'i alanı amacı dışında kullandığı için çıkarmaya çalıştıklarını, açtıkları davanın 5 yıl sürdüğünü ve icra yoluyla tahliye yoluna gittiklerini öne sürerek, bu kişinin mülkteki kullanımını devam ettirmek için araya birini koymaya çalıştığını iddia etti.
Şimşek'in bu nedenle para verdiği kişi tarafından dolandırıldığını öne süren Kurt, "Dolandırılınca da koştur koştur gidip İBB dosyasında suç duyurusunda bulunuyor. Kurum yöneticisi olarak devletin işgal edilen arazisini tahliye ettirmişimdir. Aracı olarak para verdiğini iddia ettiği Turan Aydoğan ile arasındaki ilişki beni ilgilendirmez." beyanında bulundu.
Sanık Kurt, duruşma savcısının "Müşteki Bahattin Uçar, sanıklar Ekrem İmamoğlu ve Ertan Yıldız ile Vadi İstanbul projesiyle ilgili bir toplantı yaptınız mı? Yaptıysanız konusu neydi?" sorusunu, "Böyle bir toplantı yapıldı ve gizli değildi. Bahattin Bey projesini Ekrem başkana anlatmak istedi. Hatta konutlarla ilgili İBB personeline kampanya yapalım mı diye düşündük ama Bahattin Bey bunu kabul etmedi." şeklinde yanıtladı.
Sanık Kurt, Ekrem İmamoğlu'nun "6 yıl boyunca herhangi bir kişi için herhangi bir projede özel bir indirim yapılmasını istedim mi?" sorusuna ise "Kesinlikle böyle bir şey olmadı." yanıtını verdi.
Bu cevap üzerine İmamoğlu, "Personel ya da çalışan arkadaşlarımızla ilgili hep arayışımız oldu. Sosyal konut yapabilir miyiz, hatta Anadolu'nun bir yerinde yazlık site bile çalışabilir mi diye. Nitelikli yöneticilerin yazın gidip oraya da katkı sunabileceği bir proje çalışabilir miyiz diye çok yönlü bazı fikirlerimizi sizinle paylaşmışımdır. Her ne kadar geliştirememiş olsak da." ifadelerini kullandı.
Kurt daha sonra çapraz sorgusunda sanıkların ve sanık avukatlarının sorularını yanıtladı.
Öte yandan mahkeme başkanı Kurt'un bir avukatının beyanları sırasında kendisine yönelik sarf ettiği "Bizim için kıdem önemli değil." sözleri üzerine, "Kıdemim yanlış biliniyor. Hakimlikte 12 yıl, avukatlıkta 8 yılım var." dedi.
Duruşma yarın (15 Nisan) tutuklu sanıkların savunmasının alınmasıyla devam edecek.
İMAMOĞLU’NUN DANIŞMANINDAN SONRA SIRA KİPTAŞ BAŞKANINDA!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) yolsuzluk iddialarına ilişkin davanın Silivri’deki yargılamasında tansiyon yükseliyor. Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu dosyada 21. duruşmaya gelindi. 6 haftadır aralıksız süren tarihi davanın merkez üssü Silivri’de, savunmaların ardı arkası kesilmezken, yolsuzluk çarkının detayları tek tek gün yüzüne çıkıyor. İşte Silivri'den son gelişmeler ve davanın seyri...
SİLİVRİ’DE 21. DURUŞMA HEYECANI
İBB’deki yolsuzluk iddiaları nedeniyle kamuoyunun gözünün kulağının çevrildiği davanın bugünkü oturumu büyük bir hareketlilikle başladı. A Haber muhabiri Kübra Kılıç Tepeci, "Dava bugün 21. duruşma başladı. Sabah saat yine 11 sıralarına doğru duruşma başladı. 6 haftadır aralıksız olarak devam ediyor duruşma" sözleriyle sıcak bölgedeki son durumu aktardı. Sabahın erken saatlerinden itibaren mahkeme binası çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, duruşma salonunda nefesler tutulmuş durumda.
NECATİ ÖZKAN VE AVUKATLARIN ARDINDAN SIRA ESMA BAYRAKTAR’DA
Davanın dünkü oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibinden kritik bir isim kürsüdeydi. Kübra Kılıç Tepeci, "Dün savunmasını yapan Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan ve avukatlarının ardından sıra bugün Esma Bayraktar’a geldi" ifadelerini kullandı. Özkan’ın savunması sonrasında gözler, davanın kilit isimlerinden biri olan ve bugünkü duruşmada söz alan Esma Bayraktar’ın üzerine çevrildi.
ÇELİŞKİLİ İFADELER
Duruşmada savunma yapan Esma Bayraktar, eski bir üst düzey yöneticinin itiraflarına karşı kendisini savundu. Kübra Kılıç Tepeci, "Ağustos ayından bu yana tutuklu olan Esma Bayraktar, itirafçı olan eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’in verdiği ve diğer sanıkların iftira dediği ifadeye atıf yaparak aslında savunmasına başladı ve savunmasını yaparak tahliyesini istedi" şeklinde konuştu. Bayraktar’ın, Özgüner’in iddialarını reddetmesi, duruşma salonundaki gerilimi daha da artırdı.
AVUKAT SAVUNMASININ ARDINDAN DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Savunmaların peş peşe geldiği sabah oturumunda mahkeme başkanı, usul gereği yargılamaya kısa bir mola verdi. Kübra Kılıç Tepeci, "Ardından Esma Bayraktar’ın avukatı Mert Er savunmaya devam ederken savunma bittikten sonra mahkeme başkanı duruşmaya ara vermişti. Saat 12.36’da duruşmaya ara verilmişti" sözleriyle davanın kronolojik akışını paylaştı.
KRİTİK İSİM ALİ KURT HAKİM KARŞISINDA
Öğleden sonraki oturumda ise İBB’nin önemli iştiraklerinden birinin başındaki isim savunma kürsüsüne geçti. Kübra Kılıç Tepeci, "14.10’da ara sona erdi ve şu anda duruşmada tutuklu KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un savunmasıyla devam ettiğini belirtmiş olalım" ifadeleriyle, davanın en kilit savunmalarından birinin o anlarda gerçekleştiğini vurguladı.
DAVADA 29 KİŞİNİN SAVUNMASI ALINDI
9 Mart Pazartesi günü başlayan maraton duruşmalarda bugüne kadar kat edilen yol, dosyanın kapsamını bir kez daha gözler önüne serdi. Kübra Kılıç Tepeci, "Bugün 21. duruşma gerçekleşiyor. İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü başlamıştı. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar şu anda tam 29 kişinin savunması alındı" şeklinde aktardı. Mahkemenin yoğun bir tempoda çalıştığı görülürken, duruşma takviminin de oldukça sıkışık olduğu belirtildi.
SİLİVRİ’DE YOLSUZLUK MESAİSİ
Mahkeme heyetinin davayı hızlı bir şekilde sonuçlandırmak için yoğun bir mesai harcadığı gözleniyor. Kübra Kılıç Tepeci, "Cuma günü duruşma görülmezken, haftanın dört günü ise duruşmalar devam ediyor" diyerek yargılamanın periyodunu açıkladı. Geçtiğimiz haftalarda verilen kritik bir kararı da hatırlatan Tepeci, "Geçtiğimiz haftalarda ise bir ara karar açıklanmıştı ve bu ara kararda da 18 kişinin tahliyesi yapılmıştı" ifadelerini kullandı.
TARİHİ TANIKLIK
İBB’ye yönelik yolsuzluk davasının toplam sanık sayısı ve tutukluluk durumları davanın büyüklüğünü kanıtlar nitelikte. Kübra Kılıç Tepeci, "İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92 tutuklu, 414 sanık duruşmasının 6. haftası da devam ettiğini belirtelim" dedi.
SICAK BÖLGEDEN ANLIK AKTARIM
A Haber ekibi, davanın her anını en ince detayına kadar takip etmeye devam ediyor. Kübra Kılıç Tepeci, "Bizler kameraman arkadaşım Ahmet Işık’la birlikte Silivri’de duruşmayı takip ediyoruz. Yeni gelişmeler, detaylar oldukça sizlere aktarmaya devam edeceğiz diyelim ve sözü size bırakalım" sözleriyle Silivri hattındaki nöbetlerinin süreceğini ifade etti.
"MAILLER SUÇ OLUŞTURMAMAKTADIR"
Savunma yapan Dijital Reklamcı Esma Bayrak, "Ponte Dijital Ajansı’nın sahibiyim. Dosyaya etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Bey’in bir sözü üzerine dahil edilmişim. Yazışma zinciri paylaştığı için çok yoğun görünen mailler vermiş; ama mailler oldukça az ve aslında hiçbiri suç da oluşturmamaktadır. İstanbul Hanem uygulamasını hiç duymamıştım; iddianameden öğrendim. İstanbul Senin uygulamasının hiçbir teknik aşamasında da yer almadım. Biz bu sistemi kurduğumuzda raporlama araçlarında demografik yapıyla ilgili veriler görürsünüz. Yani örneğin; web sitesini 10 bin kişi ziyaret etmiş, bunun yüzde 65’i erkek, yüzde 35’i kadındır gibi. Aslında kendi verilerini bize sunuyor. Herhangi bir yerden veri çekebildiği için değil, kendi algoritmalarıyla elde ettikleri veriyi sunuyor. Dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğum dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl sürdüğünü öğrendim. Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilincine vararak; reklam pazarlamalarında düşük bütçeyle doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak planlamalar yaptım. Hatta öyle ki kurumların dijital reklamı için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak hedeflerine ulaşmasını sağladım. Yıllar içerisinde doğrudan veya reklam hizmetini alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede 'iletişim çadırı' olarak geçen, farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde de fiziksel olarak bulunurduk. Bulunmam da gerekliydi çünkü sosyal medya dediğiniz zaman reklamcılıkta riskli bir alandır. Reklama çıkarsınız; metinde, logoda bir sıkıntı olsa anında ekran görüntüsü alınıp linç yersiniz. Böyle riskli bir alandan bahsediyoruz ve bu iletişimlerin yoğun olduğu dönemlerde onay süreçleri çok hızlı ilerlesin, hiçbir sıkıntı yaşanmasın diye orada bulunurdum" dedi.
"BİLDİĞİNİZ DEDİKODU"
Bayrak, "Eylem 68 kapsamında ajansının sadece bir ihaleye dahil edilmesi nedeniyle suçlandığını söyleyen Bayrak "Bir ihale ama sadece bir ihale aldığım için eklenmişim. Üstelik katılanlardan hiçbiriyle de daha önce bir iş yapmamışım. Ben bu ihaleye katıldığım hiçbir firmayla bir çözüm ortaklığına da gitmemişim, ikisiyle hiç yarışmamışım bile. İddianamede sadece bir ihale kazanabildiğim görmezden gelinip, biri kalkmış 'Ajans şunu yönetiyor', biri başkasından duymuş 'Aslında bunun' diyor. Yani bildiğiniz dedikodu, iftira. 'Şirket şunun, şirket şunu yönetiyor' gibi birbirleriyle çelişen ithamları atanların beni tanımadıkları ya da sektörü bilmediklerini düşünüyorum. İBB’de yönetim değiştikten sonra ilk defa İBB’ye iş yapan bütün ajansları 'Kesin birinin birşeyidir' mantığıyla bir torbaya doldurmuşlar; ama öyle değil. Mevcut İBB yönetimiyle öyle bir ilişkim olmadığına ilişkin size çok basit bir örnek vereceğim. Bundan 2 yıl önce ben Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldım ve hala ödememi alamadım, ki Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldığımı buradaki yöneticiler bile bilmiyordur. Bunu yine bir ajansa ajans hizmeti olarak verdim ki hiçbiri beni tanımaz ve ben hala ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsa, ben bu ödemeyi alamaz mıydım" dedi.
MURAT ONGUN NAİM EROL ÖZGÜNER’İN SUÇ DUYURUSUNA İLİŞKİN KONUŞTU
Duruşma sırasında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun söz alarak, "Savcı Bey tarafından bu dosyanın itirafçı sanıklarından Erol Özgüner hakkında bir suç duyurusunda bulunuldu. Eğer suç duyurusu, sanığın yalan beyan vererek insanların hayatını kararttığı veya adaleti aldattığı yönündeyse başımızın üstünde; ama iddianamenin yazıldığı gün itibarıyla Erol Özgüner’e bir suç atımında bulunulmamışsa, 14 tutuklu sanık da Eylem 13’te bir suç olduğunu ifade etmemişse, bir suç duyurusu ekstra biraz tuhaf geldi. Neden efendim. Burada belki insanların duygu durumuna göre bir suç duyurusu olmayacağı kanaatindeyim" şeklinde konuştu