CANLI AK Parti'den fon düzenlemesi! Grup Başkanı Abdullah Güler: "Bu virüsü bünyeden söküp atacağız"

CANLI AK Parti'den fon düzenlemesi! Grup Başkanı Abdullah Güler: "Bu virüsü bünyeden söküp atacağız"

AK Parti, fonların ödemesi ve tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri de içeren, 9 maddelik Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifini, TBMM Başkanlığına sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler Meclis'e gelen fon düzenlemesi hakkında kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu. Güler burada yaptığı açıklamada "Sermaye piyasalarında sorun yok. Yatırımcının hakkı korunacak. Bu virüsü bünyeden söküp atacağız." dedi.

AK Parti, fonların ödemesi ve tasfiyesine ilişkin düzenlemeleri de içeren "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in açıklamalarının satırbaşları:

"Makroekonomik istikrarımızın ve finansal sistemimizin direncinin de bu nedenle en üst seviyede olduğunu ifade ederim. Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre ihracatta yılbaşından bu yana yüzde 5,2 artışla 311 milyar dolar seviyesine ulaşarak yeni bir rekor kırıldı.

Eylül ayında 26 milyar dolarlık ihracat yaparak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek eylül ayı ihracatına da ulaşmış olduk. Böylelikle 2026 yılının beş ayında ihracat rekoru kırarak tarihi bir başarıya imza atılmış oldu. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise 287,3 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek seviyesine çıktı.

Bölgemizdeki savaş ortamı ve küresel enerji fiyatlarındaki baskılara rağmen cari açığımızın milli gelire oranı yüzde 2,6 seviyesinde dengelenmiştir. Asrın felaketi olan 6 Şubat 2023 depremlerinin meydana getirdiği olumsuzluklar ve bunun neticesinde bugüne kadar yaptığımız yaklaşık 100 milyar dolarlık harcama dikkate alındığında, 2026 yılı itibarıyla bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 3 civarındadır.

Merkez Bankamızın rezervleri dış şoklara karşı tam bir emniyet sağlarken bankacılık sektörümüz de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla dünya standartlarında, son derece güvenli ve güçlü bir yapı sergilemektedir. Dolayısıyla finans piyasalarımızın güçlü yapısı nedeniyle sermaye piyasalarında da herhangi bir olumsuz durum söz konusu olmamaktadır."

"BU VİRÜSÜ BÜNYEDEN SÖKÜP ATACAĞIZ"

"Kıymetli basın mensupları, sermaye piyasalarımızın güvenilirliği, yatırımcılarımızın haklarının korunması, mülkiyet hakkı ve hukukun üstünlüğü temel önceliklerimiz arasındadır.

Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı durumun, yatırımcıların ortak menfaatini gözeten adil ve şeffaf bir yöntemle çözüme kavuşturulması amacıyla özel bir kanuni düzenleme hazırladık.

Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihinde müdahalede bulunduğu fonlar, piyasalarımızın genel resmini asla göstermemektedir. Nitekim rakamlar da bunu açıkça ortaya koymaktadır. Tasfiyedeki fonların toplam portföy büyüklüğü, hane halkımızın finansal varlıklarının yalnızca yüzde 2,4'üne tekabül etmektedir. Yine tasfiye halindeki 131 fon, sistemimizdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturmaktadır.

Yani sorun, fon piyasasının belirli ve sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Ancak bu, sessiz kalacağımız, görmezden geleceğimiz veya sessizce izleyeceğimiz anlamına asla gelmemektedir. Tam tersine, üzerine gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız.

İşte bu teklifimizle tam da bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu, hastalıklı unsurların sermaye piyasası üzerindeki olumsuz etkisini ortadan kaldırmak ve bunları tasfiye etmek için de önemli bir adım olacaktır."

GENEL BİR TASFİYE REJİMİ DEĞİL, GEÇİCİ VE İSTİSNAİ DÜZENLEME

"Meclis Başkanlığına sunduğumuz kanun teklifimizle piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarımızın her türlü riskten arındırılarak yoluna çok daha güvenli ve olumlu bir havada devam etmesini sağlamak istiyoruz.

Biliyoruz ki Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen bu fonlarda yaşanan olağan dışı gelişmeler, klasik tasfiye usullerinin ötesinde, hak sahiplerini gözeten adil ve şeffaf özel bir hukuki çerçeveyi zorunlu kılmıştır.

Burada bir hususu özellikle vurgulamak isterim. Hazırladığımız bu kanun teklifi, sermaye piyasalarımız için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Yalnızca Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından, bu kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olan fonlara özgü geçici ve istisnai bir düzenlemedir."

"ASLA HİÇBİR ŞEKİLDE KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAKTIR"

"Değerli basın mensupları, biraz sonra teklifimizin belli başlı ana metinlerini sizlerle paylaşacağım.

Aziz milletimize ve kamuoyuna şunu ifade etmek isterim ki dokuz maddeden oluşan bu kanun teklifimiz kapsamında, Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulunun ve diğer kurumların sermaye piyasasına ilişkin alacağı kararlarda asla hiçbir şekilde kamu kaynağı kullanılmayacaktır. Bundan sonra da kullanılmasına izin verilmeyecektir.

Bunu açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Gerek bu kanun teklifimizde gerekse daha sonra sermaye piyasasına ilişkin alınacak kararlarda ne Hazineden bir katkı ne de başka bir kamu kaynağı bu süreçte kullanılacaktır.

Fonların mevcut teminatları, menkul ve gayrimenkul varlıkları ile hisse senedi ve tahvil gibi diğer varlıkları esas alınarak tasfiye süreci tamamen kendi varlıkları üzerinden yürütülecek ve sonuçlandırılacaktır."

FONLARIN GERÇEK VARLIKLARI VE HAK SAHİPLERİ TEK TEK BELİRLENECEK

"Değerli basın mensupları, kanun teklifimizin birinci maddesiyle amaç, kapsam ve tanımlar bölümünde bunların ne anlama geldiği ve hedefin ne olduğu çok açık bir şekilde yazılmıştır.

Düzenlemenin geçici bir nitelik taşıdığı ve Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı kararlar çerçevesinde bir tasfiye sürecinin yürütüleceği ifade edilmiştir. Tanımlar bölümünde belli başlı kavramlar kullandık. Uygulamayı bu kavramlar çerçevesinde gerçekleştireceğiz.

Özellikle üçüncü madde kapsamında tasfiye iş ve işlemlerinin Sermaye Piyasası Kurulumuzun sıkı gözetim ve denetimi altında olmasını arzu ediyoruz.

Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank, saklama ve dağıtım kurumlarının kayıtlarını birbiriyle uyumlu hale getirerek her bir fonun gerçek mal varlığını ve gerçek hak sahiplerini tek tek, şeffaf bir şekilde belirliyoruz.

Fonların portföyündeki varlıkların aceleyle ve değer kaybına yol açacak şekilde elden çıkarılması yerine, mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi hedeflenmiştir.

Gerekli hallerde Kurulun kararı ve denetimi altında hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel emir, geçici farklı fiyat marjı ve borsa dışı satış imkanlarından yararlanılmasının önü açılmaktadır."

KİŞİ BAŞINA EN FAZLA 1 MİLYON LİRA ARA ÖDEME

"Dördüncü maddemizde açıkça ifade edildiği gibi yatırımcılarımızın mağduriyetini önlemek amacıyla 1 milyon liraya kadar ara ödeme imkanı sağlıyoruz.

Bir diğer önemli düzenlemeyle fon varlıklarının tamamı henüz nakde dönüştürülmemişken yatırımcılarımıza ara ödeme yapılabilmesinin önünü açıyoruz.

Teklifte, fon pay sahibinin fiili nakit giriş ve çıkışlarını esas alan net yatırım tutarı üzerinden, belirlenen koşullar çerçevesinde kişi başına en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesi öngörülmektedir.

Bu tutar, herkese koşulsuz veya peşin ödenecek bir meblağ ya da nihai tazminat vaadi değildir.

Dağıtılabilir nakdin yeterli olmaması halinde, mevcut nakdin fon pay sahipleri arasında dağıtılması ve mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibine ödeme yapılmasını sağlayacak bir yöntem belirlenmesi için Kurula yetki verilmesini de hedefliyoruz."

HUKUKA AYKIRI KAZANÇLAR İÇİN İADE VE CEBRİ TAHSİLAT

"Beşinci maddemizde hukuka aykırı işlemlerde şahsi sorumluluk ve teminatlar aracılığıyla cebri tahsilat imkanı getiriyoruz.

Teklifimizle gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak olağan piyasa koşullarının üzerinde getiri elde edenlerin ve fiyatı gerçeğe aykırı oluşmuş paylardan olağan dışı kazanç sağlayanların, objektif emsal getiriyi aşan tutarları gönüllülük esasına göre iade edebilmelerine imkan tanıyoruz.

Fon varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması için de özel hükümler öngörüyoruz.

Fonun kurucusu olan portföy yönetim şirketinin sorumluluğu esas alınmakta; tahsilatın bu şirketten sağlanamadığı durumlarda ise sorumluluğu belirlenen diğer gerçek ve tüzel kişilere de başvurma imkanı getirilmektedir.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespit edilen tutarların takibi ve tahsili, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülecek ve amme alacaklarına 6183 sayılı Kanun'un hükümleri uygulanacaktır."

EL KONULAN VARLIKLAR YATIRIMCILARIN YARARINA GERİ KAZANILACAK

"Altıncı maddemizde el konulan ve müsadere edilen mal varlıklarının doğrudan fonlara iadesi imkanını getiriyoruz.

Ceza soruşturmaları kapsamında el konulan veya yargılama sonucunda müsadere edilen ve ilgili fonla bağlantısı hukuken belirlenen mal varlıklarının değerlerinin de fon pay sahiplerinin yararına geri kazanılması amaçlanmaktadır.

Geri kazanılan tutarlar, TMSF nezdinde her fon için ayrı hesaplarda izlenecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi kapsamında fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacaktır. Tasfiye tamamlandıktan sonra elde edilen tutarlar da belirlenen usulle yatırımcılara ulaştırılacaktır.

Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fonlardan çıkış yaparak veya suni fiyatlandırılmış paylardan piyasa koşullarının üzerinde olağan dışı kazanç sağlayanlar için net bir çerçeve getiriyoruz. Bu kişilerin objektif emsal getiriyi aşan tutarları iade etmek üzere özel hesaplara gönüllü ödeme yapmalarının yasal zeminini oluşturuyoruz."

SUÇ İŞLEYENLER ÖDEME MEKANİZMASININ DIŞINDA TUTULACAK

"Sermaye Piyasası Kanunu'nda yer alan piyasa dolandırıcılığı veya bilgi suistimali gibi fiilleri işleyen ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumları bu mekanizmanın tamamen dışında tutuyoruz.

Suç işleyenin, suistimal yapanın bu kanunun sağladığı ödeme imkanlarından faydalanması asla ve katiyen mümkün değildir.

Değerli basın mensupları, amacımız bir yandan yatırımcıların meşru menfaatlerini korurken diğer yandan hukuka aykırı işlemlerden doğan sorumluluğun ilgililerine yöneltilmesini ve sermaye piyasasına duyulan güvenin güçlendirilmesini sağlamaktır.

Kanun teklifimizle mevcut sermaye piyasalarımız, ekonomimiz ve hak sahibi vatandaşlarımız için bir güvence oluşturuyoruz. Son dönemde yaşanan bu durumları, en azından belli bir süre için kanuni güvenceye kavuşturmuş oluyoruz. Kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum."

TEKLİF ÖNCE KOMİSYONDA, ARDINDAN GENEL KURULDA GÖRÜŞÜLECEK

"İnşallah önümüzdeki hafta öncelikle Plan ve Bütçe Komisyonumuzda görüşmeler tamamlanacak. Çarşamba veya perşembe günü olabilir. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığımız gerekli planlamayı yapacaktır.

Daha sonraki haftalarda da inşallah Genel Kurul gündemine gelmek suretiyle bu süreci tamamlamış olacağız."

PİYASA DOLANDIRICILIĞI VE BİLGİ SUİSTİMALİ SORUŞTURULUYOR

"Değerli basın mensupları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesinde piyasa bozucu eylemler, 106. maddesinde bilgi suistimali düzenlenmektedir. Özellikle iş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişilerin veya bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişilerin eylemleri ele alınmaktadır. Yine 107. maddede piyasa dolandırıcılığı düzenlenmektedir.

Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketlerini gerçekleştirenlerle ilgili mevcut soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.

Bugüne kadar 85'in üzerinde gözaltı işlemi yapıldı. Bu süreçlerde tutuklamalar da oldu.

Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi, bu eylemlerin örgüt halinde işlenmesi durumuyla ilgilidir. Türk Ceza Kanunu'nun 157. ve 158. maddelerinde dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık, 168. maddesinde ise etkin pişmanlık düzenlenmektedir. Bu kapsamda katalog suçlar da bulunmaktadır.

Bu süreçte yürütülen soruşturmalarda yargı, görevini ciddi bir şekilde yerine getiriyor."

FON SÜRECİNDE KOORDİNASYON VE MECLİS BİLGİLENDİRMESİ

"16-17 Eylül 2026'dan itibaren meydana gelen bu olaylarla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında; Hazine ve Maliye Bakanımızın, Adalet Bakanımızın ve ilgili kurul ve başkanlıkların katılımıyla Fon İzleme ve Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.

Bu kurul, süreç içerisinde ortaya çıkan farklı durumlara yönelik kararlar alıyor. Süreci bütünlük ve koordinasyon içerisinde, ciddi, kararlı ve piyasalara güven verecek şekilde sürdürüyor. Bu çok önemli bir husus.

Bugüne kadar alınan kararlar, yapılan işlemler ve sürecin halihazırda hangi aşamada olduğuna ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Yardımcımız Meclisimize geldi. TBMM İçtüzüğü'nün 59. maddesi bağlamında ve genel görüşme çerçevesinde Genel Kurulu bilgilendirdi."

"KİM NE YAPMIŞSA ASLA YANINA KAR KALMAYACAKTIR"

"Tabii siyasi partilerin de orada parti grupları adına konuşmaları oldu.

Biraz önce bahsettiğim 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107. maddeleri ile Türk Ceza Kanunu'nun 220, 157, 158 ve 168. maddeleri bağlamında etkin, caydırıcı ve nitelikli bir soruşturma yürütülüyor.

Bunun yanında, Sayın Cumhurbaşkanımızın görevlendirmesiyle Anayasa'mızın 108. maddesi kapsamında Devlet Denetleme Kurulu, görevlendirildiği ilk günden itibaren ciddi bir inceleme, denetleme ve araştırma yürütüyor.

Kimin ihmali varsa, kimin herhangi bir olumsuz kararı varsa ve bu sürece ilişkin ne varsa Devlet Denetleme Kurulunun raporuyla ortaya çıkacaktır.

Ben şundan eminim: Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ortadadır. Bunun sonucunun kime dayanacağının, kime ulaşacağının hiçbir önemi yok. Bunu açık yüreklilikle söyleyelim arkadaşlar. Bunun gereğini hem parti olarak hem de kurumsal anlamda yaptığımızı açıkça söylemek isterim.

Kim bu olaylara karışmışsa ve eylemleriyle gerek Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 ve 107. maddeleri gerekse Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında bir suç işlemişse gereği sonuna kadar yapılacaktır.

Hiç kimse merak etmesin. Aziz milletimiz müsterih olsun. AK Parti kadroları olarak bizler, aziz milletimizin bize emanet ettiği sorumluluğun bilincindeyiz. Elbette bu konuda yanlış yapanlar olabilir. Biz büyük bir partiyiz, büyük bir camiayız.

Kim ne yapmışsa asla yanına kar kalmayacaktır. Bundan da herkes emin olsun. Biz birilerine benzemeyiz."

"KARDEŞİMİZ DE OLSA GEREĞİNİ SONUNA KADAR YAPARIZ"

"Açıkça, bütün kamuoyunun gözleri önünde otel odalarında basılan, baklava kutularında rüşvet paraları ortaya çıkan insanların utanmazlığını bizler asla gösteremeyiz.

Bizler, kardeşimiz de olsa, arkadaşımız da olsa, partimizde görevli bir arkadaşımız da olsa bundan üzüntü duyarız. Mahcubiyet duyarız. Üzülürüz, kırılırız. Ama gereğini de sonuna kadar yaparız.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bize öğrettiği, bize anlattığı ve bizden beklediği de budur. Gereğini de yapıyoruz."

GÜLER'DEN ÜMİT ÖZLALE'YE İDDİALAR ÜZERİNDEN TEPKİ

"Ancak 8 Ekim tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde yaşananlara gerçekten üzüldüm.

Bu Meclis çatısı altında bir milletvekili, Yeni Parti milletvekili, ismini de söyleyelim: Ümit Özlale. Ben kendisini, tanıdığım kadarıyla başkasının hukukuna girmeyecek, başkasının hukukunu zedelemeyecek, nezaket sahibi biri olarak görmüştüm ama maalesef yanılmışım.

Kendisini bir aparat olarak kullanan bazı yapıların, buna terör örgütleri de dahildir, yalan yanlış bilgiler vererek özellikle iki bakanımız hakkında ortaya attığı iftiraları ve yalanları buradan açıkça lanetliyorum. Kendisini de kınıyorum, ayıplıyorum."

"SİZİN SORDUĞUNUZ SORULARI BEN DE SİZE SORUYORUM"

"Peki, bu olaylar çıktığında bu arkadaşımızın da ismi karışmıştı, değil mi? Ümit Özlale diye. Onun da fon piyasalarında manipülasyon yaptığına dair isminin geçtiği yönünde bilgiler ortaya çıkmıştı.

Hemen açıklama yaptı Ümit Bey. 'Benim adıma attığınız yalanı bir kenara bırakalım. O yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi?' diye sosyal medya hesabından sormuştu.

'Burada açığa çıkan şey bir trolün beceriksizliği değil, fon mağdurları için ciddi bir tehlikedir. Birikimleri bu düzende eriyen insanların bilgileri şimdi de sosyal medya hesaplarının elinde dolaşıyor. Yarın kapılarını "Paranızı geri alacağız" diyerek çalıp dolandırıcılık yapacaklara karşı bu insanları kim koruyacak? Adalet Bakanlığı kayıtlarının kaynağını ve bu kayıtlara kimlerin ulaştığını derhal ortaya çıkarmalıdır. İktidarın dilinden güvenlik düşmüyor. Siz ortalıkta dolaşan bu durumlara bakın' diye bir paylaşım yaptı.

Kendisinin isminin karıştırılmasına tepki gösterdi ve bunu kınadı. Bu haberi yayımlayan ilgili haber sitesi de özür dileyerek haberi kaldırdı. Güzel. İsim benzerliğinden dolayı bir kişi yanlışlıkla başka biriyle karıştırılmışsa Ümit Bey buna tepki gösterdi. Çok güzel.

Ardından eşi, gazeteci Serap Hanım, isim benzerliği nedeniyle eşinin olayla ilişkilendirilmesine haklı olarak tepki gösterdi. 'İspat etmeyen şerefsizdir' şeklinde bir paylaşım yaptı. 'Benim kocamı isim benzerliğinden dolayı buraya karıştırıyorsanız şerefsizsiniz' dedi.

Bu, doğal bir tepki. İnsanları neden birbirine karıştırıyorsunuz? İnsanların onuruyla ve şerefiyle neden oynuyorsunuz?"

HASAN ÖZDEMİR İSMİ ÜZERİNDEN AÇIKLAMA

"Ne yaptı Ümit Bey sonra? 8 Ekim tarihinde geldi, partisinde basın açıklaması yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'e ilişkin bazı numaraları paylaştı, tekrar söyledi. Bununla ilgili 830 milyon liralık bir işlem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin iddiada bulundu.

Meğer Türkiye'de yaklaşık 4 bin kişi arasında bulunan Hasan Özdemir isimlerini karıştırmış.

Şimdi biz, Ümit Özlale'nin kendi sosyal medya paylaşımında sorduğu soruları soruyoruz: Bu yalanı ve iftirayı bir kenara bırakalım Sayın Ümit Özlale. Bu yatırımcının kimlik bilgilerine, hangi fonda ne kadar parası kaldığını gösteren kayda nasıl ulaştınız? Bu bilgiler size kimden geldi?

Sizin sorduğunuz soruları ben de size soruyorum. Bu bilgiler kimden geldi?

Peki, ne ortaya çıktı? Başka bir Hasan Özdemir'le karıştırılmış. Bakan Hanım açıkça, 'İddialarınızı somut delillerle ispatlayın, görevimi derhal bırakacağım' dedi. 'Peki, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında siz de görevlerinizi bırakacak mısınız? Ben bu sözümün arkasındayım. Bu iftirayı atanlardan da aynı durumu bekliyorum' dedi.

Aynı şekilde Ömer Bolat Bey de açıklamalarını yaptı.

Peki, bu kadar yalan ve iftiradan sonra bir insandan ne beklersiniz? Değerli basın mensupları, özür dilemesini beklersiniz. 'Kusura bakmayın, ben Hasan Özdemir isimlerini karıştırmışım. Özür diliyorum' dersiniz, değil mi?

Eşiniz de bu iftirayı atanlara 'şerefsiz' dedi. Ben size öyle bir şey demiyorum."

ÖZLALE'NİN PAYLAŞIMINA YANIT

"Ne dedi biliyor musunuz Ümit Özlale? Hayretler içinde kaldım:

'Efendim, iki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza ve onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakan'a fırsat doğdu. Yaşadığı bir günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakan da çok iyi bildiği gibi Yunus Emre'nin bir sözünü okuyor. Bizden özür mü bekliyorsunuz? O zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin, gerisi kolay. Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları, nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, vermeyeceğim bir hesabım yok. Partimle, çalışan arkadaşımla bu konudaki hassasiyetimizden gurur duyuyorum.'

Evet, Ümit Özlale yalan ve iftirayı kabul ediyor, özür dilemeyeceğini söylüyor.

O zaman ben de Ümit Bey'e şunu söylüyorum: Yalan ve iftiranızla hem Ömer Bolat Bey'in hem de Mahinur Bakanımızın ismini karıştırdığınız ve bunun açıkça yalan ve iftira olmasına rağmen bir özür bile dilemediğiniz için size eşinizin paylaşımını okutacağım.

Eşiniz, sizin isminiz karıştırıldığında nasıl tepki verdiyse şu anda size aynı tepkiyi veriyor. Ne demişti eşiniz? 'Eşime bu yalan ve iftirayı atanlar şerefsiz kere şerefsizdir.'

Bakın, ben kendisine hiçbir şey demiyorum. Eşinin sözleriyle cevap veriyorum. İnşallah utanır."

"LÜTFEN ÖZÜR DİLEYİN VE KÖŞENİZE ÇEKİLİN"

"Maalesef utanmıyor. Yalan ve iftiralarını bir aparat olarak kendilerine kullandırıyorlar. Kimin kullandırdığını bilmiyorum.

O bilgiler, kendisinin de sorduğu gibi, nereden gelmiştir? Bu numaraları nereden öğrenmiştir? Pazartesiden itibaren liste yayımlanmaya devam edecekmiş.

Ümit Bey, siz yalancı ve iftiracısınız. Size kimse inanmaz. Siz kurgulanmış bir yapısınız. Lütfen özür dileyin ve köşenize çekilin. Yargının işini yapmasını da engellemeyin.

Bu yaptığınız yalan ve iftira niteliğindeki bilgilerle insanları töhmet altında bırakıyorsunuz. Namuslu, onurlu, şerefli insanları maalesef lekeliyorsunuz. Yapmayın bunu."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin