Toprağa gömülü sırlar açığa çıktı! Faili meçhul dosyalar birer birer aydınlatılıyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık olan 7 faili meçhul dosyada 8 cinayetin daha aydınlatıldığını duyurdu. Gürlek, yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 58 dosyada 65 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını belirterek hakikatin izini sürmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda faili meçhul dosyalara ilişkin çalışmaların sonuçlarını açıkladı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimlerinin çalışmalarıyla 7 ayrı dosyada 8 cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi.
Gürlek, bu dosyalarla birlikte bugüne kadar 58 dosyada 65 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını belirtti.
"FAİLİ MEÇHUL HİÇBİR DOSYANIN KARANLIKTA KALMAMASI İÇİN…"
Bakan Gürlek, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen mücadeleye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin faili meçhul hiçbir dosyanın karanlıkta kalmaması, hakikatin ortaya çıkarılması ve faillerin adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."
Aydınlatılan dosyaların en eskisinin yaklaşık 39, en yenisinin ise 3 yıllık olduğunu belirten Gürlek, dosyalardaki gelişmeleri paylaştı.
ARTVİN'DE 39 YILLIK DOSYADA KEMİK KALINTILARINA ULAŞILDI
Artvin'in Şavşat ilçesinde, 1987 yılında yaptığı evliliğin ardından kendisinden bir daha haber alınamayan Nigar Bilgin'in dosyasında yeni ifadeler ve yer gösterme işlemleri doğrultusunda kazı yapıldı.
Kazıda kemik kalıntılarına ulaşıldı. Şüphelilerden Z.B. tutuklanırken M.B. hakkında ev hapsi kararı verildi.
Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde ise 8 Temmuz 2005'te görev yaptığı TMO yerleşkesinde öldürülen Hamza Gedik'in 21 yıllık dosyası yeniden incelendi. Eski ihbarlar, yeniden alınan ifadeler ve elde edilen deliller birlikte değerlendirildi.
21 YILLIK BEKÇİ CİNAYETİNDE SIR PERDESİ ARALANDI
Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde 2005 yılında boğazı kesilerek ve defalarca bıçaklanarak vahşice öldürülen TMO bekçisi Hamza Gedik cinayeti 21 yıl sonra aydınlatıldı. Dosyayı yeniden raflardan indiren emniyet güçleri; kiralık katil tutularak işlenen "namus cinayetini" deşifre etti. Şüphelilerden Muhammet Aydın'ın itirafları doğrultusunda Kırşehir ve İstanbul'da düzenlenen operasyonlarla 6 kişi gözaltına alındı.
8 Temmuz 2005 tarihinde Yozgat'ın Şefaatli ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bünyesinde bekçi olarak çalışan 3 çocuk babası Hamza Gedik, çalıştığı kulübede vücuduna aldığı çok sayıda bıçak darbesi ve boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Yıllar boyu yapılan incelemelerde delil yetersizliği sebebiyle faillere ulaşılamadı ve dosya faili meçhul kaldı.
CİNAYETİN ARKASINDAN YASAK AŞK VE İŞKENCE ÇIKTI
Soruşturmayı baştan sona yeniden ele alan Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Şube Müdürlüğü ekipleri, geçmişe dönük bağlantıları titizlikle inceledi.
İncelemelerde; maktul Hamza Gedik'in 2002-2003 yıllarında Kırşehir'in Kaman ilçesinde yaşarken komşularının 25 yaşındaki kızı Dönüş Aydın ile yasak aşk yaşadığı belirlendi. Ailelerin durumu öğrenmesi üzerine Gedík'in tayinini Yozgat/Şefaatli'ye istediği, ancak genç kadının da arkasından gittiği saptandı. Şefaatli'de kaldıkları süreçte maktul Hamza Gedik'in genç kadını darp edip yarı çıplak halde kapıya attığı, bunun üzerine genç kadının ailesine sığındığı öğrenildi.
İNCELENEN ANKESÖRLÜ TELEFON İHBARI SIRRI ÇÖZDÜ
Ekipler, 2007 yılında ankesörlü telefondan yapılan isimsiz bir ihbarın peşine düşerek HTS kayıtlarını ve kontörlü kart verilerini baştan sona taradı. Kayseri, Ankara, Gebze ve Kırşehir illerinde 78 kişiyle görüşülerek teknik takip (CMK 135) tedbirleri uygulandı. Cinayet büro ekiplerinin sıkı takibi sonucu köşeye sıkışan şüpheli Muhammet Aydın, avukatı huzurunda cinayeti itiraf etti.
"DEDESİNİN PARASIYLA KİRALIK KATİL TUTTULAR"
Şüpheli Muhammet Aydın'ın savcılık ve kolluktaki itirafları cinayetin tüm detaylarını ortaya çıkardı:
Dede "Namusumuz Kirletildi" Diyerek Adam Aradı: Kuzeni Dönüş Aydın'ın yarı çıplak halde kapıya atılmasını gurur meselesi yapan öz dedeleri Ziya Aydın'ın (ölü) "Hamza kesinlikle ölmeli, namusumuzu kirletti" diyerek kiralık katil aradığı öğrenildi.
Kiralık Katiller Tutuldu: Dede Ziya Aydın ve amca Nami Aydın'ın sağladığı para karşılığında, kayınbiraderi Ferhat Öztürk (ölü) ve Sinan Çoban (ölü) isimli tetikçilerin azmettirildiği saptandı.
Elbiseleri Yakıp Bıçağı Gömdüler: Muhammet Aydın'ın eşi Funda Aydın da ifadesinde; eşinin kendisine cinayeti kiralık katillerin işlediğini, parayı amcası Nami Aydın'dan alıp verdiğini, olay sonrası tetikçilerin kanlı elbiselerini köyde yakıp cinayet bıçağını toprağa gömdüklerini itiraf ettiğini aktardı. Tetikçi Ferhat Öztürk'ün ise olaydan sonra Irak'a kaçtığı ve 2012'de orada geçirdiği iş kazasında öldüğü belirlendi.
Cinayetin azmettirme ve iştirak hâlinde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular üzerine Kırşehir ve İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda 6 şüpheli yakalandı.

DİYARBAKIR VE ESKİŞEHİR'DE YENİ BULGULARLA OPERASYON
Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Hevsel Bahçeleri'nde, 21 Eylül 2007'de bağla boğularak öldürülen Erhan Kurt'un 19 yıllık dosyasında yeni tanık beyanları, HTS ve baz kayıtları, Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri ile önceki ifadelerdeki çelişkiler yeniden incelendi.
Yeni bulgular üzerine Diyarbakır ve Batman'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 6 şüpheli yakalandı.
DİYARBAKIR'DA 19 YILLIK FAİLİ MEÇHUL DOSYASI AÇILDI
Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Hevsel Bahçelerinde 2007 yılında iple boğularak öldürülen 20 yaşındaki Erhan Kurt'un faillerinin yakalanması için yürütülen çalışmalarda dev bir adım atıldı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile Diyarbakır Emniyeti Cinayet Büro Amirliğinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, cinayetin "aile içi infaz" olduğu değerlendirilerek maktulün anne, baba ve kardeşlerinin de aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı.
21 Eylül 2007 tarihinde Sur ilçesi Hevsel Bahçeleri mevkisinde Erhan Kurt'un cansız bedenine ulaşılmış, yapılan otopside gencin bağla boğularak öldürüldüğü tespit edilmişti. Olay yerinde ve maktulün üzerinde şüphelilere ait herhangi bir DNA, parmak izi veya iz bulunamaması sebebiyle dosya 2013 yılında takipsizlik kararı verilerek daimî aramaya alınmıştı.
Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026'da kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinesinde dosya raftan indirildi. Şüpheli ve tanık beyanlarındaki çelişkileri fark eden ekipler, Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan kısıtlama kararıyla geçmişe dönük HTS kayıtlarını ve baz verilerini baştan sona analiz etti.
Adli Tıp Kurumu raporları, cinayetin cesedin bulunduğu saatten 6 ila 12 saat önce (gece 02.00'den önce) gerçekleştiğini gösterdi.

CİNAYETİ ELE VEREN DETAYLAR
Ekiplerin derinleştirdiği soruşturmada aile fertlerini şüpheli konumuna getiren çok sayıda kritik detay tespit edildi:
Kablo ve Poşet Detayı: Cinayette kullanılan boğma kablosunun ölçüsünün, baba Ali Kurt'un elektrik işinde kullandığı malzemelerle tam uyumlu olduğu belirlendi. Tanıklık eden komşular, olay akşamı babanın elinde elektrik malzemesi poşetiyle oğluyla evden çıktığını, ancak eve dönerken poşetin yanında olmadığını beyan etti.
Ceset Bulunmadan Feryat Ettiler: Tanık ifadelerine göre, anne Ayten Kurt'un henüz oğlunun cesedi bulunmadan ve saat gece 00.10 sularında "Oğlumu akşamdan öldürmüşler" diyerek feryat ettiği ortaya çıktı.
Sinyaller Yalanı Ortaya Çıkardı: Baba Ali Kurt, oğlunu ararken hastaneye gittiğini ve kahvehanede oturduğunu iddia etse de, HTS kayıtlarında cinayet mahallini gören Alipaşa baz istasyonundan sinyal verdiği ve hastane bölgesinde hiç bulunmadığı deşifre edildi. Ağabey Süleyman Kurt'un da arama yapıldığını iddia ettiği saatlerde telefon kayıtlarının bulunmadığı, otopsi saatinde ise otogarda olduğu belirlendi.
Şiddet ve Evde Bağlama Beyanı: Tanıklar, maktul Erhan Kurt'un ailesinden şiddet gördüğünü, evden çıkmaması için ailesi tarafından bağlandığını ve ıssız olduğu için Hevsel Bahçeleri'ne tek başına asla gitmeyeceğini beyan etti.
Sessiz Kabulleniş: Maktulün bedeninde hiçbir boğuşma, darp veya tırnaklarında başka birine ait DNA bulunmaması, infaz eyleminin tanıdığı ve güvendiği kişilerce gerçekleştirildiği kanaatini pekiştirdi.
2 İLDE EŞ ZAMANLI BASKIN: 6 GÖZALTI
Elde edilen deliller doğrultusunda, kasten öldürme eyleminin belirlenemeyen bir aile içi mesele sebebiyle aile fertlerince gerçekleştirildiği sonucuna varıldı.
2 Ekim 2026 tarihinde Diyarbakır ve Batman illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonla maktulün babası Ali Kurt, annesi Ayten Kurt, yakınları Osman Kurt, Süleyman Kurt, Yılmaz Kurt ve Ramazan Çınar yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri sürdürülüyor.
Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde, henüz 2,5 yaşındayken 8 Mayıs 2012'de kaybolan ve cansız bedeni bulunan Yakup Bozkurt'un 14 yıllık dosyasında da teknik çalışmalar yapıldı ve yeniden ifadeler alındı. Bu çalışmalar sonucunda 6 şüpheli gözaltına alınırken baba A.B. tutuklandı.






