(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
İzmir'in Torbalı ilçesinde 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan şüpheli şahısların peşinden giden Mehmet Köstekçi'nin vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni gelişme yaşandı. JASAT ekiplerinin çalışmaları sonucu 8 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin tamamı yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda 8 cep telefonu, 1 av tüfeği ve 4 adet 9 mm fişek ele geçirildi.
MEHMET KÖSTEKÇİ HAYATINI KAYBETTİ
İzmir'in Torbalı ilçesi Karakuyu Mahallesi'nde 8 Mart 2026 günü Mehmet Köstekçi, ailesiyle birlikte komşusundan geldiği sırada ikametine şüpheli şahısların girmeye çalıştığını gördü.
Şüpheli şahısların peşinden giden Köstekçi, ikametinin yanında bulunan 200 ada 20 parsel numaralı zeytinlik arazideyken şüpheli şahıslar tarafından 3-4 el ateş edilmesi sonucu sağ koluna isabet eden 1 mermiyle yaralandı.
Olay yerine gelen 112 Acil ekipleri tarafından Torbalı Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Mehmet Köstekçi, burada yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
DOSYA YENİDEN İNCELENDİ
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alındı. Yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde Mehmet Köstekçi dosyası da tekrar incelendi.
8 ŞÜPHELİ TESPİT EDİLDİ
Meydana gelen olayla ilgili İzmir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekipleri ve Torbalı İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş ekiplerince şüpheli şahısların tespitine yönelik çalışma yürütüldü.
Alınan ifadeler, kamera araştırmaları ve HTS kayıtlarının yanı sıra maktulün öldüğü gün ve saatten kısa bir süre önce mahalle kahvesinde görüştüğü şahısların baz istasyonlarından elde edilen bilgilerin incelenmesi sonucunda 8 şüpheli tespit edildi.
Tespit edilen şüpheliler şöyle:
| Şüpheli | İl/İlçe | Yaş |
| Emirhan GÖKYER | Torbalı | 16 |
| Erman Samet KARAGÜLLÜ | Denizli | 17 |
| Burak KURT | Torbalı | 17 |
| Serhat ENSEN | Bağlar | 25 |
| Hamza ÖZTÜRKCİ | Adilcevaz | 26 |
| Eray ÖZTÜRKCİ | Adilcevaz | 19 |
| Yunus Emre ÖZTÜRKCİ | Adilcevaz | 23 |
| Muratcan ÖZTÜRKCİ | Adilcevaz | 28 |
8 CEP TELEFONU, AV TÜFEĞİ VE 9 MM FİŞEK ELE GEÇİRİLDİ
11 Eylül 2026 Cuma günü 05.00-10.00 saatleri arasında gerçekleştirilen arama faaliyeti kapsamında şüpheli şahıslara ait ev, eklenti ve araçlarda arama yapıldı.
Aramalarda 8 cep telefonu, 1 av tüfeği ve 4 adet 9 mm fişek tespit edilerek el koyma işlemi gerçekleştirildi.
Şüpheli şahısların tamamı yakalandı. Şüphelilerin 4 gün süreyle gözaltında tutulacağı, gözaltı süresinin tamamlanmasının ardından Torbalı Adliyesi'nde mevcutlu olarak hazır edileceği belirtildi.
(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)
MUŞ'TA 2011 YILINDAKİ CİNAYET YENİDEN İNCELENDİ
Muş'un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç'ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olayın öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konuldu.
FELEMEZ KULAÇ CİNAYETİ DOSYASINDA 15 YIL SONRA OPERASYON! 11 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Muş'un Hasköy ilçesinde 31 Ekim 2011 tarihinde ateşli silahla öldürülen Felemez Kulaç'ın cinayetiyle ilgili dosya, 15 yıl sonra yeniden incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen 14 şüpheli belirlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüpheliden Yılmaz Taş'ın başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu, Muazzez Sekin'in yurt dışında olduğu, Muhafız Sekin'in ise adresinde bulunamadığı ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı bildirildi.
FELEMEZ KULAÇ ATEŞLİ SİLAHLA ÖLDÜRÜLDÜ
31 Ekim 2011 tarihinde saat 13.20 sıralarında Muş'un Hasköy ilçesi Karaağaçlı Beldesi Aykutlar Beton Santrali yanında Felemez Kulaç'ın ateşli silahla öldürülmesi olayıyla ilgili Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.
Maktul Felemez Kulaç'ın ölü muayene tutanağında, vücudunda 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası bulunduğu, bunlardan 3'ünün tek başına öldürücü nitelikte olduğu tespit edildi. Ölümün ise ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı beyin doku hasarı, beyin kanaması ve büyük damar yaralanması neticesinde meydana geldiği belirlendi.
DOSYA YENİDEN İNCELENDİ
Yürütülen soruşturma sonucunda olayla ilgili 10 Kasım 2014 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildi ve sonrasında Daimi Arama Kararı alındı.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar yeniden değerlendirmeye alındı.
Yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; Nasır Sekin, Mehmet Can Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Sait Sekin, Sadullah Sekin, Gıyasettin Sekin, Murat Özbek, Erdoğan Erad ve Muhafiz Sekin isimli şahısların olayla bağlantısının olduğu tespit edildi.
Bu kapsamda 30 Haziran 2026 tarihinde Muş Sulh Ceza Hakimliğinden Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın kaldırılması talep edildi. Talep doğrultusunda karar 1 Temmuz 2026 tarihinde kaldırıldı.
SEKİN VE KULAÇ AİLELERİ ARASINDA 1988'E DAYANAN HUSUMET
Yapılan tespitlerde Sekin ailesi ile Kulaç ailesi arasında 1988 yılına dayanan husumet bulunduğu belirlendi.
Maktul Felemez Kulaç'ın 1988 yılında Mehmet Emin Sekin'i ateşli silahla öldürmesi nedeniyle taraflar arasında kan davası bulunduğu, Mehmet Emin Sekin'in büyük oğulları olan Mehmet Can Sekin ve Gıyasettin Sekin'in ise maktulü öldürtmek için plan yaparak azmettirici konumda bulunduklarının değerlendirildiği belirtildi.
CİNAYET İÇİN YURT DIŞINDAN TÜRKİYE'YE GELDİĞİ DEĞERLENDİRİLDİ
Olayı gerçekleştirmek üzere nüfus kayıtlarında Gıyasettin Sekin'in oğlu olarak görülen ancak aslen Mehmet Emin Sekin'in oğlu olan ve yurt dışında ikamet eden Ercan Sekin'in yönlendirildiği değerlendirildi. Ercan Sekin'in 25 Ekim 2011 tarihinde Almanya'dan Türkiye'ye karayoluyla giriş yaptığı, kullandığı GSM hattının incelenen kayıtlarına göre Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra ilk iletişim kurduğu kişinin Sekin ailesi ile akrabalık bağı bulunan Erdoğan Erad olduğu tespit edildi. Erdoğan Erad ile yaptıkları görüşmenin ardından BAZ kayıtlarına göre Pendik-Yalova Feribot İskelesi'nden sinyal verdiği ve Erdoğan Erad ile Orhangazi/Bursa'da buluştuğu, birlikte Bursa'nın Nilüfer ilçesine geçtikleri belirtildi. 26 Ekim 2011 tarihinde 16 U 5777 plakalı araçla Bursa'dan Bitlis'in Güroymak ilçesine geldikleri, Güroymak'ta bulundukları süreçte Sekin ailesinden Gülderen Elüstü ile iletişim kurdukları ve bu nedenle Gülderen Elüstü'ne ait ikamette kaldıklarının değerlendirildiği aktarıldı. 27 Ekim 2011 tarihli BAZ kayıtlarının da bu hususu desteklediği belirtildi.
OLAY ÖNCESİ KEŞİF YAPTIKLARI DEĞERLENDİRİLDİ
HTS, BAZ ve PTS kayıtlarıyla yapılan tespitlerde olay tarihi olan 31 Ekim 2011'e kadar olayın meydana geldiği mahalde Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin ve Nasır Sekin'in keşif yaptıklarının değerlendirildiği bildirildi. Özellikle Erdoğan Erad ve Ercan Sekin'in Şahin Sekin, Sadullah Sekin ve Mehmet Can Sekin ile yaptıkları görüşmelerin, olayın meydana geldiği yerdeki BAZ istasyonundan sinyal alınarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi.
FELEMEZ KULAÇ'IN OTOBÜSTEN İNMESİ BEKLENDİ
Olay tarihi olan 31 Ekim 2011 günü saat 08.40 sıralarında Erdoğan Erad ve Ercan Sekin'in Bitlis'in Güroymak ilçesinden hareket ederek olayın meydana geldiği Muş'un Hasköy ilçesine geldikleri değerlendirildi. Maktulün Hasköy belediye otobüsüne bindiği bilgisinin Sadullah Sekin tarafından Ercan Sekin ve Erdoğan Erad'a verilmesinin ardından, maktulün otobüsten ineceği yerde bekledikleri belirtildi. Bu hususun olayın meydana geldiği saatle uyumlu görüşme kayıtlarıyla desteklendiği, maktulün otobüsten inmesinin ardından boş arazide Ercan Sekin tarafından maktule yönelik silahla ateş edilmesi suretiyle öldürüldüğünün değerlendirildiği aktarıldı. Olayın ardından Ercan Sekin ve Erdoğan Erad'ın araçla Muş'un Varto ilçesi istikametine doğru kaçtıkları, olaydan sonra Varto ilçesi Aşağıalagöz köyünde ikamet eden Mehmet Sait Sekin'in kızı Muazzez Sekin'e ait ikamette 1 Kasım 2011 tarihine kadar saklandıklarının BAZ kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi.
OLAYIN HEMEN ARDINDAN POLİSE GİTTİLER
Dosyadaki bir diğer önemli hususun ise olayın gerçekleşme saatinden hemen sonra, henüz kolluk ekiplerine olay ihbar edilip ekipler olay yerine intikal etmeden Şahin Sekin ve Sadullah Sekin'in olayla ilgilerinin olmadığını beyan etmek üzere Hasköy İlçe Emniyet Amirliğine müracaat ederek ifade vermek üzere gittikleri olduğu belirtildi. Bu hususun kamera kayıtlarıyla dosyada mevcut olduğu aktarıldı.
Diyarbakır'da bulunan Mehmet Sait Sekin'in Diyarbakır Jokey Kulübüne dilekçe vererek olayla ilgisinin olmadığını beyan ettiği, Almanya'da bulunan Gıyasettin Sekin'in konsolosluğa müracaat ederek olayla ilgisinin olmadığı yönünde dilekçe gönderdiği, İstanbul'da bulunan Muhafız Sekin'in ise Sarıyer Şeker Aktaş Polis Merkezi Amirliğine müracaat ederek olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği belirtildi.
Söz konusu hususların bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şahısların olaya ilişkin bilgilerinin bulunduğu ancak üzerlerindeki şüpheyi bertaraf etmeye yönelik eylemler içerisinde olduklarının değerlendirildiği kaydedildi.
BURSA'DAN MUŞ'A GELDİLER
Erdoğan Erad'ın 30 Ekim 2011 tarihinde gece saatlerinde Bursa'da ikamet eden ve daha önce işledikleri adi suçlardan ortaklıkları bulunan Mesut Tokmak ve Yılmaz Taş ile görüştüğü belirtildi. Mesut Tokmak ve Yılmaz Taş'ın 1 Kasım 2011 tarihinde 16 LDM 80 plakalı araçla Muş'a geldikleri, bu hususun PTS ve BAZ kayıtlarıyla doğrulandığı aktarıldı. Muş'ta vakit geçirmeksizin 16 LDM 80 plakalı araç ile 16 U 5777 plakalı aracın olası bir yol kontrolünde yakalanmasının önüne geçmek amacıyla öncü-artçı şekilde Bursa'ya kadar birlikte gittikleri belirtildi. Bu hususun PTS kayıtları ve Ercan Sekin'in kullandığı cep telefonuna Mesut Tokmak adına kayıtlı GSM hattının takıldığının tespit edilmesiyle sabit olduğu bildirildi. 2 Kasım 2011 tarihinde saat 23.01 sıralarında Ercan Sekin'in Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurt dışına çıktığı ve izini kaybettirdiği; olaya ilişkin alınan beyanlar, HTS ve daraltılmış BAZ kayıtları, PTS kayıtları ve araştırma tutanaklarından anlaşıldı.
11 ŞÜPHELİ YAKALANDI
İstihbarî ve iltisaklı kurumlarla yapılan görüşmelerde Ercan Sekin'in yurt dışında bulunduğu ve Türkiye'ye giriş yapabileceği yönünde bilgi edinildi. Ercan Sekin'in Türkiye'ye giriş yaptığının belirlenmesinin ardından, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin, Nasır Sekin, Muazzez Sekin, Muhafız Sekin, Mehmet Sait Sekin, Gıyasettin Sekin, Yılmaz Taş, Mesut Tokmak, Gülderen Elüstü ve Murat Özbek'in konum bilgilerinin tespitine göre eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin, Nasır Sekin, Mehmet Sait Sekin, Gıyasettin Sekin, Mesut Tokmak, Gülderen Elüstü ve Murat Özbek yakalanarak gözaltına alındı. Yılmaz Taş'ın hâlen başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu, Muazzez Sekin'in yurt dışında olduğu, Muhafız Sekin'in ise adresinden temin edilemediği ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı belirtildi.
Gözaltı işlemleri tamamlanan şüphelilerin kolluk aşamasındaki işlemleri bittikten sonra adliyeye sevk edilmelerinin planlandığı, diğer şüphelilerin temini işlemlerinin ise devam ettiği bildirildi.
NEVŞEHİR'DE 18 YILLIK DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyası yeniden ele alındı.
18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı.
7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlemler başlatıldı.
SİİRT'TE MEKİYE AKYEL DOSYASINDA İDDİANAME
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel'in dosyasında 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arama yapıldı.
Dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi.
Soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi.
GÜRLEK'TEN TEŞEKKÜR
Bakan Gürlek, dosyaların aydınlatılması için büyük bir özveriyle çalışan Bursa-Mustafakemalpaşa, Diyarbakır-Bismil, İzmir-Torbalı, Muş, Nevşehir-Ürgüp ve Siirt-Baykan Cumhuriyet başsavcılıklarına; il ve ilçe jandarma teşkilatlarının görevli birimlerine, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumuna ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
Gürlek açıklamasında, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!" ifadelerini kullandı.