Bakan Gürlek: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı! Medine Kesmeni dosyasında şüpheli tutuklandı

Bakan Gürlek: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı! Medine Kesmeni dosyasında şüpheli tutuklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlere ilişkin yürütülen çalışmalar kapsamında 6 dosyanın daha aydınlatıldığını açıkladı. Gürlek, 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını bildirdi. Öte yandan ahaber.com.tr aydınlatılan 6 faili meçhul cinayetinin detaylarına ulaştı. İşte kan donduran detaylar...

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Gürlek, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde Cumhuriyet Başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eşgüdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gidildiğini ifade etti.

6 CİNAYET DOSYASI DAHA AYDINLATILDI
Bakanlık bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını belirten Gürlek, böylece 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını açıkladı.

7 yaşındaki Medine'nin ölümünde 6 yıl sonra tutuklama! Şüpheli Erkan Edincik cezaevine gönderildi (Foto: ahaber.com.tr) 7 yaşındaki Medine'nin ölümünde 6 yıl sonra tutuklama! Şüpheli Erkan Edincik cezaevine gönderildi (Foto: ahaber.com.tr)

BURSA'DA 7 YAŞINDAKİ MEDİNE'NİN ÖLÜMÜ
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni'nin ölümüne ilişkin dosyada; olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanları birlikte değerlendirildi.

Şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı.

Medine Kesmeni dosyasında şüpheli tutuklandı (Foto: ahaber.com.tr) Medine Kesmeni dosyasında şüpheli tutuklandı (Foto: ahaber.com.tr)


MEDİNE CİNAYETİ SORUŞTURMASININ DETAYLARI AHABER.COM.TR'DE
Mustafakemalpaşa ilçesi Ovaazatlı Mahallesi ile Tepecik Mahalleleri arasındaki asfalt köy yolu kenarındaki sulama kanalında, 20 Mayıs 2020 tarihinde saat 18.15 ile 19.15 arasında 2013 doğumlu Medine Kesmeni ağır yaralı vaziyette bulundu.

Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Medine Kesmeni, 21 Mayıs 2020 tarihinde hayatını kaybetti. Olayın ardından Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

OLAY YERİNDE 6 FAR PARÇASI BULUNDU
Ahaber.com.tr'nin ulaştığı soruşturmanın detaylarında olay yerinde, kız çocuğuna çarptığı değerlendirilen araca ait 6 adet far parçası bulundu ve muhafaza altına alındı. Far parçaları üzerinde yapılan incelemede bunların Tofaş, Şahin-Doğan veya Tempra marka araçlara ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda PTS kayıtları incelendi. Olay zamanında ilçeden, olayı gerçekleştirme ihtimali bulunan 90 adet benzer aracın çıkış yaptığı tespit edildi.

İHBAR SORUŞTURMADA YENİ İZ AÇTI
Mustafakemalpaşa İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar sonrasında düzenlenen 3 Haziran 2026 tarihli araştırma tutanağına göre, kimlik ve iletişim bilgilerinin gizli kalmasını isteyen bilgi sahibi Özge Cengiz, sohbet ortamında trafik kazasını yapan kişinin Erhan Edinci̇k olduğunu ve yanında Özay Altınok isimli şahsın bulunduğunu, çarpan aracın o dönemde tamir edilerek boyandığını öğrendiğini ihbar etti.

İhbar üzerine Medine Kesmeni'nin ölümüne neden olan şahısların Erhan Edinci̇k ve Özay Altınok olduğu değerlendirildi.

16 SA 642 PLAKALI ARAÇ İNCELENDİ
Olay tarihinde Erhan Edinci̇k'in eşi Esra Edinci̇k üzerine kayıtlı 16 SA 642 plakalı Tofaş-Fiat marka Kartal model aracın, olay tarihinde PTS kayıtlarından tespit edilen araçlardan biri olduğu Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildi. Bunun üzerine şüpheliler dosyaya eklenirken, UYAP entegrasyonunda yapılan araştırmada her iki şüphelinin başka suçlardan cezaevinde oldukları anlaşıldı. Şüpheli Erhan Edinci̇k'in 16 SA 642 plakalı aracı kullanırken karıştığı uyuşturucu kullanma, silahla tehdit ve hırsızlık gibi suçlardan birden çok suç kaydının bulunduğu görüldü.

BAZ VE HTS KAYITLARI İNCELENDİ
Olayın ardından kullanılan araçla ilgili tamir ve boyama işlemi yaptırılıp yaptırılmadığının araştırılması, aracın bulunması halinde üzerinde inceleme yapılması yönünde talimat verildi.

Şüphelilerin olay sonrası aracı tamir için götürdükleri ustanın tespiti yapıldı. Toplanacak diğer deliller sonrasında ustanın ifadesine başvurulacağı belirtildi.

Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca olay yerinin çok sapa bir yer olması ve olayı gerçekleştirebilecek kişi veya kişilerin uyuşturucu madde kullanan kişiler olduğu değerlendirilerek saha araştırması yapıldı.

Gizli muhbir tarafından yapılan saha araştırmasında, uyuşturucu madde kullanan kişilerle yapılan mülakatta şüpheli Erkan Edinci̇k'in bu kazayı yaptığına ilişkin duyumlar alındı. Olay sırasında yanında olduğu değerlendirilen ve yine uyuşturucu kullanıcısı olduğu belirtilen Özay Altınok'un Erkan Edinci̇k ile birlikte hareket ettiği değerlendirildi.

Bunun üzerine şüphelilerin HTS kayıtları incelendi ve daraltılmış baz çalışması yapıldı. Şüpheli Erkan Edinci̇k'in baz çalışmasında olay sonrasında Mustafakemalpaşa ilçe merkezinde olağan dışı şekilde çok sayıda baz verisi aldığı tespit edildi.

Şüpheli Erkan Edinci̇k, ihmali davranışla kasten öldürme suçundan tutuklandı (Foto: ahaber.com.tr) Şüpheli Erkan Edinci̇k, ihmali davranışla kasten öldürme suçundan tutuklandı (Foto: ahaber.com.tr)

3 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Erhan Güven 9 Eylül 2026 tarihinde gözaltına alındı. Erkan Edinci̇k ve eşi Esra Edinci̇k ise 10 Eylül 2026 tarihinde gözaltına alındı. Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan Özay Altınok'un da 10 Eylül 2026 tarihinde Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilmesi istendi.

ERKAN EDİNCİK TUTUKLANDI
İfade işlemlerinin ardından şüpheli Erkan Edinci̇k, ihmali davranışla kasten öldürme suçundan tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Erkan Edinci̇k tutuklanırken, diğer şüpheliler ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra kimlik tespit edildi! 6 şüpheli gözaltında (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra kimlik tespit edildi! 6 şüpheli gözaltında (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

DİYARBAKIR'DA 12 YIL SONRA KİMLİĞİ BELİRLENDİ
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıldır kimliği belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğu tespit edildi.

Dosyanın yeniden açılmasının ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6'sı gözaltına alındı. 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

DERE YATAĞINDA KAFATASI VE KEMİKLER BULUNDU
29.07.2014 tarihinde Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Demirhan Mezrası sınırları içerisinde bulunan Pamukçayı Mevkii'nde, su seviyesinin çekildiği dere yatağı ve çevresinde kafatası, kemik ve elbiseler bulunduğuna dair vatandaşlar tarafından ihbarda bulunuldu.

İhbarın ardından bölgede yapılan kontrollerde insana ait olduğu değerlendirilen kafatası, çeşitli kemik parçaları ile muhtelif kıyafet ve eşyalar tespit edildi. Bunun üzerine Bismil Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/1567 sayılı dosyaya kaydedilerek soruşturma başlatıldı.

Olay yerinden elde edilen kafatası ve kemik parçalarının İstanbul Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemelerinde, 17-23 yaş aralığında kadın bir şahsa ait olduğu tespit edildi. Ancak şahsın kimliği ve şüpheli tespiti yapılamaması nedeniyle 13.02.2015 tarihinde Daimi Arama kararı verildi.

144 KAYIP KADIN ARAŞTIRILDI
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24.04.2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından, kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alındı.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde Bismil Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden inceleme yapıldı. Bu kapsamda Diyarbakır ve çevre illerde kayıp olarak aranan 19-23 yaş arasındaki, kaybolma tarihi dikkate alınarak, 144 kayıp kadın şahsa ait araştırmalar gerçekleştirildi ve ailelerle mülakatlar yapıldı.

Yapılan mülakatlar sonucunda, Şağı KALKAN ve Naif KALKAN isimli şahısların kızları olan Dilek KALKAN'ın da 2013 yılı Mayıs ayında kaybolduğu belirlendi. Dilek KALKAN'ın kaybolduğu tarihteki kıyafetlerinin olay yerinde bulunan kıyafetlerle benzerlik gösterdiği değerlendirildi.

Yapılan DNA incelemesi sonucunda ise kimliği belirsiz maktul şahsın Dilek KALKAN olduğu ve annesi Şağı KALKAN ile yüzde 99,99 oranında uyumlu olduğu tespit edildi.

KAYIP DOSYASIYLA BİRLEŞTİRİLDİ
2013 yılında Dilek KALKAN hakkında ailesi tarafından yapılan kayıp müracaatı üzerine Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2331 soruşturma numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldü.

Şüpheliler hakkında yeterli delil bulunamaması nedeniyle 22.10.2014 tarihinde verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı, maktulün kimliğinin tespiti üzerine Sulh Ceza Hakimliği kararı ile 04.06.2026 tarihinde kaldırıldı. Söz konusu dosya, 2014/1567 numaralı soruşturma dosyası ile birleştirildi.

HTS KAYITLARI İNCELENDİ
Olayın aydınlatılmasına yönelik faaliyetler kapsamında Dilek KALKAN'ın ailesi, geçmiş dönem yaşamı ve sosyal çevresine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.

Dilek KALKAN'ın kullandığı değerlendirilen iki GSM hattı tespit edildi ve söz konusu hatlara ilişkin HTS kayıtları BTK'dan temin edildi.

HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Dilek KALKAN'ın Cuma KAPLAN, Serdal KAPLAN, Emrah KAPLAN, Hamdiye ARSLAN ve Muhyettin BARANLI ile yoğun iletişim içerisinde bulunduğu belirlendi.

Bu şahısların geçmişte ikamet ettikleri adresler, çevreleri ve bağlantılı oldukları kişiler nezdinde saha araştırmaları gerçekleştirildi.

DİLEK KALKAN'IN HAMİLE OLDUĞU BELİRLENDİ
Tanık ve bilgi sahibi ifadelerinde Dilek KALKAN ile Cuma KAPLAN arasında duygusal birliktelik bulunduğu, Cuma KAPLAN'ın Dilek KALKAN'a cep telefonu hediye ettiği ve Dilek KALKAN'ın Cuma KAPLAN'dan hamile kaldığı yönünde bilgiler elde edildi.

Bunun üzerine Dilek KALKAN'ın geçmiş dönem sağlık ve SGK kayıtları temin edilerek incelendi. Yapılan incelemede, 21.05.2013 tarihinde kendisine kesin olarak "gebe" tanısı konulduğu tespit edildi.

BAZ KAYITLARI DETAYLI OLARAK İNCELENDİ
HTS ve diğer iletişim verilerinin ayrıntılı incelenmesi amacıyla bilirkişiler marifetiyle I2 analiz ve Daraltılmış BAZ Çalışmaları yaptırıldı.

Bilirkişi tarafından yapılan daraltılmış baz çalışmalarında, Cuma KAPLAN'ın kullandığı GSM numarası ile maktul Dilek KALKAN'ın kullandığı ancak Cuma KAPLAN adına kayıtlı bulunan GSM numarasının 25.05.2013 tarihinde saat 12.27, 12.29 ve 12.59'da Bismil Merkezde aynı bölgeden sinyal verdiği tespit edildi. Sonrasında Dilek KALKAN'ın telefonunun kapandığı veya kapatıldığı belirlendi.

Cuma KAPLAN'ın kullandığı GSM numarasının 04.06.2013 tarihinde 12.58 ile 13.24 saatleri arasında maktulün cesedinin bulunduğu bölgeye yakın yerlerde sinyal verdiği tespit edildi.

Cuma KAPLAN adına kayıtlı olup oğlu Serdal KAPLAN tarafından kullanılan GSM numarasının ise 25.05.2013 tarihinde 19.03 ile 19.24 saatleri arasında maktulün cesedinin bulunduğu yer ve yakın civarından baz verdiği, aynı numaranın 04.06.2013 tarihinde 11.41 ile 12.59 saatleri arasında aynı bölgeden baz sinyali verdiği belirlendi.

Muhyettin BARANLI'ya ait GSM numarasının da maktulün kullandığı GSM numarası ile 25.05.2013 tarihinde iletişiminin olduğu ve aynı gün 11.44 ile 23.13 saatleri arasında maktulün cesedinin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği tespit edildi.

Söz konusu sinyalin hareketli olduğu, 05.06.2013 tarihinde 12.59-16.14 saatleri arasında, 09.06.2013 tarihinde 18.36-20.04 saatleri arasında ve 06.07.2013 tarihinde 10.40-18.34 saatleri arasında maktulün cesedinin bulunduğu bölgeden hareketli baz verdiği tespit edildi.

7 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM
Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda gerekli görülen şahıslara yönelik CMK 135 kapsamında adli dinleme ve diğer adli işlemler gerçekleştirildi.

HTS kayıtları, I2 analizleri, daraltılmış baz çalışmaları, Adli Tıp raporları, hastane muayene kayıtları, ilaç bilgileri, tanık ve bilgi sahibi ifadeleri, saha araştırmaları ve soruşturma kapsamında elde edilen diğer bilgi ve belgeler bir bütün hâlinde değerlendirildi.

Bu kapsamda Cuma Kaplan, Serdal KAPLAN, Emrah Kaplan, Muhyettin BARANLI, Hatice KAPLAN, Hamdiye Arslan ve Figen Baranlı isimli şahısların Dilek Kalkan'ın ölümü olayıyla bağlantılarının bulunabileceği yönünde bulgular elde edildi.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, meydana geliş şeklinin belirlenmesi, şüpheli şahısların olayla bağlantılarının ortaya çıkarılması ve varsa diğer şüpheli şahısların tespit edilmesine yönelik olarak Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile Diyarbakır JASAT ekiplerince 11.09.2026 tarihinde operasyon gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında Cuma Kaplan, Serdal KAPLAN, Emrah Kaplan, Hatice Kaplan, Hamdiye ARSLAN ve Figen BARANLI yakalanarak gözaltına alındı. Muhyettin Baranlı'nın ise İzmir ilinde olduğu tespit edildi. Baranlı'yı yakalama çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Mehmet Köstekçi cinayetinde 8 şüpheli yakalandı! 8 cep telefonu, av tüfeği ve 9 mm fişek ele geçirildi (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) Mehmet Köstekçi cinayetinde 8 şüpheli yakalandı! 8 cep telefonu, av tüfeği ve 9 mm fişek ele geçirildi (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

İZMİR'DE 8 ŞÜPHELİ YAKALANDI
İzmir'in Torbalı ilçesinde 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla vurularak hayatını kaybeden Mehmet Köstekçi'nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelendi.

İncelemeler sonucunda 8 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonda şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

İzmir'in Torbalı ilçesinde 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan şüpheli şahısların peşinden giden Mehmet Köstekçi'nin vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni gelişme yaşandı. JASAT ekiplerinin çalışmaları sonucu 8 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin tamamı yakalanırken, adreslerde yapılan aramalarda 8 cep telefonu, 1 av tüfeği ve 4 adet 9 mm fişek ele geçirildi.

MEHMET KÖSTEKÇİ HAYATINI KAYBETTİ
İzmir'in Torbalı ilçesi Karakuyu Mahallesi'nde 8 Mart 2026 günü Mehmet Köstekçi, ailesiyle birlikte komşusundan geldiği sırada ikametine şüpheli şahısların girmeye çalıştığını gördü.

Şüpheli şahısların peşinden giden Köstekçi, ikametinin yanında bulunan 200 ada 20 parsel numaralı zeytinlik arazideyken şüpheli şahıslar tarafından 3-4 el ateş edilmesi sonucu sağ koluna isabet eden 1 mermiyle yaralandı.

Olay yerine gelen 112 Acil ekipleri tarafından Torbalı Devlet Hastanesi'ne sevk edilen Mehmet Köstekçi, burada yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

DOSYA YENİDEN İNCELENDİ
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar değerlendirmeye alındı. Yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde Mehmet Köstekçi dosyası da tekrar incelendi.

8 ŞÜPHELİ TESPİT EDİLDİ
Meydana gelen olayla ilgili İzmir İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekipleri ve Torbalı İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş ekiplerince şüpheli şahısların tespitine yönelik çalışma yürütüldü.

Alınan ifadeler, kamera araştırmaları ve HTS kayıtlarının yanı sıra maktulün öldüğü gün ve saatten kısa bir süre önce mahalle kahvesinde görüştüğü şahısların baz istasyonlarından elde edilen bilgilerin incelenmesi sonucunda 8 şüpheli tespit edildi.

Tespit edilen şüpheliler şöyle:

Şüpheli İl/İlçe Yaş
Emirhan GÖKYER Torbalı 16
Erman Samet KARAGÜLLÜ Denizli 17
Burak KURT Torbalı 17
Serhat ENSEN Bağlar 25
Hamza ÖZTÜRKCİ Adilcevaz 26
Eray ÖZTÜRKCİ Adilcevaz 19
Yunus Emre ÖZTÜRKCİ Adilcevaz 23
Muratcan ÖZTÜRKCİ Adilcevaz 28


8 CEP TELEFONU, AV TÜFEĞİ VE 9 MM FİŞEK ELE GEÇİRİLDİ
11 Eylül 2026 Cuma günü 05.00-10.00 saatleri arasında gerçekleştirilen arama faaliyeti kapsamında şüpheli şahıslara ait ev, eklenti ve araçlarda arama yapıldı.

Aramalarda 8 cep telefonu, 1 av tüfeği ve 4 adet 9 mm fişek tespit edilerek el koyma işlemi gerçekleştirildi.

Şüpheli şahısların tamamı yakalandı. Şüphelilerin 4 gün süreyle gözaltında tutulacağı, gözaltı süresinin tamamlanmasının ardından Torbalı Adliyesi'nde mevcutlu olarak hazır edileceği belirtildi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

MUŞ'TA 2011 YILINDAKİ CİNAYET YENİDEN İNCELENDİ
Muş'un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç'ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olayın öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konuldu.

FELEMEZ KULAÇ CİNAYETİ DOSYASINDA 15 YIL SONRA OPERASYON! 11 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Muş'un Hasköy ilçesinde 31 Ekim 2011 tarihinde ateşli silahla öldürülen Felemez Kulaç'ın cinayetiyle ilgili dosya, 15 yıl sonra yeniden incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen 14 şüpheli belirlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüpheliden Yılmaz Taş'ın başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu, Muazzez Sekin'in yurt dışında olduğu, Muhafız Sekin'in ise adresinde bulunamadığı ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı bildirildi.

FELEMEZ KULAÇ ATEŞLİ SİLAHLA ÖLDÜRÜLDÜ
31 Ekim 2011 tarihinde saat 13.20 sıralarında Muş'un Hasköy ilçesi Karaağaçlı Beldesi Aykutlar Beton Santrali yanında Felemez Kulaç'ın ateşli silahla öldürülmesi olayıyla ilgili Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

Maktul Felemez Kulaç'ın ölü muayene tutanağında, vücudunda 5 adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası bulunduğu, bunlardan 3'ünün tek başına öldürücü nitelikte olduğu tespit edildi. Ölümün ise ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı beyin doku hasarı, beyin kanaması ve büyük damar yaralanması neticesinde meydana geldiği belirlendi.

DOSYA YENİDEN İNCELENDİ
Yürütülen soruşturma sonucunda olayla ilgili 10 Kasım 2014 tarihli Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildi ve sonrasında Daimi Arama Kararı alındı.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından kamu vicdanını yakından ilgilendiren faili meçhul dosyalar yeniden değerlendirmeye alındı.

Yeniden yapılan incelemeler ve yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; Nasır Sekin, Mehmet Can Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Sait Sekin, Sadullah Sekin, Gıyasettin Sekin, Murat Özbek, Erdoğan Erad ve Muhafiz Sekin isimli şahısların olayla bağlantısının olduğu tespit edildi.

Bu kapsamda 30 Haziran 2026 tarihinde Muş Sulh Ceza Hakimliğinden Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın kaldırılması talep edildi. Talep doğrultusunda karar 1 Temmuz 2026 tarihinde kaldırıldı.

SEKİN VE KULAÇ AİLELERİ ARASINDA 1988'E DAYANAN HUSUMET
Yapılan tespitlerde Sekin ailesi ile Kulaç ailesi arasında 1988 yılına dayanan husumet bulunduğu belirlendi.

Maktul Felemez Kulaç'ın 1988 yılında Mehmet Emin Sekin'i ateşli silahla öldürmesi nedeniyle taraflar arasında kan davası bulunduğu, Mehmet Emin Sekin'in büyük oğulları olan Mehmet Can Sekin ve Gıyasettin Sekin'in ise maktulü öldürtmek için plan yaparak azmettirici konumda bulunduklarının değerlendirildiği belirtildi.

CİNAYET İÇİN YURT DIŞINDAN TÜRKİYE'YE GELDİĞİ DEĞERLENDİRİLDİ
Olayı gerçekleştirmek üzere nüfus kayıtlarında Gıyasettin Sekin'in oğlu olarak görülen ancak aslen Mehmet Emin Sekin'in oğlu olan ve yurt dışında ikamet eden Ercan Sekin'in yönlendirildiği değerlendirildi. Ercan Sekin'in 25 Ekim 2011 tarihinde Almanya'dan Türkiye'ye karayoluyla giriş yaptığı, kullandığı GSM hattının incelenen kayıtlarına göre Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra ilk iletişim kurduğu kişinin Sekin ailesi ile akrabalık bağı bulunan Erdoğan Erad olduğu tespit edildi. Erdoğan Erad ile yaptıkları görüşmenin ardından BAZ kayıtlarına göre Pendik-Yalova Feribot İskelesi'nden sinyal verdiği ve Erdoğan Erad ile Orhangazi/Bursa'da buluştuğu, birlikte Bursa'nın Nilüfer ilçesine geçtikleri belirtildi. 26 Ekim 2011 tarihinde 16 U 5777 plakalı araçla Bursa'dan Bitlis'in Güroymak ilçesine geldikleri, Güroymak'ta bulundukları süreçte Sekin ailesinden Gülderen Elüstü ile iletişim kurdukları ve bu nedenle Gülderen Elüstü'ne ait ikamette kaldıklarının değerlendirildiği aktarıldı. 27 Ekim 2011 tarihli BAZ kayıtlarının da bu hususu desteklediği belirtildi.

OLAY ÖNCESİ KEŞİF YAPTIKLARI DEĞERLENDİRİLDİ
HTS, BAZ ve PTS kayıtlarıyla yapılan tespitlerde olay tarihi olan 31 Ekim 2011'e kadar olayın meydana geldiği mahalde Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin ve Nasır Sekin'in keşif yaptıklarının değerlendirildiği bildirildi. Özellikle Erdoğan Erad ve Ercan Sekin'in Şahin Sekin, Sadullah Sekin ve Mehmet Can Sekin ile yaptıkları görüşmelerin, olayın meydana geldiği yerdeki BAZ istasyonundan sinyal alınarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi.

FELEMEZ KULAÇ'IN OTOBÜSTEN İNMESİ BEKLENDİ
Olay tarihi olan 31 Ekim 2011 günü saat 08.40 sıralarında Erdoğan Erad ve Ercan Sekin'in Bitlis'in Güroymak ilçesinden hareket ederek olayın meydana geldiği Muş'un Hasköy ilçesine geldikleri değerlendirildi. Maktulün Hasköy belediye otobüsüne bindiği bilgisinin Sadullah Sekin tarafından Ercan Sekin ve Erdoğan Erad'a verilmesinin ardından, maktulün otobüsten ineceği yerde bekledikleri belirtildi. Bu hususun olayın meydana geldiği saatle uyumlu görüşme kayıtlarıyla desteklendiği, maktulün otobüsten inmesinin ardından boş arazide Ercan Sekin tarafından maktule yönelik silahla ateş edilmesi suretiyle öldürüldüğünün değerlendirildiği aktarıldı. Olayın ardından Ercan Sekin ve Erdoğan Erad'ın araçla Muş'un Varto ilçesi istikametine doğru kaçtıkları, olaydan sonra Varto ilçesi Aşağıalagöz köyünde ikamet eden Mehmet Sait Sekin'in kızı Muazzez Sekin'e ait ikamette 1 Kasım 2011 tarihine kadar saklandıklarının BAZ kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi.

OLAYIN HEMEN ARDINDAN POLİSE GİTTİLER
Dosyadaki bir diğer önemli hususun ise olayın gerçekleşme saatinden hemen sonra, henüz kolluk ekiplerine olay ihbar edilip ekipler olay yerine intikal etmeden Şahin Sekin ve Sadullah Sekin'in olayla ilgilerinin olmadığını beyan etmek üzere Hasköy İlçe Emniyet Amirliğine müracaat ederek ifade vermek üzere gittikleri olduğu belirtildi. Bu hususun kamera kayıtlarıyla dosyada mevcut olduğu aktarıldı.

Diyarbakır'da bulunan Mehmet Sait Sekin'in Diyarbakır Jokey Kulübüne dilekçe vererek olayla ilgisinin olmadığını beyan ettiği, Almanya'da bulunan Gıyasettin Sekin'in konsolosluğa müracaat ederek olayla ilgisinin olmadığı yönünde dilekçe gönderdiği, İstanbul'da bulunan Muhafız Sekin'in ise Sarıyer Şeker Aktaş Polis Merkezi Amirliğine müracaat ederek olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği belirtildi.

Söz konusu hususların bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şahısların olaya ilişkin bilgilerinin bulunduğu ancak üzerlerindeki şüpheyi bertaraf etmeye yönelik eylemler içerisinde olduklarının değerlendirildiği kaydedildi.

BURSA'DAN MUŞ'A GELDİLER
Erdoğan Erad'ın 30 Ekim 2011 tarihinde gece saatlerinde Bursa'da ikamet eden ve daha önce işledikleri adi suçlardan ortaklıkları bulunan Mesut Tokmak ve Yılmaz Taş ile görüştüğü belirtildi. Mesut Tokmak ve Yılmaz Taş'ın 1 Kasım 2011 tarihinde 16 LDM 80 plakalı araçla Muş'a geldikleri, bu hususun PTS ve BAZ kayıtlarıyla doğrulandığı aktarıldı. Muş'ta vakit geçirmeksizin 16 LDM 80 plakalı araç ile 16 U 5777 plakalı aracın olası bir yol kontrolünde yakalanmasının önüne geçmek amacıyla öncü-artçı şekilde Bursa'ya kadar birlikte gittikleri belirtildi. Bu hususun PTS kayıtları ve Ercan Sekin'in kullandığı cep telefonuna Mesut Tokmak adına kayıtlı GSM hattının takıldığının tespit edilmesiyle sabit olduğu bildirildi. 2 Kasım 2011 tarihinde saat 23.01 sıralarında Ercan Sekin'in Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurt dışına çıktığı ve izini kaybettirdiği; olaya ilişkin alınan beyanlar, HTS ve daraltılmış BAZ kayıtları, PTS kayıtları ve araştırma tutanaklarından anlaşıldı.

11 ŞÜPHELİ YAKALANDI
İstihbarî ve iltisaklı kurumlarla yapılan görüşmelerde Ercan Sekin'in yurt dışında bulunduğu ve Türkiye'ye giriş yapabileceği yönünde bilgi edinildi. Ercan Sekin'in Türkiye'ye giriş yaptığının belirlenmesinin ardından, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin, Nasır Sekin, Muazzez Sekin, Muhafız Sekin, Mehmet Sait Sekin, Gıyasettin Sekin, Yılmaz Taş, Mesut Tokmak, Gülderen Elüstü ve Murat Özbek'in konum bilgilerinin tespitine göre eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon sonucunda Ercan Sekin, Erdoğan Erad, Sadullah Sekin, Şahin Sekin, Mehmet Can Sekin, Nasır Sekin, Mehmet Sait Sekin, Gıyasettin Sekin, Mesut Tokmak, Gülderen Elüstü ve Murat Özbek yakalanarak gözaltına alındı. Yılmaz Taş'ın hâlen başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu, Muazzez Sekin'in yurt dışında olduğu, Muhafız Sekin'in ise adresinden temin edilemediği ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı belirtildi.

Gözaltı işlemleri tamamlanan şüphelilerin kolluk aşamasındaki işlemleri bittikten sonra adliyeye sevk edilmelerinin planlandığı, diğer şüphelilerin temini işlemlerinin ise devam ettiği bildirildi.

NEVŞEHİR'DE 18 YILLIK DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyası yeniden ele alındı.

18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı.

7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlemler başlatıldı.

SİİRT'TE MEKİYE AKYEL DOSYASINDA İDDİANAME
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel'in dosyasında 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arama yapıldı.

Dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi.

Soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi.

GÜRLEK'TEN TEŞEKKÜR
Bakan Gürlek, dosyaların aydınlatılması için büyük bir özveriyle çalışan Bursa-Mustafakemalpaşa, Diyarbakır-Bismil, İzmir-Torbalı, Muş, Nevşehir-Ürgüp ve Siirt-Baykan Cumhuriyet başsavcılıklarına; il ve ilçe jandarma teşkilatlarının görevli birimlerine, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumuna ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Gürlek açıklamasında, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!" ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin