17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi

Türkiye, 17 Ağustos 1999’un derin çaresizliğinden 6 Şubat 2023’ün rekor süreli müdahale gücüne uzanan 27 yıllık tarihi bir sınav verdi. 17 bin 480 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği Marmara Depremi'nde ilk resmi duyuru 6'ncı saatte yapılıp yardımlar 48 saat sonra bölgeye girebilirken; 6 Şubat felaketinde sistem adeta saniyelerle yarıştı. İlk dakikalarda teyakkuza geçen ekipler, depremin 23’üncü dakikasında ilk canı hayata bağlayarak değişen devlet kapasitesini gözler önüne serdi.

17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, Türkiye'nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden biri olarak hafızalara kazındı. Yaklaşık 45 saniye süren sarsıntı, başta Kocaeli olmak üzere Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce'de büyük yıkıma neden oldu.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 1

Meclis Araştırma Komisyonu'nun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Felaketin ardından yaklaşık 200 bin vatandaş evsiz kaldı. 66 bin 441 konut ile 10 bin 901 iş yeri tamamen yıkılırken, yüz binlerce yapı farklı seviyelerde hasar gördü.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 2

Depremin etkisi yalnızca yıkılan binalarla sınırlı kalmadı. Yaklaşık 16 milyon insanın farklı düzeylerde etkilendiği felaket, Türkiye'nin afetlere hazırlık konusundaki zafiyetlerini de tüm çıplaklığıyla ortaya çıkardı.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 3

DEVLETİN SESİ 6 SAAT SONRA DUYULDU

Marmara Depremi'nin ardından bölgedeki iletişim ve koordinasyon sorunları müdahaleyi güçleştirdi. Felaketin boyutunun ilk saatlerde tam olarak kavranamaması, ekiplerin bölgeye ulaşmasındaki güçlükler ve koordinasyondaki aksaklıklar, enkaz altındaki vatandaşların yardım bekleyişini uzattı.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 4

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in depremden saatler sonra durumdan haberdar olması, kamuoyunda devlet mekanizmasının afet karşısındaki hazırlıksızlığının sembollerinden biri olarak değerlendirildi. Enkazlardan yükselen "Sesimi duyan var mı?" feryatları, o gecenin hafızalara kazınan en acı görüntülerinden oldu.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 5

Yardımların bölgeye ulaşmasındaki gecikmeler ve arama-kurtarma çalışmalarındaki koordinasyon eksiklikleri toplumda büyük tepkiye yol açtı. 17 Ağustos gecesi yaşanan felaketin boyutuna ilişkin ilk resmi açıklama, depremden yaklaşık 6 saat sonra yapılabildi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in gece yarısı "uyandırılmak istenmemesi" nedeniyle yaşananların boyutunu geç öğrendiği ve bunun kamuoyundaki tepkileri artırdığı ifade edildi.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 6

YARDIMLAR 48 SAAT SONRA ULAŞABİLDİ

Deprem bölgesindeki koordinasyon eksikliği nedeniyle arama-kurtarma ekipleri ile yardımların önemli bir bölümü bölgeye ancak 48 saat sonra ulaştırılabildi. Enkaz altında kalan binlerce vatandaşın yakınları ise günlerce yardım bekledi.

O dönem yaşanan bu tablo, kamuoyunda devletin afet karşısındaki hazırlıksızlığına yönelik büyük tepkiye neden oldu. "Nerede bu devlet?" sözü de işte bu atmosferde Türkiye'nin hafızasına kazındı.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 7

YARALAR İKİ YIL SONRA BİLE SARILAMADI

17 Ağustos Depremi'nin ardından yaşanan mağduriyetler, felaketin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen sona ermedi. Dönemin gazeteleri, depremzedelerin barınma sorunlarının devam ettiğini, yıkımın izlerinin silinemediğini ve bölgede yaraların hâlâ tam anlamıyla sarılamadığını manşetlerine taşıdı.

Depremzedelerin uzun süre devam eden barınma ve yaşam mücadelesi de 17 Ağustos'un Türkiye'de bıraktığı derin izin bir başka göstergesi oldu.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 8

650 BİNE YAKIN PERSONEL SAHADA GÖREV YAPTI

Felaketin ardından yürütülen çalışmaların boyutu ise devasa rakamlara ulaştı. Hasar gören bölgelerde binlerce enkazda arama-kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi.

Müdahale çalışmalarında 11 bin 488'i uluslararası ekiplerden olmak üzere 35 bin 250 arama-kurtarma personeli ve 142 bin güvenlik görevlisi görev aldı. Toplamda yaklaşık 650 bin personel, farklı aşamalarda deprem bölgesindeki çalışmalara katıldı.

Ancak 17 Ağustos'un Türkiye'ye bıraktığı en önemli miras yalnızca kayıpların büyüklüğü olmadı. Felaket, devletin afetlere hazırlık anlayışının kökten değişmesi gerektiğini de ortaya koydu.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 9

17 AĞUSTOS TÜRKİYE'NİN DÖNÜM NOKTASI OLDU

Marmara Depremi'nin ardından Türkiye'de yapı güvenliğinden afet yönetimine, arama-kurtarma kapasitesinden kriz koordinasyonuna kadar pek çok alanda yeni bir dönem başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde deprem ve afet anındaki müdahalenin yanı sıra, deprem olmadan önce risklerin azaltılması gerektiği anlayışı da Türkiye'nin gündemine taşındı. Geçmişte ağırlıklı olarak afet sonrasına odaklanan yaklaşımın yerini zaman içerisinde risk azaltma ve hazırlık merkezli bir anlayış aldı.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 10

"NEREDEN NEREYE"

1999'da toplumun diline yerleşen "Nerede bu devlet?" sorusu, devletin afet karşısındaki yetersizliğinin sembolü hâline gelmişti. Bugün ise Türkiye, arama-kurtarma ekipleri, lojistik imkânları, kriz koordinasyonu ve afet yönetimi kapasitesiyle geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir noktada bulunuyor.

23'ÜNCÜ DAKİKADA İLK CAN KURTARILDI

17 Ağustos 1999'da ilk resmi açıklamanın yaklaşık 6 saat sonra yapılabildiği, yardımların önemli bölümünün bölgeye ulaşmasının ise 48 saati bulduğu Marmara Depremi'nin üzerinden 24 yıl sonra Türkiye, 6 Şubat 2023'te bambaşka bir afet yönetimi kapasitesi ortaya koydu.

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki asrın en büyük iki depremi, 11 ili ağır şekilde etkilerken yaklaşık 14 milyon kişi doğrudan etkilendi. İlk deprem saat 04.17'de meydana gelirken, 13 dakika sonra saat 04.30'da AFAD, Türkiye'deki tüm kurtarma ekiplerine bölgeye intikal talimatı verdi. Saat 04.40'ta ise Osmaniye'de ilk vatandaş enkazdan sağ çıkarıldı.

Depremin ardından arama-kurtarma ekipleri ülkenin dört bir yanından bölgeye sevk edilirken, uluslararası ekiplerin de katılımıyla arama-kurtarma personeli kısa sürede on binlerce kişiye ulaştı. 7 Şubat saat 19.00 itibarıyla arama-kurtarma personeli sayısı 60 bin 217'ye yükseldi. Müdahale ve iyileştirme çalışmalarının tamamında ise 650 bin personel görev yaptı.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 11

TSK 1 SAAT 28 DAKİKADA HAVA KÖPRÜSÜNÜ HAZIRLADI

6 Şubat 2023'te saat 04.17'de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremin ardından devletin müdahale mekanizması dakikalar içinde devreye sokuldu.

Saat 05.45'e gelindiğinde, yani ilk sarsıntının üzerinden yalnızca 1 saat 28 dakika geçmişken, Türk Silahlı Kuvvetleri de devreye girerek bölgeye gönderilecek ekipleri taşımak üzere uçaklarını görevlendirdi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından ilk aşamada 2 uçak görevlendirilirken, ilerleyen saatlerde TSK'nın hava köprüsü genişletildi.

İlk depremin üzerinden 24 saat 13 dakika geçtiğinde, TSK'nın hava unsurları 6 A400M, 6 C-130, 19 CN-235, 4 KC-135 uçağı, 2 helikopter ve 2 Akıncı İHA'ya ulaştı. Personel ve malzeme sevkiyatı için kurulan hava köprüsünde toplam 146 sorti gerçekleştirildi.

Jandarma Genel Komutanlığı da 34 helikopter görevlendirirken, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı TCG Bayraktar ve TCG Sancaktar gemilerini bölgeye sevk etti.

1999'DA YILLAR, 2023'TE GÜNLER

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden iki yıl, yani 730 gün geçmesine rağmen deprem bölgesindeki yaraların tam anlamıyla sarılamadığı, depremzedelerin barınma ve normal hayata dönüş sorunlarının devam ettiği dönemin gazetelerinin manşetlerine yansıdı. Büyük yıkımın ardından bölgenin yeniden ayağa kaldırılması yıllara yayıldı.

Türkiye, 6 Şubat 2023'te ise çok daha geniş bir coğrafyada iki büyük depremle karşı karşıya kaldı. Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler başta 11 ili doğrudan ve ağır şekilde etkiledi.

Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Osmaniye, Adana, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis ve Elazığ büyük yıkım yaşanan iller arasında yer aldı.

Afetin geniş etkisi nedeniyle 18 il Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi kapsamına alındı. Depremin ardından hasar tespit çalışmaları da bu 18 ili kapsayacak şekilde yürütüldü.

Devlet, afet sonrasında 6 Şubat'taki ilk depremden yalnızca 10 gün sonra 481 bin 865 binada ön hasar tespitini tamamladı. Bu çalışmalarda 61 bin 722 binanın yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı, 13 bin 917 binanın ise orta hasarlı olduğu belirlendi.

Çalışmalar ilerledikçe 18 ilde 2 milyon 301 bin 782 bina ile 6 milyon 189 bin 231 bağımsız bölüm tek tek incelendi. Acil, ağır, yıkık ve orta hasarlı kategorisinde ise 292 bin 423 bina ile 764 bin 885 bağımsız bölüm tespit edildi ve yeniden inşa süreci de eş zamanlı başlatıldı.

Depremin 2'nci yılında 455 bin 357 bağımsız bölüm tamamlanarak depremzedelere teslim edildi.

17 Ağustos'tan 6 Şubat'a afet yönetiminde büyük dönüşüm: 48 saatlik bekleyişten 23 dakikada ilk kurtarmaya güçlü devlet refleksi - 12

KAZMA-KÜREKTEN İHA VE DRONLARA

SABAH'a konuşan İHH Afet Yönetimi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kars, 1999 Marmara Depremi ile 6 Şubat 2023 depremleri arasındaki arama-kurtarma kapasitesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Kars, 1999'da yurt dışından gelen ekipler dahil yaklaşık 2 bin 500 arama-kurtarmacı bulunduğunu, o dönemde arama-kurtarma çalışmalarının büyük ölçüde halkın imece usulü yardımlaşması ve kazma-küreklerle yürütüldüğünü ifade etti.

Bugün ise İHA/dronlar, Coğrafi Bilgi Sistemleri, gelişmiş kameralı sistemler ve akülü hidrolik kesici-ayırıcılar gibi teknolojilerin kullanıldığını belirten Kars, Türkiye genelinde 544 akredite ekipte 18 bin 100 akredite personel ve gönüllü bulunduğunu söyledi.

Eğitimli arama-kurtarma personelinin toplamının ise 130 binin üzerinde olduğunu kaydeden Kars, 1999'daki "Nerede bu devlet?" feryadından bugün AFAD koordinasyonunda ortak iletişim sistemleri, dijital enkaz haritaları ve akreditasyon mekanizmasıyla çalışan entegre bir afet yönetimi sistemine geçildiğini vurguladı.

Kars ayrıca devletin TSK, Emniyet ve bakanlıkların hava ve kara ulaşım imkanlarını sivil toplum kuruluşlarının ekip ve personel sevki için kullandırdığını söyledi.

SADECE ENKAZ KALDIRILMADI, ŞEHİRLER YENİDEN KURULDU

17 Ağustos Marmara Depremi'nden acı dersler çıkaran Türkiye, 2002'de AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilen atılım ve yatırımlarla afetlere müdahale ve yeniden inşa kapasitesini önemli ölçüde artırdı.

Türkiye yalnızca 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin ardından değil, 23 Ekim 2011'deki 7,2 büyüklüğündeki Van Depremi, 24 Ocak 2020'deki Elazığ-Malatya depremleri ve 30 Ekim 2020'deki İzmir Depremi başta olmak üzere çok sayıda afetin ardından yıkılan şehirleri yeniden ayağa kaldırdı.

Van Depremi'nin ardından 25 bin 989 konut inşa edilirken, Elazığ'da 21 bin 303 konut, bin 100 iş yeri ve 3 bin 575 köy evi, Malatya'da ise 4 bin 426 konut, 204 iş yeri ve bin 855 köy evi yapıldı.

Böylece Elazığ ve Malatya'da toplam 32 bin 463 konut, iş yeri ve köy evi inşa edildi.

30 Ekim 2020 İzmir Depremi'nin ardından ise 5 bin 152 konut ve 363 iş yeri olmak üzere 5 bin 515 bağımsız bölüm tamamlandı.

Giresun, Rize, Antalya, Muğla, Kastamonu, Sinop, Düzce, Adana, Artvin ve Trabzon'da yaşanan sel, yangın ve heyelanların ardından da binlerce konut, köy evi ve iş yeri inşa edilerek afetzedelere teslim edildi.

2 YILDA 455 BİN 357 BAĞIMSIZ BÖLÜM HAK SAHİPLERİNE VERİLDİ

Sabah'ın haberine göre, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından ise yeniden inşa seferberliği çok daha büyük bir ölçekte gerçekleştirildi.

Deprem bölgesinde iki yıl içerisinde 367 bin 995 konut, 65 bin 672 köy evi ve 21 bin 690 iş yeri olmak üzere toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.

Yeniden inşa sürecinde 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede yaklaşık 200 bin mimar, mühendis ve işçi görev yaptı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin