Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Dosya Ankara’ya gönderildi

Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Dosya Ankara’ya gönderildi

Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği hadiseye ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma, yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 5 kişiyle birlikte bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksün ilçesinin Keş Dağı'nda düşmesiyle ilgili 132 kişi hakkında başlatılan soruşturmada 20 Haziran 2016'da 'Kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına' dair karar verildi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesi ve Büyük Birlik Partisi'nin itirazı üzerine Kahramanmaraş 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi, Nisan 2018'de şüphelilerden 20 kişi hakkında verilen takipsizlik kararını kaldırırken, 112 kişi hakkında yapılan itirazı reddedip, dosyayı Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade etti.

SON BİLİRKİŞİ KURULU 6 AYRI YERDE KEŞİF YAPTI

Bunun üzerine Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin ölümüyle ilgili 20 şüpheli hakkında tekrar soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 2 ayrı bilirkişi kurulu oluşturuldu. Son oluşturulan bilirkişi kurulu 6 ayrı yerde keşif yaptı.

SORUŞTURMA DOSYASI ANKARA'YA GÖNDERİLDİ

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin ölümüne ilişkin soruşturma dosyasını, "yetkisizlik" kararı vererek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devretti.

SORUŞTURMA NEDEN ANKARA'YA DEVREDİLDİ?

Başsavcılık tarafından hazırlanan yetkisizlik kararında, soruşturma dosyasında yer alan bir kısım şüphelilerin olay tarihi itibarıyla Ankara'da görev yaptıkları vurgulandı. Kararda, delil toplama faaliyetlerinin ve soruşturma işlemlerinin başkent Ankara'da yürütülmesinin çok daha "sağlıklı" olacağı belirtildi. Bu gerekçeyle, dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine hükmedildi.

YAZICIOĞLU'NUN AİLESİ VE AVUKATLARINDAN AÇIKLAMA

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, yaptığı açıklamada, soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının ihdas edilmesi ve delillerin yüksek seviyede olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesi ve avukatları adına yapılan yazılı açıklamada da dosyada verilen yetkisizlik kararıyla soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği ifade edildi.

Aradan geçen 17 yılda milletin vicdanını yaralayan olayın tüm yönleriyle aydınlatılamadığı ve 2 kez dosya hakkında takipsizlik kararının çıktığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Verilen yetkisizlik kararı, dosyanın esasına ilişkin bir karar olmayıp soruşturmanın farklı bir yetkili makam tarafından yürütülmesine yönelik usulen bir işlemdir. Bu nedenle söz konusu gelişmeyi, gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki mücadelenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriyoruz. Şunu herkes bilmelidir ki bu dosya herhangi bir adli dosya değildir. Bu dosya, milletimizin hafızasında yer etmiş büyük bir vicdan meselesidir. 17 yıldır cevabı beklenen sorular vardır ve bu soruların üzeri usul kararlarıyla, zaman aşımıyla ya da sessizlikle örtülemez. Bugün verilen karar bizim açımızdan sürecin sonu değil, gerçeğe ulaşma mücadelesinin devamıdır. Dün nasıl adaletin tecellisi için hukuk zemininde kararlı bir mücadele verdiysek bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kim rahatsız olursa olsun, hakikatin ortaya çıkması için yürüttüğümüz mücadeleden geri adım atmayacağız."

"ZAMAN GEÇSE DE HAKİKAT DEĞİŞMEZ"

Muhsin Yazıcıoğlu'nun, hayatı boyunca doğruluktan, adaletten ve millet iradesinden yana tavır alıp hiçbir güç odağı karşısında baskıya boyun eğmeden ömrünü tamamladığı belirtilen açıklamada, "Ancak vefatından sonra hiç hak etmediği bir şekilde geride 17 yıldan beri cevap bekleyen sorular kalmıştır. Bu soruların cevabı yalnızca ailesi ve sevenleri için değil, adalete inanan herkes için bir vicdan borcudur, bir bağımsızlık meselesidir. Çünkü biliyoruz ki zaman geçse de hakikat değişmez. Bu dosya, tüm yönleriyle aydınlatılıncaya ve adalet yerini buluncaya kadar takip edilmeye devam edecektir." ifadesi kullanıldı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin