Başkan Erdoğan'dan Sıfır Atık Forumu'nda israf mesajı: 43 milyon çocuk açlık pençesinde
Başkan Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğinde açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan israfa dikkat çekerek "43 milyon çocuk açlığın pençesinde. 1 yılda 1 milyar 300 bin ton gıda israf ediliyor" diyerek önemli bir mesaj verdi. Sıfır Atık projesinin yılda 365 milyar TL katkı sağladığını belirten Erdoğan proje ile 613 bin ağacın kesilmesinin önüne geçildiğini vurguladı.
Başkan Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğinde yaptığı konuşmaya katılımcıları selamlayarak başladı.
Medeniyetlerinin cümle kapısı olan aziz İstanbul'da Sıfır Atık Forumu'nun kapanışında katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden forumu teşrif eden konuklara "Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." ifadesini kullandı.
Erdoğan, "Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum." diye konuştu.
İki gün önce idrak edilen "Dünya Çevre Günü" ile 7 gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirilen "İstanbul Sıfır Atık Haftası"nı canıgönülden tebrik ettiğini belirten Erdoğan, hem çocukların hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran festival ile serginin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni etti.

"TÜRKİYE'NİN ÇEVRE DİPLOMASİSİNDE ULAŞTIĞI YÜKSEK SEVİYENİN AÇIK BİR GÖSTERGESİ"
Başkan Erdoğan, 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını, 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğunu dile getirerek, "Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere, 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir." değerlendirmesini yaptı.
Forumun bir diğer özelliğinin de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalar değil somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanması olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Gerek kapsamı gerek metodu gerekse mahiyeti itibariyle Sıfır Atık Forumu'nun, var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının 'Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi' olarak, sıfır atık şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum."

Başkan Erdoğan, forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.
Burada konuşan Erdoğan, "İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkar edilemez bir hakikattir." dedi.
Bu problemlerin etkisinin enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedildiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade, iklim krizi olarak ele almamız inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis, meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum. Yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem de davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz."





